İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/200 E. 2020/327 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/200
- Karar No
- 2020/327
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/200 Esas KARAR NO : 2020/327 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 09/06/2020 KARAR TARİHİ : 16/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin birden çok çek, senet ve bir kısım evraklarını da içerisinde bulunduğu evrak çantasını kaybettiğini, ... Şubesi ... Limited şirketi olduğu, ... no'lu hesap üzerine keşide edildiğini, ... çek nolu ... TL bedelli ... keşide tarihli ve ...-... çek nolu ... TL bedelli, ... keşide tarihli 2 adet çekin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, ayrıca çekin keşidecisi olan ... ve Ticaret Limited şirketi'de bu durum karşısında mağdur olacağını, bu nedenle çekler hakkında Öncelikle ihtiyati tedbir olarak söz konusu ...-... ve ...-... seri numaralı çeke ilişkin olarak ödeme yasağı kararı verilmesini, ödeme yasağının çek muhatabı ... ... Şubesine bildirilmesine ve zayi olan çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mühadale talebinde bulunan ... ve Tic. Ltd. Şti vekilinin dilekçesinde özetle; kötüniyetli davacı tarafından müvekkili şirketin hamili olduğu çekler hakkında dava açıldığını, çeklerin müvekkili şirkete ödenmesinin usul ve yasaya aykırı olarak engellendiğini, müvekkilinin hamili olduğu dava konusu çekleri Alanya ... Aş Alanya Ticari Şubesine, davacının dava tarihinden çok önce ... tarihinde bankaya olan kredi borcu nedeniyle teslim edildiğini, ancak ödeme yasağı nedeniyle tahsil edilemediğini, davacının daha önceden de Manavgat ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından müvekkili şirketin hamili olduğu ...-... seri numaralı ... vade tarihli ... USD bedelli çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, sonrasında davacının bu davadan feragat ettiğini, yeniden aynı çek üzerinde dava açıldığını ve ödeme yasağı alındığını, müvekkili şirketin hamili olduğu ...-... çek numaralı ... vade tarihli ... USD bedelli çek için ödeme yasağı talebinde bulunmuş ve çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, her iki çekinde gerçek hamilinin müvekkili şirket olduğunu, çek bedellerinin ... TL olarak gösterildiğini ve bu miktar üzerinden teminat yatırıldığını, bu nedenlerle çekler üzerine koyulan ödeme yasağının kaldırılmasını talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan ... Bankası A.Ş vekili dilekçesinde özetle:Davacı ... ... ait keşidecisi ... ve ... Ltd. Şti. Olan ...-... numaralı ve ...-... bedelli çeklerin iptali için işbu davayı açtığını, açılan davanın haksız ve karşılıksız çek keşide etmenin cezasından kurtulmak için açılmış bir dava olduğunu, ... Ltd.Şti. Firması'nın müvekkil bankaya kredi borcu bulunduğunu, kredi borcunu ödeyebilmek maksadıyla kiracısı olan ... ve Ticaret Ltd. Şti.' den olan kira alacağını müvekkil Bankaya temlik ettiğini, bununla ilgili olarak temlik sözleşmeleri yapıldığını, kiracı ... ve Ticaret Ltd. Şti. Kira bedelini çek vasıtasıyla ödediğini, davaya konu çekler de kredi borçlumuz /kiralayan ... Ltd. Şti. Tarafından müvekkil Bankaya temlik cirosuyla bankaya teslim edildiğini, Manavgat ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla da çek iptali için dava açıldığını, tedbir kararı verildiğini, ancak çek süresi geçtikten sonra davacı davadan feragat ettiğini, davacının amacı çeklerle ilgili Mahkemeleri yanıltır şekilde çek iptali davaları açarak, çeklerin süreleri geçtikten sonra davalardan feragat edip hem kira ödemelerinden hem de karşılıksız çek keşide etmekten kaynaklı cezadan kurtulmak olduğunu, ayrıca Manavgat'ta açılan dava da ...-... numaralı ...-TL. bedelli çekle ilgili açılan çek iptali davası olduğun, bu davadan feragat edilmesinin haktan feragat edilmesi anlamına geldiğini, tekrar aynı çekle ilgili aynı davanın Mahkemenizde açılması durumu kanıtlar nitelikte olduğunu, çek iptali davası açılmasını gerektirecek bir husus olmadığının açık olduğu, davacı davayı kötü niyetli olarak, kira bedelini ödememek ve karşılıksız çek keşide etme cezasından kurtulmak için açmış olduğunu, bu sebeple davaya müdahillikle birlikte, tedbirin kaldırılmasını, davanın reddini ve davacı hakkında cezai soruşturma istenmesini talep ettiğini belirtmiştir. Müdahillik talebinin kabulünü, tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini arz ve talep etmiştir. Davacı vekili 08/07/2020 tarihli dilekçelerinde özetle; mahkememizin 18/06/2020 tarihli ara kararı ile taraflarına bir haftalık süre verilerek ... TL harcın yatırılması aksi halde ödeme yasağının kaldırılacağına karar verildiği, bu ara karara istinaden tedbir kararının kaldırıldığını, belirtilen ara kararın tebliğ edilmediğini, ara kararın yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğini, ... tarihli ara kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle tedbir kararının kaldırılmasının kanuna aykırı olduğunu ve ara karardan dönülmesini talep etmiştir. Bu hususta talebin reddine dair yeniden ... tarihli ara karar oluşturulmuştur. GEREKÇE Dava, TTK'nun 818/s maddesi yollaması ile TTK 757 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 818/s bendinin atfıyla aynı Yasa'nın 758. maddesi gereği iptali istenen çeki elinde bulunduran bilindiği takdirde mahkeme, davacıya istirdat davası açmak üzere süre verir, dilekçe sahibi bu süre içerisinde dava açmaz ise mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Nitekim TTK sistematiği ve 11. Hukuk Dairesi yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (11. Hukuk Dairesi 01/06/2016 tarih, 2015/11485 esas ve 2016/6033 karar sayılı ilamı) Somut olayda, davaya konu çeki elinde bulunduran mahkememize dilekçe sunmuş olup, bu hususta davacı tarafa istirdat davası açması hususunda kesin süre verilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında istirdat davası açıldığı anlaşılmakla; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.16/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır