İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/907 E. 2025/186 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/907
- Karar No
- 2025/186
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/907 Esas KARAR NO : 2025/186 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 28/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğunu, şirketinin çalışmaya devam ettiğini, şirketin faaliyette bulunduğu adresin değiştirilmesi için şirkete ait karar defterine yazılması gerektiğinden yapılan tüm aramalara rağmen şirkete ait karar defterinin dava tarihinden itibaren bulunamadığını ve kayıp olduğunun tespit edildiğini, işbu nedenle temsile yetkili olduğu şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair tarafına zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir. Davacının ... tarihli duruşma beyanında: " ben 2013 yılında şirket kurulumu yaptım, 2018 yılında sermaye arttırımı yaptım, o tarihte karar defterimi muhasebecime bıraktım, adres değişikliği için muhasebecimden karar defterimi istedim, oda ben sana verdim dedi, bende karar defterini muhasebecime verdiğimi hatırlıyorum, muhasebecimde karar defterin sende dedi, bende bunun üzerine zayiden davası açtım, ben merkezimi hiç taşımamıştım, geçici olarak farklı ofislerde çalıştım oralarda unuttum mu diye baktım yok, defteri ne zaman kaybettiğimi de hatırlamıyorum, muhasebecim ...'dır, ben defterimi en son 2018 yılında kullandım kaybettiğim tarihi bilmiyorum, ben defteri muhasebecide kaldı zannediyorum, muhasebecimde kalmadı ise 2018 yılında kaybetmiş olabilirim, ben 2018 yılında sermaye arttırımı yaptım sonrasında nereye koydum hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı tanığı ...'ın ... tarihli celse beyanında: "ben davacı şirketin muhasebecisiyim, muhasebesini tutarım, davacı şirketin adres değişikliği yapılacaktı, karar defterine kayıt etmemiz gerekiyordu ancak karar defterini bulamadık, şirket ilk kurulduğunda karar defteri bendeydi, sonra 2018 veya 2019 yılında sermaye artırım işleri yapıldı, bu işlemden sonra ben karar defterini davacıya verdim diye hatırlıyorum, davacı da karar defterini de alıp almadığını nereye koyduğunu hatırlamıyor, karar defteri kayıptır, başka bir bilgim yok," dediği anlaşıldı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe ; Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin bir çekişmesiz yargı işidir. Zayi belgesi verilmesini düzenleyen TTK.nun 82/7.maddesinde"... tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü haizdir. Zayi belgesi talep eden davacı öncelikle bir ziyaa olayının vuku bulduğunu ve bu ziyaanın TTK 82/7. maddesinde belirtildiği hallerden veya benzeri bir olay sonucu meydana geldiğini, defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş olduğunu, ziyaanın onun iradesi dışında meydana geldiğini, yasa gereği tutmak ve saklamak zorunda olduğu şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defterini emin koşullarda saklayıp, muhafaza ettiğini ispatlamak zorundadır. Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı şirketin karar defterinin zayi edilmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Vergi Dairesinden ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirkete ait kayıtların celbedildiği görülmüştür. Somut olayda şirket yetkilisinin duruşmaya katıldığı beyanında, ticari defterlerini 2018 yılında sermaye arttırımı yaptığı ticari defterini muhasebecisine verdiğini , muhasebecisinin de kendisinde olmadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen muhasebeci de defterleri davacıya verdim diye hatırladığını beyan ettiği, davacı şirket yetkilisinin şirketin adres değişikliği yapacaklarında karar defteri olmadığını farkettiğini beyan ettiği , bu halde dosya kapsamında toplanan delillerden davacının kanunen saklamakla yükümlü olduğu belgeleri muhafaza etmek için basiretli bir tacirin alması gereken tedbirleri aldığını, özen görevini yerine getirdiğini, belgelerin zayi olmasında kusuru olmadığını ispat edemediği, davaya konu belgenin maddede sayılan sınırlı hallerde(yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle) kaybolmadığı, davacının beyanına göre defterin muhasebecisinde değil ise 2018 yılında kaybolduğu kabul ediliğinde bu haliyle dava açmak için yasada öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürenin de çok evvelinden dolduğu, karar defterinin tacirin özensiz davranışından kaynaklı olarak kaybolduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal Antalya BAM 11.HD 2021/302 Esas - 2021/1885 Karar sayılı ve 2021/205 Esas - 2021/403 Karar sayılı emsal kararları) GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 14/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır