İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/90 E. 2020/429 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/90
Karar No
2020/429
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/90 Esas KARAR NO : 2020/429 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2019 KARAR TARİHİ : 17/09/2020

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı tarafından Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından "cari kart dökümü alacağıdır" denilerek ... TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığını, Antalya ... . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından gönderilen Örnek .... Ödeme Emri müvekkilin . ...adresine tebliğ olarak çıkartıldığını, ancak posta memurunun tebligat üzerindeki şerhe " Yazılı olan adrese birden fazla gidilmiş olmasına rağmen tevziat saatlerinde sürekli kapalıdır. Binada muhatap alınabilecek hiç kimse olmadığından muhatabın ikamet edip etmediği tespit edilemedinden " tebligatı iade ettiğini, Akabinde... adresine TK 35' e göre tebligat çıkartıldığını, davacının da kapısına da herhangi bir haber kağıdı yapıştırılmadığını, davacının yapılan tebligatı tesadüfen... tarihinde öğrendiğini, usulsüz tebligatın öğrenilmesinden sonra ... tarihinde İcra dairesine borca itiraz dilekçesinin sunulduğunu, bahse konu yer kocaman bir site olduğunu, bu sitede kapıcı, güvenlik görevlisi ve ikamet eden komşuların bulunduğunu, Buna rağmen postacının binada muhatap kimse olmaması nedeni ile adreste oturup oturmadığı tespit edilemediğinin gerçek dışı olduğunu, ayrıca Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi... e. sayılı dosyasıdan usulsüz tebligat şikayeti yapıldığını,... tarihinde menfi tespit davası açmadan önce yasa gereği arabulucuk yoluna başvurulduğunu, bu süreçte anlaşma sağlanamadığını, davacının borcu olmadığı halde, usulsüz tebligat sebebi ile, takibe süresinde itiraz edemediğini ve takip kesinleştiğinden haciz tehditine maruz kaldığını, malvarlıkları üzerine hacizler konulduğunu, davacının araçları, banka hesapları ve taşınmazının hacizli ve blokeli olduğunu, davalının takibe konu ettiği alacağın neye ilişkin olduğunun belli olmadığını, davacı takibe konu cari hareket dökümü ile alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu olmadığını, bu hususun alacaklı görünen tarafça ispat edilmesi gerektiğini, ortada davacı tarafından imza ile teslim alınmış hiçbir mal ve hizmetin olmadığını, cari hesap dökümü incelendiğinde borcun neye dayandığı dahi açıkça belli olmadığını, bu noktada davalının takip talebinde gösterdiği borç sebebini değiştirip, genişletmesine şimdiden muvafakatinin olmadığını, imza ve isim içermeyen cari hareket dökümünden dolayı davacının borcu olmayan bir bedeli ödemek durumunda kalması ve aleyhine girişlen takipte tüm malvarlığına, tüm banka hesaplarına ihtiyati haciz konulması nedeni ile mağdur olmaması ve haklı çıkması durumunda telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceğinden dolayı iş bu davada tedbir kararı verilmesine, Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... e. sayılı takip dosyasından borçlu olunmaması nedeniyle teminatsız veya mahkememizin uygun göreceği TEMİNAT karşılığında takibin tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına, aksi halde itiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davanın kabulü ile Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... icra dosya numarası ile başlattığı takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak davacının aleyhine takip başlatan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından davacının aleyhine Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili takibe ilişkin ödeme emri borçlunun " ... " adresine tebliğe çıkartıldığını, posta memurunun tebligatı adresin sürekli kapalı olması ve muhatap alınacak kimse bulunamaması açıklamasıyla ödeme emrini tebliğ edemediğini, ödeme emrinin bila tebliğ olmasından sonra ilgili icra dosyasından ... tarihinde Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin istendiğini, Ticaret odasından gelen ... tarih ve ... sayılı yazıdaki cevabının yazıdaki şirket adresinin "..." olduğunu belirttiğini, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürlüğü' nün bildirdiği şirket adresiyle bila dönen tebligattaki adresine aynı olması nedeniyle Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre icra dosyasından ödeme emrinin tebliğ edilmesi talep edildiğini, Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre ödeme emrinin ... tarihinde muhatap adresinden ayrıldığını, yeni adresinde bulunamadığından 1. Ve 2. Sahife kapıya asılarak şerhiyle tebliğ edildiğini, davacının Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre yapılmış olan tebliğ evrakının kapıya yapıştınlmadığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davacı tarafın usulsüz tebligat sebebiyle icra takibini öğrenemediğini ve bu sebeple de süresinde takibe itiraz edemediği iddiasının somut verilerle desteklenmediğini ve işbu davanın konusunun da olmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı tarafından imzalı teslim alınmış hiçbir malın ve hizmet olmadığını iddia ettiğini, bu iddianın asılsız olduğunu, mal ve hizmet teslimlerinin eksiksiz olarak irsaliyeli faturalar ile gerçekleştiğini, takibe konu olan cari hesap dökümlerinin konusu olan irsaliye faturaların mevcut olduğunu ve teslim alan kısımlarının ıslak imzalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde davacı şirketin davalı şirkete hiçbir borcu olmadığını belirttiğini fakat tarafların ticari defterleri incelendiğinde, davacının davalı şirketle arasında bir ticari ilişki ve bu ticari ilişkiden kaynaklanan tahsil edilmeyen alacağın tespit edileceğini, bu nedenlerle mahkememizce verilen tedbir kararının kaldırılmasına, davalının alacağının sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddi ile kötü niyetli davacı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyamız alanında uzman mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu... tarihli raporunda; Mahkemenizin ... esas sayılı dava dosyası ve tarafların ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinin kayıtları üzerinde yapılan incelemede, -Davalı Ştl.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 6100 sayılı HMK.' nun 222, maddesi gereğince ... yılı defter kayıtlarının davacı lehine kesin delil özelliği taşıdığı, -Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 6100 sayılı HMK.' nun 222, maddesi gereğince ... yılı defter kayıtlarının davacı lehine kesin delil özelliği taşıdığı, -Davacı ... ... Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinde tarafların aralannda ticaretin olduğu, davacının davalıya borcunun görünmediği, -Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinde tarafların aralarında ticaretin olduğu, davacının davalıya ... TL borcunun göründüğü, -Tarafların kayıtlan arasındaki farklılığın; 1-Davalı tarafından düzenlediği anlaşılan ... .... ... TL ve ... .... ... TL tutarındaki faturaların (toplam ... TL) davacı kayıtlarında yer almaması, 2-Davacı tarafın davalıya yaptığını iddia ettiği... tarihli ... TL tutarındaki ödemenin davalı kayıtlarında yer almaması, Sebebiyle oluştuğu, -Davacı tarafın davalıya yaptığını iddia ettiği ... TL ödemeyi geçerli bir belge ile ispatlaması gerektiği, -Davalı tarafın davacıya teslim ettiğini beyan ettiği 2 adet irsaliyeli faturaya ait (... TL tutarındaki) ürünlerin davacıya teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, Aksi takdirde davacının davalıya borcunun olmadığının kabulünün gerektiği kanaatini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacının davası İ.İ.K.'nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine girişilen Antalya ... . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ilamsız icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davalı taraf davacı ile cari hesap ilişkisinden doğan bakiye borcun tahsili amacıyla icra takibine girişmiştir. Davacı taraf ise davalı ile borç ilişkisinin bulunmadığını iddia etmektedir. Kural olarak menfi tespit davasında ispat yükü davalı alacaklıya düşmektedir. Davalı, alacağının varlığını ispat ile mükelleftir. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/8902 E. 2016/211 K. Sayılı emsal içtihadında "Dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacı satıcı, mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemez. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek, davacının teslime ilişkin kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Somut davamıza geldiğimizde; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir. Tarafların ticari defterini inceleyen Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda ;Davacı ... . Şti.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinde tarafların aralannda ticaretin olduğu, davacının davalıya borcunun görünmediği, Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği ... yılı ticari defterlerinde tarafların aralarında ticaretin olduğu, davacının davalıya ... TL borcunun göründüğü, tarafların kayıtlan arasındaki farklılığın; Davalı tarafından düzenlediği anlaşılan ... .... ... TL ve ... .... ... TL tutarındaki faturaların (toplam ... TL) davacı kayıtlarında yer almaması, Davacı tarafın davalıya yaptığını iddia ettiği ... tarihli ... TL tutarındaki ödemenin davalı kayıtlarında yer almaması sebebiyle oluştuğu, Davacı tarafın davalıya yaptığını iddia ettiği ... TL ödemeyi geçerli bir belge ile ispatlaması gerektiği, Davalı tarafın davacıya teslim ettiğini beyan ettiği 2 adet irsaliyeli faturaya ait (... TL tutarındaki) ürünlerin davacıya teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, Aksi takdirde davacının davalıya borcunun olmadığının kabulünün gerektiği şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Bu tespitler ışığında öncelikle Davacı vekiline 4. celse davacı şirketin ticari defterlerinde tespit edilen ... TL lik ödemeye ilişkin varsa belgelerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bu ödeme hakkında belge sunmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarı yapılmış verilen kesin sürede ödemeye ilişkin belge sunulmadığından bu alacak nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olduğu hususu mahkememizce sabit görülmüştür. ... .... ... TL ve ... .... ... TL tutarındaki faturaların (toplam ... TL) davacı kayıtlarında yer almaması ve bu faturalardaki teslim alan kısmında imzası bulunan ... isimli şahsın davacının sigortalı çalışanı olmadığı gelen müzekkereden anlaşılması üzerinde davalı vekiline cevap dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış , davalı vekilinin yemin deliline başvurması üzerine, davacı şirket yetkilisine meşruhatlı yemin davetiyesi çıkarılmış, duruşmada hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... .... ... TL ve ... .... ... TL tutarındaki faturaları teslim almadığına yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki emsal kararlar ve tespitler ışığında değerlendirildiğinde ;davacı şirketin ticari defterlerinde tespit edilen ... TL lik borcu ödediğini ispat edemediği, davalının ise ... .... ... TL ve ... .... ... TL tutarındaki faturaların (toplam ... TL) davacıya teslim edildiğini ispat edemediği sabit görüldüğünden, davacının Antalya .. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya ... TL alacak nedeniyle borçlu olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davalı yararına tespit edilen ... TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.4.2005 tarih 2005/19-286 E. 2005/268 K. Sayılı ilamında "Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı/alacaklının takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı; ancak, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin ise bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan, davalı da, somut olayda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur." belirtildiğinden ve somut olayda davalı taraf reddedilen miktar yönünden davalının kötü niyetini ispatlayamadığından bu talebin reddi gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, Buna göre Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya ... TL alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-İİK 72/4 gereği ... TL alacağın %20' si tutarındaki ... TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL den peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı posta ve müzekkere ücreti ile, bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/90, K. 2020/429, T. 17.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-90-e-2020-429-k-8c2e89815f04