İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/72 E. 2021/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/72
Karar No
2021/259
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/72 Esas KARAR NO : 2021/259 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2021 KARAR TARİHİ : 26/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ana yüklenici olduğu Antalya ... Salonu Yapım işi ile ilgili beton alımları için, davalı tarafla hazır beton alımı sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafın davacıya bir süre hazır beton tedarik ettiğini ancak kısa bir süre sonra sözleşmede belirlenen ürün fiyatlarını hiç bir gerekçe göstermeden %22 oranında artırdığını, ürün fiyatlarına fahiş oranda zam yaptığını, davalı tarafın piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığını, davalı tarafın Akdeniz bölgesindeki hazır beton piyasasında üretim kapasitesinin yüksekliği ve hammadde tedarikçisi olması nedeniyle piyasaya hakim durumda olduğunu, akdeniz bölgesinde hazır beton fiyatlarını tek başına belirlediğini, davalı tarafın bölgedeki hakim durumunu kötüye kullandığını , ürüne fahiş zam yaptıktan sonra bölgedeki başka hazır beton firmalarının davacıya hazır beton vermesini de engelleme suretiyle, davacıyı kendisinden fahiş fiyatla ürün satın almaya mecbur bıraktığını, davacının yüklenicisi olduğu inşaatın kamu ihalesi olduğunu, süreli olduğunu ve gecikme durumunda gecikme cezası uygulanması veya teminatın paraya çevrilmesinin söz konusu olduğunu, davacı ihtiyacı olan hazır betonu yakın mesafeli bir tedarikçiden tedarik etmek zorunda olduğunu, davalı tarafın davacıya verdiğin zararların çimento üreticileri birliğinden tespit edilecek bölgelere göre ürün fiyatları ile karşılaştırmalı bölgesel piyasa araştırması ile ortaya çıkacağını, davalının süreç içinde davacıya uyguladığı zamlı ürün fiyatlarının fahiş olduğunu, davacının davalının hakim durumunu kötüye kullanması nedeniyle, mezkur zamlı fiyatlardan ürün tedarik etmeye mecbur kaldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını ve ve tedarik etmek zorunda olduğu ürünleri zamanında vermemek suretiyle de davacıyı zarara uğrattığını beyan etmekle; şimdilik ...'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Beton fiyatlarının fahiş olmanın aksine düşük olduğunu, Müvekkili şirketin davacı şirket ile imzalamış olduğu ... tarihli hazır beton sözleşmesi uyarınca davacı şirketin üstlenmiş olduğu Antalya ... Salonu Yapım işine beton dökümü gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını, sözleşmenin akdedildiği tarihinde konkordato mühleti içerisinde olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketle iş yapmak için komiserler kurulundan izin aldığını, konkordato komiserler kurulununda sözleşmeye ve ticari ilişkiye uygunluk verdiğini ... ile yapılan hazır beton sözleşmesi gereği beton fiyatlarının belirlendiğini, ayrıca davacının iddia ettiği gibi hakim durumun kötüye kullanılmasının davacıya başka firmaların beton vermesinin engellenmesi, ham madde tedarik etmemekte tehdit edilmesi ve geç teslimin söz konusu olmadığını, davacının bu işlerden kaynaklı doğan borçlarını müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca ...'a karşı ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve herhangi bir itirazınında olmadığını, davacının ... İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile takibin iptali talepli dava açtığını, yargılama neticesinde ...'ın davasının reddine karar verildiğini, alacaklarını çekişmeli hale getirmek için kötüniyetli olarak davacı tarafından iş bu davanın açıldığını, davacı tarafından herhangi bir somut delil'in dosyaya sunulmadığını, müvekkili şirketin hazır beton sektöründe ülkenin öncü firması olduğunu ve fiyatlarının her dönem denetlendiğini, müvekkili ile davacı arasında 2018 yılından itibaren ticari ilişkinin devam ettiğini, müvekkili tarafından 2018 yılında 2. Kez davacının işleri için beton dökümü yapıldığını, davacı tarafından bu işlere ilişkin ödemeler yapıldığını, sonrasında davacının konkordato davası açması ve mühlet alması sonucunda yukarıda açıklandığı üzere mühlet içerisinde komiser onayı ile 2019 yılı başlarından itibaren ticari ilişkiye devam edildiğini ve beton döküldüğünü, davacının yıllardır ürün fiyatlarının fahiş olduğu ya da geç teslim edildiği yönünde hiçbir iddiada bulunmadığını, faturalara itiraz etmediğini ve dava da açmadığını, fiyatların fahiş olması ve geç teslimin kesinlikle söz konusu olmadığını beyan etmekle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Piyasadaki hakim durumun kötüye kullanılması ve rekabet hukukuna aykırılık sebebi ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 4054 s. Rekabet Korunması Hakkında Kanun'da düzenleme yeri bulan rekabet hukukunun amacı; mal ve hizmet piyasalarında, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları, ile piyasada hakim durumda olan teşebbüslerin bu durumlarını kötüye kullanmalarını önlemektir. Bu amaçla 4054 sayılı Kanun'da gerekli düzenleme ve denetleyici hükümler konulmuştur. Adı geçen kanun’un 6. maddesinde “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 16/3. maddesinde ise “Bu Kanun'un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için nispi idari para cezası öngörülmüştür. Nitekim somut vakıada, davaya konu eylem sebebiyle, davacı tarafın idareye bir başvurusu söz konusu değildir. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2016/4553 E. Ve 2017/6833 K. Sayılı ilamında " ... davacı tarafça ileri sürülen piyasadaki hakim durumu kötüye kullanılması iddiası yönünden, Rekabet Kurumu tarafından idari soruşturma yapılması ve eylemin sabit görülerek idari yaptırım kararının verilmesi uygulanması bundan zarar görenlerin ise ancak idari soruşturmanın kesinleşmesinden sonra 4054 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca zararlarının tazminini isteme hakları öngörülmüş olup, dava şartı niteliğindeki anılan prosedürler tamamlanmadan mahkemece, davanın usulden reddi yerine davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değil..." belirtildiği gibi davacı tarafça açılan davanın, Rekabet Kurumuna başvuru yapılmadan açıldığından, dava şartı niteliğindeki anılan prosedürler eksikliği nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle 6100sayılı HMK 'nun 114 ve 115 maddeleri gereğince usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ....- TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭....-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ....TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ‭davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2021 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/72, K. 2021/259, T. 26.03.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-72-e-2021-259-k-010d5a8ab9b4