İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/487 E. 2025/9 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/487
- Karar No
- 2025/9
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/487 Esas KARAR NO : 2025/9 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ürünleri satışı yapan bir şirket olduğunu, taraflar arasında malzeme satışı ile ilgili olarak ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki gereği davalı şirkete ürün satımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından anılan faturalara istinaden alacağı olan ... Euro'nun ödenmemesi sebebiyle Antalay Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibi yapılan icra dairesinin yetki çevresinde açılacağını gösteren bir hükmünde olmaması sebebiyle TBK m.89/1 uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği için yetkili icra dairesi Antalya Genel İcra Daireleri olduğunu, davalı taraf yapılan takipte takip tarihine kadar işlenmiş olan faize de itiraz ettiğini, davalı borçlu şirketin yapılmış olan icra takibine karşı itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu ve takibe itiraz ile ulaşılmak istenen amaç ve zaman kazanmak olduğunu, davalının borca itirazı neticesinde takibin durduğunu bildirerek davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazın iptaline ... Euro asıl alacak için takibin devamına ve tüm ferileri ile tahsiline, itirazın haksız olması sebebiyle borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün takibe yetkili olmadığını, müvekkilinin adresinin .../... olduğunu, Antalya icra dairelerinin takibe yetkisinin olmadığını, takibin yetkili ... icra müdürlüğünde açılmasının gerektiğini, müvekkilinin ... aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, ödeme emrinin müvekkiline ... tarihinde tebliğ edildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, bu sebeple borca, asıl alacağa, işlemiş faize ve takibe itiraz edildiğini, takipte talep edilen işlemiş faizin fahiş olduğunu, temerrüt faizinin istenebilmesi için müvekkilinin temerrüde düşürülmüş olmasının gerektiğini bildirerek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar-kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce; Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden dava konusu cari hesap dönemine ilişkin BA/BS formları getirtilmiş, davacı tarafa ticari defterlerini dosyaya sunmaları için süre verilerek davacı tarafça dosyaya sunulan ticari defter incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi talimat yazılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış ve itirazlar üzerine mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından borçlu ... aleyhine ... Euro asıl alacak, ... Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-Euro üzerinden takip başlatıldığı, borçlu tarafından ... tarihinde borca, asıl alacağa, işlemiş faize ve takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi ... tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri elektronik defter (e-defter) ortamında tutulduğu ve dava konusu olayların dönemi olan 2020, 2021 ve 2022 yılı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ayları ile ilgili ticari defterlerinin E-Defter Beratları sürelerinde alındığı, bu nedenle davacı şirketin inceleme konusu olan 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, dava dosyasına sunulan Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davalı şirkete ait BA formları üzerinde yapılan incelemelerde, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan 3 adet faturanın, davalı şirket tarafından bağlı olduğu vergi dairesine davacı şirketten alınan mal alış faturası olarak beyan edildiği, dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davacı şirket tarafından davalı adına e-fatura olarak düzenlenmiş ve davalı tarafa elektronik ortamda davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafa elektronik ortamda teslim edilen faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde veya sonrasına davacı adına iade faturası düzenlediği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturalar muhteviyatındaki malların teslimi ile ilgili olarak davacı şirket tarafından davalı adına 3 adet sevk irsaliyesi düzenlendiği, ancak sevk irsaliyeleri muhteviyatındaki teslim alan bölümlerinde teslim alan ile ilgili hiçbir bilginin olmadığı, taraflar arasında, ödemelerde gecikme olması durumunda gecikme faizi alınacağı ile ilgili bir sözleşme düzenlendiğine dair bir belge ibraz edilmediği, TTK.nun 18/3.maddesinde; " Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " hükmü yer aldığı, davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, davacı tarafın takip tarihinden önce faiz talep etmesinin yerinde olmadığı, sonuç olarak; davacı şirketin ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan açık faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... € = ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu, Dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan e-faturaların davalı şirkete elektronik ortamda teslim edildiği, e-faturalar muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdiri ise sayın mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle talimat yolu ile mali müşavir bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;"Davacı tarafından e-fatura olarak kesilen dava konusu faturaların davalı sisteminden incelemesi yapılmış olup kayıtlara alındığı, davalının 2019-2020-2021 yılları resmi defterlerinin e-defter olarak beyan edildiği, davalı tarafin defter ve kayıtlarında; tarafların çalıştıkları dönemlere ilişkin hesap ekstresi; davaya konu fatura ödemelerinin ... tarihinde kesilen ... No'lu ... vadeli çek ile ödendiği, verilen çek bedelinin ... Euro karşılığı bakiyenin ... tarihli Merkez Bankası Alış Kuru olan ... TL den dönüşüm yapılarak ... TL olduğu, yapılan Ticari İşlerle ilgili herhangi bir sözleşme olmadığının beyan edildiği, takip talebine dayanak olarak gösterilen faturalar, İİK'nun 68. maddesinin 1. Fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı halde borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul edip itirazını ödeme olgusuna dayandırmış olduğundan ispat yükü borçluya geçtiği, bu nedenle davalı borçlunun İİK'nun 68. maddesini 1. fıkrasına göre takip konusu borcu ödediğini ispat etmesi gerektiği, davalı taraf defter incelemesinde davacıya olan toplam borç bakiyesi karşılığı ... tarihinde çek verdiği, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğine ilişkin Yargıtay kararlarının bulunduğu, dava konusu takip dayanağı faturaların incelenmesinde; faturaların konusunun ... ürünler satış bedellerinden kaynaklandığı ve fatura bedellerinin EURO cinsi döviz olarak düzenlendiği, davacının ... tarihinde alacak bakiyesinin faturalar üzerindeki TL karşılığının ... TL (... Euro) olduğu davalının bu bakiye karşılığı ... tarihinde ... Euro*... TL (... Merkez Alış Kuru)-... TL tutarlı ... tarihli çek verdiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak; davacı tarafından kesilen faturaların davalının resmi defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların e-fatura olarak kesildiği, faturaların Euro döviz cinsinden kesilip TL olarak muhasebe kayıtlarına alındığı, davalının davacıya borcunun ... itibariyle kayıtlardaki TL karşılığının ...-TL döviz karşılığının ... Euro olduğu, davacı tarafından kesilen toplam 5 fatura bedelinin toplam tutarı olan ... Euro ve ... TL'nin ... tarihinde çek kesilerek ödendiği, çekin ... Euro tutarı üzerinden ... tarihli Merkez Bankası Alış Kurundan dönüşüm yapılarak ... TL olarak kesildiği ve çek vadesinin ... olduğu, Yargıtay hükümleri gereği çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceği, Tarafların hukuki yorum gerektiren iddia, savunma ve delilleri ile diğer taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından tanzim edilen ... tarihli ek raporunda özetle; "Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde, Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği, davacı şirketin ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan açık faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... € — ...-TL. Tutarında davalı şirketten alacağının olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında davacı şirket tarafından davalı şirkete mal satılması şeklinde bir ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı faturaya dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davalının itirazının iptali için işbu davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle borca, ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, ayrıca mahkememizin yetkisiz olduğuna ilişkin ilk itirazını öne sürdüğü, davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin dava şartı itirazı ile mahkememizin yetkisine ilişkin ilk itirazının HMK 10 ve TBK 89 maddeleri gereğince mahkememiz yetkili olduğu anlaşıldığından reddedildiği, dosya kapsamında davacı ticari defterleri incelenmek suretiyle Mahkememizce alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin inceleme konusu olan ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, takip ve dava konusu alacağın dayanağı olan açık faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... € = ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu, e-faturalar muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdiri ise sayın mahkemeye ait olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında davalı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle talimat yoluyla alınan tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından e-fatura olarak kesilen dava konusu faturaların davalı sisteminden incelemesi yapılmış olup kayıtlara alındığı, davaya konu fatura ödemelerinin ... tarihinde kesilen ... No'lu ... vadeli çek ile ödendiği, verilen çek bedelinin ... Euro karşılığı bakiyenin ... tarihli Merkez Bankası Alış Kuru olan ... TL den dönüşüm yapılarak ... TL olduğu, davalı taraf defter incelemesinde davacıya olan toplam borç bakiyesi karşılığı ... tarihinde çek verdiği, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğine ilişkin Yargıtay kararlarının bulunduğu, dava konusu fatura bedellerinin EURO cinsi döviz olarak düzenlendiği, davacının ... tarihinde alacak bakiyesinin faturalar üzerindeki TL karşılığının ...-TL (... Euro) olduğu davalının bu bakiye karşılığı ... tarihinde ... Euro*...-TL (... Merkez Alış Kuru)- ... TL tutarlı ... tarihli çek verdiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak; davacı tarafından kesilen faturaların davalının resmi defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların e-fatura olarak kesildiği, faturaların Euro döviz cinsinden kesilip TL olarak muhasebe kayıtlarına alındığı, davalının davacıya borcunun ... itibariyle kayıtlardaki TL karşılığının ... TL döviz karşılığının ... Euro olduğu, davacı tarafından kesilen toplam 5 fatura bedelinin toplam tutarı olan ... Euro ve ... TL'nin ... tarihinde çek kesilerek ödendiğinin belirtildiği, mahkememizce tarafların ticari defterlerinin birlikte değerlendirilmesi ve taraf itirazlarının karşılanması için aldırılan ... tarihli bilirkişi ek raporunda, tarafların ticari defterlerindeki alacak-borç farklılığının sebebinin, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan davalı şirketin çek ile yaptığı ...-TL.tutarındaki ödemenin, taraflarca değişik döviz kurları dikkate alınmasından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerindeki davacının davalı adına düzenlediği faturalar tutarı olan ...-TL-... € tutarı yönünden tarafların ticari defterleri birbiri teyit ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda taraflar arasında fatura bedeli ve fatura konusu malların teslimi hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın fatura bedelinin EURO cinsinden düzenlenmesi nedeniyle davalının TL birim fiyatından çek ile yaptığı ödeme neticesinde yaptığı ödemelerin hangi tarihteki kur üzerinden çevrileceği noktasında yani esas itibarıyla kur farkı alacağından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı kararı; 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yarg. 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar). Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 19 HD’nin 20/04/2016 tarihli 2015/16900 E., 2016/6896 K. sayılı kararı; 14/11/2013 tarihli 2013/14587 E., 2014/17996 K. sayılı kararı). Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden tarafın bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2020/4821 E. 2021/65 K.; 19/04/2022 tarih 2020/7585 E. 2022/3142 K. Sayılı içtihatları). Yukarıda açıklanan Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu, çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü ile davalı tarafça yapılan ödemelerin çeklerin verildiği tarihteki kur üzerinden Yabancı para birimine çevrilerek hesaplama yapılması gerektiği, çeklerin verildiği tarihe göre hesaplama yapan hüküm kurmaya elverişli talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının davacıya borcunun ... itibariyle kayıtlardaki TL karşılığının ...-TL döviz karşılığının ... Euro olduğu, davacı tarafından kesilen toplam 5 fatura bedelinin toplam tutarı olan ... Euro ve ... TL'nin ... tarihinde çek kesilerek ödendiği, çekin ... Euro tutarı üzerinden ... tarihli Merkez Bankası Alış Kurundan dönüşüm yapılarak ... TL olarak kesildiği ve davalının davacıya borcunun bulunmadığının anlışıldığı, böylece davalının takibe itirazında haklı olduğu anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine; her ne kadar davalı tarafça kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, davacı tarafın kötüniyetli olarak takip başlattığı ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan ...-TL'nin, peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan ...-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)