İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/850 E. 2019/851 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/850
Karar No
2019/851
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/850 KARAR NO : 2019/851 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/12/2015 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü davalı ... yönetimindeki ... plakalı araçla müvekkillerinin bulunduğu ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkillerinin yaralanmasına ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağında ...'un olay yerinden firar ettiğini, alkol muayenesinde 1.18 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkillerine asli davalıya ise asliye yakın tali kusurlu olduğunun bildirildiğini,... Hastanesinden alınan raporda ...'ın kişisel engel oranının %29 olarak saptandığını, müvekkilinin ... doğumlu olduğunu kaza tarihinde ... yaşında olduğunu, kalıcı sakatlıkları nedeniyle günlük yaşamını sürdürürken zorluk çektiğini, çoğu zaman aile yakınlarından birinin yardımının gerektiğini, kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile davacıların yaşının çok küçük olması sebebiyle manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davacı için ... TL maddi tazminat, ... TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının her hangi bir kusurunun bulunmadığını, sırf alkollü olması nedeni ile kusur verildiğini, davacıların kazaya sebebiyet verdiklerini, kazanın ...'te meydana geldiğini, şehrin en işlek caddelerinden birini ehliyetsiz olarak motosiklet süren çocukların velilerinin de sorumluluğun bulunduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Mahkememizin işbu dosyasından tefrik olunan .../... E. .../... K. sayılı karar sayılı dava dosyasında verilen hüküm, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yeniden kesin olarak hüküm kurulmuştur. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli rapora göre; meydana gelen trafik kazasında "otomobil sürücüsü ...'un %40 oranında kusurlu bulunduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; "... oğlu, ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevki bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 I (18Ba...........35)A %39 x3/5= %23,4, G1 X (1C...........10)A %14, Balthazard formülüne göre; %34.12, E cetveline göre %28.0 (yüzdeyirmisekiznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Dosya içerisinde lomber vertebra proçes kırığını gösteren grafi mevcut olmadığından maluliyet tespitinde değerlendirilmediği, İyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/9955E. 2016/8876K. sayılı kararında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ...'den ... tarihinde toplam ... TL ödeme aldığından ... tarihinde maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. ... tarihli feragat dilekçesinde feragatin nedeninin davadan sonraki ödeme olduğu, bu nedenle davalıya dava açmakta kusuru bulunmaması nedeniyle müvekili aleyhine vekalet ücreti vs gibi yargılama giderlerine hükmedilmemesi ihtirazi kaydıyla feragat ettiğini belirtmiştir. Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davalı ... şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davaya konu trafik kazası ... günü saat ... sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Bulvarı istikametinden ... Bulvarı istikametine seyrederek olay mahalli ışık kontrollü ... Kavşağı'na geldiği sırada, solundan ... Kavşağı istikametinden seyrederek kavşağa giriş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli rapora göre; meydana gelen trafik kazasında "otomobil sürücüsü ...'un %40 oranında kusurlu bulunduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu" belirlenmiştir. Kaza sonucunda davacı yaralanmış ve tedavi olmuştur. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; tedavi süresi 9 aya kadar uzayabilecektir. Yargılama devam ederken davacı vekili taraf maddi zararlarının karşılandığını ve maddi tazminat taleplerinin olmadığını ve maddi tazminat ile ilgili taleplerinin olmadığını belirtmiş ve feragat etmiştir. Maddi tazminat talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında davacının trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2. Davacının manevi tazminata ilişin davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 4. Davacı tarafından yatırılan ... TL harcın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafından ibaret yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine ye olmadığına, 6. Davacının maddi tazminat istemli davasında davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de feragatle sonuçlanan davada hakkın özünden vazgeçme söz konusu olmayıp, ödeme nedeniyle feragat gerçekleştiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 8. Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 9. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/850, K. 2019/851, T. 17.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-850-e-2019-851-k-8768004e3c9d