İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/81 E. 2020/338 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/81
- Karar No
- 2020/338
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/81 KARAR NO : 2020/338 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2019 KARAR TARİHİ : 08/07/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalıya sattığı ... ve ... ürünleri nedeniyle düzenlediği 12 adet fatura karşılığı alacağının ödenmemesi üzerine, alacaklarının tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz edilerek takip durdurulduğundan, itirazın iptali ile asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; Dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği dava dilekçesindeki iddia ve beyanları ispat ile mükellef olan davacının delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ihtarname ve sözleşme dava dosyasına sunulmadığı gibi müvekkili davalılara tebliğe çıkarılmadığını ve savunma haklarının kısıtlandığını, bundan sonra delil listesi sunulmasına muvafakat etmediklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilin adresi ... olduğundan ve İİK.nunda açık hüküm bulunmadığından, HMK.nun genel yetki kuralı gereğince davalının ikametgahının bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etiklerini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, takip dayanağı faturaların ödendiğini, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranını kabul etmediklerini, icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını, zira alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının takip dayanağı faturadan dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini belirterek şartları oluşmayan, haksız ve hukuka aykırı davanın ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesi istenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak,...-TL faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde ... yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf, süresinde verdiği davaya cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu kabul edilerek yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde faturalara konu malların teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmediğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacının icra takibine koyduğu fatura bedellerinin ödendiğini savunmakla, ispat yükünü üzerine devralmış dudumdadır. Öyleyse, davadaki temel sorun; fatura borçlarının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı ödeme def'ini tanıkla ispatlayamaz. Mutlaka yazılı belge ile ispatlaması gerekmektedir. Bu nedenle tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, verilen rapor içeriğine göre; Davacı tarafın 2018 yılı ticari defterlerinin elektronik defter (e-defter) ortamında tutulduğu ve dava konusu olayların dönemi olan 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile ilgili ticari defterlerinin E-Defter Beratları sürelerinde alındığı, ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil teşkil edeceği kabul edilmiştir. Yine davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde toplam ...-TL tutarında fatura karşılığı davalı adına borç kaydedildiği, karşılığında toplam ...-TL tutarında tahsilat yapıldığı, tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye (... -TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin borçlarını ödediğini savunmasına rağmen, bu savunmasını doğrular nitelikte hiç bir belge sunamamıştır. Bu nedenle ödeme savunması ispatlanamadığından davacının alacak iddiasını ispatladığı kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine raporda işaret edildiği zere, Taraflar arasında, ödemelerde gecikme olması durumunda gecikme faizi alınacağı ile ilgili bir sözleşme düzenlendiğine dair bir belge ibraz edilmemiştir.TTK.nun 18/3.maddesinde; "Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " hükmü yer almaktadır. Davacı tarafından, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle davacının takip tarihinden önce faiz talep etmesi yerinde görülmemiş olup alacak likit, itiraz haksız olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ...-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) asıl alacak üzerinden % 20 hesabıyla ...-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam .-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.08/07/2020 KATİP ... (e-imzalıdır) HAKİM ... (e-imzalıdır)