İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/58 E. 2020/89 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/58
Karar No
2020/89
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/58 Esas KARAR NO : 2020/89 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 06/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi mezdinde ... Ltd. Şti. lehine, davalıların müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kredi hesaplarının açıldığını ve kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, davalıların ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, bunun üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ve takibin haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına,%20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davaya cevap vermeyerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan incelenmesinde özetle; alacaklının ... ... Ltd. Şti, borçlunun ... olduğu, ... TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, davalının yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Bilirkişi ... 20/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankaca dava dışı ... Ltd Şirketi kullandırılan esnek kredi kredili mevduat hesabı) hesabından kaynaklanan ... kat tarihi itibariyle ... TL. Olarak belirlenen banka alacağının davalı kefiller ... ve ...'nin kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalıların banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumluluklarının doğduğunu, Her birinin ayrı ayrı olması ve tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydıyla, ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefiller takip tarihi itibariyle sorumluluklarının ... TL olduğunu, kredili mevduat kredisi hesabından doğan davalıların kefalet sorumluluklarının ... takip tarihi itibariyle; ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi ... Gider Vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. olarak bulunduğunu, asıl alacak tutarının takip tarihini takiben %32,64 temerrüt faizine tabi olduğunu, davalıların kefalet imzasının bulunduğu ... tarihli genel kredi sözleşmesinin Gayri nakit kredilerde nakit depo ve teminat talep hakkı başlıklı 13.maddesinde çek işlemlerine dayalı gayri nakdi kredi ve çek yapraklarından doğan depo talep edilmesine yönelik hüküm bulunmadığı, bu haliyle, mevcut sözleşmeye istinaden davacı bankanın davalı kefillerden hiçbir belirleyici ve sınırlayıcı hüküm olmaksızın çek yapraklarına karşılık depo talep etme hakkı olmadığını kanaat ve sonucuna varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi ... 16/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyaya sunulan ... tarihli raporunda varılan sonucun geçerli olduğunu, raporlarına ilave edilecek başka bir husus bulunmadığını bildirmiştir. Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce ... Esas ... karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda ... tarihinde verilen kararda özetle; " davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde takip tarihi itibariyle davalı kefillerin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL bankaya borçlarının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşme kapsamında çek işlemlerine dayalı gayrinakdi kredi ve çek yapraklarından doğan depo bedellerinden sorumluluklarının bulunmadığı, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olarak düzenlendiği, davalıların icra takibine yapılan itirazda kısmen haksız oldukları alacağın likit olması nedeniyle itirazın kötü niyetli olarak yapıldığı kanaatine varıldığından Davanın kısmen kabulü ile davalıların Antalya ... icra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek %32,64 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi, icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline imkan sağlayacak şekilde devamına, ... TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile özetle ;" Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan çek garanti tutarlarının deposuna ilişkin temyiz isteminin reddine, 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna, gerekçeleri gösterilerek itiraz edilmiş, ancak alınan ek raporda söz konusu itirazlar karşılanmamıştır. Davacı vekili icra takip talebinde, hesap kat tarihine kadar olan dönem içerisindeki dönemsel akti faizlerin asıl alacağa kapitalize ederek, toplam ....-TL asıl alacak talebinde bulunduğunu ileri sürmüş, ancak bilirkişi raporunda kat öncesi akdi faiz oranının daha düşük uygulanması nedeniyle kat ihtarı itibarıyla tespit edilen asıl alacak miktarında farklılık oluşmuştur. Bilirkişi, raporunda belirtmiş olduğu akdi faiz oranının ne şekilde bulunduğunu açıklamamıştır. Bu nedenle, mahkemece, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranı, bankanın fiilen uyguladığı akdi ve temerrüt faizi oranları dayanak belgeleriyle tespit edilerek, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar da değerlendirilmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, (1) nolu bentte belirtildiği üzere gayrınakdi alacakla ilgili temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtildiği üzere hükmün BOZULMASINA" gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce Yargıtay Bozma İlamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde dosya banka kayıtları ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bankacı bilirkişi ... 19/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı Banka ile dava dışı firma ile kefilleri ..., ... arasında imzalanan ... tarih ve ... TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde firmaya kullandırılacak olan ESNEK TİCARİ KREDİ hesabına uygulanacak olan akdi ve faiz oranlarına ilişkin olarak rakamsal bir tespit bulunmamaktadır. Bunun böyle olması da doğaldır. Çünkü kullanılacak olan kredi adı üstünde esnek ticari kredidir. Dolayısıyla faizin değişkenlik göstermesi doğaldır. Burada şu tespiti yapmak gerekirse, uygulamada Bankalar TCMB na dönemler itibariyle uygulayacakları faiz oranlarını bildirmekle yükümlüdürler. Davacı Bankanın huzurdaki dava konusu kredinin kullandırıldığı ve izleyen dönemler için TCMB na gerekli bildirimi yaptığı ve bu tabloda söz konusu krediye uygulayacağı akdi faizin % 57 olduğu, aynı dönem için bildirdiği en yüksek faiz oranının da kurumsal/ticari kredi kartları için % 63 olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 45. Maddesinde "temerrüt faizinin Bankanın TCMB na bildirdiği en yüksek kredi faizinin % 50 fazlası ilavesiyle hesaplanacağı" hüküm altına alınmış olup, bu durumda temerrüt faizinin % 63+%31,50= % 94,50 olarak dikkate alınması gerektiği açıktır. Davacı Bankadan tarafımızca temin edilen kredi hesabına ve hesaba tahakkuk ettirilen faizlerin ekstrelerine bakıldığında da, davacı banka tarafından krediye yıllık % 57 akdi faiz uygulandığı, hesap kat ihtarnamesi ve icra ödeme emri rakamlarına bakıldığın da da yıllık % 94,50 temerrüt faizi uyguladığı, bu durumun davacı Bankanın TCMB na yaptığı bildirimlere, düzenlenen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, ayrıca tarafların tacir olması nedeniyle TTK 8. Maddesinde düzenlendiği şekliyle "ticari işlerde faizin serbestçe belirlenebileceği" hükmüne uygun olarak değerlendirilmesi gerektiği, sonuçta davalıların bu konuda yaptığı itirazların tümüyle mesnetsiz ve yersiz olduğu, davacı Banka vekili tarafından verilen ... tarihli temyiz dilekçesinde daha önceki Bilirkişinin ek raporuna atıfta bulunarak Bilirkişi tarafından kredinin ana parasının hesap kat tarihinde oluşan ... TL olarak değil de, hesap kat tarihine kadar işlemiş dönem faizleri toplamı olan ... TL nın kapitalize edilmeyerek ... TL olarak dikkate alınmasının hatalı ve yerinde olmadığı belirtilmiş ve yargıtay bozma kararında da bu hususun dikkate alınması ve değerlendirilmesi gerektiğinin ortaya konulduğunu, söz konusu kredinin en son ... tarihinde işlem gördüğü dikkate alınarak, hesaplamalarda davacı banka tarafından krediye akdi faiz olarak % 57 uygulandığı ortaya konulmuş, davacı banka kayıtlarında yerinde yaptığımız incelemeler neticesinde temin edilen faiz ekstresinde krediye akdi faiz uygulanarak tahakkuk ettirilen ve fakat tahsil edilemeyen birikmiş faiz miktarının ... TL ve vergisinin ... TL olduğu ve hesap kat tarihi olan ... tarihi itibariyle de bu miktarların genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 7. Maddesine uygun olarak anapara alacağına ekleneceği tabiidir. Bu durumu tablo halinde sunarsak, Hesap kat tarihi olan ... tarihinde toplam borcun; ... TL olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatinde olduğunu, bu şekilde hesaplanan toplam borcun icra ödeme emrinde de asıl alacak (anapara) olarak gösterilmesinin de yerinde ve bu asıl alacak üzerinden aşağıdaki şekilde hesaplanan ...%94,50x70 gün(*) ... = ... TL (*) hesap kat tarihi ile icra ödeme emri tarihi arasındaki süre) temerrüt hesaplamalarının da yerinde olduğunu ve gider vergisi ve sair masraflarla icra ödeme emrinde gösterilen toplam alacak miktarı olan ... TL lık nakit alacağının doğru ve yerinde olduğunu, bu nedenle davalıların yapmış oldukları itirazın mesnetsiz ve yersiz olduğu, icra takip işleminin ödeme emrindeki nakit alacak miktarı olan ... Tl toplam alacak miktarı üzerinden devam ettirilmesi gerektiği, ayrıca davacı banka tarafından yürütülen kanuni takip ve icra işlemlerine itiraz eden kefillerin aynı zamanda dava dışı borçlu şirketin % 70 ve % 30 hisse ile ortağı oldukları düşünüldüğünde, ... tarihli itiraz dilekçesinde yaptıkları borca, kefilliğe, akdi ve temerrüt faizine vergilerine yaptıkları itirazın, aynı zamanda tacir sıfatlarının gereğine uygun olmadığını, yıllardan bu yana gördüğümüz Bankacılık uygulamalarında bu türden itirazların genellikle zaman kazanmaya ve kanuni takip işlemlerini ötelemeye matuf olduğu mahkememizin ... sayılı kararında çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkin olarak Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde hüküm bulunmamasından bahisle, bu talebin reddine karar verilmiş ve davacı banka vekilinin bu konudaki temyiz talebi de Yargıtay bozma ilamının 1. Maddesinde "dosyadaki delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çek garanti tutarlarının depo edilmesine ilişkin temyiz isteminin reddine" karar verilmiş olmakla birlikte, bu konuya Bilirkişi olarak görevlendirilmemiz kararına uygun olarak girilmediğini, ancak uygulamada bankalar bu konuya ilişkin düzenlemelerini Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinden ziyade, müşteriye çek karnesi teslim edilirken , Genel Kredi Sözleşmesinin eki mahiyetinde düzenlenen ÇEK TAAHHÜTNAMESİ ile düzenledikleri, dosya içerisinde yapılan incelemede bu türden bir belgeye rastlanmadığını, davacı Banka vekili tarafından da bu türden bir evrağın dosyaya sunulmadığı, taraflar ile davacı banka arasında imzalanmış olan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 13. Maddesinde düzenlenen gayri nakdi kredilere ilişkin hükümlerin bu konuda düzenlemiş olan ÇEK TAAHHÜTNAMESİ hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi halinde konunun net bir şekilde çözülmüş olacağı kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bankacı bilirkişi ... 11/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporda yaptılan hesaplamaların aynen geçerli olduğunu, Mahkemece talep edilen ... tarihinde göre de hesaplamanın yeniden aşağıdaki gibi yapıldığını ... tarihinde Bankaca çekilen HESAP KAT İHTARNAMESİNDE Anapara borç bakiyesi ... TL Ödenmemiş faiz ... TL (% 57 akdi faiz)* Ödenmemiş vergi + ... TL Toplam Borç : ... TL olduğu, ... tarihli İCRA ÖDEME EMRİNDE söz konusu toplam borcun asıl alacak olarak gösterildiği ve bu alacağa işletilmiş faiz ve diğer masraflarla toplam borç aşağıda olduğu gibidir. Asıl alacak ... TL (...+...+...) İşlemiş temerrüt faizi ... TL { ...%94,50x70 gün { ... = ... TL} Gider vergisi (% 5) 114,60 TL Masraf ... TL TOPLAM : ...L Nakit toplamı ....- TL Gayrinakit toplamı (Depo talep edilen) İcra ödeme emrindeki hesaplamaların ... tarihine göre yapılması gerekirse de sonucun aşağıdaki gibi olacağı kanaatine varıldığını bildirmiştir. Asıl alacak ... TL İşlemiş Temerrüt Faizi ... TL { ...% gün ... = ... TL} Gider vergisi % 5 ... TL Masraf ... TL TOPLAM : ... TL Nakit toplamı ... TL Gayri nakit toplamı (Depo talep edilen) Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Dava İİK 67. Maddesi uyarınca yasal süre içinde açılan itirazın iptali davası olup, takip dosyası, dava dışı ...... Ltd.Şti ile davacı bankanın ... Şubesi arasında imzalanan ... tarihli ... TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ve bu çerçeve niteliğindeki genel kredi sözleşmesine dayalı olarak dava dışı şirkete cari hesabı üzerinden kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisi, hesap hareketleri, noter aracılığıyla gönderilen kat ihtarnameleri, tebliğ şerhi, Yargıtay bozma ilamı değerlendirilerek dosyaya sunulan bilirkişi 19/06/2019 tarihli bilirkişi kök ve 11/12/2019 tarihli ek raporu bilimsel verilere uygun, tarafsız, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmakla, davalıların ek rapora itiraz etmedikleri de değerlendirilip mahkememizin önceki kararında davacının çek garanti tutarlarının deposuna ilişkin talebinin reddine dair hükmün Yargıtay bozma ilamı dışında tutularak kesinleştiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek rapora itibar edilerek bu raporlara göre davacının çek garanti tutarları deposu dışındaki talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla bu talebi yönünden davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının çek garanti tutarlarının deposuna ilişkin talebinin reddine dair hükmün Yargıtay bozma ilamı dışında tutularak kesinleştiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının çek garanti tutarları deposu dışındaki talebinin KABULÜ İLE; davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına çek garanti tutarları deposuna ( gayri nakit toplam) yaptıkları dışındaki itirazlarının iptali ile, davalılar yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL masraf olmak üzere toplam; ... TL nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %94,5 temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanarak, icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline imkan sağlayacak şekilde devamına, 3-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...- TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ve ... TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 06/02/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/58, K. 2020/89, T. 06.02.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-58-e-2020-89-k-1e5b4c1c5de6