İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/516 E. 2021/346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/516
- Karar No
- 2021/346
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/516 KARAR NO : 2021/346 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/08/2018 KARAR TARİHİ : 02/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ili, ... ilçesi ... mahallesi istikametinden ... istikametine doğru kullandığı araç ile seyir halinde olan davacı ...'ın eşi müteveffa ...'ın tek taraflı geçirmiş olduğu kaza sonucunda yaşamını yitirdiğini, kaza hakkında kyok kararı verildiğini beyan ederek, destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını, ATK dan kusur raporu alınmasının gerektiğini, hesabın aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri istemine ilişkindir. 6.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.(T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2015/12667 esas, 2016/217 karar, tar. 21/01/2016) 7.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Başvurunun eksik olduğu anlaşıldığında, bu husus tamamlanabilir bir dava şartı olduğundan, yerleşik yargı kararları gereği tarafa bu eksikliği gidermesi için süre verilmelidir. Dosya kapsamında, davacının yargılama devam ederken davalı sigorta şirektine başvurduğu ve bu suretle eksik dava şartının giderildiği anlaşılmaktadır. 8.Dava haksız fiile dayanmakla; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır. 9.Mahkememizce aşamalarda kusur raporu aldırılmıştır. ... tarihli, ... sayılı kusur raporunda özetle; müteveffa sürücü ...'ın kazada %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaza tek taraflı olduğundan, sürücünün müterafık kusurunun araştırılması esasa etki edecek hususlardan değildir. 10.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 11.Dava konusu kazaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... soruşturma sayılı dosyası, uyap üzerinden, iş bu dosya arasına alınmıştır. Soruşturma dosyasında Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 12.Mahkememizce aktüer bilirkişiden rapor aldırılmıştır. 13. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden muris ...'ın geride kalan hak sahibi davacı eşin talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olduğu belirtilmiştir. 14.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 15.Aşamalarda, davacı vekili, güncel verilere göre tekrar hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Hüküm tarihine en yakın veriler kullanılarak hesaplama yapılması gerektiği Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında belirtilen bir husustur. Talep kabul edilerek, bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır. ... tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden muris ...'ın geride kalan hak sahibi davacı eşin talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olduğu belirtilmiştir. 16.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 17.Aşamalarda, aracın kaza tarihini kapsayan poliçe örneği dosyaya girmiştir. 18.Davacı vekili, ... tarihli dilekçesinde özetle, dava değerini artırmış, sigorta edenin teminat altına aldığı tutarın ... TL sı olduğunun görüldüğünü, desteğin babasına ayrılması gereken payın bulunduğunu, teminattan altına alınmış tutardan düşüldüğünü ve bu yolla davacının isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olduğunun bulunduğunu, dava değerinin bu tutara çıkartılmasına karar verildiğini, bu yolla davada istenmiş ... TL sı ... TL sı artırılarak ... TL'ye çıkarıldığını beyan etmiştir. 19.Kaza nedeniyle aracın poliçesinin limiti, aşamalarda dosyaya kazandırıldığı üzere, ... TL dir. ... TL'lik teminat bir sonraki yıla ait teminattır. Davacı tarafça bu hususun karıştırıldığı anlaşılmaktadır. 20.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 21.Bu hususlar doğrultusunda, kusur ve aktüer (kök ve ek) bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır 22.Davacının talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak, sürücü desteğin kusurlu olması, onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı v.s. ilamları uyarınca) 23.Söylemek gerekir ki; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendi ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminat talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminat talepleri teminat dışında tutulmuştur. Yine 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 6704 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önce, "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularından Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır" denilmekte iken 26/04/2016 tarihinde yapılan değişikle, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamındaki tazminatlar, bu Kanun ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü ve yine 2918 sayılı KTK'nun 92.maddesine eklenen (g) bendinde "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" ve (h) bendinde de "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ZMM Sigortası kapsamı dışında olduğunu bildirmiştir. şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenleme ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendi yasal dayanağa kavuşturulduğu gibi, bununla yetinilmeyerek aynı değişiklikle 2918 sayılı kanunun 92. maddesine "ı" bendi ile "Bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" hükmü eklenmek suretiyle teminat kapsamı aynı doğrultuda belirlenmiştir. 24. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendini yasal dayanağa kavuşturan 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92.maddesinde 26/04/2016 tarihinde yapılan değişilik hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine birçok başvuru yapılmış; Anayasa mahkemesi tarafından 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92. maddelerinde yer alan "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadeleri ile 2918 sayılı kanunun 92. maddesine "ı" bendi ile getirilen "Bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" hükmünü Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir. 25.Bu açıklamalar ışığında, genel şartların uygulanma imkanı kalmamıştır. 26.Yine bakıldığında, dosya kapsamında kaza tarihinin ... olduğu sabittir. 2918 sayılı KYTK'nın 92/1-g hükmü ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri sigorta teminatı dışında tutulmuş ise de bu hüküm 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla tazminat hesabına esas alınan kaza tarihinde bu hüküm yürürlükte değildir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat karşısında davacının üçüncü kişi konumunda olduğu ve tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 27.Tüm bu hususlar, kaza tarihi, dosya kapsamında aldırılan kusur ve aktüer raporlarının hükme ve denetime elverişli olması, davacının üçüncü kişi durumunda olması ve tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğunun kabulü karşısında davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 28.Son olarak belirtmek gerekir ki; davacının aşamalarda arabuluculuk kurumuna başvurduğu anlaşılmaktadır. Arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihi ..., bittiği tarih ise ...'dir. İş bu davanın tarihi ise ... tarihi olup, dava tarihi itibariyle, dava konusu talep, zorunlu arabuluculuğa başvuru koşuluna tabi değildir. Buna rağmen ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde kabule göre bu ücret davalıya yükletilemez. Kabule göre, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen bu gider davacı üzerinde bırakılmalıdır. (Emsal olarak; Diyarbakır BAM 6. HD., 2020/641 E, 2021/327 K; Samsun BAM 5. HD., 2021/220 E, 2021/287 K; 2021/353 E, 2021/411 K) Bunun yanında hükümde sehven, hükmün davacı için kesin olduğundan bahsedilmişse de bu husus sehven yazılmıştır. Talep, ... TL olup, hüküm davacı içinde kesin değildir. Hak kaybı yaşanmaması, hakların kullanılabilmesi için bu husus burada belirtilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sorumlu olmasına, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL maktu karar harcının ve aşamalarda yatırılan ... TL değer tamamlama harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 10- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ancak somut dava zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmayı gerektirmeyen dava olmasına rağmen başvurulduğu, buna göre bu giderin davalıya yüklemeyeceği analşıldığından; ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar kesin olmak üzere, davalı yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır