İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/335 E. 2021/590 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/335
- Karar No
- 2021/590
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/335 Esas KARAR NO : 2021/590 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/05/2014 KARAR TARİHİ : 14/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davacıların desteği müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve karşı taraftan gelen ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın üzerinden geçmesi sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin kaza nedeniyle fiili desteklerini yitirdiklerini, olay ile ilgili açılan ceza davasında kusurun tamamı ile müteveffada olduğunun tespit edildiğini ve sanığın beraatine karar verildiğini belirterek müvekkilleri ... ve ... için ...'er TL ve müvekkili ... ... için ise ....-TL olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, davacıların taleplerinin poliçe teminatı dışında yer aldığını çünkü dava konusu trafik kazasının tamamen sürücü müteveffanın kusurlu olması nedeniyle meydana geldiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte destekten yoksunluk tazminatı hesabının uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, yine olayda müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; nüfus kayıtları, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, veraset ilamı dosyaya sunulmuş, kusur ve aktüer bilirkişilerden ayrı ayrı raporlar aldırılmıştır. Dava; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin eşi ve çocukları tarafından sigorta şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Davalı vekilinin zaman aşımı itirazının; olayda uygulanması gereken zaman aşımı hükümlerinin 2918 sayılı KTK'nın 109/2 ve TCK 68/1-e maddeleri uyarınca 10 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresine tabi oluşu gözetilerek zaman aşımı itirazı reddedilmiştir. Gerek kaza tespit tutanağından, gerekse de Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi ... ... vefat etmiştir. Davalı sigorta şirketi murisin olay günü sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ZMSS sigortacısı olduğu, dosya içerisindeki sigorta poliçesinden anlaşılmaktadır. Ayrıca sigorta poliçesinde ölüm halinde poliçe limiti ...-TL olarak yazılı ise de davalı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesinden de anlaşılacağı üzere kaza tarihindeki poliçe limitinin ...-TL olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisine getirtilen veraset ilamının incelenmesinde; murisin mirasçısı olarak ... doğumlu eşi ... ..., ... doğumlu oğlu ... ..., ... doğumlu kızı ... ... ve ... doğumlu kızı ...'nın kaldığı anlaşılmıştır. Davacılar ölenin eşi ve çocuklarıdır. Olaydaki kusur durumunun tespiti bakımından dava dosyası trafikçi bilirkişiye tevdi edilmiş, Bilirkişi ... tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... tarihli rapora göre; ölen sürücü ... ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan yazıya verilen ... tarihli cevabi yazıya göre; davacılara yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Antalya SGK İl Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısına göre; ölüm olayı nedeniyle davacılara herhangi bir gelir bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür. Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen; ... tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı eş ... ...'nın evlenme ihtimalinin bulunmadığı değerlendirilmiş, sonuç olarak eş ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminat alacağının ...-TL, kızı ... ...'nın ...-TL ve kızı ...'nın ise ...-TL tazminat alacağı hesaplanmış, mahkememizce de bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel verilere uygun ve ayrıntılı dosya kapsamına da uygun oluşu gözetilerek rapora itibar edilmiştir. Davacılar her ne kadar murislerin sigortacısı aleyhine dava açmış iseler de ve kaza olayında ölenin %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş ise de, davacıların sigortacıya karşı 3. kişi konumunda olmaları nedeniyle davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan dolayı davacılara karşı sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça, ölenin kask takmadığı iddia edilmiş ise de bu husus dosya kapsamındaki delillerden ispatlanamadığı için müterafik kusur indirimine gerek görülmemiştir. Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini arttırmış, davacı eş ... ... için ...-TL, davacı ... ... ....-TL ve ... için de ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ve ıslah harcı da tamamlanmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi ... ...'nın öldüğü, meydana gelen kaza olayında ölen murisin %100 kusurlu olduğu, ölene ait aracın ZMSS sigortacısının davalı sigorta şirketi olduğu, davacılar ölenin eşi ve çocukları olup 3. kişi konumunda olduklarından ZMSS sigortacısından talepte bulunmakta haklı oldukları değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacıların desteklerini yitirmeleri nedeniyle bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı ...'nin ...-TL, davacı ...'nın ...-TL ve davacı ...'nın ...-TL destekten yoksunluk tazminat alacaklarının oluştuğu, ancak davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan ...-TL ile sorumlu oluşu gözetilerek, davacılar yararına ...-TL alacağın davalıdan tahsiline (ıslah edilmiş haliyle) kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Mahkememizce verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "...Dava dilekçesinde desteğin 15 yıldır inşaatlarda kalıpçı olarak çalıştığı, elde ettiği gelirin asgari ücretin oldukça üzerinde olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ... Briketçiler, Nalburiyeciler, İnşaat Malzemeleri ve Hafriyatçılar Odasının inşaat kalıpçı ustasına günlük ... TL ücret ödendiğine dair ... havale tarihli müzekkere cevabı esas alınarak, asgari ücretin ... katına göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunda saptanan miktarların mahkemece hüküm altına alındığı görülmektedir. Davaya konu kazada ölen desteğin geliri bakımından SGK ya da vergi dairesi gibi resmi kurumlardan araştırma yapılmadığı hususları gözetildiğinde; desteklerin geliri için yapılan araştırma yetersizdir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece; davacı tarafın desteklerin yaptığını iddia ettiği kalıpçı ustalığı işinin bir işverenin yanında hizmet sözleşmesi ile yürütülebileceği ya da bağımsız olarak çalışılıyorsa vergi mükellefi olarak çalışmanın gerekeceği gözetilmek suretiyle, davacılar desteklerinin varsa kaza tarihinden önceki SGK hizmet dökümü ile bağlı olarak çalıştığı işyerinden en son gelirlerine ilişkin belgelerin ya da bağımsız olarak çalışmaları söz konusuysa, ilgili vergi dairesinden kazançlarına ilişkin belgelerin getirtilmesi, bu suretle temin edilen resmi belgelerdeki net kazançları dikkate alınarak tazminat hesabına esas gelirin net biçimde belirlenmesi, anılan yollarla gelirin saptanamadığı durumda ise, müteveffanın çalıştığı ... yılın kaç ayında inşaat işlerinde çalışılabileceği ilgili meslek odalarından sorularak ayrıca; müteveffanın düzenli olarak çalışıp çalışmadığı, kalıpçılık işinden günlük/aylık ne kadar gelir elde ettiği/edebileceği hususlarında gerekiyorsa tanık ve bilirkişi deliline başvurularak belirlenebilecek gelir üzerinden tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, soyut gelir tespitine göre eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Somut olayda; davacılar desteğinin sürücüsü olduğu ve dava konusu kazayı yapan araç için, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği; poliçeye göre ölüm halinde kişi başına teminat limitinin ... TL. olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada ölen davacılar desteğinin hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı olarak .. TL hesaplanmış ve Mahkemece bu miktar hüküm altına alınmıştır. Hesaplanan toplam tazminat, davalının düzenlediği poliçedeki kişi başı teminat limiti olan ... TL'yi aştığı halde, esas alınan bilirkişi raporunda garame hesabı yapılarak zarar belirlenmediğinden rapor bu yönden de hükme esas alınamaz, Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; hak sahibi durumuna göre raporda hesaplanan toplam tazminat, davalının düzenlediği ZMSS poliçesindeki ... TL'lik limiti aştığı için, tüm hak sahiplerinin payları dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması ve tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması konularında, ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir."gerekçesiyle kararın bozulması üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda, Antalya ... İş Mahkemesinin ... Esas, ... karar sayılı dosyası celp edilmiş, Antalya SGK İl Müdürlüğü, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile ... Esinti Evlerinin cevabi yazıları dosyamız arasına konulmuş, aktüer bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen ... tarihli temlikname ile, davacılardan ... ... ve ... ...'nın davaya konu hak ve alacaklarını diğer davacı ... (...)'ya temlik ettikleri anlaşılmış, davacılar duruşmadaki beyanlarında, temlikname içeriğini kabul etmişlerdir. Aktüer bilirkişi ...'ün ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Bozma ilamına konu hükme esas alınan hesap bilirkişi raporundaki tüm unsurlar (işlemiş ve işleyecek dönemler, destek payları ve süreleri, muhtemel bakiye ömür süreleri, yeniden evlenme ihtimali indirimi, aktif pasif devre ayrımı, hesaplama yöntemi ve sair tüm hususlar) aynen korunarak; yalnızca bozma ilamında işaret edilen (desteğin geliri ve tazminatın garamaten paylaştırılmasına ilişkin) hususlar bozma ilamı doğrultusunda yeniden ele alınarak, desteğin gelirinin aktif devrede (evli, eşi çalışmayan, iki çocuklu) AGİ dahil asgari ücret ve pasif devrede AGİ'siz asgari ücret olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde; davacıların toplam zararının, poliçe teminat limiti olan ... TL'yi aştığı; buna göre davalı sigorta şirketinin her bir davacı yönünden sorumlu tutulabileceği azami limitlerin; davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ...-TL ile sınırlı olduğu, yukarıda izah edilen gerekçeyle, iş bu rapor tarihindeki son verilerle yeniden hesaplama yapılmasının toplam zararı artıracağı, davalının ise yalnızca poliçe teminat limitiyle sorumlu tutulabileceği gözetildiğinde; ikinci seçeneğe göre yeniden zarar hesabı yapılmasına gerek görülmediği, tarafların diğer tüm iddia ve savunmalarının hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi ... ...'nın öldüğü, meydana gelen kaza olayında davacılar murisinin tamamen kusurlu olduğu, ölene ait aracın ZMSS sigortacısının davalı sigorta şirketi olduğu, davacılar ölenin eşi ve çocukları olup 3. kişi konumunda olduklarından ZMSS sigortacısından talepte bulunmakta haklı oldukları değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilen aktüer bilirkişi ...'ün ... tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacıların desteklerini yitirmeleri nedeniyle temlik eden davacı ... ... için ...-TL, temlik eden davacı ... ... için ...-TL ve davacı ... (...) için ...-TL olmak üzere toplam ....-TL destekten yoksunluk tazminatı alacaklarının oluştuğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Temlik eden davacı ... ... için ....-TL, temlik eden davacı ... ... için ....-TL ve davacı ... (...) için ....-TL olmak üzere toplam ....-TL destekten yoksunluk tazminatının davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacı ve temlik alan ...(...)'ya ÖDENMESİNE, Hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan TAHSİLİNE, hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç, ... başvuru harcı, ...-TL ıslah harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacı ve temlik alan ...(...)'ya verilmesine, 4-Davacı tarafından bozma öncesi ve bozma sonrası yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ...-TL'nin davalıdan alınarak, davacı ve temlik alan ...(...)'ya verilmesine, 5-Davacılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ve temlik alan ...(...)'ya ÖDENMESİNE, 6-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin 6100 Sayılı HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca, temlik eden davacılar ... ... ve ... ... ile davacı ve temlik alan ...(...)'dan müteselsilen alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 7-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/07/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı) .