İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/536 E. 2024/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/536
Karar No
2024/749
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/536 Esas KARAR NO : 2024/749 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde, müvekkil şirketin davalıya sattığı mallar nedeniyle doğmuş bulunan alacağının tahsili için, müvekkil şirket kayıtlarında mevcut bakiye cari hesap alacağı olan ... TL. bedel üzerinden Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiği, davalı şirket tarafından bu icra takibinde, takip dayanağı cari hesap ekstresinde kayıtlı borç tutarının tamamı yönünden itirazda bulunulduğu, davalı şirketin faize de itiraz ettiği, süresinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğu, haksız itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla öncelikle zorunlu dava şartı arabulucuya başvurulduğu, anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle dava açılması zorunluluğunun hasıl olduğu, davalı şirketin borca yönelik itirazında haksız olduğu, cari hesap dikkatle incelendiğinde, müvekkil şirketin satıp teslim ettiği malların bedelini talep ettiği, cari hesapta görülen miktar kadar alacaklı olduğunun açıkça ortada olduğu, ticari defterlerin incelenmesi ile ispatlanacağı, dolayısıyla davalının borca itirazının yerinde olmadığı, müvekkili ve davalı firma e-fatura mükellefleri olduğu, davalı firmaya düzenlenen tüm faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, alıcısına ulaşan fatura kural olarak kabul edilmiş sayılacağı, iade faturası düzenlenmemesi, ... üzerinden ret verilmemesi, Noterden ret ihtarı verilmemesi işlemlerini yerine getirmeyen basiretli tacir olarak kabul etmiş sayılacağı, herhangi bir itiraz bulunmadığından davalı tarafça tüm faturalar ve içerikleri kabul edilmiş durumda olduğu, izah edilen nedenlerle haksız ve kötü niyetli yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Davacının uyuşmazlığa konu faturaları kapsayan 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davalı ise usulüne uygun tebligata rağmen defterlerini sunmamıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasına dayalı takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı yan iddiasını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davacı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan asıl alacak yönünden takip talebindeki tutar ile paralel şekilde alacaklı olduğu, ancak takipteki işlemiş faiz yönünden davacı yan davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair delil sunmadığından ve davalı takibe itirazında faize de itiraz etmiş olmakla davacının davalıdan takip tarihinden itibaren faiz isteyebileceği kabulü ile işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiş, buna göre davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit ve belinlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, -Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın ... TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hükmolunan alacağın (... TL) % 20 si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.28/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/536, K. 2024/749, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-536-e-2024-749-k-0add6158e92c