İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/165 E. 2021/375 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/165
Karar No
2021/375
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/165 KARAR NO : 2021/375

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 03/04/2020 KARAR TARİHİ : 09/06/2021

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından borçlu ... aleyhine ... ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesine binaen ... Talebi üzerine İcra Müdürlüğü tarafından eş zamanlı olarak müvekkili şirkete maaş haciz müzekkeresinin ve 89. Maddesi kapsamında haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, Müvekkilinin maaş haczine cevap verdiğini, şirket çalışanlarından kaynaklanan sebep ile 89/1. Haciz ihbarnamesine itiraz edemediğini, akabinde gönderilen ... tarihinde tebliğ edilen 89/2. Haciz ihbarnamesine ilişkin ... tarihli itiraz ve beyanların ... barkod ile icra dosyasına gönderdiklerini, dosya içerisine fiziki olarak konulmayan yada uyap sistemine taranmayan bu yazı cevabı sebebi ile bu kez de müvekkili şirkete 89/3. Madde kapsamında haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve usule aykırı olarak haksız bir şekilde müvekkili şirketin borçlandırıldığını, icra dosyasında başlatılan takip dosyasının borçlu ...'in müvekkili şirket bünyesinde ... olarak görev yaptığını, bir çok icra dosyası olan borçlunun alacaklı olduğu dosyalardan maaş hacizleri geldiğini diğer dosyalar gibi bu dosyanın da sıraya alındığını, ihbarnamelerin geldiği tarihler itibari ile müvekkili şirket ile aralarında hiçbir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığını, kaldı ki ... olarak hizmet veren müvekkili şirketin bünyesinde tam zamanlı ve SGK'lı olarak çalışan ... borcunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ...'da hizmet veren bir ... olduğunu, icra takip dosyasından müvekkili şirkete ait araçlar üzerine haciz konulduğunu, bu araçların sağlık hizmetlerinden kullanılan ambulans ve acil durum araçları olduğunu, takibin durdurulmaması halinde müvekkilinin maddi ve manevi anlamda yıkım yaşayacağını belirterek ... ... İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyasında müvekkili şirketin ... TL'den borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesini vekâleten iddia ve talep ederek dava etmiştir. Davalı vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının süresinde dava açmadığını, bu hususun iyiniyetli olarak kabul edilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının dilekçesinin soyut olduğunu ve hiçbir delile dayanmadığını, oysa Medeni yasanın 6. Maddesinin gereğince iddia sahibinin iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın maaş Haczi müzekkeresi ile haciz ihbarnamesinin eş zamanlı olarak gönderildiğini, bu durumun kötü niyetli olduğu yönündeki beyanları da kabul etmenin ve benimsemenin mümkün olmadığını, maaş haciz ve haciz ihbarnamelerinin ayrı ayrı olarak gönderildiğini, her iki müzekkere içeriğinin ve cevap sürelerinin farlı olduğunu, sadece maaş haczine ilişkin olarak cevap verildiğini, haciz ihbarnamelerine süresinde herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığını, davacının beyanlarının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacı şirketin borçlu olmadığına ilişkin herhangi bir delil ve belgede sunamadığını, müvekkili bankanın kredi borçlusunun davacı borçlu şirkette çalışmıyor olsa dahi İşveren tarafından süresi içerisinde cevap verilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, icra dosyasının tetkikinde de görüleceği üzere davacı şirkette maaş haczi müzekkeresi gönderilmiş olmasına rağmen kesinti yapılmadığını, davacı yana gönderilen maaş haczi ve haciz ihbarnamelerine itiraz etme hakkı varken itiraz etmediğini, haciz ihbarnamesinin gönderilmesine karar verenin İcra Müdürlüğü olduğunu, davanın üçüncü şahıs tarafından açılan Menfi Tespit davası olduğunu, davaya konu icra dosyasında davacı şirketin asıl borçlu olmadığını ve davacı şirketin 3. Kişi konumunda olduğunu, davanın niteliğine göre 3. Kişi tarafından, yani davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemeden dolayı istirdat ve menfi tespit davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerektiğini, bu tür davalarda davacı sıfatı takip borçlusuna ait olduğunu, davacı şirket tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, kötü niyetli olarak yasal dayanaktan yoksun olarak dava açması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini vekâleten cevap ve savunmada bulunmuştur. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Dava, İcra İflas Kanunun 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih 2016/3568 Esas 2016/6425 Karar, 17/12/2015 tarih 2015/7065 Esas 2015/1716262 Karar sayılı ilamlarında; "İİK 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu" açıkça belirtilmiştir. Antalya B.A.M. 5. HD. 2018/1134 E. 2018/1214 K. sayılı emsal içtihadında: "İcra İflas kanunun 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. (Bu yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 Tarih 2016/3568 Esas, 2016/6425K.sayılı kararı) Bu nedenle asliye hukuk mahkemesince görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu bahisle görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığından Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına yargı yeri olarak Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi, olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiş aşağıda hüküm tesis olunmuştur." denilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal kararlar da nazara alındığında İİK 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla davanın görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ...'nin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/165, K. 2021/375, T. 09.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-165-e-2021-375-k-db91b3ea62e2