İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/192 E. 2019/567 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/192
- Karar No
- 2019/567
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/192 Esas KARAR NO : 2019/567 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/03/2012 KARAR TARİHİ : 09/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında 3 adet sahte senet ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin avukatı aracılığıyla Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında imzaya ve borca itiraz davası açtığını, bu takip konusu yapılan senetlerin altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, İcra hukuk Mahkemesinde dava devam ederken davalının takiplere devam ettiğini ve haciz işlemi uyguladığını, müvekkilinin de mallarını geri almak için itirazı kayıtla takip konusu borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin imzasının sahte olarak atılmak suretiyle haksız ve kanuna aykırı surette borçlu muamelesi yapılarak takibe konu senet bedellerinin tahsil edildiğini, ayrıca karşı tarafça da dava konusu vekalet ücretinin de takibe konu edildiğini, bundan dolayı ...-TL'nin daha müvekkili tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yatırıldığını, iş bu davanın konu itibariyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına bağlantılı açıldığını, ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında davacının vekili olduğunu, söz konusu icra takibinin davalının vekili marifetiyle yürütüldüğünü, davalının adresinin süresi içinde bildirilmiş olmasına rağmen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma nolu dosyası üzerinden iddianame hazırlandığını, tüm bu belirtilen nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle haciz tehditi altında ödediği paranın istirdaten iadesini, %40'tan az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bonoya bağlı bir alacaktan kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, iş bölümü itirazında bulunmuş, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve .../...-... sayılı ilamı ile iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesine tarafların yokluğunda karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmeksizin ... tarihinde kesinleşme şerhi verilerek davacı vekilinin ... tarihli başvurma dilekçesine istinaden dava dosyası mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../..., Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyarı celp edilmiş, davacının huzurda imza örnekleri aldırılmış ayrıca imzalı belge asılları ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilerek bilirkişiden ayrıntılı rapor aldırılmıştır. Dava; imzada sahtecilik hukuksal nedenine dayalı olarak icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davası netiliğindedir. Davacı vekili Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhinde bonolardan dolayı icra takibi yapıldığını, senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, imzaların sahte olduğunu, söz konusu senetlerin nedeniyle haciz baskısı altında senet bedellerini ödemek zorunda kaldığını belirterek menfi tespit ve istirdat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafça borçlu davacı ve dava dışı 3. Kişi aleyhinde her biri ...-TL bedelli 4 adet bonodan dolayı ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz ve ...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL alacaktan dolayı kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiği, takibin kesinleştiği, ... tarihli tahsilat makbuzundan da anlaşılacağı üzere davacının icra dosyasına ...-TL ödediği anlaşılmıştır. Takibe konu edilen senetler ... tanzim tarihli ve ... vade tarihli ..., ... ve ... vade tarihli olup, her biri ...-TL tutarında olup toplam 4 adet senet bedeli ...-TL'dir. Senetlerin incelenmesinde davacının 4 adet bonoda kefil hanesinde isim ve imzasının bulunduğu, senedin keşidecisinin dava dışı ... olduğu, lehtarının davalı şirket olduğu, senetlerinin hepsinde ihtas hanesinde malen ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Yine dosyaya getirtilen Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde de ...-TL vekalet ücreti alacağının ilamlı icra takibine konu edildiği, (davalı alacaklı tarafından borçlu davacı aleyhinde) takip dosyasının kesinleştiği ve bu dosyada da davacı borçlu tarafından ... tarihinde icra dosyasına ...-TL ödendiği anlaşılmıştır. Takibin konusunu teşkil eden alacağı ilişkin Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı .../... karar sayılı ilamının incelenmesinde söz konusu icra takip dosyasındaki senetlerdeki imzaya itiraza ilişkin olduğu, davacı borçlu tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi ... ... tarafından düzenlene ... tarihli bilirkişi raporuna göre; takip ve davaya konu edilen 4 adet senetteki davacı adına atılı bulunan kefil imzalarının davacının elinden çıkmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, Mahkememizin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile, Davanın kabulüne, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden 4 adet senet nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacının bu senetler nedeniyle yapmış olduğu ...-TL ödemenin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdaden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin istirdat isteminin reddine dair verilen kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile; "Dava, İİK.’nun 72/7. maddesinde düzenlenen borçlu olunmadığı halde icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan bedelin iadesi için açılan istirdat davasıdır. İİK.’nun 72/7. maddesi uyarınca istirdat davası, borçlunun borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü süre niteliğindedir. Bunun sonucu olarak mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Somut olayda davacı-borçlu tarafından icra dosyasına ... tarihinde ödeme yapılmış, görülmekte olan dava ise ... tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca ödeme tarihiyle dava tarihi arasında İİK.’nun 72/7. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle mahkememizce verilen kararın bozulması üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş, taraf vekillerinden bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmuş ve mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı - borçlu tarafından icra dosyasına ... tarihinde ödeme yapıldığı, eldeki davanın ise ... tarihinde açıldığı, dolayısıyla ödeme tarihi ile dava tarihi arasında İİK'nın 72/7 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/09/2019 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)