İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/686 E. 2026/176 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/686
- Karar No
- 2026/176
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/686 Esas KARAR NO : 2026/176
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ve davalıların murisi ..., Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ekte yer alan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalandığını, davacı müvekkili bu sözleşme uyarınca inşaatı tamamlamış ve yapı kullanma izin belgesini (iskan) alarak sözleşmesel edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, taraflar arasında iş ilişkisi devam ederken arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ek olarak taraflar arasında bir protokol imzalanmış ve işbu ek protokolle dava konusu bononun sözleşme kapsamında teminat amacıyla gösterilmesi ve kullanılması kararlaştırıldığını, akabinde mezkur bono, boş olarak ve iş bitimi ile iskanın alınmasının ardından müvekkiline teslim edilmek üzere müvekkile imzalattırıldığını, dolayısıyla takibe konu bono, kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen ve bir teminat karşılığında verildiği, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin eki olarak tanzim edildiğini, karşı yan ilk aşamadan itibaren kötüniyetli olarak davrandığından müvekkilinin iyi niyetinden fazlasıyla yararlandığını, öyle ki dayanak belgenin teminat senedi olduğuna dair protokol, müvekkili ve şahit ... ... nezdinde imzalanmış, şahit tarafından muris ...'e imzalatılıp geri getirilecekken getirilmemiş ve aslı müvekkiline iade edilmediğini, söz konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ek protokolün aslının nerede olduğuna dair şahit ... ... ile ... görüşmesi gerçekleştirilmiş ve söz konusu teminat protokolunün aslının davalı ...'de olduğu bilgisine ulaştıklarını, ... yazışmaları, bononun teminat amacıyla verildiğini, protokolün iade edilmediğini ve bononun aslen bir borç doğurmak amacıyla verilmediğini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenlerle, işbu dava kesinleşinceye kadar, davalıya tebligat icrası ve duruşma günü beklenmeksizin tensiben öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte olur ise belirlenecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına; teminat belirlenmesi halinde, icra veznesine yatırılacak bedelin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine; ayrıca, Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirket üzerine konulan ve ticari faaliyetlerini fiilen durma noktasına getiren taşkın hacizlerin kaldırılmasın, davanın kabulü ile, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin haksız ve kötü niyetlme gerçekleştirilmesinden kaynaklanan zararların telafisi için davalı alacaklı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu edilen bononun teminat senedi olmadığını, adi bono oldugğunu, bononun ön yüzünde kayıtsız şartsız borç ödeme ikrarı içerdiğini, teminat senetlerinin ön yüzünde veya arkasında genellikle "teminhat senedidir" ibaresinin yer aldığını, bonoda teminat senedi ibaresinni yanı sıra, eğer ki sözleşmeden kaynaklanan bir rizikonun teminatıysa; bu sözleşmenin hangi sözleşme olduğu ve sözleşmeden kaynaklanan hangi şartın teminatı olduğunun açıkça yazılması gerektiğini, davacının sunduğu delillerin takibe konu bononun teminat senedi olduğunu ispat etmediğini, taraflar arasında imzalanmış olan ... tarihli Antalya ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ''Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'' sözleşmesini göstermiştir. Lakin sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin hiç bir yerinde, hiç bir maddesinde taraflar arasında bir şarta veya rizikoya bağlı teminat senedi düzenlendiği, senedin unsurlarına atıf yapıldığının görülmediğini, davacının sunmuş olduğu protokol olarak bahsedilen tarihsiz belgede de davacı şirketin ve hiç bir illiyet bağı olmayan bir üçüncü kişinin imzalarının olduğu bir belge dayanak gösterildiğini, bu tarihsiz belgenin de davacı şirket yetkilisinin kendi kendine düzenlediği davalı müvekkillerinin muteveffa mirasçısının imzasının bulunmadığı bono ile takip ile, dava ile uzaktan yakından alakasız bir belge olduğunu, belge de ...-TL'lik bir senetten bahsedildiğini, takibe konu olan bononun hiç bir unsuruna atıf dahi yapılmadığını, davacının iddia ettiği gibi senedin hiç bir unsurunun boş bırakılmadığını, tüm unsurların davacı şirket yetkilisi tarafından doldurulduğunu, bu nedenlerle davacı tarafından açılmış usul ve yasaya aykırı davanın reddini, haksız dava sebebiyle davacının İİk m.72/4 hükmü uyarınca takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu dosya incelendiğinde; kambiyo senetlerine dayalı Davalı alacaklıların ..., ..., ..., davacı borçlunun ... ... Şti. Olduğu, takip konusunun ... tanzim tarihli, ... vade tarihli, ... TL bedelli bono olduğu, toplam alacak miktarının ...-TL olduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; keşidecisinin davacı şirket , lehtarın davacılarının murisi olan ..., keşide tarihinin ..., ödeme tarihinin ... olduğu ... TL bonoya dayalı olarak ...'in mirasçısı olan davalılar tarafından davacı aleyhine girişilen Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasından dolayı, davacının borçlu olmadığının tespiti talebini içerir menfi tespit davasıdır. Davacı, icra takibine konu bononun ,davalıların murisi olan ... ile Antalya ... Noterliğinde aralarında düzenlenen arsa payı inşaat sözleşmesine istinaden verildiğini ve buna ilişkin olarak ek protokol düzlendiğini iddia etmektedir. Antalya ... Noterliğinde düzenlenen sözleşme incelendiğinde ; bononun teminat olarak verildiğine ilişkin olarak herhangi bir ibare bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin fotokopisini sunmuş olduğu ve altında davacı şirketin kaşesi ve imzası ile dava dışı ... ...'ın şahit olarak imzasının bulunduğu belgenin ellerinde bulunmadığını davalı taraf dile getirmiş ve bu belgenin içeriğini de davalı taraf reddetmiştir. Davalı taraf, icra dosyasına konu bononun teminat senedi olduğu iddiasını reddetmektedir. Dava dilekçesinin ekinde fotokopisi sunulduğu anlaşılan ve davacı şirket ile şahit ... ...'ın imzasının bulunduğu belgede davalıların murisinin ve davalıların imzasının bulunmaması nedeniyle; fotokopisi sunulan iş bu belgenin aslının ellerinde bulunup bulunmadığına ilişkin olarak davalılara yemin teklif edilmemiştir. Davaya konu belgenin bono olması, dava değeri, davalı tarafın tanık deliline başvurulmasına muvafakatinin bulunmaması ve dava dilekçesinin ekinde bulunan ... görüşmelerinin içeriği incelendiğinde mesajların davalıların murisi ve davalılara ait olmadığı anlaşılması nedeniyle ; tanık deliline başvurulmamıştır. Benzer bir olayda temyiz incelemesinden de onanarak geçen İstanbul B.A.M.16.Hukuk Dairesi'nin 2023/1013 E.2025/187 K.sayılı ilamında "davaya konu kambiyo senedi mücerret bir borç ilişkisi oluşturduğundan davalıya borçlu olmadığının davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacının dosyaya bu hususta bir delil sunulmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. " denilmiştir. Davacı, bononun teminat olarak verildiğini ve bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığını ispatlayamamakla davanın reddine ve icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının uygulanması nedeniyle davacı aleyhine İcra İflas Kanunu md.72/4 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve belirtilen nedenlerden dolayı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, -Takip çıkışı ...-TL'nin %20'si oranındaki ...-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı vekili tarafından Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza