İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/968 E. 2021/487 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/968
Karar No
2021/487
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/968 Esas KARAR NO : 2021/487 DAVA : Trafik kazası nedeniyle açılan, maddi ve manevi tazminat DAVA TARİHİ : 31/12/2015 Mahkememizin Birleşen .../... Esas - .../... Karar sayılı dava dosyasında; DAVA : Trafik kazası nedeniyle açılan, maddi tazminat DAVA TARİHİ : 15/11/2016 KARAR TARİHİ : 09/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememiz ana dava dosyasında; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davacının ... Şirketine ait ... plakalı otobüste yolcu olarak ...'dan ...'ya seyahat ettiği sırada ... il sınırları içinde davalı ...'ün sevk ve idaresindeki davalı şirketin maliki olduğu, davalı sigorta şirketince düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonun sürücünün tam kusurlu eylemi nedeniyle karşı şeride geçerek davacının içinde bulunduğu otobüse önden çarparak otobüste bulunan 2 kişinin ölümüne, 27 kişinin de yaralanmasına neden olduğunu, bu kazada otobüsün ön koltuğunda seyahat eden davacının ağır şekilde yaralanıp, 19 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra bir dizi ameliyatlar sonrası hayatta kaldığını kaza nedeniyle uzuv zaafı geçirecek şekilde yaralandığını, davalı ... hakkında ... C.Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma, .../... Esas sayılı iddianamesi ile ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, yapılan yargılamada alınan adli tıp raporu ile de sürücü davalının %100 asli kusurlu, davacının içinde bulunduğu ... Şirketine ait ... plakalı otobüs sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiğinin, yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde davalı ...'ün taksirle 2 kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmaktan mahkumiyetine karar verildiğini beyanla sair açıklama ve hakları saklı kalmak üzere ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı araç sürücüsü ve araç malikinden müteselsilen ve müştereken tazminine, şimdilik ... TL maddi tazminatın davalı araç sürücüsü, araç maliki ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tazminine, ... Plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve içeriğini kabul etmediklerini, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ün kusuru bulunmadığını, ...'ün kazayı önlemek adına tüm çabayı gösterdiğini, ... Plaka sayılı otobüs şöförünün dalgınlığı yolun durumuna ve hız kurallarına riayet etmemesi nedeni ile trafik kazasının meydana geldiğini, davacının maddi manevi tazminata ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminatın davalı da kazanç yoksunluğuna sebebiyet vermemesi, istemde bulunanlar açısından da sebepsiz zenginleşme sağlamaması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusur ve sorumluğu bulunmadığından manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize suduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket tarafından .../... tarihli ... nolu ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin sorumluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, müvekil şirketin sigortaladığı araç işleteninin sorumluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, ayrıca davacının müterafik kusuru gözetilerek hesaplanacak tazminattan da indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ticari faiz talebinin reddine ve davanın karar verilmesinii talep etmiştir. Mahkememiz birleşen .../... Esas - .../... Karar sayılı dava dosyasında; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından koltuk sigortası yapılan ... Şirketine ait ... plaka sayılı otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada ağır şekilde yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL'nin kaza tarihi itibariyle reeskont faizi ile davalı şirketten tahsiline, iş bu davanın kazada tam kusurlu olan ... plaka sayılı kamyonun sürücüsü, araç maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi aleyhine açılan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilip, yargılamanın birleşen dosya üzerinden sürdürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... plakalı aracın ... - ... tarihleri arasında Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin düzenlendiğini, poliçe limitinin ... TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe nedeni ile sorumlulukların davacının alacağını ispat etmesi kaydıyla azami teminat limiti olup, teminat miktarının aşılamayacağını, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartlarınca, davalı şirketin geçici iş görmezlikten sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sürekli iş göremezlik, kalıcı sakatlık halide ve A.3.2. Maddesinde yer alan koşullarla ve poliçe limitinin oranıyla sınırlı olduğunu, davacının kalıcı sakatlık durumu bulunmadığından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sakatlığının, maluliyetinin yukarıda belirtilen poliçe genel şartlarında yer alan sakatlıklardan birinin kapsamına girip girmediğinin Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesince tespitini talep ettiklerini, davaya konu kaza sebebi ile kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, dava açılmadan önce davalı şirkete davacı tarafça başvuru yapılmışsa da, poliçe genel şartları kapsamında bir sakatlığın oluştuğuna dair her hangi bir evrakın davalı şirkete iletilmediğini, davacı tarafça ticari faiz talep edilmişse de, davaya konu haksız fiili trafik kazası olup ancak dava tarihinden başlayan yasal faizden sorumluluklarının bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ön koltukta oturmakta olduğunu ve emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu sebeple müterafık kusurunun bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dosyaya sunduğu ... tarihli feragat dilekçesi ile Birleşen dosya davalısı otobüsün koltuk sigorta poliçesini düzenleyen ... (...) ... ile haricen görüşülüp uzlaşma sonucunda davacıya ödeme yapıldığından; feragat ettiklerini, feragat edilen birleşen dosya davalısı ...'nden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirket vekilinin birleşen dosyaya sunduğu ... tarihli dilekçesinde özetle; Birleşen dosya davalısı olarak davalı şirket tarafından koltuk poliçesi kapsamında davacının zararının ferileri ile birlikte giderildiğini, davalı şirket yönünden davadan feragat edildiğini, feragat sebebi ile davacı taraflardan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyasında, ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı birleştirme kararı verilmiştir. Ana dava dosyası ve birleşen dava dosyası yönünden taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır. Davacının kaza nedeniyle yaralanmasına ilişkin tedavi gördüğü ... Üniversitesi Tıp Fakültesine, ... Hastanesine, ... Merkezine, ... Üniversitesi Tıp Fakültesine, ... Hastanesine, ... hastanesine ve ... Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesine müzekkere yazılarak tedavi evrakları dosyamıza celp edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin adreslerine göre ilgili kolluğa müzekkere yazılarak gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Davalı ... şirketine ve birleşen dosyada davalı ...'ye müzekkere yazılarak araca ait poliçe dosyamız arasına alınmıştır. ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak uyap sistem üzerinden .../... Esas sayılı dava dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Türkiye Sigortalar Birliğine müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespiti açısından; İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "...1- ... kızı, ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı göz yukarı baş kısıtlılığı lomber vertabra transvers proçes kırığı, fibula kırığı arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin ileride ihraz edeceği meslek ve mevki bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr1 II (69……….41)A %41x1/6=6,8 Gr1 XII(32a……….1)A %5 Gr1 X(1c......10) A%14 Balthazard formülüne göre %23.84 E cetveline göre %19.0(yüzdeondokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin ... tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "...Mevcut belgelere göre; 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle, ... kızı ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak; Gr1 II (69...41 )A %41x1/6=6.8, Gr1 XII (32a...1)A %5, Gr1 X (1c...10)A %14 Balthazard formülüne göre= %23.84, E cetveline göre %19.0 (yüzdeondokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin ... tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin 15.Maddesine göre dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "...1. Özürlülük, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, çalışma gücü kaybı yönetmeliğinde (03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği) hesaplanabilecek bir oran bulunmadığı, 2.Sorulduğu Üzere; ... kızı ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğihükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediği, 3.Kurulumuzun ... tarih, ... sayılı kararında da belirtildiği üzere; başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, 4.Karayolu Yolcu Taşımacılığı Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının maluliyet oranı hesaplanmasına yönelik bir durum olmadığı, kişiye hak edilen tazminatın belirlenmesine yönelik bir ölüm halinde tazminat, sakatlık tazminatı ve tedavi giderleri tazminatını içerir bir durup olup, içeriğinde sakatlık oranı hesaplanmayı gerektirir bir ölçme-değerlendirme hususu bulunmadığı, 5.SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin hesaplanmasının Kurumumuz görev tanımı içinde bulunmadığı..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Kusura ilişkin olarak Mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği kusur raporu alınmak üzere dosya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Talimat dosyasına bilirkişi heyeti tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimiz, I- Kamyon sürücüsü, davalı ...'ün hatalı sevk ve idaresinin, birinci derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili bulunduğu, II- Otobüsün dava dışı sürücüsü ...'nin, etkili herhangi bir kural ihlalinin, hatalı sevk ve idaresinin bulunmadığı..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dosyanın re'sen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "... ... tarihinde trafik kazası sonucu %19 oranında sürekli ve 9 ay geçici iş gücü kaybı ve 3 ay bakım durumu gelişen davacı ...'ın; -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ...(TL), -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edebileceği maddi zararı ...(TL) -Tedaviye bağlı SGK dışı giderlerden kaynaklanan maddi zararı ...(TL) -Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin sakatlık teminatı kapsamında talep edilebilir tazminat miktarı ... TL olduğu ..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; maddi tazminat istemlerinin ... TL üzerinden ve kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere araç sürücüsü davalı ..., araç maliki ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında birleşen dosyada davalı ... (...) ... yönünden ... tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği beyan edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından kazaya karışan ve kusurlu olduğu iddia edilen aracı işleten, sürücü ve araca ait ZMMS aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında talep edilen maddi tazminata ilişkindir. Mahkememiz ana dava dosyasın yönünden yapılan incelemede ; Davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanunun 90. Maddesinde; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir......................Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır......." 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." 6098 s. TBK'nun 56/1. maddesine göre de, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." düzenlemeleri mevcuttur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 06/03/2017 tarih 2016/5407 Esas 2017/2331Karar sayılı emsal içtihatında; "...Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/1’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen “bütün masraflar” deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir..." şeklinde belirtilmiştir. Poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin de davalı ZMMS 'nın sorumluluğu kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin hesaplamaya dair yapılan değerlendirme de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarih 2021/2466 Esas 2021/2462 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin gerek hesap bilirkişi raporuna itirazında gerekse temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun (TRH 2010 Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği ve davalı lehine olduğundan) kullanılması gerekli görülmüştür. Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ... tarafından da karara esas kabul edilen ... tarihli aktüer raporunda; ... tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından ise "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü kullanılarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih- .../...-.../... sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, ... tarafından esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği ve davacı vekilinin itiraz ve temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği ..."belirtilmiştir. Mahkememizce yukarıda belirtilen emsal içtihat kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili tarafından aktüerya hesabında uygulanan PMF yaşam tablosuna itiraz edilmediği, bu tablo ve "progresif rant" formülü kullanılarak yapılan hesaplamaya göre talepte bulunulduğu görülmekle mahkememizce TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yöntemine gidilmemiş, aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan miktar dikkate alınarak davacının daimi, geçici iş gücü kaybı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, 6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." düzenlemesi mevcuttur. Bu durumda uyuşmazlığın talep edilebilecek manevi tazminat miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile davalı sürücünün kusur oranı davacının kaza tarihindeki yaşı, öğrenim gördüğü okul, öğrenim gördüğü okula göre ileride yapması muhtemel iş dikkate alındığında özellikle yüz bölgesindeki yaralanma nedeniyle yoğun bir manevi bir acı duyduğu kabul edilerek hak ve nesafet kuralları dikkate alınmak suretiyle ... TL. Manevi tazminatın davalılar ... İle ...'den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren (kazaya karışan davalıya ait aracın ticari araç olması dikkate alınarak) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Müterafik kusura ilişkin yapılan değerlendirmede: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14/06/2021 Tarih 2021/2499 Esas ve 2021/2951Karar sayılı emsal içtihatında; "...Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ile ilgili somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesinde "M1 sınıfı otomobillerin... bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan emniyet kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur" düzenlemesine ve aynı yönetmeliğin 150/3. maddesinde "bu Yönetmelik hükümlerine göre 1995 yılı itibariyle ülkemizde imali yapılan veya yurt dışından ithaline izin verilen M1 sınıfı araçların arka koltuklarında emniyet kemeri bulundurulması ve kullanılması mecburidir" düzenlemesine yer verilmiştir..." şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu somut olayda maluliyet ilişkin raporlarda davacının ön koltukta oturduğu, yaralanmasının yüz, göz, bacak gibi muhtelif yerlerinden olduğu, kazanın davalı kamyon sürücüsünün karşı şeride geçmesi nedeniyle davacının içinde yolcu olarak bulunduğu otobüse çarpması ile meydana geldiği, Ceza Mahkemesi ve mahkememizce alınan kusura ilişkin raporlarda, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacı emniyet kemerini takmış olsaydı bile aynı neticenin meydana gelmesinin mümkün olduğu, kaldı ki kaza sırasnda emniyet kemerini takıp takmadığınında belli olmadığı anlaşılmakla müterafik kusura ilişkin yasal koşulların oluşmadığının kabulü ile davacının hak ettiği tazminat miktarından müterafik kusura ilişkin indirim yapılmamıştır. Mahkememiz birleşen dava dosyası yönünden yapılan incelemede; Davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir. Davalı tarafçada yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin bulunduğuna ilişkin beyan dilekçesi ibraz edilmiştir. Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618) Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından feragat nedeniyle birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Ana dava dosyası yönünden Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 1- Davacı ...’ın maddi tazminat isteminin KABULÜ ile, ... TL. geçici iş gücü kaybı tazminatı, ... TL. sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan ... TL tedavi giderinin davalılar ... ile ...’den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2- Davacı ...’ın manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ... TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...’den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3- Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, 4- Birleşen Antalya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dava dosyası yönünden davacı tarafça ... tarihli dilekçe ile birleşen dava yönünden davadan feragat edilmekle FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE, Ana dava dosyası maddi tazminat yönünden 5- Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalılardan müteselsilen tahsili davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan ... TL adli tıp ücreti, ... TL bilirkişi gideri, ... TL talimat masrafı, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı ...'nin yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Manevi tazminat yönünden 10-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ile ...’den müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 12-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne VERİLMESİNE, 13-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalılar ... ile ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Birleşen dava dosyası yönünden 14-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 15-Taraf vekillerinin beyanı gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 16-Taraflarca yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştikten sonra istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2021 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/968, K. 2021/487, T. 09.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-968-e-2021-487-k-bd1dcff52664