İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/162 E. 2025/147 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/162
Karar No
2025/147
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/162 Esas KARAR NO : 2025/147 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2019 KARAR TARİHİ : 03/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... tarihinde müşteri taşıt tanıma sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye uymaması neticesinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının yetkiye ve borca itirazı neticesinde işbu davanın açıldığını, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme neticesinde müşterinin aylık 2 m3 akaryakıt tüketeceğini taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafından taahhüde uyulmadığını, bu nedenle sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeple tek taraflı olarak fesih edildiğini, sözleşmenin ... maddesi ile bayinin sözleşmeyi tek taraflı feshi halinde müşterinin sisteme dahil ettiği her bir araç için bayiye beşyüz Amerikan doları ve katma değer vergisini cezai şart olarak koşulsuz ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, bu nedenle sisteme kayıtlı 7 araç için ... Amerikan Doları + KDV olarak cezai şart talep edildiğini, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu ve bu nedenle itirazın iptali ile davalı aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı süresi içinde cevap vermemiş böylelikle davayı tümden inkar ettiği kabul edilmiştir. Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; davalının tacir değil esnaf olduğunu, bu sebeple mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, arabuluculuk son tutanağının geçerli olmadığını, yapılan sözleşmenin davalı tarafından okunmadan imzalandığını, bu nedenle sözleşmenin davalı menfaatine aykırı olan genel işlem koşullarının geçersiz olduğunu, talep edilen cezai şartın şartlarının gerçekleşmediği, talep edilmesi gereken bedelin sözleşme gereği satımdan dolayı yapılan iskontonun olması gerektiğini, bu nedenlerde davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Mahkememizce yapılan yargılama sonunda .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamında belirtilen deliller ve gerekçeye göre davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı yanca kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM ... HD nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile istinafı haklı görerek kararın kaldırılmasına karar vermiştir. Anılan kaldırma ilamında; "Arabuluculuk TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olup, arabuluculuğa başvuru yapılıp yapılmadığı, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun sonuçlandırılıp sonuçladırılmadığı mahkemece resen dikkate alınmalıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi " İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Arabuluculuk Kanunun 8/1.maddesi ve arabuluculuk yönetmeliğinin 10/1.maddesi; "Arabulucu, tarafların her biri ile ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir ve iletişim kurabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olarak yürürlüğe sokulan arabuluculuk göstermelik bir işlem niteliğinde olmayıp uyuşmazlık taraflarına her türlü iletişim yolu ile ulaşıldıktan sonra tarafların anlaşamaması üzerine açılan davada bu anlaşamamaya ilişkin son oturum tutanağı, tarafların iradelerinin yansıtıldığı belge niteliğindedir. Arabuluculuk aşamasında davalı adresine usulüne uygun olarak tebligat yapılmaması arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlamı taşımaz, aksi düşüncenin kabulü arabuluculuğu taraflara ulaşmadan olumsuz neticelendirilen göstermelik bir işleme dönüştürür. Arabuluculuğa başvuran tarafın arabuluculuk sürecini de kontrol etmesi, davalı tarafa ulaşılamama durumunda mernis adresine usulüne uygun olarak tebligat çıkartılmasını yada diğer iletişim yolları ile ulaşılmasını sağlamak için gerekli özen ve çabayı göstermesi gereklidir. Aksi halde arabuluculuk başvurusunun tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Somut olayda, davacı vekilinin arabuluculuğa başvurduğu, sürecin ... tarihinde başladığı, son oturumun ... tarihinde gerçekleştirildiği görülmekle, davalı sözleşmede belirtilen adresin ve icra takibinde bildirilen adresinin .../... adresi olduğunu, icra takibine itiraz dilekçesinde de bu adresin kendileri tarafından bildirilmesine rağmen, davacı tarafın kötüniyetli olarak arabuluculuğa başvururken davalı adresini .../... olarak gösterdiğini, arabuluculuk tutanağındaki telefon numarasının ise ... na ait olduğunu, iddia etmesine rağmen mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklindeki kaldırma gerekçesi doğrultusunda arabuluculuk dosyası sistemden incelenerek başvuru formu temin edilmiştir. Başvuru formunda bizzat davacı vekilince ... tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, davalının adresinin ise ... ... ... .../... olarak bildirildiği görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin ... tarihli celsedeki beyanlarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. İcra dosyasının incelenmesinden davalının vekili aracılığı ile dosyaya itiraz ettiği ve itiraz dilekçesinde müvekkilinin adresini .../... olarak belirttiği yine itiraz dilekçesinin 4.bendinde yetkiye itiraz ederek müvekkilinin ...'de ikamet ettiğini belirttiği, bu dilekçeye rağmen davalının arabuluculuk başvuru formunda adresi .../... olarak düzenlediği, mahkememizin daha önceki gerekçeli kararında davalının cevap dilekçesi vermemesi nedeniyle arabuluculuk yetkisine de itirazının sonuca etkisi olmadığına ilişkin gerekçesinin BAM İlamı ile yerinde görülmeyerek kaldırıldığı, bu şartlar altında davacının arabuluculuk başvurusunda üzerine düşen doğru adres bildirme ve süreci kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalıya bu süreç içerisinde diğer iletişim yolları ile ulaşılmasını sağlamak için gerekli özen ve çabayı sarf etmediği kabulüne göre usulsüz adrese yapılan tebligat sonucunda düzenlenen anlaşmazlık tutanağının geçerli başvuru koşulunu sağladığı kabul edilmeyerek davanın arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Usulden ret kararına etki etmeyeceği düşünüldüğünden BAM kaldırma ilamında belirlenen diğer deliller toplanmaksızın usul ekonomisi uyarınca HMK 320/1 uyarınca tensip tutanağı ile dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, dosya üzerinden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/162, K. 2025/147, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-162-e-2025-147-k-a934ef6383cf