İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/37 E. 2020/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/37
- Karar No
- 2020/274
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/37 Esas KARAR NO : 2020/274 DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/01/2020 KARAR TARİHİ : 25/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (... Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın ... tarihinde Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği' nden kullandığı ... TL kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapılmış ve ve bunun karşılığında ... TL sigorta parası peşin tahsil edildiğini, muris, ... tarihinde vefat ettiğini, öldüğü tarihte 60 ay üzerinden çekmiş olduğu 6 ayda bir ve toplam 10 taksitle ödenecek kredinin ... tarihli 1. Taksidi olan ... TL yi ödemiş ve geriye son taksiti ... tarihli olan 9 taksit ve toplamda son taksite kadar olan faiz ile birlikte ... TL borcu kaldığını, sigorta poliçesinden de anlaşılacağı üzere sigorta eden 1. 2. 3. 4. 5. Yıllar için teminat miktarını ... TL olarak belirlendiğini, davacıların bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketi, murisin poliçesinin düzenlenmesi sırasında beyan yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması gerekçesiyle ödeme yapmaktan imtina ettiklerini, murisin krediye esas olarak yapılmış olan hayat sigortası sırasında neden olan kalp krizini muris 48 yıllık hayatı boyunca yaşamadığını, kalp hastalığı bulunmamakla birlikte 48 yıllık yaşantısında kalp rahatsızlığı sebebiyle hastaneye başvurmadığını, tedavi görmediğini ve ilaç kullanmadığını, murisin olmayan bir hastalığını beyan etmemiş olması gayet normalken sigorta edenin bu sebeple hayat sigortasını garanti altına alınan teminatın gereğini yerine getirmemesi geçerliliği olmadığını, mahkememize sunulan ... tarihli ... Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzman Dr. ...' ın el yazılı durum bildirir raporuda da belirtildiği üzere ... ve ... tarihli muayenelerde muriste herhangi bir kalp rahatsızlığına rastlanmadığını, ... ilgili memurlarından olası poliçenin yaptırılmaması riskine karşılık bilgilendirmekle yükümlü olduğunu, poliçeye ve sonuçlarına yönelik poliçede yer alan sağlık tablosunun doldurulma gerekliliğini borçluya anlatmayarak, basiretli tacir gibi davranmayarak kazanılacak yüksek oranda primi temin etmek amacıyla hareket ettiklerini, hayat sigortası yapılırken davalının poliçe imzalanmadan muristen sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin bir belge getirilmesi yönünde bir istekte bulunmadığını, tablonun boş olması nedeniyle de anlaşılacağı üzere bu konuda hiçbir soru sorulmadığını, hayat sigortası başvuru formunun matbu olarak düzenlendiğini, hizmet alan tüketici vasfında olan sigorta ettiren ile gerekli ve yeterli şekilde müzakere edildiği ve sözleşmeyi okuyup anladığı konusunda tereddüte yer bırakmayacak şekilde bir akit düzenlendiğinin anlaşılamadığını, sigorta edenin, sigorta ettiren ile ilgili gerekli araştırma ve incelemeleri yapma yetkisi bulunduğunu, bu sorumluluğun yerine getirilmediğini, "beyan yükümlülüğünü yerine getirmeme" olarak anlaşılma imkanı olmadığını, murisin hastalık sebebi ile vefat etmediğini, muris ... plakalı aracıyla ... Kavşağı istikametinden ... ... takiben ... Kavşağı istikametine seyir halindeyken kaza tutanağından anlaşıldığı üzere orta refüje çarptığı ve karşı taraftan gelen bir otobüse çarparak durduğunun anlaşıldığını, murisin kullandığı aracın ... ... uzun servis aracı olduğunu, ani direksiyon kırmalarında takla atmamasının zor bir ihtimal olduğunun, murisin çok uzun yollar şoförlük yapmış olduğunu ve araç tecrübesi sebebiyle aracın kontrolünü bırakmadığını ve daha büyük bir yaralanma veya ölümüne sebep olacak bir takla atmaya izin vermediğini, murisin aracın kontrolünü bırakmamasından anlaşılan ölümüne sebep olan kalp krizini kaza sonrasında kazanın verdiği korku, panik, heyecan sebebi ile geçirdiğini, kaza sonucu olarak bu duygularla vefat ettiği için söz konusu olsa dahi muristen kendi sağlık durumu ile ilgili beyanın alınmadığını, sağlık durumunun gizlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ...'na muvafakat için başvurulduğunu ve cevap alınamadığını, iyiniyet kuralına aykırı davrandığını, krediyi kullandıran banka ile hayat sigortası yaptıran sigorta şirketleri de aynı bankaya ait başka bir ... Olduğu için banka ile sigorta şirketi danışıklı şekilde anlaşarak sigortalıyı veya mirasçılarını zor duruma sokma, zaman kazanma durumlarının olduğunu, davalı bankaya davanın ihbar edilmesi ile şimdilik ... TL nin dava tarihinde işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın hayat sigortasına ilişkin olduğunu, ... Tüketici Mahkemesi'nin yetkili mahkeme olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacıların, mirasbırakanlarının, dava dışı ... 'den kredi kullandığını, davalı tarafından hayat sigortası yapıldığını, miras bırakanlarının vefatı sebebiyle ödenmesi gereken tazminatın davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla tazminatın tahsili istemiyle dava açıldığını, dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiğini, davalı şirketin ikametgah adresi ... Mah. ... Cad. No:.. K:.. .../... olduğunu, davalı şirket adresi dikkate alındığında davanın ... Tüketici Mahkemelerince görülmesini gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yasal dayanaktan yoksun olup davanın reddinin gerektiğini, sigortalı murisin vefatından sonra davacı mirasçıları şirketimize başvurduğunu, rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, davacılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş olduğunu, evrakların incelenmesi akabinde sigortalının sözleşmenin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kalp hastalığını ... no'lu poliçesi için ... tarihli sağlık beyan formunda beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebi reddedildiğini, sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan ve ekte sunulan sağlık raporları dosya kapsamında incelendiğini, sigorta başlangıcından evvel sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğu görüldüğünü, ne sözleşme yapılırken ne de sonraki süreçte şirketimize mevcut KALP hastalığı ile ilgili bilgi verilmediğini, rizikonun gerçekleşmesinden sonra bilgi verme yükümlülüğünün ihlali sebebiyle (KALP hastalığı ile ilgili bilgi vermeme) gerçekleşen riziko arasında(vefat) illiyet bağı varsa tazminat ödenmeyeceğini, sigortalı murisin ölüm sebebi de KALP HASTALIĞI olduğunu, hayat sigortası kurulmasından evvel de bu hastalığı mevcut olduğu raporlarla ortaya çıktığını ve illiyet bağı kurulduğunu, vefat riski taşıyan bir hastalığa rağmen hayat sigortası akdedilmesi kasten böyle bir yola başvurulmuş olduğunu da gösterdiğini, sigorta öncesinden gelen her türlü KALP hastalığının teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin Grup Sigorta Sözleşmesi, Sigorta Sertifikasındaki hükümlerden devamla kredi dosyasındaki Bireysel Kredilerle Bağlantılı Hayat Sigortaları Bilgilendirme Formu’ ndan da bu hususun özellikle her türlü bilgi verme yükümlülüğü kapsamında sigortalılara sunulduğu da sigortalının yukarıda risk numaraları verilen kredi dosyalarının incelenmesiyle anlaşılacağını, davaya konu kredili hayat sigortası sözleşmesinde ... ... Şubesi dain-i murtehin bulunduğunu, yargılama neticesinde sigortalı vefatının teminat dahilinde olduğuna yönelik karar çıkarsa ödenecek tazminattan sigortalının borçlu bulunduğu bakiye kredi ve faiz miktarı dain-i murtehin olan ... ... Şubesi’ne ödenecek geriye kalan meblağ mirasçılara payları oranında ödeneceğini, öncelikle bankanın kredi borcu ödeneceğinden bankanın öncelikli hakkının olduğunu, Bakiye bedel durumunda mirasçılar bu bedele payları oranında hak kazanacağından yargılama neticesinde verilecek karardan bankanın da etkileneceğini, ilgili şubeye müzekkere yazılarak başvuruya muvafakatinin olup olmadığının ve kredi borcunun ödenip ödenmediğinin sorulmasının gerektiğini, davacının murisi olan müteveffa sigortalının sigortanın başlangıcından önce mevcut olan ve uzunca bir süre de tedavi gördüğü KALP hastalığını beyan etmeyerek gizlemek suretiyle şirketi yanılttığını, davacıya herhangi bir ödeme yapılması hukuken de mümkün olmadığından başvurunun reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; davaya konu kredili hayat sigortası sözleşmesinde ... ... Şubesi dain-i murtehin bulunduğunu, yargılama neticesinde sigortalı vefatının teminat dahilinde olduğuna yönelik karar verilmesi halinde ödenecek tazminattan sigortalının borçlu bulunduğu bakiye kredi ve faiz miktarı dain-i murtehin olarak ... ... Şubesi' ne ödenmesinin gerektiğini, ... ... Şubesi' ne kredi borcu ödeneceğinden ... ... Şubesi' nin öncelikli hakkının bulunduğunu beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME VEGEREKÇE: Dava, hayat sigortasından kaynaklanan vefat tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir. Nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu tür davaların Tüketici Mahkemesinde görülmesi yönünde Yargıtay emsal kararlar vermiştir. Bunlardan bazıları şu kararlardır: ".... davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 Sayılı Kanun'un 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davalı tüketici konumunda olup davacı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve temyizin sadece göreve dair olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA............ oybirliğiyle karar verildi." YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/10309 K. 2016/10552 T. 17.11.2016 "Somut olayda davacılar, mirasbırakanlarının, dava dışı ...'den kredi kullandığı, bu sebeple davalı tarafından hayat sigortası yapıldığı, mirasbırakanlarının vefatı sebebiyle ödenmesi gereken tazminatın davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla, tazminatın tahsiliistemiyle dava açmışlardır. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir." YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2016/11936 K. 2016/11474 T. 29.11.2016 Tüm dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde; sigorta sözleşmesi, sigortacı ile sigortalı veya külli halefleri arasındaki tüketici işlemidir. ... tarihinden sonra söz konusu kişiler arasında açılacak davalar tüketici davası olup tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. ... tarihinde açılan bu dava yönünden mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır