İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/502 E. 2021/457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/502
- Karar No
- 2021/457
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/502 Esas KARAR NO : 2021/457 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 06/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalı bankanın müvekkilinin hesaplarından Dönemsel Hizmet Komisyonu adı altında ... TL kesinti yaptığını, bu kesintinin iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğü’ nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, bu nedenlerle dosyanın konusunda uzman bilirkişi incelemesi ile müvekkilinden haksız alınan ... TL’ nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde açıklanmayan ve somut delille gösterilmeyen davacının iddialarının tam olarak anlaşılmamasına neden olduğunu, dava dilekçesinin açıklattırılmasının gerektiğini, davacı şirketin müvekkili bankadan çeşitli krediler kullandığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan kredi sözleşmelerine uygun müvekkilinin verdiği hizmetler karşılığında ticari müşterisinden bu ücretleri aldığını, kredi sözleşmesinde ve mevzuata uygun şekilde ücretin tahsil edildiğini, yasaya ve hukuka aykırı bir durum olmadığını, bu nedenlerle dava dilekçesinin açıklattırılmasının sağlanarak ileri sürülecek iddialara karşı cevap hakkının saklı kalmasına, huzurdaki davanın hukuki yararının bulunmadığından reddine, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, müvekkili bankaya haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalı banka nezdindeki ticari kredi ve hesaplarından Dönemsel Hizmet Komisyonu adı altında yapılan kesintilerin iadesi talebiyle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı banka tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davacıya ait banka kayıtları, icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve taraf delilleri toplanmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının "haksız alınan dönemsel hizmet komisyonu ücretleri" olduğu, takibe davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası, ticari hesabından davalı banka tarafından dönemsel hizmet komisyonu başlığı altında yapılan kesintilerin sözleşmeye, içtihatlara ve mevzuata aykırı olduğu hususuna dayanmaktadır. Mahkememiz dosyası davacının davalı bankadaki hesap ve kayıtların incelenmesi bankacı bilirkişi tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ... raporda özetle; davalı .../... Şubesi tarafından davacı ...'nin ... No'lu cari hesabından yapılan Dönemsel Hizmet Komisyonunun, davacının ... şeklinde kullandığı ... Krediler ile ... (... Sistemine) ait işlemlerden kaynaklandığı, benzer uygulamaların neredeyse tüm bankalarca uygulanageldiği, kesintilerin de davacı ile davalı arasındaki sözleşme maddelerine ve cari mevzuata uygun olduğu, bu nedenle davalı banka tarafından davacıya yapılacak bir iadenin olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Alınan rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacının rapora karşı itiraz dilekçesi sunmadığı, alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetimi elverişli ve uyuşmazlığın çözümü bakımından yeterli olduğu anlaşıldığından, mevcut rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve deliller doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın tacir sıfatına sahip olduğu, davacı ile davalı banka arasında ticari hesap ve ticari kredileri nedeniyle sözleşmelerin imza altına alındığı görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafça davalı bankanın dönemsel hizmet komisyonu başlığı altında yapılan kesintilerin haksız ve yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafın basiretli tacir sıfatı ile dava konusu sözleşmeleri serbest iradesi ile imza altına aldığı, tüketici işlemleri dışında banka tarafından yapılacak kesintilerin salt iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının gerekli olmadığı, davacıdan yapılan kesintilerin sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olarak tahsil edildiği, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin taraflar arasında imzalanan sözleşme, anlaşma ve yasal mevzuata aykırı olmadığı, davacı tarafın basiretli tacir sıfatıyla ticari kredilerden-ticari hesaplardan yapılan ve rıza gösterdiği dava konusu olan kesintilere katlanmakla yükümlü olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığına ilişkin dosyaya yansımış bir husus bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyeti tazminatına ilişkin talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu' nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL' nin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 8-Karar kesinleştiğinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının ilgili icra dairesine iadesine, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2021 Katip ... Hakim ...