İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/53 E. 2021/247 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/53
- Karar No
- 2021/247
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/53 KARAR NO : 2021/247 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2020 KARAR TARİHİ : 31/03/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirketin, ... ilçesi ... Mah. ... Cad. üzerinde ... günü saat ... sularında yaptığı kazı nedeniyle doğalgaz boru hattına zarar verdiğini, zararın giderilmesi için müvekkili şirket adına 21 adet personelin yaklaşık 1 saat boyunca çalışma yapmak durumunda kaldığını, zarar bedelinin ödenmesi için davalı şirkete ... tarihli fatura gönderildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, takibe haksız ve alacağın tahsilini geciktirmek amacı itiraz edildiğini, itirazın iptali ile alacağın % 50'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazı çalışması öncesi davacı firmaya başvurulduğunu, "fiili yeraltı haritasının gösterilmesi" talep edildiğini, davacı şirket teknik ekibi ve görevlisinin kazı alanına gelerek altyapıyı eksik gösterdiğini ve kopan hattı zeminde göstermediğini, gösterilmeyen altyapıda meydana gelen hasardan davacının sorumlu olduğunu, davacı firmanın çok önceden altyapı çalışması sarısında hatalı imalat yaptığını, benzer olaylara sebebiyet verilmemesi için çekilmesi/koyulması gereken emniyet şeridine kazı alanında rastlanmadığını, yer göstermek konusunda hatası bulunan teknik ekip kadar, çok öncesinde imalat sırasında da kusurlu imalat yapıldığını, emniyet şeridin olması halinde bir hasarın meydana gelmeyeceğini belirterek davanın reddine, haksız icra takibi başlatmış olması nedeniyle davacının davalı müvekkili %20 oranında icra tazminatı ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davalı tarafından davacıya ait doğal gaz borularına zarar verildiği iddiasıyla haksız fiilden kaynaklanan ve düzenlenen faturaya dayalı zarar borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 28/01/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. İcra dosyasında edeme emrinin davalı borçluya iki kez gönderildiği, ... tarihlerinde iki kez tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK.nun 30/03/2016 tarih ve 2014/6-939 E. 2016/442 K. İle 19/03/2014 tarih ve 2013/12-737 E. 2014/324 K.vs ilamlarında işaret edildiği üzere, 2.kez yapılan tebligat ile davalı borçluya yeni bir borca, takibe vs. itiraz hakkı tanınmış demektir. Bu nedenle icra takibine yapılan itirazın süresinde olup olmadığının hesabında 2. Tebligat esas alınmıştır. Davalı borçlu itiraz dilekçesini 7 günlük yasal süre dolduktan bir gün sonra ... tarihinde vermiştir. Diğer bir anlatımla icra takibi kesinleşmiştir. Dava kesinleşen icra tabine rağmen açıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, Davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.31/03/2021
KATİP ... (E-imzalıdır)
HAKİM ... (E-imzalıdır)