İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/557 E. 2019/495 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2013/557
- Karar No
- 2019/495
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2013/557 Esas KARAR NO : 2019/495 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2013 KARAR TARİHİ : 25/06/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket ve dava dışı .... Şti arasında, ... Sözleşmesi imzalandığını, ... tarihli sözleşme gereğince ...'un hizmete açılmasını takip eden 10 yıllık süre ile Gelir Paylaşımı sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye konu mal ve hizmet satışından elde edilen toplam gelirin %70 KDV dahil ..., %10 müvekkile, kalan %20'sininde dava dışı ... verileceğini, davalı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen maddi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine Antalya ... Noterliği'nin ... tarih, ve ... yevmiye numarası ile ihtarname çekilerek sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirketin sözleşmenin feshine muvafakat etmediğini, sözleşmenin tüm teknik, mali ve hukuki yükümlülüklerini üstlenen davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini, teminat olarak vermesi gereken kıymetli evrakları vermediğini, 15 günlük periyotlar halinde gelir paylaşımı yapılması gerekirken yapılmadığını, müvekkili tarafından dava dışı ...'a verilen çeklerin ödenmesi konusuda sözleşmeye aykırı davranıldığını, iş yerinin verimliliğini arttıracak çalışma yapmadığını, sözleşme yapılırken davalının ... kuracağını taahhüt etmesine rağmen teknik malzemeyi getirmediklerini, aquarium'un ortaklarından özellikle ...'un ... konulmadan iş yerinin açılmaması konusundaki ısrarları neticesinde müvekkilinin kürenin alımı konusunda yardımcı olmak üzere ödeme yaptığını, davalı şirketin bunu kendilerinden borç olarak istediği için ödemenin kendileri tarafından yapıldığını, ... bedeli ile ilgili olarak müvekkili şirket ortaklarından ...'ın eşi ... tarafından davalı şirket temsilcisi ... adına, ... tarihinde ... Amerikan Doları ile ... tarihinde ... Amerikan Doları olmak üzere toplam ... Amerikan Doları havale edildiğini, akabinde davalı şirket tarafından .... Ve ... A.Ş'ye ödeme yapıldığını, mali sorumlulukların tümünün davalı şirkete ait olduğunu, ... ile ilgili tüm ödemeleri davalının yapması gerektiğini, ortaklarına güvenerek mali konuda destek olan müvekkile ... davalı şirketin uhdesinde olmasına rağmen geri ödeme yapılmadığını, tüm bunlara rağmen davalı şirket ile dava dışı ..., üç taraflı imzalanan sözleşmeyi iki taraflı olarak feshettiklerini müvekkili şirket dışında fesih edilen üçlü sözleşmenin fesih koşullarına uyulmadığını, ... bedelinin müvekkiline ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin 10 yıllık kazanç elde edeceğini düşünerek başladığı ticari ortaklıktan tek zarar eden olarak kendisi haricinde sözleşme feshedilerek saf dışı bırakıldığını, müvekkiline küçük ödemeler dışında ödeme yapılmadığını belirterek davalı şirkete ... için gönderilen ... Amerikan Dolarının karşılığı olan ....-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini, ayrıca taraflar arasındaki gelir paylaşımı sözleşmesi gereğince 10 yıllık sürede müvekkilinin elde edeceği gelirden mahrum kalması nedeniyle şimdilik ...-TL kar kaybının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davaıldan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili, davacı ve dava dışı ...Şti arasında ... tarihli ... ve gelir paylaşımı sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince tarafların ... alışveriş ve eğlence merkezi içine kurulacak oyun alanı konusunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre oyun eğlence parkının kurulum ve işletmesinin müvekkili tarafından sağlanacak olup bu sözleşme süresince elde edilen hasılatın %20'lik kısmının dava dışı ... işletmeciliği şirketine kira bedeli olarak ödeneceğini, müvekkilinin hasılatın %10'luk kısmını ise davacıya kar payı olarak ödeyeceğini, müvekkilinin bu sorumlulukları yerine getirdiğini, fakat davacının sözleşmeye ve sözleşmedeki süre şartlarına aykırı olarak ... tarihinde Antalya ... Noterliği, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bahsedilen dava konusu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshine değil, usulsüz feshine muvafakatının olmadığını, her nasılsa sözleşmeye önce tek taraflı olarak fesheden davacının 3 aylık bir süre sonra kendisine sözleşmenin üçlü bir protokol şeklinde sonlandırılması için gönderilen ihtarlara sözleşmenin feshedilemeyeceği cevabını verdiğini, uzlaşmaz ve çözüme karşı tavır sergilediği, ihtarla birlikte protokol örneğinin de gönderildiğini, davacının iddialarını haksız bulduğunu, müvekkili tarafından davalıya teminat olarak verilmesi kararlaştırılan çekle ilgili olarak teminat koşulu olan işletmenin açılışının müvekkili tarafından zaten yerine getirildiğini, teminat çeki talebinin yersiz olduğunu, kar payının davacıya düzenli olarak ödendiğini, eğlence merkezi ile yaşanan sorunları çözümünde müvekkilinin İstanbul da olmasına rağmen elinden gelenin fazlasını yaptığını, asıl davacının karlılığı ve hasılatı arttırmak adına gerekli çaba ve özeni göstermediğini, sözleşmeye göre davacı tarafından ...'ye verilen çeklerin, kira bedellerine ilişkin teminat niteliğinde olup, müvekkil keşideci tarafından düzenli olarak kira bedelinin ödenmesine rağmen, ... Şti tarafından tahsil işlemine başlanmış olmasının müvekkilinin değil ... Şti'nin sözleşmeyi ihlali niteliğinde olduğunu, bu şirketin sözleşmeye aykırı olarak tahsilde tekerrür yapmasını engellemek için müvekkili tarafından bu şekilde ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin ortak karlılığı ve hâsılatı arttırabilmek adına elinden gelen çaba ve özeni gösterdiğini, ancak davacı ortağının müvekkil şirkete sözleşmenin feshi istemli ihtarname keşide ettiğini, ihtarname ile de elde edilen hâsılatın düşüklüğünü sebep göstererek haksız ve usulsüz olarak bu sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirterek yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerden dolayı aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili .. tarihli dilekçesi ile şirketin ünvanının ... A.Ş olarak değiştiğini belirtip buna ilişkin sicil gazetesi suretini sunmuş, davalının ismi uyapta güncellenmiştir. Davalının talebi üzerine dava ... işletmeciliği şirketine ihbar edilmiş olup ihbar olunan tarafından davaya karşı beyan dilekçesi ve ekinde davalı ile kendisinin imzaladığı ... tarihli fesih sözleşmesinin sunulduğu görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından taraflar arasındaki ihtarnameler, sözleşme sureti, fatura suretleri, hesap ekstresi, mail yazışmaları, davalı tarafından taraflara arasındaki ihtarnameler, sözleşme sureti, sözleşmenin feshine ilişkin fesih sözleşme sureti delil olarak sunulmuş, mahkememizce tarafların defterleri mali müşavir bilirkişiye incelettirilmiş, tanıklar dinlenmiş, ticaret sicil müdürlüğünden davacı şirketin yetkilileri ile araştırma yapılmış, bilirkişi heyet raporu alınmış tüm deliller toplanmıştır. Dava, sözleşmenin haksız yere feshedildiği iddiasına dayalı açılmış kar kaybı zararının tahsili ile sözleşme uyarınca davalının alması gerekip de ödemesi davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ... bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ... tarihli ... ve Gelir Paylaşımı Sözleşmesinin incelenmesinde; İşletme hakkı ... şirketine ait olan ... bünyesinde ... davalı ... şirketi tarafından tesisi ve işletilmesi ve gelirinin paylaşılması ile ilgili tarafların anlaşmaya vardıkları, davacı ... şirketinin ise davalının edimini garantör olarak üstlenip sözleşmeyi bu sıfatla imzaladığı, sözleşmeye göre uygulama ve dekorasyon projelerinin davalı tarafından hazırlanarak ... şirketinin onayına sunulacağı, ... şirketinin bu işletme alanını açılış tarihinden 60 gün öncesinden teslim edeceği, davalının da bu sürenin sonunda tüm ekipmanları ile açılışa hazır olacağı, sözleşmenin 10 yıl süreyle sınırlı olarak yapıldığı, mücbir haller dışında iki taraftan birinin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde en az 120 gün önceden yazılı olarak ihbar edilme şartı ile 120 günlük sürenin sona erdiği günün içinde bulunduğu 1 yıllık çalışma dönemi sonunda sözleşmenin fesih edilebileceği, sözleşmenin mali koşullar başlıklı 6.maddesinde davalının sözleşmeye konu ediminin ... tarihine kadar yerine getirmesinin teminatı olarak davacıya ... tarihli ....-TL tutarlı teminat çeki vereceği, davalının sözleşmeye konu edimini yerine getirmemesi halinde davacının çeki tahsile koyacağı, davalının edimini yerine getirmesi halinde çekin davalıya iade edileceğini kararlaştırıldığı yine davacının toplam tutarı ...-TL olan çekleri sözleşme tarihinden itibaren ... şirketine teslim edeceği, düzenlenen bu çeklerin bedellerinin ... alanının aylık cirosundan ... alacağı %20'lik paydan mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmemesi halinde ... şirketinin çekleri tahsilata koyabileceği, bahse konu çeklerin sözleşme teminatı olduğu, işletmeden elde edilen toplam gelirin %20'sinin ... şirketine, %10'unun davacıya, kalan kısmının ise davalıya ait olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşme ilk olarak davacının noter kanalıyla davalıya çektiği ... tarihli sözleşme ile feshedilmiştir. Davacı aynı ihtarnameyi dava dışı ... şirketine de göndermiştir. Davacı fesih gerekçesi olarak sözleşme doğrultusunda kendisine verilmesi gereken teminat çekinin verilmemesini, işletmenin verimli çalışması ile ilgili karşı tarafın çaba sarf etmediğini, reklam tanıtım çalışması yapmadığını, gelir paylaşımının usulünce yapılmadığını, kendisi tarafından verilen çeklerin ... şirketine verilecek paydan mahsup edilmesi gerekirken ... tarihli çekin tamamının kendisinden tahsil edildiğini, yani karşı tarafın mali sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf bu ihtarnameye yönelik karşı ihtarnamesi ile feshi kabul etmediğini bildirse de daha sonra keşide ettiği ... tarihli ihtarname ile sözleşmeden beklenilen kar hedeflerinin sağlanamadığını, tarafların her geçen gün zarar ettiğini, ortaklığın sonlandırılması için ... şirketi ile mutabık kalınarak fesih protokolü hazırlandığını belirterek protokoldeki şartlarla sözleşmenin feshedileceğini davacıya ihtar etmiştir. Davacı taraf bu feshin haksız olduğu gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır. Tarafların defterleri incelenmiş olup davacının defterlerine yönelik düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda; defterlerin usulüne uygun olduğu, sözleşme gereğince ... - ... tarihleri arasındaki 159 günlük sürede elde edilen satış cirosundan davacı şirketin toplam ...-TL tutarında gelir elde ettiği, yani davacının payının ödendiği, sözleşmenin davalının kusuru yüzünden feshedildiğinin kabul edilmesi durumunda davacının mahrum kalacağı kar tutarının ...-TL olacağı, davacı şirketin davalı tarafa gönderdiğini iddia ettiği, ... tarihinde ... USD, ... tarihinde ... USD olmak üzere toplam ... USD ile ilgili olarak davacı defterlerinde herhangi bir kayıt olmadığı, bu paraların ... ismindeki bir kişinin banka hesabından ... isimli kişinin banka hesabına gönderilen paralar olduğu belirtilmiştir. Davalının defterleri istinabe yoluyla incelenmiş olup mali müşavir ...'nın düzenlediği ... tarihli bilirkişi raporunda; defterlerin usulüne uygun olduğu, davacı tarafından davalıya ... ve ... tarihli faturalara binaen davalı tarafından ...-TL ödeme yapıldığı, defterlere göre davalının davacıya borcunun kalmadığı, ... bedeli ile ilgili olarak davalının davacıyı takip ettiği açık hesapta herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkememiz dosyası daha sonra istinabe yoluyla uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup alınan ... havale tarihli heyet raporunda; fesih tek taraflı karşı tarafa yöneltilen ve varmakla mevcut ilişkiyi ortadan kaldıran beyan olup, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından somut olayda davacının çektiği ilk fesih ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, bu fesihten sonra davalı tarafça davacıya yapılan ödemelerin feshedilmiş sözleşmenin devamı niteliğinde sayılamayacağı, bu yüzden davalının sonradan gönderdiği fesih ihtarnamesi ve protokolün hukuken bir öneminin bulunmadığı, ... bedeli ile ilgili tarafların defterlerinde kayıtlar bulunmaması nedeniyle davacının bu tutarı talep edemeyeceği, davacının feshinin geçerli ve haklı olduğu, kar kaybı istenebileceği ancak bunun için yeterli bilginin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacının ... bedeline yönelik ... alımı yapılan ... A.Ş'nin davalıya kestiği fatura suretlerini sunması sonrasında dosya talimatla davalının defterini inceleyen mali müşavir ...'ya yeniden verilerek davalının defterinde bu şirket ile ilgili hesapların incelenmesi istenmiştir. Bu doğrultuda sunulan ... tarihli bilirkişi ek raporunda; davalının dava dışı ... alımı yapılan ... şirketi ile ticari ilişkisinin olduğu, davalı tarafından dava dışı bu şirketten toplam ... USD bedelli ... seti ve ... açıklamalı ürünlerin alındığı, sonrasında davalı tarafından ... tarihinde ... USD, ... tarihinde ise ...-TL ödeme yapıldığı, ödemeler için davalı şirket ortağı olan ... tarafından davalı şirkete ... tarihinde ... USD, ... tarihinde ... USD olmak üzere ... USD gönderildiği, davacı şirket ortaklarından ...'ın eşi ... tarafından toplam da ... USD olarak yapılan ödemelerin ... ile ... arasında olduğu, bu ödeme ile ilgili davalı şirketin defterinde herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu ödemelerin davalı şirket ile ilişkilendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya daha sonra ... tarihli raporu sunan bilirkişi heyetine tarafların da itirazları değerlendirilmek üzere tevdi edilmiş olup, alınan ...tarihli heyet ek raporunda; davacı şirket ortağının eşi ... tarafından ödendiği iddia edilen ... bedeline ilişkin paranın ... şirketi, ... ..., ... ve ... arasında yapılan elektronik postalarda bahsinin geçtiği, banka havalesinin kural olarak borç ödemesi olduğu, elektronik postalar ve gönderilen havale tarihlerinin yakınlığı her ne kadar bu bedellerin ... alımı için gönderilmiş olabileceğini düşündürmekte ise de taraf şirketlerinin muhasebe kayıtlarında yer almayan bu paraların şirketler arasında alacak borç ilişkisi olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin feshi ve davacının feshinde haklı olduğuna yönelik kanaatlerinin değişmediği, başka bir veri bulunmadığından 159 günlük hasılat payı emsal alınarak kalan sözleşme süresince mahrum kalınan karı belirleyen ... tarihli bilirkişi raporundaki ...-TL'lik hesaplamanın doğru olduğu hususlarının belirtildiği görülmüştür. Son heyet ek raporundan sonra davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş olup, sözleşmenin kendileri tarafından haklı feshedildiğini, kar kaybına yönelik talebini ...-TL'ye arttırdığını beyan ederek bu tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ve harcını yatırmıştır. Davacı vekilinin ... havale tarihli dilekçe ekinde sunduğu mail yazışmalarının incelenmesinde, ... teslimi ve yapılacak ödemelerle ilgili davacı şirket adına ..., davalı şirket genel müdürü ... ve ... alımı yapılan .... Ve.... A.Ş adına ... arasında geçen yazışmalar olduğu görülmüştür. Mahkememizce taraflar arasındaki ... alımına yönelik mail yazışmaları özellikle davalı şirket genel müdürü olan ... tarafından gönderilen mailler HMK'nın 202/2 maddesi uyarınca delil başlangıcı olarak kabul edilmiş olup yine sözleşmenin feshinde haklılık durumu maddi vakıaya ilişkin olduğundan bu hususlar yönünden tarafların bildirdiği tanıkların dinlenmesine karar verilmiş, davacı şirket ortağı ...'ın eşi ... tarafından davalı şirket yetkilisi ...'a gönderilen paralara ilişkin dekontlar yönünden davalı şirket yetkilisi ...'ın istinabe yoluyla isticvaben beyanları alınmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında işletme hakkı ... şirketine ait olan ... bünyesinde bulunan ... davalı tarafça işletilmesi ve gelir paylaşımı hususunda imzalanan sözleşmeyi davacı şirketin davalının edimlerini garanti alan sıfatıyla yani garantör olarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyet raporlarında da belirtildiği üzere fesih beyanı tek taraflı karşı tarafa yöneltilen ve varmakla mevcut ilişkiyi ortadan kaldıran beyan olup, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından somut olayda davacının çektiği ilk fesih ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, bu fesihten sonra davalı tarafça davacıya yapılan ödemelerin feshedilmiş sözleşmenin devamı niteliğinde sayılamayacağı, bu yüzden davalının sonradan gönderdiği fesih ihtarnamesi ve protokolün hukuken bir öneminin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı da davasını sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi sebebine dayalı olarak açmışsa da rapordan sonra özellikle ıslah dilekçesi ile sözleşmenin kendileri tarafından feshedildiğini kabul edip feshin haklı olduğunu iddia etmiştir. Sözleşmenin içeriği tarafların üstlendiği edimler dikkate alındığında sözleşmenin esas taraflarının davalı şirket ile dava dışı ... şirketi olup davalının sözleşme ile üstlendiği edimlerin dava dışı ... şirketine karşı olduğu, davalının tarafları bir araya getiren olarak davalının ediminin garantörü olduğu, bu nedenle işletmenin verimliliği için gerekli çabanın sarf edilmemesi, reklam tanıtımının yapılmaması, ekipman bulundurulmamasına yönelik davacı tarafından ileri sürülen fesih gerekçeleri yersiz bulunmuştur. Bu gerekçeler ancak davalı ile davacı arasında varsa ayrıca yapılmış başka bir sözleşme çerçevesinde değerlendirilebilir. Davacının bir diğer gerekçesi sözleşme ile davalı tarafından kendisine verilmesi kararlaştırılan teminat çekinin verilmemesidir. Sözleşmenin mali koşullar başlıklı 6.maddesinde bu çek, davalının edimlerini ... tarihine kadar yerine getirmesinin teminatı olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bir çektir. Söz konusu tarih işletmenin açılmasına ilişkin kararlaştırılmış olduğundan buradaki davalı edimi, işletmeyi açılışa hazır halde bulundurmaya yönelik edimlerdir. İşletmenin zamanında açılmadığı veya bu süreçte davalının açılışı gereği gibi yapmadığına yönelik herhangi bir iddia bulunmamaktadır. Davacının sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediği iddiaları daha çok sözleşmenin devamı süresince verimliliği artırmaya yönelik gerekli çalışmanın yapılmadığı ile ilgilidir. Dolayısıyla davacıya verilmesi kararlaştırılan çekin teminat altına aldığı edim zaten davalı tarafça yerine getirildiğinden bu madde kapsamında teminat çekinin verilmesinin artık bir gereği yoktur. Kaldı ki 6.maddenin 2.fıkrasında davalının sözleşmeye konu edimini ... tarihine kadar yerine getirmesi halinde teminat çekinin davalıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle verilse de zaten iadesi gereken bir çekin verilmemesi feshe gerekçe yapılamaz. Davacı ayrıca davalı tarafça dava dışı ... şirketine ödenecek olan %20'lik payın teminatı olarak dava dışı ... teminat çekleri verdiğini, davalının bununla ilgili sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmediğini belirtmektedir. Sözleşmede bu çeklerin bedelinin akvaryumun alacağı %20'lik paydan mahsup edilerek ödeneceği, 20'lik payın çekleri karşılamaması durumunda aradaki farkın davacı tarafından ... ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu husus garantör sıfatıyla davacının dava dışı ... karşı yükümlendiği bir borçtur. İşletme zaten açıldığı tarihten itibaren sürekli zarar etmiş olup buna rağmen davalı gerek davacıya gerekse dava dışı ... şirketine payları doğrultusunda elde edilen kardan ödeme yapmıştır. Davacı kendisine yapılan ödemelerle ilgili zaten herhangi bir itirazda bulunmamaktadır. Yine dava dışı ... şirketinin kar payı almadığına yönelik herhangi bir iddia da bulunmamaktadır. İşletme zarar etmişse ve davacı dava dışı ... şirketine verdiği çekler yüzünden sorumluluk altına girmişse bu eldeki sözleşmenin feshine gerekçe oluşturamaz. Yukarıda açıklandığı gibi davacı varsa zararlarını açacağı ayrı bir dava ile davalıdan talep edebilir. Açıklanan sebeplerle bilirkişi heyet raporunun aksine davacının fesih gerekçeleri haklı bulunmadığından kar kaybına yönelik talepte bulunamayacağı ve buna yönelik davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. ... bedelinin tahsiline yönelik dava açısından; taraflar arasında sözleşme ile davalı tarafından temin edilerek işletmeye konulması kararlaştırılan kürenin dava dışı ... Şirketi tarafından davalı şirkete satıldığı, faturanın da davalı adına kesildiği ve ödemenin davalı şirket tarafından dava dışı ... şirketine yapıldığı noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı şirketin yaptığı bu ödemenin kendileri tarafından davalıya borç olarak gönderilen ödemelerden karşılandığını iddia etmektedir. Davacı şirketin kendi hesabından bizzat davalı şirketin hesabına giren bir para bulunmamakta buna ilişkin taraf defterlerinde de herhangi bir kayıt gözükmemektedir. Davacının bu yönde bir iddiası da yoktur. İddiasına göre para davacı şirket ortağı ...'ın eşi ... tarafından davalı şirket yetkilisi ...'ın hesabına gönderilmiştir. Buna ilişkin sunulan dekont suretlerinde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve havale kural olarak borç ödeme niteliğinde olduğundan karinenin aksini ispat yükünün davacıya ait olduğu kanaatine varılmıştır. Mevcut dekontlar ve bilirkişi raporundaki davalı şirket tarafından ... alımına ilişkin dava dışı ... firmasına ödenen paraların ... tarafından davalı şirkete aktarılan paralardan karşılandığına yönelik tespit sebebiyle, davalı şirket yetkilisi ... istinabe yoluyla isticvaben dinlenmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... beyanında; iddiayı kabul etmemiş, aldığı paranın şahsi alacağına ilişkin olduğunu belirtmiştir. Mail yazışmalarında davalı şirket müdürü ...'nın ... firmasını temsilen ...'e gönderdiği bir mailde, ödemenin, ... tarafından kendilerine yapılacak ödemeye müteakip yapılacağını belirtmesi sebebiyle bu mail, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilip tanık beyanlarına başvurulmuştur. Tanıklardan ... ve ... davacının iddialarını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlarsa da, bu tanıkların davacı şirket ortaklarının eşleri olmaları, özellikle davacının tanık olarak dinlettiği ... şirketinin ilgililerinin (..., ..., ... isimli tanıklar) ödemenin davacı tarafından karşılandığına yönelik bilgilerinin olmadığını ifade etmeleri, yine davalı tanıklarının da aksi yöndeki ifadeleri dikkate alındığında ... ve ...'ın beyanları iddiayı ispata yeter derecede bulunmamıştır. ... tarafından ...'e gönderilen mailde de zaten ... bedelinin davacı tarafından karşılandığını gösterir bir netlik bulunmamaktadır. Para davacı şirket tarafından da değil gerçek kişi ... tarafından gönderilmiştir. Açıklanan sebeplerle yemin deliline de dayanmamış olan davacının ... bedeli ile ilgili iddiasını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla bu talep yönünden de davası reddedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL, tamamlama harcı olarak alınan ...-TL toplamı ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan ... TL talimat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/06/2019 Katip ... *E-imzalıdır. Hakim ... *E-imzalıdır.