İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/226 E. 2020/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/226
- Karar No
- 2020/87
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/226 Esas KARAR NO : 2020/87 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 09/05/2019 KARAR TARİHİ : 31/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında içki alımına ilişkin şifahi sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden davacı şirket tarafından 4 adet ... Şubesine ait ... çek numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çek, ... Şubesine ait ... çek numaralı ... vade tarihli ... bedelli çek, ... Şubesine ait ... çek numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çek, ... Şubesine ait ... çek numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çeklerin sözleşmeye bağlı olarak keşide edildiğini, davalı şirket, turizm sezonun açılması ve davacı şirketin otelinde müşteri kabulüne ve ikramlarına başlamış olmasına rağmen, sözleşme gereği tedarik etmesi gereken alkollü ürünleri hiçbir şekilde davacı şirkete temin ve teslim etmediğini, çekler mal alım satımı için keşide edildiğini, 4 adet çek için soyut borç ilişkisi (borçtan mücerretlik) hukuken geçerli olmadığı, sözleşme şartlarının da yerine getirilmediğini, ilgili çeklerin yasal tahsil kabiliyeti bulunmadığını, davacı şirketin sözleşmeye konu alkollü ürünleri tamamını satın almaya çalıştığını, öncelikle sezonun açılmış bulunması, ürün tedarikindeki zorluklar ve ilk sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra hayli zaman geçmiş ve geçen zamanda oluşan kur farkında dolayı davalı ile anlaştığı bedelden çok daha fazlasını ödemek zorunda kalacağını, dava konusu içkilerin teslim edilmediğini, taraflarca ... tarihinde bu hususları düzenleyen bir protokol akdedildiğini, sözleşmeye bağlanan çekler için sözleşme karşılığı olan alkol ürünlerinin temin edilemeyeceğini davalı tarafın açıkça ikrar ettiğini ancak davaya konu çekler davacıya iade edilmediğini, davaya konu çekler bankaya ibraz edildiğinde davacı şirketin ürünleri almadığı için çok ciddi maddi zarara uğrayacağını, çek bedellerinin neredeyse ....-TL'yi bulan dava konusu kıymetli evraklar, davacı şirketin ticari hayatının sona ermesine neden olabilecek değerde olduklarını, şekil şartları bakımından tam ve geçerli olan ve fakat tamamı bedelsiz kalan 4 adet çekin davacı şirkete iade edilmediğinden davacı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerinin bulunduğunu belirterek davanın İİK'nun 72 ve devamı maddeleri gereğince kabulüne, davalı şirkete davacı şirket tarafından teslim edilmiş olan davaya konu ... vade tarihli ...-TL, ... vade tarihli ...-TL, ... vade tarihli ...-TL, ... vade tarihli ...-TL bedelli toplam ...-TL bedelli 4 adet çeklerden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davaya konu 4 adet çekin dava dışı üçüncü kişiler tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, müvekkilinin çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını beyanla davayı 4 adet çek toplam tutarı olan ...-TL alacak davası olarak ıslah etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça davaya cevap verilmediği gibi duruşmalara katılmamıştır. Davacı vekili tarafından taraflar arasında görülmekte bulunan menfi tespit davasının arabuluculuk şartına tabi olmadığını, ara buluculuğa müracaat etmediklerini beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında ve dava dilekçesinin incelenmesinden arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden dava açıldığı anlaşılmıştır. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiş olup, arabuluculuğa başvurulmadan açılan eldeki davanın dava şartı yokluğundan HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE; Alınması gerekli ...-TL harcın, peşin olarak alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yoluna açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça, okunup, usulünce anlatıldı.31/01/2020 Başkan ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Katip ... (E-İmzalı)