İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/83 E. 2021/363 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/83
Karar No
2021/363
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/83 Esas KARAR NO : 2021/363 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/02/2021 KARAR TARİHİ : 01/06/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Vekil eden ...'ın terkin edilen ve ihyasını talep ettiği ... Ltd. Şirketi isimli şirkette pay sahibi ve şirketi temsile yetkili kişi olduğunu, ... Şirketinin ... ticaret sicil numarası ile ... tarihinde tescil edildiğini, söz konusu şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince son 5 yıl olağan genel kurul yapılmaması nedeniyle ... tarihinde münfesih olarak resen terkin edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi içinde tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, şirketin tasfiye dışında kalmış aracının varlığı sabit olduğundan usulsüz olarak tasfiye edildiğini belirterek ... tarihinde resen terkin olunan ... Ltd. Şirketinin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirketin 6103 sayılı kanunun 20. Maddesi uyarınca sermayesinin asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi nedeniyle ... tarihinde münfesih sayıldığı, münfesih olmalarına ve sayılmalarına rağmen TTK'ın geçici 7. Maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve ... tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından ... tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 16-2 maddesine göre ihya davasının silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılabileceği, iş bu davanın beş yılık süre geçtikten sonra açıldığından usulden reddedilmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu Geçici 7. Maddesi kapsamına giren şirketler ve kooperatiflerin tespitinin yapılması, gerekli ihtar ve ilanların yapılarak ilgililerin haberdar edilmesi ve terkin işleminin mevzuata uygun gerçekleştirilmesi noktasında yükümlülük altında bulunduklarını, ... ... Ltd. Şti şirketine tüm ihtar ve ilanların usulüne uygun yapılarak sermaye miktarını anılan asgari tutara çıkarmayan şirketin resen terkininin müdürlüklerince ilan edilmiş bulunduğunu, söz konusu şirketin ticaret sicilinden terkin işleminin müdürlüklerince mevzuata uygun bir şekilde yerine getirildiğini, aleyhlerine açılan davanın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davanın kabul edilmesi halinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım konumunda olduğundan bahis ile aleyhlerine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce şirketin sicil dosyası getirtilmiş, adına kayıtlı araç bilgileri il emniyet müdürlüğünden celp edilmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi nedeniyle Ticaret Sicilden resen silinen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemi ile açılmıştır. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden; şirketin 1993 yılında Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kaydının yapıldığı, şirketin sermayesini asgari sermaye miktarına yükseltmediği gerekçesiyle ... tarihinde münfesih sayıldığı ve TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca ... tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilerek kaydının silindiği anlaşılmıştır. TTK'nun geçici 7/1. Maddesinde, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde maddede sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicliden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiş, Ticaret Sicil Müdürlüğünce anılan yasanın 7/1-a maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmıştır. Mahkememizce öncelikle hak düşürücü süre yönünden inceleme yapılmıştır. TTK'nın Geçici 7/15 maddesi uyarınca; Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. Maddede belirtilen süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Sicilden silinme işlemi ... tarihinde gerçekleştiğinden ihya davasının yasada belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak hak düşürücü sürenin dikkate alınması için şirkete yapılan ihtar ve ilanların yani terkin işleminin usulüne uygun olması gerekmektedir. TTK'nın Geçici 7. Maddesinin 4. Fıkrasının a bendine göre; Ticaret sicili müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır. Yine aynı maddenin 11.fıkrasına göre; Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir. Yukarıda yazılı maddelere göre terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğe çıkartılması ve sonrasında Türkiye Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı, ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ... tarihinde yayınlandığı, ancak cevap dilekçesi ekinde şirket yetkilisi ...'a gönderilmek üzere hazırlandığı anlaşılan ihtarnamenin şirket yetkilisine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ edildiği/ tebliğ edilemediği ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Bunun üzerine mahkememizce şirket yetkilisine gönderilmek üzere hazırlanan ihtarnamenin şirket yetkilisine tebliğ edilip edilmediği konusunda bilgi verilmesi, edilmiş ise tebliğ mazbatasının mahkememize gönderilmesi için davalı kuruma ihtaratlı müzekkere yazılmıştır. Davalı kurum ... tarihli müzekkere cevabında tebligat mazbatasının bulunmadığını, ancak ihtarların ilgilisine ulaşmaması halinde bile ilgili ihtarın sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren 30. Gün akşamı itibariyle yapılmış sayılacağını belirtmiştir. Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen davalı kurum tarafından ihyası istenen şirkete veya şirket temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, bu hale göre şirket temsilcisine tebligat yapılmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 1-4.a ve 11.bentleri uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarin usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Terkin işlemi hukuka uygun olmadığından 5 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmaması gerektiği ve davanın süresinde açıldığı kanaatine varılmıştır. Aynı sebeple terkin işlemi usulsüz olduğundan şirketin belirli bir nedenle sınırlı olacak şekilde ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına da gerek yoktur. Terkin işlemi hukuka aykırı olduğundan şirketin bütünü ile ihyasına karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu tutulması gerekmektedir. Konu ile ilgili emsal nitelikteki Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Yargıtay'ın ilgili ilamında "İlk derece mahkemesince, iddia savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı ihyası istenen şirketin ... tarihinde TTK'nun geçici 7.maddesi gereğince sicil kaydının silindiği, davanın ... tarihinde açıldığı, terkin tarihinden dava tarihine kadar 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/15.maddesinde ön görülen 5 yıllık sürenin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı sicil müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak TTK Geçici 7.madde uygulamak sureti ile terkin işlemin gerçekleştirmesi normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinin 1-4.a ve 11.bentleri uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılmasının usule aykırı olduğu, ihyası talep edilen şirketin dava dosyalarının kesinleşmediği, böylece şirketin taraf olduğu davalar varken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanunun Geçici 7.maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydı silinmesi olması nedeniyle şirketin sermayesine 6102 Sayılı Kanunun 332.maddesinde belirtilen kanuni asgari sermaye haddine yükseltilmediğinden de münfesih şirketlerden sayılması hususunun incelenemeyeceği, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı, davalı Ticaret Odasının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, Ticaret Sicili'nin ... sicil numarasında kayıtlı ... A.Ş.'nin ihyasına, davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ... vekalet ücretinin davalı ticaret sicil müdürlüğünden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, ihyası istenen anonim şirketin Ticaret sicilinden silindiği tarih itibariyle davacı yanın derdest davası bulunmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7.maddesinin 2.fıkrası hükmü gereğince davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket ve kooperatiflere bu madde hükmünün uygulanamayacak olmasına göre, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. Açıklanan sebeplerle ve yukarıda belirtilen emsal nitelikteki Yargıtay kararı dikkate alınarak davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiş, davalı kurum yargılama giderlerinden sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kabulü ile; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... LTD. Şirketinin İHYASINA, 2-Alınması gerekli ....-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL tebligat gideri olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/06/2021 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/83, K. 2021/363, T. 01.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-83-e-2021-363-k-a056c689933c