İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/738 E. 2024/455 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/738
- Karar No
- 2024/455
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/738 Esas KARAR NO : 2024/455 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2018 KARAR TARİHİ : 11/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı takip dosyası ile ... tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine kefilliği bulunduğu gerekçesi ile ...TL üzerinden icra takibi başlattığını, icra dosyası incelendiğinde, dayanak belgelerden ... Şti.'ye kullandırdığı, ... Şti., ... ve ...'in de kefalet sözleşmesini imzaladığının görüldüğünü, ...'ın ... Şti.'nin tek yetkili temsilcisi ve ortağı olduğunu, davacının ise anılan şirketin SGK'lı çalışan bir işçisi olduğunu, davacının sözleşmenin sonuçlarını ve anlamını bilmediğini, ...7ın usulen imzalaması gerektiğini söylemesi üzerine, davacının işini kaybetmemek adına sözleşmeyi imzaladığını, takibin haksız başlatıldığını, sözleşmenin şekil şartlarını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu, sözleşmenin tarihinin ... olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra olduğunu, buna göre eş rızasının gerekli olduğunu, fakat davacının eşinin rızasının bulunduğuna dair her hangi bir kaydının bulunmadığını, davacının iradesinin sakatlandığını, davacının kefil olmak gibi bir iradesinin bulunmadığını, boş bir kağıda gösterilen yazının aynısının yazılmasının istenildiğini, icra dosyasında davacıya yapılan bir tebligatın bulunmadığını, ... yılında maaş haczi yazısı ile takipten haberdar olunduğunu belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ..., davalı Bankanın ile dava dışı ... Şti ile imzalanan iki adet Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzalandığını ve bu sözleşmeler kapsamında firmaya nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, borçlu dava dışı ... Şti ile akdedilen kredi sözleşmelerinden doğan mükellefiyete dâhil ödemelerini aksatması üzerine, hesap kat edilmek suretiyle borçlulara Antalya ... Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve muaccel hale gelen borcun ödenmesi talep edildiğini, davacı ve diğer borçlular hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davacı takibin kesinleştiğini, Davacı kredi borcunun olmadığını ileri sürdüğünü kendisinin bileceği bir durumdan yararlanarak borçtan kurulmaya çalıştığını, davacı ...'in kefil olduğu dava dışı borçlu ... Şti.'nin kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarihler itibariyle ortağı olduğunu TBK 584. maddesine göre ticaret sicile kayıtlı ticari işletmenin sahibi ve ticari şirket ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilen kefaletinde için eş rızası aranmayacağını, davacının imzalamış olduğu ... ve ... tarihli Genel Nakdi ve Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinden kaynaklana borçtan dolayı sorumlulukları devam ettiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır. Bilirkişi ...'nün 19/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...'in müteselsil kefalet beyanında kefalet tarihinin yazmaması ve kefalet iradesine eşinin rızasının alınmaması nedeniyle dava dışı şirket ve davalı banka arasında bağıtlanan ... tarihli sözleşmeye dayalı olarak ... Şti.'ne davalı bankaca açılan ve kullandırılan kredilerden davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, mülga Borçlar Kanunu kapsamında müteselsil kefaletin bulunduğu, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan ... tarihli süresiz çerçeve sözleşmeye dayalı olarak dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden kat ve takip tarihi itibari ile devam eden muaccel kredilerden davacı ...'in kefalet sorumluluğunun doğduğunu, dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden ... kat tarihi itibari ile ... numaralı krediden ...TL ve ... numaralı krediden ...TL olmak üzere taksitli kredilerden takip tarihi itibari ile toplam ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ...TL gider vergisi olmak üzere toplam ...TL asıl alacağa takipten itibaren %48,48 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, kredili mevduat hesabı yönünden; ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz ...TL gider vergisi olmak üzere toplam ...TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu belirtmiştir. Bilirkişi ...'nün ... tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök rapora yapılan itirazları yanıtlamıştır. Mahkememizin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararımızın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Somut olayda; dava dışı asıl borçlu şirketle davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini davacı taraf kefil sıfatıyla imzalamıştır. Mahkemece, davacının kefil olduğu iki adet sözleşmenin bulunduğu, bunlardan ... tarihli sözleşmedeki davacı kefaletinin geçerli olmadığı, diğer ... tarihli sözleşmedeki davacı tarafın kefaletinin usul ve yasaya uygun olduğunun kabulüyle bilirkişi ...'nün ... tarihli raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bilirkişi raporunda borcun bir kısmının ödendiğinin tespit edilmesine rağmen bu ödemelerin hangi krediden mahsup edildiği hususunun anlaşılamadığı, raporda davacının ... tarihli sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğunun tespiti karşısında davalı tarafça yapılan ödemeler nedeniyle yapılan mahsupların davacının sorumlu olduğu kefalet miktarını değiştirip değiştirmeyeceği konusunda bir açıklamanın bulunmadığı, davacı tarafça rapora bu yönden itiraz edilmesine rağmen bilirkişi ek raporunda bu itirazın karşılanmadığı anlaşıldığından mahkemece bu hususun açıklığa kavuşturulması için aynı bilirkişiden ikinci bir ek rapor alınmak ve denetlenmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; Bankacı Bilirkişi ...'nün 23/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; 19.08.2019 tarihli kök raporunda, sözleşme ve kefalet sözleşmeleri mahallinde incelenmek suretiyle davacının müteselsil kefil sıfatıyla şahsen imzaladığı çerçeve niteliğindeki her iki süresiz kredi genel sözleşmelerine dayalı olarak dava dışı kredi lehtarına her türlü kredi işlemi açılıp kullandırılmasının mümkün olduğu, kullandırılabilecek kredi işlemlerinde kefillere bilgi verileceği ayrıca imzalarının alınacağı yönünde hiçbir bankayı bağlayıcı mevzuat bulunmadığı, kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrütleri sonuçlarından sorumlu olacaklarının belirtilmesini takiben davacı ...’in ... tarihli kredi sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesinde eş rızasının alınmaması ve kefalet tarihinin yazılmaması nedeniyle geçerlilik bulunmadığı ancak, mülga Türk Borçlar Yasası kapsamında müteselsil kefaletinin bulunduğu, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan ... tarihli süresiz ve geçerliliği devam eden çerçeve sözleşmeye bağlı kefalet sözleşmesine dayalı olarak dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden kat ve takip tarihi itibariyle devam eden muaccel kredilerden davacı ...’in kefaleten sorumlu olacağı tespitiyle, raporumuzda inceleme yapılan ... tarihi itibariyle kat edilen kredilerden ... tarihli sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan ve borcu devam eden ... ve ... numaralı taksitli krediler ile kredili mevduat hesabı kredisinden davacının kefaleten sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. nitekim raporumuzun sonuç bölümünde; davalı banka tarafından ... tarihli sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan kredilerden ... kat tarihi itibariyle, ... numaralı krediden ... TL ve ... numaralı krediden ... TL. olmak üzere taksitli kredilerden toplam ... TL asıl alacak, kredili mevduat kredisinden ... TL. asıl alacak tutarlarından doğan banka alacağından davacı kefil ... kendi temerrüdü sonuçlarıyla kefaleten sorumlu olduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davacı ...’in ... takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğu denetime elverişli hesaplama tablolarında asıl alacak tutarına temerrüt tarihine kadar kredinin tabi olduğu akdi faiz ve temerrüt tarihinden ... takip tarihine kadar ise temerrüt faizinin basit usulde yürütülmesiyle hesaplama yapıldığını, ... kat ve ... takip tarihleri arasında dava dışı asıl borçlu diğer kefiller ve davacı kefil ... tarafınca yapılan bir ödemenin varlığı bulunmadığından, yeniden bir hesaplama yapılması mümkün bulunmadığını rapor etmiştir. Bankacı Bilirkişi ...'in 12/04/2024 tarihli raporunda özetle; asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilere ... kat tarihi öncesinde yapılan geri ödemeler düşüldükten sonra, önceki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, ... kat tarihi itibariyle davacının kefalet limiti olan ...TL dahilinde kalan, toplam ... TL ve ... TL tutarındaki asıl alacak borcuna, davacı kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdü dolayısıyla sorumluluğu bulunduğunu, ... kat tarihinden sonra ... takip tarihine kadar kredilere geri ödeme bulunmadığını rapor etmiştir. Davalı bankaca dava dışı asıl borçlu ... Şirketi, dava dışı kefiller ... Şirketi, ... Şirketi, ... ile davacı kefil ...’e ... tarihinde Antalya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; sözleşmeler uyarınca ...-... numaralı ticari kredili mevduat, ...-..., ...-..., ...-..., ...-... ve ...-... numaralı taksitli ticari kredilerine konu borçların ... tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiği, muaccel hale gelen anapara, faiz, kur farkı, KKDF, BSMV ve diğer kalemlerden oluşan toplam ... TL’yi 7 gün içinde ödenmesi ve çek yasal yükümlülük toplamı olan ... TL’yi 7 gün içinde depo etmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurularak tahsili yoluna gidileceği, bildirilmiştir. Davalı bankanın ihtarnamesine rağmen borç ödenmediği için bankaca davacı kefil ... ile dava dışı kefiller ... ve ... Şirketi aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Dairesi ... Esas sayılı ilamsız takip dosyasıyla; aşağıda tabloda detayları bulunan toplam ... TL nakit alacağın tahsili ile asıl alacağa işleyecek %54 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi işletilmesi talebiyle, tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak, kısmi ödemelerde TBK.100’e göre mahsup yapılması kaydıyla ve ... TL çek yasal yükümlülük tutarının deposu talebiyle takip başlatıldığı, anlaşılmaktadır. Davacı genel kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla yer aldığı ilamsız takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Davacı kefalet sözleşmelerinin geçerli olmadığını iddia etmekte, davalı ise sözleşmelerin geçerli olduğunu ileri sürmektedir. Davacının kefil olduğu iki adet sözleşme bulunmaktadır. Bunlardan biri ... tarihli davalı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... Şti. arasında akdedilen ve davalı ile davalı dışı ... Şti. ile ...'ın kefil sıfatı ile yer aldığı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesidir. Bu sözleşme akdedildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir fakat 28/03/2013 tarihinde 6455 sayılı Kanunun 77. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 584. maddesine eklenen üçüncü fıkra henüz yoktur. Başka bir ifade ile eş rızası ticari işletme sahibi ve şirket ortaklarının mesleki faaliyetleri için verilen kefaletlerde de aranmaktadır. Davacı ... tarihli sözleşme akdedildiği zaman ... Şti.'nin ortakları arasında yer almakta ise de gerek eş rızasının alınmaması gerekse kefalet tarihinin yazmaması nedeniyle kefalet sözleşmesi geçerli değildir. Taraflar arasında akdedilen bir diğer sözleşme ise ... tarihinde yapılan davalı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... Şti. arasında akdedilen ve davalı ile davalı dışı ... Şti. ile ...'ın kefil sıfatı ile yer aldığı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesidir. Bu sözleşme akdedildiğinde 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlüktedir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1. maddesine göre Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Kefalet sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte iken kanuna uygun olarak kurulduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583. maddesindeki düzenlemeden dolayı geçersiz kabul edilemez. Ancak davacının ... tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan ve takip tarihi itibariyle açık kalan krediler yönüyle, ... tarihli çerçeve niteliğindeki süresiz genel kredi sözleşmesindeki müteselsil kefaleti nedeniyle, asıl borçlu şirketin ... kat tarihi itibariyle ... TL’ye kadar asıl alacak tutarındaki kredi borcuna, davacının kendi kefalet limiti ve temerrüdünden sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda Taksitli ticari krediler yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi ve masraf ... TL olmak üzere toplam ... TL ile Kredili mevduat hesabı yönünden; ...TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi ve masraf ... TL olmak üzere toplam ... TL'den dolayı sorumluluğu bulunduğundan 12/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun BAM kaldırma kararının gerekçesine uygun denetlenebilir olması nedeni ile hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davacının davasının Kısmen KABUL Kısmen REDDİNE, 2. Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile; Taksitli ticari krediler yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi ve masraf ... TL olmak üzere toplam ... TL Kredili mevduat hesabı yönünden; ...TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi ve masraf ... TL olmak üzere toplam ... TL; Borçlu olduğuna; bunun dışında alacaklar yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4. Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7. Davacı tarafından yapılan; Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ... TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı