İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/625 E. 2020/550 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/625
- Karar No
- 2020/550
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/625 KARAR NO : 2020/550 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 04/11/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar/borçlular ile müvekkili banka arasında ... tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine ... tarihinde ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini, bunun üzerine davalılar/borçlular aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe icra takibini sürüncemede bırakma ve oyalama amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden, itirazın iptali ile % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap verme süresi geçtikten sonra verdiği cevabında; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli ihtarnamenin müvekkillerine bizzat tebliğ edilmediğini, temerrütün gerçekleşmediğini, icra takibinde talep edilen tutarda borcun olmadığını, bankalarca uygulanabilir en yüksek faiz oranının, yasal faiz oranının %50 fazlasını geçemeyeceğini, bu oranın ise yıllık %13,5’a tekabül ettiğini, davacı tarafından işletilmiş faiz ve uygulanan faiz oranının reddi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin de usulüne uygun düzenlenmediğini, kefil olunan miktarın açıkça yazılmadığını, sorumlu olunan miktar ve sürenin açıkça belirtilmediğini belirterek davanın reddine, kötüniyetle alacak iddiasında bulunan davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari kredi sözleşmesine dayalı olarak alınan kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ...-TL asıl alacak, ... işlemiş faiz, ....-TL Temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlulara/davalılara ... tarihlerinde tebliğ edildiği, borçluların ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurdukları, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama sonunda; Davacı banka ile davalı şirket arasında .. tarihli ve ....-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'nin de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da isabetli olarak işaret edildiği gibi, 5941 sayılı yasa gereğince bankalarca çek yapraklarının teslim edilmesi ile taraflar arasında gayri nakdi kredi sözleşmesi kurulmuş sayılır. Çeklerin hamilleri tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği sırada hesapta karşılığının bulunmaması durumunda, yasa ve yasaya dayanılarak çıkartılan TC Merkez Bankası tebliğiyle her yıl için belirlenen sorumluluk tutarının banka tarafından hamile ödenmesiyle her bir çek yaprağının borçlu cari hesap şeklinde işleyen nakdi krediye dönüşür. Taraflar arasında bir genel kredi sözleşmesinin varlığı halinde, kredi sözleşmesine dayalı nakdi bir kredi olarak kabülü zorunludur. Davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdindeki vadesiz TL mevduat hesabı üzerine keşide edilmek üzere verilen çek yapraklarından ibrazında karşılığı bulunmaması nedeniyle, bankanın yasal sorumluluğu kapsamında hamillerine ödenen asıl alacak tutarının ....-TL olduğu bilirkişi raporu ile sabittir. Bu hesaplamaya itibar etmemek için bir neden bulunmamaktadır. Davalılara Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin (... kat tarihi itibariyle) davalı asıl borçlu şirkete ..., diğer davalı müşterek borçlu müteselsil kefile ise ... tarihinde çıkartılan tebligatırn iade edildiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 68/b.maddesi gereğince; Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Söz konusu ihtarname davalıların sözleşmede yazılı ve bankaca bilinen yasal adreslerine gönderilmiştir. Bu durumda 1 günlük ihtar süresi ve hafta tatili dikkate alındığında davalıların ... tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonunda davacı bankanın davalılardan ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu hesaplamaya da itibar etmemek için bir neden görülmemiştir. Zira davalılar vekili her ne kadar bankalarca uygulanabilir en yüksek faiz oranının % 50 fazlasını geçemeyeceği, bu oranın da yıllık % 13,5'a tekabül ettiğini belirterek itirazda bulunmuş ise de; bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere bankaların, Bankalar Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile TC Merkez Bankasına bildirilmek kaydıyla, kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kart hesaplan dışında kredilere uygulayacakları azami faiz oranları ve faiz dışında sağlayacakları menfaatleri serbestçe belirleyebilirler. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 13. maddesinde temerrüt halinde uygulanacak temerrüt faiz oranının Bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden uygulanacağı kabul edilmiştir. Bankanın 24.12.2018 tarih 2018/63 sayılı genelgesinde ticari kredi genel cari faiz oranının % 30,00 olduğu bilirkişi tarafından saptanmıştır. Gecikme faiz oranı da bu na % 30 ilave yapıldığından % 39,00 olup, bu oran uygulanmıştır. Ancak, 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanunun "Kurumsal Kredi Kartları" başlıklı 43. maddesinde tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında yasanın 8/2, 9,12,24,25,26 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı, hükmüne yer verilmiş, bilahare 12.07.2013 tarihli 6495 sayılı yasada yapılan düzenlemeyle 02.08.2013 tarihinden itibaren ticari kredi kartlarına 5464 yasanın 26. maddesi uyarınca TC Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen akdi ve temerrüt faizi oranlarının uygulanması getirilmiştir. Bunun yanı sıra T.C. Merkez Bankasının 25.05.2013 tarih 35 sayılı duyurusunda, 27.05.2013 tarihînden itibaren kredili mevduat hesaplarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerine uygulanacak aylık azami ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği belirtilmiştir. Çek yasal yükümlülük bedellerinin mevduat hesabıyla ilişkili olduğu, bankanın fiilen uyguladığı borçlu cari hesap türünde çalışan en yüksek faiz oranı kredili mevduat hesapları olmaları sebebiyle kredili mevduat hesabı faizleri dikkate alınmıştır. Bu görüş mahkememizce de kabul edilmiştir. Bilirkişi de bu görüş doğrultusunda ... tarihleri arasındaki 39 günlük temerrüt faizi hesabı yaparken, zaten % 39 değil, % 28,80 oranını baz alarak hesaplama yapmıştır. Bu nedenle zaten davalılar vekilinin itirazında belirttiği oranlar uygulanmadığından itirazı yerinde görülmemiş, yeni bir inceleme yapılması, itirazlarının değerlendirilmesine gerek duyulmamıştır. Davacı bankanın icra takibindeki talebi; asıl alacak ....-TL, işlemiş faiz ....-TL, gider vergisi ....-TL olmak üzere toplam ...-TL'dir. Bu durumda davacı bankanın talep edebileceği alacağının; fazlaya ilişkin talepler reddedilerek, asıl alacağın ....-TL, işlemiş faizin ...TL, gider vergisinin ....-TL olmak üzere toplam ....-TL olduğu kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya ... İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalılar/borçlular aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL. üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak üzerinden % 20 hesabıyla ....-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ....-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan tebligat gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL, olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/2 maddesi geregince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.04/11/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)