İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/908 E. 2019/772 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/908
Karar No
2019/772
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/908 Esas KARAR NO : 2019/772

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/11/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası üzerinden ... keşide, ... nolu ...-TL bedelli çeke istinaden icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı ile diğer cirantalara dava konusu çekle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekte temsile ilişkin iki imza gerekirken çekin tek imza ile imzalanarak tedavüle çıktığını, karşılıksızdır kaşesi vurularak icra takibine konu edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu icra takibi ve çek nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, %20' den az olmamak üzere icra inkar kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı 10 yıl geçtikten sonra açmasının kötü niyetinin yansıması olduğunu, müvekkilinin 3. Kişi konumunda olduğunu, iyi niyetli olarak ciro silsilesine güvenerek davaya konu çeki ihtiva ettiğini, şirketin daha önce tek imza ile çek kullanıp kullanmadığının, buna icazet verip vermediğinin davacının çalıştığı bankalar nezdinde sorulması gerektiğini, haksız davanın reddini talep etmiştir. Dosya içerisine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası getirtilmiş,...' den davaya konu çekin ödeme bilgileri celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır. Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe konu çekin davacı şirket tarafından benimsenip benimsenmediği, takip tarihinden yaklaşık 10 yıl sonra açılan davada davacı şirketin iki imza ile kambiyo senedi düzenleyebileceği iddiasının eldeki davada dinlenip dinlenemeyeceği, takip konusu çekle davacının bağlı olup olmadığı hususlarındadır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine, ... tarihli ...-TL bedeli çeke istinaden, ...-TL asıl alacak, ...-TL tazminat ve ...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %27,00 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, icra dosyasında haciz işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere de dayanıldığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, mali müşavir bilirkişi ... ... tarafından ibraz edilen ... havale tarihli raporda sonuç olarak; davacı tarafından ibraz edilen 2009 yılına ait ticari defterlerin açılış tasdikinin yapıldığı ve kapanış tasdikinin yapılmadığı, sahibi lehine delil özelliği taşımadığı, davacının defter kayıtlarında davacı şirketin 2009 yılına ait cari hesap kayıtlarında alınan çekler hesabında herhangi bir hareket bulunmadığı, Davacının defter kayıtlarında, davalı şirket ile ilgili davaya konu olan ... keşide tarihli ... nolu ...-TL bedelli çek kaydına rastlanmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davalı şirketin belirlenen gün ve saatte ticari defterleri ibraz etmediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyasına konu çekin tek imzalı olduğunu, şirket ortaklarından ... ... tarafından muhasebe birimine bırakılan çekin imzası tamamlanmadan çalınan çek olduğunu, halbuki şirketin çift imza ile temsil edildiğini, bu nedenle çekden dolayı şirketin davalı hamile ve diğer cirantalara bir borcu olmadığını iddia ederek eldeki icra takibinden sonraki menfi tespit davasını ikame ettiği, davalının iyi niyetli 3. Kişi olduğunu ve 10 yıl aradan sonra kesinleşmiş bir takip ile ilgili bu iddianın kötüniyet yansıması olduğunu ileri sürdüğü, tacir olan tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davaya konu olan çekin kayıtlı olmadığının tespit edildiği, kural olarak çekin ödeme vasıtası olması nedeni ile davacının defterinde kayıtlı olmamasının borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceği, çek hesabının bağlı bulunduğu banka şubesinden gelen kayıtlara göre davacı şirketin davaya konu çekle aynı zamandan keşide edilmiş ve tek imzalı olan çeklerin bedellerini ödediğinin görüldüğü, hatta bir kısım çekler üzerinde davacı şirket yetkilisi ...'nun teyidinin alındığı notunun bulunduğu, davaya konu çekin de aynı şekilde düzenlendiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın istikrar kazanmış içtihatlarında belirtildiği üzere aynı şekilde imzalanan bir kısım çekleri keşidecinin ödeyip bir kısım çekler için imza itirazı yahut imza eksikliği ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup TMK'nun 2. maddesindeki "doğruluk ve dürüstlük" kuralına aykırı olduğu, davalının da düzgün ciro silsilesi ile çek hamili olduğu, her ne kadar davacı şirket çekin keşide edildiği tarihte çift imza ile temsil ediliyorsa da dava dışı aynı şekilde keşide edilen çeklerin benimsenip ödenmesi ve davaya konu karşılıksız çıkan çekin 2009 yılında takibe konu edilmiş olması karşısında davacı keşideci şirketin imza eksikliğine dayanan iddialarının dinlenemeyeceği kanaatine varılmış ve davanın reddine, takibe yönelik tedbir kararı uygulamadığından davalının icra tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Tedbir kararı uygulanmadığından davalının icra tazminatı talebinin de REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/11/2019

Katip ... E-imzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/908, K. 2019/772, T. 07.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-908-e-2019-772-k-f8d9f32e1368