İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/522 E. 2020/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/522
- Karar No
- 2020/680
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/522 Esas KARAR NO : 2020/680 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2017 KARAR TARİHİ : 25/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tarihinde müvekkilinin kullandığı ... Ltd. Şti. Ye ait .... plakalı araçla dava dışı ... yönetimindeki araç arasında bir trafik kazası meydana geldiğini, bu trafik kazası nedeniyle dava dışı ... ... Sosyal Güvenlik kurumu tarafından ... .-TL iş göremezlik ödemesi yapıldığını, SGK'nun bu ödemeye karşılık olarak müvekkiline ... /... sayılı dosyasından borç bildirim muhtırası gönderildiğini muhtıraya göre toplamda ... .-TL nin ödenmesinin istendiğini, kurumla yapılan görüşmelerde toplam dosya borcunun .... .-TL olduğunun bildirildiğini, meydana gelen kaza neticesinde üçüncü şahıs olan ... ... 'e yapılan iş göremezlik ödemesinde ... Ltd. Şti'ye ait ... plakalı aracı sigortacısı olan davalı tarafın poliçe limitine göre sorumluluğunun bulunduğunu, sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminatla tedavi giderleri ve maddi hasarların sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazmin zorunda olduğu zararlardan olduğunu beyan etmekle; davanın kabulü ile müvekkilinin ödemiş olduğu ve ödemeye devam ettiği ... .-TL'nin davalı taraftan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın zaman aşımına uğradığını, davanın açıldığı tarih ile olay arasında 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuru ile talepte bulunulması, başvurudan itibaren 15 gün içinde bu isteğe cevap verilmemesi veya cevabın talebi karşılaması halinde, dava açılması gerekirken, başvuru yapılmaksızın doğrudan açılan iş bu davanın usulden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın ... tarihinde açıldığını, Karayolları Trafik Kanununun 97. Maddesi gereği müvekkili şirkete dava konusu talep için yazılı başvuruda yapılmadığını, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle yaptığı ödemeden doğan sorumluluğun bizzat Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu beyan etmekle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: ... tarihinde meydana gelen ve davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile yapmış olduğu trafik kazası nedeniyle dava dışı SGK tarafından hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik zararının davacıdan tahsil edilmiş olması nedeniyle açılan rücuya ilişkin tazminat davası niteliğindedir. Kazaya karışan ... plakalı araç dava dışı ... ... Ltd. Şti'nin mülkiyetinde olup sigorta sözleşmesinin davacı şirket ile davalı ... arasında düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından SGK'ya ödenen geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinden talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Dosya içerisine davacı vekili tarafından; SGK tarafından gönderilen ... tarih ... /... dosya numaralı borç bildirim belgesi, ZMSS poliçesi , SGK kayıtları, sigorta şirketi kayıtları, ... plakalı araca ait kayıtlar, SGK'dan alınan hesap tablosu sunulmuş, Antalya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ...'e ödenen geçici iş göremezlik zararının rücuen tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise ne kadar ve kimden tahsil edildiği hususu sorulmuş, kusur konusunda uzman trafikçi bilirkişiden rapor aldırılmış , kusur bilirkişisi raporuna tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmış, bilirkişi ek raporuna da tarafların itirazı üzerine, dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine Başkanlığına gönderilerek tarafların kusur oranına ilişkin tekrar rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ... 'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... plakalı oto sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu , ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; kök raporunda olduğu gibi ... plakalı oto sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu , ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli kusur raporunda sonuç olarak; Davacı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli .../... esas-.../... karar sayılı kararında; Davalı, davaya konu zararlandırıcı eyleme neden olduğu ileri sürülen ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davacı ise davalı ... şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsüdür. SGK tarafından hasara uğrayan karşı araç sürücüsüne yapılan ödemenin tahsili için sigortalanan araç sürücüsü davacıya yazılı başvuru yapılmış ve yapılan başvurucu sonucu davacı sürücü, SGK'nın bu zararını (hasara uğrayan karşı araç sürücüsüne yapmış olduğu ödemeyi) üstlenerek dava dışı SGK zararını gidermiştir. Davacı taraf, SGK tarafından karşı araç sürücüsüne yapılan ödemenin kendisinden tahsil edilmiş olması sebebi ile zarar sorumlusu olan kullanmış olduğu aracın ZMM sigortacısından talep etmektedir. Taraflar arasında doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığı gibi, davacı zarar gören de 3. Kişi konumunda olmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 ve devamı maddeleri kapsamında kalmamaktadır. Davcı taraf, SGKya yapmış olduğu ödeme nedeni ile davalıya rücu etmektedir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olmaması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olmadığı gibi davacı taraf tacir de değildir. Dolayısıyla da dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı gibi, halefiyet davası bir ticari dava da sayılamayacağından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen görevsizlik kararı üzerine dosya Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ... /... esas- ... /... karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilerek dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesine gönderilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... tarihli ... /... esas-... /... karar sayılı ilamı ile; "Somut uyuşmazlıkta; trafik kazası neticesinde, dava dışı şahsa SGK tarafından yapılan ödemenin, kendisinden talep edilmesi nedeniyle, davacı araç sürücüsünün, kazaya karışan kullanmış olduğu aracın, sigortacısı olan davalı tarafın poliçe limitine göre sorumluluğunun bulunduğunu, sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminatla tedavi giderleri ve maddi hasarların sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazmin zorunda olduğu zararlardan olduğunu beyanla ve ZMMS dayanarak davalı ... şirketine karşı dava açtığından , davalı ... şirketinin sorumluluğunun TTK' nın 1483/1.maddesinden kaynaklanması ve aynı Kanunun 4.maddesine göre TTK' dan kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağının açıkça belirtilmesine göre, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle davaya bakma görev ve yetkili mahkemenin Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından; Antalya ... .Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas .../... karar ve ... tarihli kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gelmiş, mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. 6098 sayılı TBK.nun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği", 2918 sayılı KTK 85/1 maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşübbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı" düzenlemesine yer verildiği, 2918 sayılı KTK 85/son maddesinde " işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu", olduğu, 2918 sayılı KTK 86/2 maddesinde " sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, kazanın oluşumunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hakimin durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebileceği", 2918 sayılı KTK 91/1 maddesinde "İşletenlerin, bu Kanununun 85. maddesinin 1 fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu" olduğu öngörülmüştür. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlarda yer alan muvakkat iş göremezlik zararının hakikaten tedavi gideri mahiyetinde olup olmadığı ve 2918 sayılı Yasanın amacının da böyle olup olmadığının tartışılması gerekir. 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik giderlerinin tedavi dahilinde bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahiyeti itibariyle de belirli süre çalışamamanın karşılığı olan bu tazminatın tedavi ile bir bağı bulunmamaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, 2019/40 Esas numaralı, 2020/40 Karar numaralı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile, "Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, b) Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.”ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine" karar vermiştir. Bu sebeple sürücü ve işleten yanında sigorta şirketlerinin de halen bu tazminat kaleminden sorumlulukları devam etmektedir. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı ...'in iş göremeyecek şekilde yaralandığı ve bu nedenle de SGK'dan işgöremezlik raporu nedeni ile ....-TL rapor parası aldığı, SGK da davacı sürücüye rücu ettiği ve davacıdan rapor parası ile faizini tahsil ettiği dosya arasına aldırılan evraklar ile sabittir. Kazanın meydana gelişinde davacı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle dava dışı sürücünün geçici iş göremezliğinden davacı sürücü ile ZMMS sigortacısının davacı sürücünün kusuru oranına sorumlu olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ....-TL tazminatın davalı ... şirketinden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...' a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı ... şirketinin poliçe limitiyle ilgili sorumlu tutulmasına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ....-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan ....-TL harcın mahsubu ile bakiye ....-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ....-TL peşin harç, ....-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti toplamından ibaret toplam ....-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ....-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalının yokluğunda, davacı yönünden miktar itibari ile kesin, davalı yönünden ise HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/12/2020 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır