İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/790 E. 2020/396 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/790
Karar No
2020/396
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/790 Esas KARAR NO : 2020/396 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2015 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ve Diğer davalı ...'dan ciro ile edindiği borçlusu davacı olan ...-TL bedelli senede dayanarak Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, senet üzerinde davacının adı soyadı ve TC kimlik numarasının ve ...-TL miktarın kendi eli ile yazdığını, senedin daha sonra herhangi bir alacaklı tarafça ele geçirilerek tahrif edildiğini, rakamla yazılan ...-TL'nin başına ... eklenmek suretiyle senedin ...-TL yazıldığını, ayrıca senedin yazı ile yazılan bedel hanesinin de tahrifata uygun olarak ... türklirası olarak yazılarak ciro görüntüsü verildiğini, davacının senet alacaklısı görünen ...'ı ve senedi icraya koyan ...'i tanımadığını ve kendileriyle herhangi bir alışverişinin bulunmadığını belirterek, ...-TL bedelli senet nedeniyle davacının davalılara borlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalıların haksız ve kötü niyetli eylemleri gözetilerek % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmelerini talep ve dava etmiştir. Davacı asilin ... tarihinde mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde davadan feragat ettiğini, davalılar ... ve ... hakkında açılan davada ve savcılıktaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş olmakla dosya ele alınarak incelenmiş ve feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması gözetilerek davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen kararı davacı vekili, davacı asilin feragata ilişkin beyanının irade bozukluğu nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle temyiz etmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile " 6100 sayılı HMK'nın 311. Maddesi ''feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.'' hükmünü öngörmektedir. Bu durumda davacı vekili feragatin geçersiz olduğunu iddia ettiğinden davacının buna dair delilleri toplanıp, feragat beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmuş, Davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek, dosya mahkememize gelmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda davacı vekiline delillerini bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından ... tarihli delil listesini bildirir beyan dilekçesi sunulmuş, ... ve ...'ın tanık olarak beyanlarının alınması talep edilmiştir. Davacı Tanığı ...'in ... tarihli duruşma sırasında alınan beyanında; "protokol düzenlemeden bir süre önce tanımadığım bir kişi beni telefonla arayarak Avukat olduğunu, kardeşi ...'ın senet nedeni ile kendilerine borcu olduğunu, bu borç nedeniyle benimde taşınmazıma haciz konulduğunu söyledi. Bunun üzerine kardeşim ...'ı aradım. Ona olayı anlattım. Oda bana karşı tarafı tanımadığını söyledi. Bir süre sonra bende Avukatımı aradım. Kendisine durumu anlattım. Daha sonra arkadaşım ve aynı zamanda emlakçılık yapan ...'ı arayarak kendisine kardeşime bir abi olarak sahip çıkmasını, yardımcı olmasını, ayrıca karşı tarafı tanıyıp tanımadıklarını sordum. Senet borcu nedeni ile kardeşim ve ertan'ın karşı taraf ile görüşceğini biliyordum. Ancak protokol düzenleneceğinden haberim yoktu. Onlarda oraya borcun nedenini öğrenmek amacı ile gittiler. Karşı taraf ile görüştükten sonra davacı ve ... ile görüştüm. Bana karşı taraf ile bir protokol düzenlediklerini söylediler. Protokolün içeriğini bana okudular. Protokolde açılan davadan feragati duyunca sakın böyle bir şey yapmayın dedim. Zira davaya konu senette tahrifat yapıldığını avukatım ... Beyden öğrenmiştim. Kardeşim benim mallarıma zarar gelmemesi için ayrıca protokol düzenlenirken kendisine telefondan ehliyetinin resmi ve imzalarının olduğu resmi gösterdikleri için protokolü imzaladığını söyledim. Kardeşim protokolü korkusundan imzalayıp, davadan feragat etmiştir. Davadan feragat edildiği için taşınmazlar satıldı." şeklinde beyanda bununmuştur. Davacı tanığı ...'ın ... tarihli duruşma sırasında alınan beyanında; "ben ... da emlakçılık yapmaktayım. Davacıyıda emlak sektöründen dolayı tanımaktayım. Davacının ... da daireleri vardır. Bu dairelerinden bir tanesinin satışında aracılık yaptım. Kendisi ile ... daki dükkanın kiralanması sonucunda tanıştım. Protokol düzenlenmeden bir süre önce davacının ablası ... beni aradı. Bana bir şahsın kendisini aradığını ...'ın kendilerine borcunun olduğunu, bu borç nedeniyle kendisine ait daireye de haciz konulduğunu bu olay nedeni ile ...'ın yanında olup olamayacağının sordu. Bende ...'ın yanında olurum dedim. Protokolün düzenlendiği gün davacı ... ile birlikte Avukatın bürosuna gittik. Büroda ... Bey vardı. Bir süre sonra şuan duruşma salonunda hazır bulunan ... geldi. Davacının alacak verecek nedeni ile borcunun olduğu, borcunun gerçekte daha fazla olduğu söylendi. Biz oraya zaten protokol yapmak amacı ile gittik. Zira daha önce bu husus taraflar arasında konuşulmuştu. Protokolün yapılacağından davacının ablasının da haberi vardı. Büroda davacıya telefonda birşey gösterildi ancak ne gösterildiğini ben bilmiyorum. Zira davacı ve davalı yan yanaydılar. Şifaen karşı tarafın alacağın bir miktarından vazgeçeceği bunun karşılığında davacı da protokolde yazılan maddelere uyacaktı. Protokol düzenlenirken herhangi bir baskı veya tehdit içerikli bir söz veya davranışa şahit olmadım. Bürodan çıktıktan sonra davacının ablası ile görüştüm. Zaten kendisinin protokolden haberi vardı. Protokol yapılacağını biliyordu. Kısaca protokol düzenlenirken herhangi bir baskı, tehdit söz konusu olmadı. Zaten oraya protokol düzenlemek amacıyla gittik. " şeklinde beyan vermiştir. Davalı asil ... ... tarihli duruşmaki beyanında; açılan davayı kabul etmediğini, protokolu avukatının düzenlediğini, protokolün düzenlendiği gün avukatının ofisine gittiğinde davacı ... ve davacı tanığı ile avukatları ... ve ...'in orada bulunduklarını protokolün kesinlikle baskı altında düzenlenmediğini, hatta protokol incelendiğinde görülecektir ki yaklaşık ... TL lik bir alacalarından vazgeçtiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı incelendiğinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ... Esas sayılı iddianamesiyle, davalılar ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik ve Kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemenin ... tarihli kararıyla davalı sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili gerek temyiz dilekçesinde gerekse bozma ilamından sonraki beyanlarında, müvekkilinin feragat beyanının hile ve ikraha dayalı olup geçersiz olduğunu, zira, davadan ve savcılığa yapılan şikayetten sonra müvekkilinin arkadaşı olan tanık ...'ı da yanına alarak alacaklı vekilinin bürosuna gittiklerini, daha sonra davalı alacaklı ...'in büroya geldiğini, davalı ...'in; bu senedin kendisine ciro edildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, haciz konulan her iki daireyi sattıracağını, ...'dan kendi alacağının ...-TL olduğunu, icra masrafları ve mahkeme masrafları ile birlikte her iki dairenini satışının borca yetmeyeceğini, davacının kurtuluşunun olmadığını, haciz konulan ... nolu bağımsız bölümün kendisine verilmesi halinde icra takibinden vazgeçeceğini, davacının kendisine vereceği ... nolu bağımsız bölümün ...-TL'den fazlaya satılması halinde paranın üstünü davacıya iade edeceğini, aksi takdirde hem ... nolu dairenin hem de ablasına ait olduğu söylenen ... nolu bağımsız bölümün satılacağını söylediğini ve bu konuda davacı üzerinde büyük bir korku oluşturduğunu, müvekkilinin; alacaklıyı tanımadığını, kendisine böyle bir senet vermediğini, böyle bir borcu olmadığını, kendi yüzünden ablasına ait dairenin satılmasının intiharla eş değer olduğunu söylediğini, bunun üzerine davalı ...'in, cep telefonundan müvekkilinin imzasının üstünde borçlu ile ilgili borçluyu borçlandırıcı bir metin ihtiva eden müvekkilinin ehliyetinin fotoğrafını gösterdiğini, müvekkilinin cep telefonundan kendisine gösterilen ehliyet fotokopisi fotoğrafının kendisine ait olduğunu görünce daha çok paniğe kapıldığını, bu korku sonucunda ablasının dairesini kurtarabilmek adına alacaklı vekilinin bürosunda hazırlanan ... tarihli protokolü imzaladığını, bu nedenle düzenlenen protokol ve feragatin geçersiz olduğunu belirtmiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı vekiline delillerini ibraz etmesi için süre verilmiş, bu doğrultuda davacı vekilinin bildirdiği tanıklar dinlenmiştir. Davacı tanığı ...'in, protokol düzenlenirken tarafların yanında olmadığı, protokol düzenlenirken gerçekleştiği iddia edilen olaylara ilişkin bilgisinin davacının söylemlerine dolayısıyla duyuma dayalı olduğu, dinlenen davacı tanığı ..., alacaklı vekilinin bürosuna protokol düzenlemek amacıyla gittiklerini, bundan davacının ablasının haberinin de olduğunu, protokol düzenlenirken herhangi bir baskı veya tehdit içerikli bir söz veya davranışa şahit olmadığını beyan etmiştir. Özellikle protokol öncesi ve sonrasına ilişkin süreçte davacının yanında bulunan davacı tanığı ...'ın beyanları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak davacı feragatin geçersiz olduğu iddiasını ispat edememiştir. Dolayısıyla feragat beyanı geçerlidir. Her ne kadar davacı vekili, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, bekletici mesele talep edilen dava dosyasının senedin sahteliğine ilişkin olduğu, uyuşmazlığa konu edilen feragatin geçersizliğine ilişkin olmadığı anlaşılmakla davacının bekletici mesele yapılmasına ilişkin talebi reddedilmiştir. Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması karşısında, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragatın gerçekleştiği aşama gözetilerek 1/3 oranında alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı ... vekille temsil olunduğundan feragat dilekçesi ön inceleme tutanağından önce verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün süre içinde Yargıtaya temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/790, K. 2020/396, T. 24.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-790-e-2020-396-k-a32818457572