İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/402 E. 2024/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/402
- Karar No
- 2024/703
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/402 Esas KARAR NO : 2024/703 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ... ne ait "... Mah. ...'de bulunan ..." ... işinin yüklenicisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ... tarihinde ... ne ait taşeron olarak ..., ... temini ve yerin döşenmesi işine ilişkin sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye istinaden yapılacak işin m²'sinin hesaplandığını ve davalıya ...-TL ödeme yapıldığını, ancak davalının işleri sözleşmede belirtilen sürede yapılmadığı gibi ayıplı ve kusurlu şekilde yaptığını, işveren ... tarafından gerekli kontrollerin yapıldığını, ayıp ve kusurların giderilmesi için davalı tarafa birçok kez bildirim yapıldığını ancak davalı tarafın herhangi bir dönüş sağlamadığını bunun üzerine ...'nın müvekkilinin hak edişinden ...-TL + ...-TL + ...-TL olmak üzere toplam ...-TL ceza keserek kesinti yaptığını, davalıdan geri dönüş olmayınca başka bir taşeron olan "..." firmasına yaptırıldığını ve ...-TL işçilik, ...-TL malzeme bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, bu nedenle eksik ayıplı ve zamanında teslim edilmeyen iş nedeniyle müvekkili şirketin ...-TL zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın giderilmesi için Üsküdar ...Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak müvekkili şirketin zararının giderilmediğini, bunu üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun dosyanın tamamına haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, davalı - borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline takibin devamına, dava konusu alacakları için davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesine, davalı-borçlunun, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: İcra takip dosyası ile talep edilen bedelin haksız bir bedel olduğunu, bahse konu olayda meydana gelen olumsuz durumların kendilerinden kaynaklanmadığı halde kabul anlamına gelmemekle, ... ilinden ...'ye defalarca tadilata gittiklerini ve herhangi bir mağduriyet olmaması adına yoğun emek sarf ettiklerini, herhangi bir sorumlulukları olmamasına rağmen işbu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin ödenmemesi bir yana ... yol ücretinin dahi davacı yanca karşılanmadığını, bedelsiz şekilde çalışma yapıldığını, anılan iş ve işlemlerde herhangi bir sorumluluğu olmadığı, öte yandan, sorunun malzemeden kaynaklı olduğunu, fabrika ile iletişime geçilip fabrikanın anılan sorunu çözmesi gerektiğini karşı yana ilettiklerini, davacı tarafın buna yanaşmadığını, fabrika ile bire bir görüşerek aynı şekilde malzeme temini ile taraflarınca yapılan yerlerin sökülüp farklı bir yüklenici firma ile anlaşarak sıfırdan yapım işine girişildiğini, neticeten; davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise esastan reddi ile davacı yanın % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirmesi ve gerekçe Dava konusunun, davacının yüklenicisi olduğu ... ne ait ... Mah. ...'nde bulunan "..." işi nedeniyle taraflar arasında düzenlenen ... tarihli "..." işine ait taşeron olarak davalının yapması gereken ..., ... temini ve yerin döşemesi işine ilişkin eksik ayıp iş bulunup bulunmadığı ve işin zamanında teslim edilmemesi iddiası ve nedeniyle davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususu taraflar arasında ihtilaflıdır . 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. Maddesinde ; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemede açılır'' düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenlemeye göre yetki sözleşmesini sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri düzenleyebilir. Diğer kişilerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları mümkün değildir. Maddedeki tacirden anlaşılması gereken işin ticari nitelikte olması değil tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir. Tacirlerin ve kamu tüzel kişilerin , hukukumuzda tartışmalı olan, münhasır yetki sözleşmesi yapabileceği kabul edilmiştir. Taraflar yetki sözleşmesinde , aksinin kararlaştırmadıkça , dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabilecektir. Bu durumda taraflar aksi kararlaştırılmadıkça , yapılan yetki sözleşmesi , münhasır yetki sözleşmesi şeklinde olacaktır. Taraflar yetkili kıldıkları mahkemenin yanında , kanunen yetkili kılınan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa , bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Dava konusu"... Sözleşmenin" Madde ... - Anlaşmazlıkların çözümü ... Bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümünde ... mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir." şeklinde madde içerdiği ve tacir olan taraflar arasında yetki sözleşmesinin münhasır yetki sözleşmesi olduğu, kanunen yetkili kılınan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam ettiğine dair bir açıklama yapmadıkları, davalının dilekçeler aşamasında ... tarihli 2. Cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla davanın yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1 -ç ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1 -ç ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2-... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin yetkili olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya yetkili mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 5-Davacı vekilinin tanık dinletilmesi talebinin yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacın vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.18/11/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı