İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/274 E. 2021/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/274
- Karar No
- 2021/119
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/274 KARAR NO : 2021/119 DAVA : Tazminat (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2020 KARAR TARİHİ : 26/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ... arasında ... tarihinde güvene dayalı yapılan sözlü anlaşma göre davacının, davalıların ... ve ... ile birlikte şehir planında ... olarak ayrılan tapunun ... ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ve ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapmaya karar verdikleri yapı (...) için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 2/3. Maddesi kapsamında eser vasfında olan mimari proje hazırlamayı ve hazırlanan projenin FSEK.madde 22 hükmü kapsamında uygulamak suretiyle çoğaltma hakkını davalılara devretmeyi üstlendiğini, davalılarında bunun karşılığında projenin uygulandığı tarihteki mimarlar odası tarifesine göre yazılı mali hak devir bedelini ödemeyi taahhüt ettiklerini, davacının sözleşme gereği eser vasfındaki mimari projeyi hazırlayıp karşı yana verdiğini, karşı yanında ihtirazi kayıt dermeyan etmeksizin projeyi kabul ettiğini ve devir aldığı çoğaltma hakkına dayanarak projeyi anılan parsele uygulayıp ... binasını inşa ettiğini, buna karşın davalıların, taahhüt ettikleri ... TL bedeli davacıya ödemediklerini, davacı şirket ve mimarı tarafından, davalıların talepleri doğrultusunda çizilen mimari projenin ... tarihinde tamamlanarak uygulanmak üzere o tarihteki davalı ... yetkilisi ...'e teslim edildiğini, davacıya ait mimarı projenin, davalı ... yönetim kurulu üyesi ... tarafından, uygulanmak ve çoğaltılmak üzere diğer projeler "statik, elektrik ve sıhhi tesisat" ile birlikte, diğer davalı ... ne ... tarihli yazı ekinde onaya sunularak ruhsatlandırılmasının talep edildiğini, davalı ... Tarafından yapılan başvuru üzerine davalı ... nın davacı şirket tarafından hazırlanan mimari projeyi onaylanarak ruhsatlandırıldığını, ... nin ...etap ... takımı ... binasının yapım işinin davalı şirketin çizdiği proje üzerinden ... tarihinde ihaleye çıkardığını, davacı şirketçe, sözlü anlaşmayla üstlenilen edimin ifa edildiğini, davacı şirket tarafından ... tarihinde davalı ...’nin yazılı müracaatı ile mimari proje ve mimari projenin uygulanması suretiyle çoğaltılması hakkının devrinden kaynaklı bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı ... tarafından kendilerine iddia edildiği gibi bir mimari proje teslim edilmediği ve mimari proje teslim edildiği iddia edilen ...'in o tarihte ... Yetkilisi olmadığını ve yazılı bir anlaşma sunulması halinde gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmeye çalışacağının bildirildiğini, ekte sundukları belgeler ile davacının mimari projesi üzerinde elektrik, tesisat ve bunlara ilişkin proje işini yapan ...'nin davalılara açmış olduğu ve Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile hükme bağlanan karar içeriğinden de anlaşılacağını, ... tarihi itibariyle davalı ...’nin dava konusu borç yönünden temerrüde düştüğünü beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; ... TL mali hak devir bedelininden kaynaklı alacağın, davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın emsal olarak gösterilen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının daha sonra Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, söz konusu dosyanın kapsamlı halinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. ve .../... K. Sayılı dosyası ile benzer nitelikte başka bir projeye ilişkin olarak aynı mahkemenin .../... E. ve .../... K. sayılı dosyaları olduğunu, belirtilen dosyaların huzurdaki dava dosyası ile benzerlik gösterdiğini, söz konusu davalarda davacıların elektrik projesi ve statik projesini yüklendiklerini, huzurdaki yargılamada ise davacı yüklenicinin, mimari projeye ilişkin alacak iddiasında bulunduğunu, davacı yüklenicinin mimari projeyi 2010 yılının ... ayından önce yaptığını iddia ettiğini, eser sözleşmelerinde kanunun aradığı 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Yüksek Yargıtay’ın kesin kararı doğrultusunda huzurdaki dava konusu mimari projenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, ancak bu durum kabul edilmese dahi davanın ... ... tarihinde açıldığı değerlendirildiğinde 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin de dolduğunu, bu yönüyle davada zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2015/15609 Esas ve 2016/9604 Karar sayılı emsal kararına göre de görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olup zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin .../... E. ve .../... K. sayılı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi .../... E. ve .../... K. Sayılı ilamlarında diğer davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, projelerin uygulandığı yerin ... yılında davalı ... ait olmadığını, ...’nin söz konusu alana ilişkin projesinin bulunduğunu, 10 yıl aradan sonra dava açılmasının kötüniyeti gösterdiğini, davacı yanın iddiasının hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen proje bedelinin de fahiş olduğunu beyanla görev itirazının kabulü ile davanın görevli mahkemeye gönderilmesini, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, aksi halde davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; Diğer Davalı ... ile davacı arasındaki sözlü anlaşmaya dayanak sözleşmenin eser sözleşmesi (B.K.’nun 355.) niteliğinde olup münhasıran ticari dava olmadığını, davalı Belediyenin tacir olmadığını, buna göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dâhilinde olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iş sahibinin bedel ödeme borcunun kanun gereği eserin teslimi anında muaccel olduğunu, davacı tarafın; "Belirttiğimiz gibi müvekkil şirket ve mimarı tarafından, davalıların talepleri doğrultusunda çizilen mimari proje ... tarihinde tamamlanarak uygulanmak üzere o tarihteki davalı ... Yetkilisi ...'e teslim edilmiştir.'' şeklindeki dilekçedeki beyanlarından dava açılması süreci ile alacağın muaccel olması arasında 10 yılı aşan bir süre olduğunun anlaşıldığını, buna göre davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiğini, davanın ... yönünden husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı kurumun tarafların sözlü olarak yapmış oldukları anlaşmanın tarafı olmadığını, söz konusu davada ... ye husumet yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu beyanla dosyanın tetkiki sırasında ortaya çıkabilecek sair hususlar da dikkate alınmak suretiyle, ... yönünden davanın öncelikle usul ve esas yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, eser sözleşmesine dayalı proje bedelinin tahsili istemi ile açılan alacak istemine ilişkindir. Davalı ... yetkilisi ile aralarında ... tarihinde sözlü olarak eser sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye göre edimin yerine getirildiği ancak davalı ... şirketinin proje bedelini ödemediği, buna ilişkin olarak proje bedelinin tahsili talebi ile ... tarihinde davalı ... şirketinin ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü, buna rağmen talep edilen alacağın ödenmemesi sebebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı ... şirketi tarafından taraflar arasında düzenlenen sözleşme bulunmadığı iddia edilerek sözleşme olması halinde de davacının talebine ilişkin zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davalı ... ... nin de husumet itirazının bulunduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2010 tarih, 2010/3-727 Esas, 2011/75 Karar sayılı emsal içtihadında; "...eser sözleşmesi; “İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeyi taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” olarak tanımlanmıştır. Bu hükme göre; yüklenici, eser sözleşmesinin konusu olan şeyi imal etmeyi (meydana getirmeyi) taahhüt eden ve imal ettiği şeyi de (eseri) iş sahibine teslim etme yükümlülüğü altına giren kişi ya da kuruluştur. İş sahibi ise, sözleşmeye konu olan eseri bedeli karşılığında imal ettiren ve imal edilen eseri teslim almakta menfaati olan gerçek veya tüzel kişiler veya iş ortakları ya da gruplaşmış müesseselerdir (İzzet Karataş, Eser Sözleşmeleri, Ankara 2009, s. 30). Bu tanıma göre eser sözleşmesinin unsurlarını, eser imal etme, ücret, taraflar arasında anlaşma ve sözleşmenin şekli olarak belirlemek mümkündür. Eser sözleşmesi bir iş görme sözleşmesi olmakla birlikte, bu sözleşmede önemli olan çalışmanın kendisinden çok, bu çalışmadan ortaya çıkan ve objektif olarak gözlenmesi kabul olan sonuçtur. Bugün için artık söz konusu sonucun mutlaka maddi bir şeyde kendisini göstermesi gerekmediği görüşü gerek öğretide ve gerekse uygulamada baskın bulunmaktadır. İnsan emeği ürünü olmak ve maddi bir varlıkta devamlı olarak kendini göstermek kaydıyla, maddi olmayan şeylerin, örneğin fikri çalışma ürünlerinin dahi eser kavramı içine gireceği kabul edilmektedir. Bir yapı planı çizilmesi, bir kitap yazılması, bir tablo yapılması, yeni bir buluşun uygulanması suretiyle bir şey vücuda getirilmesi, bir film için senaryo hazırlanması gibi… Vekalet sözleşmesine gelince; “vekalet, bir akittir ki onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya takabbül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler”. Diğer bir deyişle vekalet sözleşmesi, vekilin başkasının menfaatine ve iradesine uygun olarak bir iş görme borcu altına girdiği bir sözleşme olarak tanımlanabilir. Vekalet sözleşmesinin unsurları; iş görme (bir işin idaresi veya hizmetin ifası), işin başkasının menfaatine yapılması, vekilin edim sonucundan değil, edim fiilinden sorumlu olması ve bağımsız olarak iş görmesi olarak sayılabilir (Fahrettin Aral, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 7. Bası, Ankara 2007, s. 389- 393). Davacı vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanmakta ise de davalı ile aralarında sözlü bir anlaşmanın yapıldığını da ikrar etmektedir. Dolayısıyla davacı davalı adına ve hesabına bir işi vekaletsiz olarak yapmamıştır. Arada işin yapılmasıyla ilgili sözlü bir anlaşmanın olduğunun belirtilmesi karşısında ortada bir eser sözleşmesinin varlığının kabulü gerekmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacı ile davalı ... Arasında bir eser sözleşmesi bulunduğu, yapılacak olan işin (meydana getirilecek eserin) ... ne ait proje olduğu, davacının iddialarından anlaşılmıştır. Mevcut hali ile davada uyuşmazlığın çözümüne ilişkin uygulanması gereken hükümlerin eser sözleşmesine dair hükümler olduğu anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK.'nun 479. Maddesinde "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur..." düzenlemesi mevcuttur. Zamanaşımını düzenleyen 6098 Sayılı TBK 147. Maddesinde 5 yıllık zamanaşımına tabi olan alacaklar sayılmış ve maddenin 6. Bendinde "yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç yada gereği ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar" bu kapsamda sayılmıştır. Dava konusu somut olayda, davacının dava dilekçesinde belirttiği şekilde eserin meydana getirip teslim edildiği tarih 2010 yılı olarak belirtilmiştir. Mevcut hali ile ücrete hak kazanıldığı tarih eserin teslim tarihidir. Bu tarihi itibariyle zamanaşımının başladığı dikkate alındığında davalı ...'nin zamanışımı def'inin yerinde olduğu, davalı şirket yönünden TBK 147/6. Maddesi kapsamında zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...nin husumet yönünden itirazının incelenmesinde: Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı emsal içtihadında; "... Davacı şirket ile davalılardan .. arasında sözlü olarak kurulduğu anlaşılan sözleşme, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Kurulduğu anlaşılan sözlü eser sözleşmesinin tarafları, davacı şirket ile davalı ...'dir. ... sözleşmenin tarafı değildir. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Bu anlatımlar ışığında somut olaya geldiğimizde; kurulduğu anlaşılan sözlü eser sözleşmesinin tarafları, davacı şirket ile davalı ... dir. ... sözleşmenin tarafı değildir. Bir başka deyişle bu davalının taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken bu davalının da alacaktan sorumlu tutulması doğru olmamıştır..." şeklinde belirtilmiş olup, dava konusu somut olayda sözlü eser sözleşmesinin taraflarının davacı şirketle davalı ... Olduğu, ...nın sözleşmenin tarafı olmadığı, bu hali ile taraf sıfatı bulunmadığı görülmekle ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı yönünden REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar harcının peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davalı ... yönünden red sebebi gözetilerek ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye VERİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davalı ... yönünden yönünden red sebebi gözetilerek ... TL.vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı davalı ... 'na VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde derhal davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır