İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/57 E. 2024/9 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/57
Karar No
2024/9
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/57 Esas KARAR NO : 2024/9 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/01/2022 KARAR TARİHİ : 09/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Dava konusu genel kurul toplantısında çağrının usulüne yönelik Kanuni usul işlemlerinin yerine getirilmediğini, davacıların murisi ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ...'ın mirasçıları olan davacıların da üyelik hakkının yasal mevzuat gereğince bulunduğunu, davacıların işbu toplantının bildiriminin yapılmadığını, davacıların 2016 yılında kooperatifin ihyasi üzerine yapılan ilk toplantıda temsilcileri olarak ...'ı yetkilendirdiğini, bu durumun ... tarafından da ... tarihli toplantıda dile getirildiğini, davacılar lehine tescil işleminin yapılmadığını ve ortaklar defterine kaydedilmediklerini, temsilci olan ...'ın bakanlık sicilinde ortak olarak gösterilmediği ancak toplantılara davet edildiğini, ... tarihli toplantıya ilişkin davacılara çağrı yapılmadığını, genel kurulda alınan kararların bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan kararların iptalinin gerektiğini, temsilci ...'a tebligat yapılmadığını, hazirun cetvelinde de bu duruma yer verilmediğini, davacıların miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesi yönünde kooperatife Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile keyfiyetin bildirildiğini, kooperatifin herhangi bir işlem tesis etmediğini, hazirun cetvelinin düzenlenmediğini, kooperatifin ortaklar defterinin kayıp olduğunu, bu hususun genel kurul toplantısında beyan edildiğini, ortaklar defterinin kayıp olmasına ilişkin sorumluluğun yönetim kuruluna ait olduğunu, yönetim kurulunun görevlerinden birinin de genel kurul toplantısından önce genel kurula katılma hakkına sahip ortaklar listesini ortaklar defterine uygun olarak hazırlamak olduğunu, bu yükümlülüğün kooperatifçe yerine getirilmediğini, dava konusu genel kurul kararının denetime elverişli olmayıp, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumun iptal sebebi olduğunu, ilgili kararda, ana sözleşmenin genel kurul tutanağı başlıklı 39. maddesi gereği genel kurul tutanağında nelerin bulunacağına ilişkin hususlara riayet edilmeden tutanağın tanzim edildiğini, dava konusu kararda yönetim kuruluna asil üye olarak ..., ..., ...'ın seçildiğini, yedek üye olarak ..., ... ve ...'ın seçildiğini, ilgili kişilerin Kooperatifler Kanunu Ek Madde 3/3 gereği yönetim kurulu üyesi olamayacağını, ilgili maddede yönetim kurulu üyelerinin eş, 2. derece dahil kan ve kayın hısımları ile birlikte yönetim kurulu üyesi olamayacağın belirtildiğini, dava konusu genel kurul kararı ile yönetim kuruluna seçilenlerin 1. derece ve 2. dereceden akraba olduklarını, ... ile ... ve ...'ın anne-oğul, anne- kız olduğunu, ...'ın amcaları olduğunu, yönetim kurulunda birlikte bulunmalarının Kanuna aykırı olduğunu, Denetim Kurulu üyesi olarak seçilen üyelerin ...'ın ayırt etme gücüne etki edecek hastalığı sebebi ile mahkeme kararıyla kısıtlı olduğu ve kendisine vasi atanmış olduğunu, ...'ın da aynı durumda olup, ... ile yönetim kurulu üyeleri arasında Kooperatifler Kanunu ek madde 3/3'e aykırı olacak şekilde akrabalık ilişkisi bulunduğnu, bir diğer Denetim Kurulu üyesi olan ...'ın da Kooperatifler Kanunu madde 53'te açıkça hüküm altına alınan üye olma şartlarına haiz olmadığını, kooperatif ana sözleşmesi madde 53/3'te açıkça denetim kuruluna seçilme şartlarının belirtilmiş olduğunu, ilgili sözleşme maddesinde de denetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri arasında akrabalık ilişkisinin bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, ilgili genel kurul kararında toplam 7 ortaktan 2 ortağın toplantıya vekaleten iştirak ettiğini, 2 ortak adına vekaleten oy kullananlar arasında yönetim kurulu üyelerinin bulunduğunu, Kooperatif Ana Sözleşme m.24/4 gereği yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile kooperatifi temsile yetkili kılınan kimselerin vekaleten oy kullanamayacağını, bu sebeple alınan genel kurul kararının hem yasaya hem de ana sözleşmeye aykırı olduğunu, genel kurulun 5 no'lu kararında, gündem maddesi olmaksızın kooperatif adına taşınmaz hissesi almak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, Kooperatifler Kanunu madde 42/6 gereği taşınmaz alım ve satımının genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında olduğunu, taşınmaz mal alımında takip edilecek usulün satın alınmak istenen taşınmaz malın ortakların ihtiyaç ve istekleri dikkate alınarak niteliği, yeri ve azami fiyatının gündeme konulacak bir madde ile genel kurul tarafından açıkça belirlenmesi gerektiğini, alınan ilgili genel kurul kararında bu hususlara uyulmadığını, yönetim kurulunun bu hususta yetkisiz olduğunu, genel kurul kararının iptali gerektiğini, davalı kooperatif yönetimin edimsiz olarak el altından ödeme alıp davaları feragat veya sulh ile kapattıklarını, kooperatifin hak ve alacaklarından edimsiz olarak vazgeçmelerinin mümkün olamayacağını, yapılan feragat ve sulhlerin geçersiz olduğunu, buna ilişkin genel kurul kararının da iptalinin gerektiğini, genel kurulun 6 no'lu kararında kooperatif adına kayıtlı taşınmazların yönetim kurulu üyelerine tahsisine karar verildiğini, bu durumun Kooperatifler Kanunu madde 56/6'ya aykırılık teşkil ettiğini, söz konusu genel kurul kararının iptalinin gerektiği, netiçceten usul ve yasaya aykırı ... tarihli genel kurul kararının tüm maddeleri yönünden iptalini, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazlardan usul ve yasaya aykırı şekilde alınan kararlar ile yönetim kurulu tarafından satılanların tespiti ile usulsüz olarak yapılan tapuların iptali ile kooperatif adına tescilini, denetim ve yönetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin üyeliklerinin iptalini, taşınmazların yönetim kuruluna seçilenlere tahsisine yönelik işlemin iptalini, davacı ...'in kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescilini, davacıların miras hisseleri oranında ortaklıklarının tescilini, yeni bir yönetim seçilinceye kadar kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kooperatifler Kanunu madde 53 gereği genel kurul kararlarının iptali için bir aylık hak düşürücü süre olduğunu, davacıların kanunun emredici hükmü olan hak düşürücü süre içerisinde genel kurul kararının iptalini talep etmemiş olduğunu, kooperatifin uzun yıllar boyunca sevk ve idaresinin ... tarafından yapıldığını, ...'ın şu anda kısıtlı durumda olduğunu, davalı kooperatifin yönetimini üstlenen kişilerin ise kooperatifin ve üyelerin yararına işlem yaptıklarını, üye defterinin kayıp olduğu ve ... veya bir başkasından temin edilemediğini, Kooperatif Ana Sözleşmesi madde 16 gereği mirasçıların 3 ay içerisinde temsilci atayarak kooperatife bildirimde bulunması gerektiğini, davacıların bu yükümlülüğü yerine getirmediği, yazılı talep olmaksızın dava açılması nedeni ile davacıların iyiniyetli olmadığını, ...'ın kooperatif kayıtlarında temsilci değil üye olarak gözüktüğünü, 2021 tarihli gerçekleştirilemeyen genel kurulda kendisinin üye mi temsilci mi olduğunun bilmediğine ilişkin beyanı olduğunu, ... tarihli genel kurulun ...'a ait emlak ofisinde yapıldığı, çağrılmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, kendisinin toplantı yerini hazırlamış olduğunu, birazdan geleceğini bildirerek mahalden ayrılıp geri dönmediğini, toplantıya katılmadığını, Çevre Şehircilik ve İklim Müdürlüğü tarafından gönderilen evraklar arasında bulunması üzerine Hazirun defteri hazırlandığını, davacının iddialarının aksine ilgili evrakların bulunduğunu, kooperatifin tüm ortakları arasında akrabalık bağı bulunduğunu, yapılan işlemlerin hakkaniyete uygun ve makul olduğunu, ...'ın mahkeme kararı ile kısıtlı olduğu ve kendisine vasi atandığı hususunda evrak ve belge bulunmadığını, vekaleten kullanılan oylara bir itirazın bulunmaması halinde geçerliliğinin kabul edilmesi gerektiğini, genel kurulda alınan 5 no'lu kararda verilen yetkiye dayanılarak hiçbir satış işlemi veya teşebbüsünün bulunmadığınını, Kanunun gerekli şartları olan genel kurulda satışın koşulları belirlendikten sonra yönetim kurulunca satışın gerçekleştirilebileceğini, alınan kararın bir ön onay veya yetki mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiğini, kararın Kanuna aykırı olduğu halde dahi sadece alınan karar sebebi ile tüm genel kurul kararlarının iptal edilmesinin gerekmediğini, kooperatif yönetiminin sadece tek bir davadan feragat ettiğini, bunun nedeninin kooperatifin dosya yatırılması gereken bedeli ödeyebilecek mali gücü olmaması ve kooperatifi yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi kalemlerle zarara sokmamak için alınmış olan bir karar olduğunu, eski tarihli işlemlerde ...'ın anıldığı gibi bir işlemi var ise zarardan kendisinin sorumlu tutulması gerektiğini, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk haklarının bulunduğu, 6 no'lu kararda ismi geçen üyelerin tahsis işlemi dışında kooperatiften hiçbir ücret veya huzur hakkı almadığını, işbu tahsisin ücret ve huzur hakkı olarak verildiğini, alınan kararın fiilen uygulanmadığını, söz konusu üyelerin taşınmazlardan bugüne kadar bir menfaat elde etmediğini, yönetim ve denetim kurulunun kooperatife ait başkaca taşınmazlarda kanuna aykırı satış yaptığı iddiasının asılsız olduğunu, kooperatifin aktif ve pasif taşınmaz sorgusu yapıldığında taşınmaz satışına ilişkin uzun yıllardır bir işlem yapılmamış olduğu, kooperatifin ... tarihli genel kurulunda feshine karar verilmiş olup, halihazırda tasfiye halinde olduğu, ...'ın ...'e hissesini devretmeden önce ortaklıktan istifa etmiş olduğunu, bu nedenle devir hakkının bulunmadığını, ...'in ...'ın çocuğu olup bu istifadan habersiz olduğunun asılsız olduğunu, ...'in kötüniyetli olarak devir işlemini yaptığını, işbu eylemlerin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların KK md.53 gereği hak düşürücü süreden sonra açılan genel kurul kararını iptali davasının usulden reddini geretktiğini, talebin uygun görülmemesi halinde davanın esastan reddini, ...'in üyeliğini tespiti ve tesciline ilişkin taleplerin reddini, ... mirasçıları olarak miras hisseleri oranında ortaklığın tesciline ilişkin talebin Kooperatif Ana Sözleşme 16.maddesinde geçen şartları sağlamadığından reddini, denetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinin üyelikten çıkarılmasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz tensip ara kararı ile;Davacıların davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazlarda usul ve yasaya aykırı şekilde alınan karalar ile yönetim kurulu tarafından satılanların tespiti ile usulsüz olarak yapılan tapuların iptali ve kooperatif adına tesciline yönelik açılan davanın TEFRİKİ ile Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, Mahkememiz ... tarihli duruşma ara kararı ile;Davacı ...'in kooperatif üyeliğinin tespit ve tesciline ilişkin açılan davanın TEFRİKİ İLE MAHKEMEMİZİN AYRI BİR ESASINA KAYDINA, davacı vekiline tefrik edilen dosya için maktu başvuru harcı ve peşin harcı yatırması için tefrik edilen dosyada belirlenecek duruşma gününe kadar süre verilmesine, ... mirasçıları ..., ... ve ... tarafından miras payları oranında ortaklıklarının tespiti ve tesciline ilişkin açılan davanın TEFRİKİ İLE MAHKEMEMİZİN AYRI BİR ESASINA KAYDINA (...'de ... mirasçısı olmakla ara kararına sehven geçirilmemiştir.) karar verilmiş, ... mirasçıları tarafından açılan dava Mahkememizin ... E sayılı dosyası üzerinden yürütülmüş, yargılama sırasında davacıların davalı kooperatif tarafından ... mirasçıları olarak kooperatif üyeliklerinin kabul edilmesi üzerine dava konusuz kalmış, karar kesinleşmiş, İş bu genel kurul kararının iptali/butlanı davasında davacıların aktif husumet ehliyetine sahip oldukları bu şekilde belirlendikten sonra davanın esas hakkında yapılan yargılamasında; Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... 20/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: "Davalı kooperatifin ortaklar defterinin bulunmadığı, Miras bırakan ... “ın ... tarihinde vefatı ile KK m.14 gereği davalı kooperatif ana sözleşmesi m.16.nde yer aldığı üzere miras bırakan ...'nin vefat tarihi olan ... tarihinden itibaren 3 ay içinde mirasçılarının davalı kooperatife yaptığı başvuruya ilişkin dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kanun maddesi ve ana sözleşme dikkate alındığunda ... mirasçılarının davalı kooperatifte üyelik sıfatlarının bulunmadığı sonucuna varıldığı, yine ana sözleşme m.16/2 gereği, Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15'inci madde hükümlerine göre tasfiye edileceğinin düzenlendiği, KK m.53 gereği iptal davası açabilmek için kooperatif üyesi olmak gerektiği, davacıların taraf sıfatı bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin ve davacıların ... mirasçıları sıfatıyla kooperatife üyeliğin tespiti hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacı ...'in ...'dan aldığı kooperatif üyeliğinin tespiti talebine ilişkin olarak; ...'ın ... tarihli üyelik istifa dilekçesi gereği, kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, dilekçe altında ... tarihinde yönetime kuruluna seçilen yönetim kurulu üyesi ...'ın imzasının bulunduğu, ana sözleşme m.13 gereği yönetim kurulu üyesi ...'ın imzasının istifayı kabul anlamına gelip gelmeyeceğinin değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararına dosyada rastlanmadığı, K.K. m.10 gereği ve ana sözleşme m.13 gereği ...'ın istifa ile üyeliğinin sona erdiği sonucuna varılması halinde üyeliğinin ...'e devrinin mümkün olmayacağı, buna karşılık Mahkemece istifanın ana sözleşme m.13'e uygun olarak yönetim kurulunca kabul edilmediği sonucuna varılması halinde ...'ın üyeliğinin devam edeceği ve Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...'e yaptığı hisse devrinin geçerli olacağı, Davacıların taraf ehliyetine ilişkin değerlendirme saklı kalmak ve Mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu genel kurul toplantısında alınan 6 no'lu karar ile kooperatif adına kayıtlı taşınmazların yönetim kurulu üyelerine tahsisine ilişkin olarak, Kooperatifler Kanunu madde 56/6 gereği yönetim kurulu üyelerinin mali hakları arasında bulunmadığı, 6 nolu maddenin ilan edilen gündemde yer almadığı ve gündem dışı olduğu, Oy hakkından yoksun bulunan üyelerin ibra kararı alınırken oy kullanmış olmaları halinde, bunların oylarının toplantı yeter sayısının oluşumunda dikkate alınacağı ve fakat karar yeter sayının oluşumunda dikkate alınmayacağına ilişkin doktrin ve Yüksek Mahkeme kararları gereği, somut uyuşmazlıkta kooperatif yönetim kurulunun karar yeter sayısında dikkate alınmaması halinde gündemin 3.maddesi ile alınan ibra kararında oydan yoksun yönetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ...'ın nisap hesaplamasına dahil edilemeyeceğine ilişkin doktrin görüşleri gereği sözkonusu kararın 4 olumlu oy ile alındığı, buna göre karar nisabının sağlandığı, bununla birlikte yönetim kurulu üyesi olan ...'ın bir üyeyi temsilen ibraya ilişkin kullandığı oyun nisap hesabında dikkate alınıp alınmayacağı ve/veya oydan yoksun sayılıp sayılmayacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacıların taraf ehliyetine ilişkin değerlendirme saklı kalmak ve Mahkemeye ait olmak üzere; genel kurul toplantısında alınan 6., 7., 8. maddelerinin gündemde yer almadığı, Yüksek Mahkeme kararları gereği gündem dışı maddelerinin görüşülmesinin iptal sebebi olduğu, Davacıların taraf ehliyetine ilişkin değerlendirme saklı kalmak ve Mahkemeye ait olmak üzere; Dava konusu genel kurul kararlarında muhalefet şerhi bulunmadığı, Yüksek Mahkeme kararları gereği Mahkemeden iptal talebinde bulunan üyelerin mubalefet şerhinin tutanağageçirilmesinin arandığı, Doktrinde belirtilen etki kuralı gereği, Mahkemece çağrının usulüne uygun yapılmadığını iddia eden ortakların genel kurula katılmış olması, olumlu veya olumsuz oy vermiş olması veya genel kurula katılmamış olması hallerinde karar alınmasına etkisinin olup olmayacağı yönünde etki incelemesi yapılması gerekeceği, buna göre davacıların müteveffa ... mirasçıları olarak üyeliklerinin tespitine karar verilmesi halinde, ... mirasçılarının bir oy hakkına sahip olacağı ve karar alınmasına etkili olup olmayacaklarının değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu" sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 15/09/2023 tarihli ek raporunda özetle: "Genel kurul toplantı tutanağına göre davet mektuplarının ... tarihinde tüm ortaklara elden tebliğ edildiği, ... tarihinde ilgili makamlara bilgi verildiği, toplantıda bakanlık temsilcisi bulunduğu, Hazırlanan hazirun cetvelinde ...'ın isminin bulunmadığı, Hazır bulunanlar listesi gereği 7 ortaktan 5 ortağın asaleten, 2 ortağın vekaleten iştirakinin olduğu, vekaleten katılanlara ilişkin dosya içerisinde vekaletnameye rastlanılmadığı, Genel kurul toplantı tutanağına göre “Bakanlık temsilcisinin uyarısıyla gündem maddelerinde sıralamasında değişiklik yapılması görüşülmesi mecbur olan maddenin eklenmesi gerektiği genel kurula sunuldu oy birliği ile kabul edildi. Beş (5) üyenin imzası ile genel kurulda gündemin beşinci maddesinde görüşülmek üzere bir önerge verildi. Önerge genel kurula okundu. Görüşülmesi oy birliği ile kabul edildi.” Gündemin 1. maddesinde açılış yoklamasının yapıldığı, divan başkanlığına ...'ın, katip üyeliğine ...'ın önerildiği ve oybirliği ile kabul edildiği, yönetim kurulunca hazırlanan hazirun listesine itirazın olmadığı, Gündemin 2. maddesinde kooperatifin tasfiyesine ilişkin görüşmeye geçildiği, yönetim kurulunun gerekli açıklamayı yaptığı, tasfiye kararının oybirliği ile kabul edildiği, Gündemin 3. maddesinde alınan ibra kararında oydan yoksun yönetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ... 'ın nisap hesaplamasına dahil edilemeyeceğine ilişkin doktrin görüşleri gereği sözkonusu kararın 4 olumlu oy ile alındığı, buna göre karar nisabının sağlandığı, bununla birlikte yönetim kurulu üyesi olan ...'ın bir üyeyi temsilen ibraya ilişkin kullandığı oyun nisap hesabında dikkate alınıp alınmayacağı ve/veya oydan yoksun sayılıp sayılmayacağı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, vekalet verilen oyun da nisaba dahil edilmeyeceği kanaatine varılması halinde toplantı tutanağı gereği 7 ortaktan 3'ünün oyunun geçerli sayılacağı ve K.K. m.51 gereği yarıdan bir fazla oyile karar alma şartının gerçekleşmeyeceği, Gündemin 4. maddesinde ... mahallesi, ... Ada ... Parseldeki ... A.Ş hissesini Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan ... esas sayılı davasından vazgeçilerek BAM ve Yargıtay süreçlerindeki yasal haklardan vazgeçilerek mahkeme veznesine yatırılan bedelin iadesi hususunda yönetim kuruluna oybirliği ile yetki verildiği, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı ve ... karar sayılı dosyasında ... varislerine açılan tapu iptal ve tescil davasındaki parsellerde mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelin tahsili davası olarak açılmasına, bu konuda yönetim kuruluna oybirliği ile yetki verildiği, alınan kararının KK m.53 gereği kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı, yargılamanın davalı kooperatif lehine sonuçlanıp sonuçlanmayacağının bilinemeyeceği, aynı şekilde davadan vazgeçmenin davalı lehine veya aleyhine olduğunun tarafımızca bilinemeyeceği gibi bu hususun hukuki değerlendirmeye girmekle münhasıran yargı makamının yetkisinde olduğu, Gündemin 5. maddesinde alınan ... Ada ... Parsel ve ... ada ... parselin ve kooperatifin hissedar olduğu diğer taşınmazlarda belediye rayiç değeri üzerinden takyidatlı, takyidatsız satın almaya yönelik yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın gündemde olmadığı, gündemin sadece Arapsuyu ... ada parsel sayılı taşınmazda yönelik şüfa davası için yönetim kuruluna yetki vermeye ilişkin olduğu, gündemde yer almayan maddelerin görüşülemeyeceği, şufa davası açılması, açılmış davanın takibi ile sulh veya feragat yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi yönündeki kararın KK m.53 gereği kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı, yargılamanın davalı kooperatif lehine sonuçlanıp sonuçlanmayacağının bilinemeyeceği, Gündemin 6. maddesinde verilen önerge gereği kooperatif adına kayıtlı ... Mahallesi ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel ve ... Ada ... Parseldeki kooperatif hisselerinin üyelerden ..., ..., ...'a tahsis edilmesine oybirliği ile karar verildiği, Davacıların ilgili toplantının 6 no'lu kararında kooperatif adına kayıtlı taşınmazların yönetim kurulu üyelerine tahsisine karar verildiği, Kooperatifler Kanunu madde 56/6 gereği yönetim kurulu üyelerinin mali hakları arasında bulunmadığı, 6 nolu maddenin ilan edilen gündemde yer almadığı ve gündem dışı olduğu, tahsisin ne gerekçe ile yapıldığının belli olmadığı, Gündemin 7. maddesinde verilen önerge gereği üye aidatlarının aylık 600 TL olmasının oybirliği ile kabul edildiği, alınan kararın gündemde yer almadığı ve gündem dışı olduğu, KK m.46/3'de belirtilen konulardan da olmadığı, Gündemin 8. maddesinde gündemde görüşülecek madde kalmadığından toplantının divan başkanı tarafından 14:30'ta kapatıldığı, alınan bir karar bulunmadığı, Genel kurul toplantısında alınan 6., 7. maddelerinin gündemde yer almadığı, Gündemin 5.maddesinde alınan ... Ada ... Parsel ve ... ada parselin ve kooperatifin hissedar olduğu diğer taşınmazların satın alınmasına yönelik yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın gündemde olmadığı, Kooperatifler Kanunun 45/3'te toplantı gündeminin toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirme ve üyelere çıkarılacak toplantı çağrısı ile yapılacak ilana gündemin yazılması yükümlülüğünün bulunduğu, toplantı çağrısına ve ilana gündemin yazılmasının zorunlu olduğu, m.46 uyarınca kural olarak gündemde olmayan hususların genel kurulda görüşülemeyeceği, gündemin ilan edilmemesinin bazı Yüksek Mahkeme kararlarından butlana bazı içtihatlarda iptale tabi olacağı yönünde olduğu, Somut uyuşmazlıkta 5 üye tarafından verilen önerge ile gündemin 6., 7. maddelerinde alınan kararların KK m.46/3'te belirtilen konulardan olmadığı, Gündemin 5.maddesinde yönetim kuruluna satış yetkisi verilmesine ilişkin alınan genel kurul kararı ile 6. ve 7.maddelerin butlana veya iptale tabi olup olmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Toplantı tutanağı gereği İptali talep edilen genel kurul toplantısına çağrının toplantı gününden üç gün önce (... tarihinde) yapıldığı, KK m.45/3 gereği “Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir.” hükmü bulunduğu, dosya içerisindeki dilekçe uyarınca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne toplantı bildiriminin ... tarihinde yani toplantıdan 1 gün önce yapıldığı, Yüksek Mahkeme çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini yokluk olarak kabul edilmediği, çağrının usulsüzlüğünü iddia eden tarafın genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi gerektiğinden bahisle alınan kararların salt bu sebeple iptali ya da yokluğu sonucunun doğmayacağı yönünde olduğu, Davacıların kooperatif üyesi olarak sayılıp sayılmayacağı hususuna ilişkin itirazları, hazır bulunanlar listesinde ...'ın bulunmasının başvuru yapıldığına karine olarak sayılıp sayılmayacağı itirazı ile ... tarafından gönderilen ihtarname ve verilen temsil yetkisinin başvuruya karine sayıldığı yönündeki davacı itirazları bakımından takdirin Mahkemeye ait olduğu" sonucuna varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı Kooperatifin ... tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline yönelik olup, Söz konusu toplantıya davacıların davet edilmediği, davanın ... tarihinde açılmış olmakla KK 53.maddesinde düzenlenen bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı sabittir. Öte yandan ... mirasçıları olan davacıların toplantıya davet edilmemeleri toplantı ve karar nisabını etkilemediğinden genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde sayılmasına neden olmayacaktır. Yargıtay 6.HD.nin 2022/4092 E- 2023/4002 K sayılı emsal kararı".. Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir..." şeklinde, Yargıtay 23.HD.nin 2014/1083 E- 2014/4348 K sayılı emsal kararı ".... Bir hukuki işlem konusu (içeriği) itibariyle olduğu gibi meydana gelişi bakımından da emredici hukuk kurallarına aykırı bulunabilir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları hukuki işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyeti şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikte hükümlerdir ve bu özellikleriyle konuya (içeriğe) ilişkin olan maddi nitelikteki hükümlerden ayrılırlar. Öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut ve meydana gelmiş olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı doğurmaz. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde ise kurucu unsurların, örneğin irade beyanının veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukuki işlem şeklen meydana gelememektedir. İşte bu değişik özellikler gözönüne alınmak suretiyle öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan ve hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanamaması halinde ise hukuki işlemin yokluğundan söz edilmektedir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. Batıl bir hukuki işlem unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla beraber konusu veya içeriği bakımından amaçlanan hukuki hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana getiremez; yani mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez (ıslah edilemez) nitelikte olup, buna istinat etmekte hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir ve mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşulu ile Hakim tarafından da kendiliğinden (re'sen) gözönünde tutulur. Şeklen mevcut olan batıl bir hukuki işleme konversiyon (hukuki tahvil) yolu ile bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olduğu gibi; bir hukuki işlemin butlanı da dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı olarak ileri sürülemez. Yokluk halinde bu hukuki imkânlar kesin olarak söz konusu değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlâl edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal edilebilir bir karar, şekil veya özü bakımından sakat olsa bile, iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2001, Sh. 18 vd.) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu Kanun'un 98. madde uygulaması ile bazı hallerde uygulanması mümkün olan ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nda "yokluk" ya da "butlan" kavramlarına yer verilmemiş olup, doktrinde yapılan eleştiriler üzerine (dava tarihinden sonra yürürlüğe giren) 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde batıl sayılması gereken genel kurul kararlarına bazı örnekler verilmiş, madde gerekçesinde "butlan" teriminin tercih edildiği, bundan daha geniş olan "Hükümsüzlük" ve "Geçersizlik" terimlerinin tercih edilmediği vurgulanmıştır. Gerekçede "Tüm butlan hallerinin ve sebeplerinin kanunda gösterilmesi veya tanımlanması ise imkânsızdır. Onun için batıl kararları iki kategoriye ayırmak, şekil yönünden batıl genel kurul kararlarını veya sebeplerini belirlemeyi içtihata ve öğretiye bırakmak, konu açısından batıl genel kurul kararlarına da sınırlayıcı olmamakla birlikte, örnekler göstererek-kesin çizgilerle işaret etmek en isabetli yol olarak değerlendirilmiştir. " açıklamasına yer verilmiştir. Bu durumda mahkemece, ... tarihli genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine dair maddesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, davacının muhalefet şerhi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde verilmiştir. K.K 53.maddesinde genel kurul kararlarının bozulması ve şartları düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 98.maddesinde " Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. TTK 447.maddesinde butlan sebepleri: a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar olarak sıralanmıştır. Belirtilen sebeplerin “özellikle” denilmek suretiyle örnek olarak sayıldığı ve bunlarla sınırlı olmadığı madde gerekçesinde vurgulanmıştır. KK.Madde 46 – (Değişik: 6/10/1988 - 3476/12 md.) "Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir. Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur. Gümdemde olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır." şeklinde düzenlenmiş olup, Genel kurul kararlarının yoklukla malul veya batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda süre koşulu olmadığı gibi, davayı açabilecek kişiler yönünden de bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacıların kooperatif toplantısına çağrılmadıkları için toplantıya katılma fırsatı ve alınan kararlara muhalefet şerhi koyma imkanı bulunmadığı, usulüne uygun olarak gündeme alınmadığı halde gündeme bağlılık ilkesine aykırı olarak alınan kararların ( gündem dışı alınan kararların) pay sahibi davacıların genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının da kısıtlanmak suretiyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak alınması karşısında, batıl olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı Kooperatifin ... tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların gündeme aykırı olan kısımlarının butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı Kooperatifin ... tarihli genel kurul toplantısında alınan; a) 4 nolu genel kurul kararının "Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı ve ... Karar sayılı dosyasında ... varislerine açılan Tapu İptal ve Tescil davasındaki parsellerde mümkün olmadığı taktirde rayiç bedelin tahsili davası olarak açılmasına" kısmının b) 5 nolu genel kurul kararının "gerekli görüldüğü taktirde davalı ile sulh olmasına feragat edilmesine bu konuda yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verilmiştir. Ayrıca ... ada ... parselde bulunan ve ... ada parselde ve kooperatifin hissedar olduğu diğer taşınmazlarda Belediye Rayiç değeri üzeriden takyidatlı, takyidatsız satın almaya yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verildi" kısmının c) 6 nolu genel kurul kararının, d) 7 nolu genel kurul kararının, BUTLANLA MALUL olduğunun TESPİTİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 342,60 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 3.342,60 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/01/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/57, K. 2024/9, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-57-e-2024-9-k-9953d1a14617