İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/156 E. 2020/217 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/156
- Karar No
- 2020/217
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/156 KARAR NO : 2020/217
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2020 KARAR TARİHİ : 23/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...' nun ... başlangıç ... bitiş tarihli ... kasko sigortası poliçesi ile ... plakalı aracını müvekkili şirkete teminat altına aldırdığını, bu aracın davalı şirkete ait ... plakalı araç ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, ekser raporu uyarınca müvekkili şirket teminat altına aldığı sigortalının zararını tanzim etmek için ...-TL sigortalıya ödemede bulunduğunu, hasarın meydana gelmesinin ardından davalı şirkete it araç sürücüsünün olay mahallinden firarı göz önüne alınarak rücu ettiklerini ve Antalya ... İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine başlattıkları takibin haksız olarak itiraz edilmesi üzerinde durdurulduğunu, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Dava; kasko sigortacısı tarafından halefiyet ilkesi uyarınca zarara neden olan araç işletenine karşı açılan rucüen tazminat davasıdır. İtirazın iptali davası formatında açılmıştır. Dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu, zarar gören aracın hususi nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 49 ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Dava halefiyete dayalı sigorta rücu davası esas itibariyle sigortalısının kendisine zarar verene karşı açacağı bir tazminat davası niteliğinde olduğundan bu davanın hukuki sebebi de sigortalı ile zarar veren arasındaki hukuki sebeptir. Bu nedenle hukuki sebep haksız eylem olduğundan görevli mahkeme HMK'nın ilgili hükümlerine göre belirlenir. Sigortalı ile zarar veren arasındaki ilişki ticari nitelikte değilse böyle bir davanın ticaret mahkemesinde açılması mümkün değildir. Dava, halefiyet yolu ile talep edilen tazminata ilişkin olup, bu tür davalarda asıl hak sahibi olan kişi hangi mahkemede dava açabilecek ise onun halefi olan sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Sigorta ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Somut olayda her ne kadar taraflar tacir ise de; Davacı sigorta şirketinin sigortalısı konumunda bulunan dava dışı üçüncü kişinin tacir olmaması ve hasara uğrayan aracın da ticari araç olmaması nedeni ile açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı da göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerinin davaya bakmakla görevli oluşu, görev unsurunun dava şartlarından oluşu ve re'sen gözetilmesi gerektiği de göz önüne alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/06/2020
Katip ... E-imzalı
Hakim ... E-imzalı