İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/330 E. 2020/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/330
- Karar No
- 2020/460
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/330 Esas KARAR NO : 2020/460 DAVA : Tazminat (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 29/03/2013 KARAR TARİHİ : 06/10/2020 Mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davalılardan ... ... ... İşletmeleri A.Ş hakkında verilen hüküm yönünden bozulmuş, taraflardan davacının karar düzeltme talebi feragat nedeniyle, davalı ... ... ... İşletmeleri A.Ş'nin karar düzeltme dilekçesinin reddi üzerine, dosya gelmiş olmakla, mahkememizin ... Esasa kaydı yapılmış ve ... tarihli tefrik kararı ile davalı şirket hakkındaki dava tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmakla; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin donatanı olduğu ... gemisinin ... tarihinde ...'nde deniz kazası yaşadığını, davalıların müvekkiline ait geminin kazaya uğramasından sonra hukuka aykırı ve haksız surette hareket ederek müvekkiline ait geminin batmasına ve tam zayi olmasına sebebiyet verdiklerini, şayet geminin kurtarmaya yönelik bir bölgeye çekilmiş olsa idi batmayıp, tam zayi de olmayacağını ve zarara uğramayacağını, geminin tam zayi olmasına sebebiyet veren davalıların mahkemece tespit edilecek zararın tamamını tazmin etmeleri gerektiğini, geminin tekne ve makine sigortacısının poliçe uyarınca geminin kaza neticesinde batmamış olması gerekçesiyle geminin poliçe değeri olan ... USD'yi ödemediklerini, ayrıca geminin haksız surette batırılmasının müvekkilinin mali mahvına da sebebiyet verdiğini, müvekkili firmanın geminin sağlayıcı kazançtan da mahrum bırakıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ... TL üzerinden açılan belirsiz alacak davasının kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu zarar tutarının tespit edilmesine, bu tespit neticesinde ortaya çıkan bedelin, geminin tam zayi olması tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İşletmeleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği gözetilerek davaya bakmaya görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin de olmadığını, geminin Türk veya yabancı bayraklı gemi olduğu hususunda hiçbir açıklamanın bulunmadığını, ancak dosya içerisindeki bir kısım ek belgelerin incelenmesinde kazalı geminin ... ve ... limanına bağlı yabancı bayraklı bir gemi olduğu ve donatanının da ... adında bir şirket olduğunu, bu durumda bayrağı ve limanı yabancı olan ve zayi olduğu mahal itibariyle bağlama limanı dışında bulunan bu geminin donatanına izafetle kaptan temsil ve dava yetkilerinin TTK 1105/1-2 hükümlerine göre belirlenmek zorunda olduğunu, davada davacının belli olmadığını, bu haliyle kaptanın donatanı adına ve ona izafeten dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, aktif dava ehliyetinin olmadığını, bundan başka geminin hasarlandığı tarihin ... oluşu ve davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası niteliği gözetildiğinde 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, öncelikle geminin mülkiyetine ilişikin belgelerin ibraz edilerek davacı donatanının yabancı uyruklu olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, yabancı uyruklu olduğunun tespiti halinde davacının teminat yatırması gerektiğini, davacının gerek gemisinin gerçek değerini, gerek taşıdığı navlun değerini, gerekse ileri sürdüğü tam ziya sonucun, uğradığı kazanç kayıplarını ticari defter ve kayıtlarından kolaylıkla tespit edebilecek durumda olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının ileri sürdüğü zararını belirtmesi ve bu değer üzerinden harcı yatırması gerektiğini, kazadan sonra müvekkilinin Bölge Müdürlüğü ... uzmanlarının emir ve talimatlarını yerine getirdiğini, kendi insiyatifi ile hareket etmediğini, dolayısıyla müvekkilinin meydana gelen zararla ilgili sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın müvekkili açısından pasif dava ehliyetsizliği nedeniyle husumet yönünden reddi gerektiğini, zararın oluşmasına neden olduğu iddia edilen eylemlerin hukuka aykırı fiil olarak nitelendirilemeyeceğini, geminin karaya oturduğu yerin paha biçileme doğal ve arkeolojik alanlarından birisi olduğunu, geminin kendisinden daha değerli olduğunu, geminin körfez dışında tekrar karaya oturtulması kararının doğru olduğunu, geminin kazaya uğramasında ve karaya oturmasında gemi kaptanının tam kusurlu olduğunu belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir. Davacı vekilince delil olarak bildirilen olay tarihindeki hava durum raporları, dalgıç raporu, olay tespit tutanağı, uzman raporu, konşimento, genel adli muayene raporu, kaptanın kaza raporu, personel listesi, kaza krokisi ve gemi jurnallerinin fotokopileri, davalılar ... ve ... vekilince deniz kazalarını inceleme komisyon raporu, toplantı karar tutanakları, malzeme teslim tutanakları, şüpheli ifade tutanakları, bilgi alma tutanakları, olay tespit tutanakları, kaza olay krokisi fotokopileri dosyaya sunulmuştur. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, tarafların iddia ve savunmaları, olayın meydana geliş şekli ve daha sonra geminin kurtarılması için yapılan çalışmalar ve geminin batması neticesinde gerçekleşen olayla ilgili davalıların ayrı ayrı konumu ve görevleri nazara alınarak kusurlarının bulunup bulunmadığı, ayrıca dosyadaki tüm belge ve bilgilere göre batan geminin değeri konusunda uzak yol kaptanı ... rapor alınmış, bilirkişiler ... tarihli raporlarında özetle; 1-Davalıların, "gemi kurtarma işlemi yapmak üzere" ... gemisini yarı batık halde yüzer durumda bulunduğu yerden alıp bir başka yere götürürken, sadece tarihi değeri olan bir koyun kurtarılmasını değil, geminin de kurtarılmasını amaçlamaları gerektiğini, ancak gerek geminin çekilmesi sırasında onu çeken römorkörün davranışları ve gerekse geminin götürülerek bırakıldığı bölge nedeniyle, davalıların üzerlerine düşen bu edimi (geminin bilahare donatanı tarafından buradan da kurtarılabilmesine imkân tanınması edimini) yerine getirmediklerini, 2-... gemisinin, -bilahare- battığı yere götürülmek yerine, daha korunaklı ve sığ bir kumsala götürülüp burada oturtulmasının daha uygun bir karar olacağını, bu uygun bölgenin, kaza yerinden 6-7 mil uzaklıkta bulunan ... olabileceğini, şayet bu bölgeye çekilmesi planlanmış ve amaçlanmış olsaydı, çekme hızına bağlı olarak aynı süre içinde götürülebilmesinin pekâlâ mümkün olacağını, 3-Davalıların bu operasyondaki görev ve amaçları bir kurtarma operasyonu ise, kurtarma yapan tarafın bu işe ehil personele ve yeterli donanıma sahip olması gerekeceğini, davalı idarenin talebi üzerine 3 nolu davalı tarafından görevlendirilen ... isimli römorkörün sadece cer (çeki) yapmak üzere çağrıldığını, gerek bu römorkörün, gerekse 1 ve 2 nolu davalılar tarafından bu operasyon için görevlendirilen ve çeki sırasında römorkörde bulunarak operasyonu yöneten ... Uzmanlarının, böyle bir kurtarma operasyonu için gereken yeterliliğe ve donanıma sahip olmadığı, ancak operasyonun kurtarma ile değil batma ile sonuçlanmış olması gerçeği karşısında, belirtilen hususlarda bariz yetersizlikler ve/veya alınan kararın yanlış olduğunu, 4-Geminin batma tarihindeki değerinin ... ABD Doları olduğunu, bu değerin makul ve kabul edilebilir bulunduğunu, 5-Geminin 26 aylık süreçte elde edeceği kazancın ... USD olacağı, bu rakamın gemi şartları karşısında kadri maruf olduğunu, Bu nedenle, ... gemisinin bir daha kurtarılamayacak şekilde batarak ... olması hadisesinde, davalıların müşterek kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu beyan etmişlerdir. Uzak yol kaptanı bilirkişi ... ise ... tarihli ayrık raporunda özetle; 1-Kaptan ... ve gemide kalan üç personelinin gemiyi terk kararından sonra ... Devlet Hastanesi'ne alkol muayenesine sevk edildiğini, 09.30'da (yaklaşık 15 saat sonra) analiz için numune alındığını, diğer personelde sonuç negatif tespit edildiğini, ancak Kaptan ...'da labaratuvar ünitesinde kan örnekleri sonucuna göre 23.74 MG/DL etil alkol belirlendiğinin tespit edildiğini, dosyada bulunan ve kaza sonrasında, Antalya ... Devlet Hastanesi'nde yapılan muayene neticesi düzenlenen "Alkol Test Sonuçları" bilgilerine nazaran, ... gemisi mürettebatının "alkolsüz" olduklarının belirtildiğini, kaza anındaki alkol durumunun konuyla ilgili uzman tarafından değerlendirilmesine ihtiyaç olduğunu, 2-Kaza öncesi demir yeri seçiminde; rüzgarın kuzeyli olması nedeniyle geminin topuk atladığı ... boğazına girme (... ile arasındaki kanaldan geçmek) yerine anılan mevkiiden yaklaşık 7 mil mesafede ve iki ayrı istikamet tarafında olan ... adası açıkları ile ... koyunda demirlemesinin daha emniyetli olacağını, 3-... gemisinin izlediği rotaların kıyı şeridine yakın olduğu ve kaza öncesi dar boğaz olan (140m) ... Boğazı'ndan geçtiği görülmekle beraber, deniz kazası geçirmesi nedeniyle o bölgede demirlemek zorunda kalmasının, mevzuata ve teamüllere aykırı bir davranış olmadığını, 4-Davalıların, "gemi kurtarma işlemi yapmak üzere" ... gemisini yüzer durumda bulunduğu yerden alıp bir başka yere götürürken, sadece tarihi değeri olan bir koyun kurtarılmasını değil, geminin de kurtarılmasını amaçladıklarını, geminin çekilmesi sırasında onu çeken römorkörün davranışları incelendiğinde; geminin yedeklenmesi sırasında, tespit edilen kusurların yapıldığı yedeklemede halatın karaman vurmasını (Ani gerilmelerle deste olması) engelleyecek, su seviyesinde çekme işlemini gerçekleştirecek donanım (köstek zinciri, üçgen pleyt, ara çelik halat) kullanılmadığının ve yedek çekme boyunun kısa tutulduğunun, yedekleme öncesi geminin stabilitesini düzeltecek (yara kapama ve su tahliyesi) herhangi bir işlem yapılmadığının gözlemlendiğini, ancak bu kusurların geminin kaptanı tarafından terk kararıyla terk edilmesi neticesinde geminin her an batabileceği ve çok önemli bölgede çevre kirliliğinin artabileceği endişesinden kaynaklandığını, planlanan mevkiye yedeklenirken ... gemisinin batmadığını ve kayaya oturtulmasının sağlandığını, 5-Valiliğin koordinesinde toplanan kriz masasının kararı gereği, geminin römorkör ile ve kendi kontrollerinde arkeolojik özelliği daha az ve korunaklı bir koyda baştan kara yapılarak etrafı bariyer ile çevrilerek çevre kirliliğinin engellendiği bildirilerek; gemide bulunan yakıtın 1 gün içinde tamamen tahliye edilmesi ve geminin bulunduğu yerden 15 gün içinde kaldırılması istendiğini, ancak gemi yetkililerinin duyarsız davrandığını, 6-Geminin yedeklenerek bırakıldığı (kayaya oturtulduğu), dibi de sahil şeridi gibi kayalık olan bölge seçiminin kaza yerine yaklaşık 1 mil gibi yakın mesafede ve koy dışında olması, geminin bilahare donatanı tarafından buradan da kurtarılabilmesine imkân tanınması, en yakın kumsal sahilin (...) yaklaşık 6-7 mil mesafede olması, bölgede kötü hava beklentisi (fırtına ihbarı) olması, bu uzun mesafede gemi yedeklemesinde yarı batık haldeki gemiye etkiyecek kuvvetler nedeniyle yedekleme işinin sahile ulaşamadan batma ile sona ereceği değerlendirmeleri ile; davalıların üzerlerine düşen yedeklemede ve yer seçiminde kusuru olmadıkları kanaatine varıldığını, 7-Geminin batma tarihindeki değerinin ... ABD Doları olduğunu, bu değerin makul ve kabul edilebilir bulunduğunu, 8-Geminin 26 aylık süreçte elde edeceği kazancın ... USD olacağını, bu rakamın gemi şartları karşısında kadri maruf olduğunu, 7 ve 8 inci maddelerde diğer bilirkişilerin fikirlerine katıldığını, ... gemisinin bir daha kurtarılamayacak şekilde batarak ... olması hadisesinde, davalıların Çevre Kanunu adına gemiyi topuk atladıktan sonra demirlediği yerden uzaklaştırmaya çalışmasının doğru bir karar olduğunu, geçen zamanın aleyhte olacağını ve riski arttıracağından geminin daha ne kadar yüzebileceği hesabının yapılamadığını, geminin acilen bulunduğu yerden körfez dışına (kayaya oturtulduğu mevkiiye) çekilme kararının yerinde olduğunu, çekilme yerinden yaklaşık 6 kat mesafedeki kumsalın bulunduğu yere geminin çekilmesinin riski arttıracağını, geminin en kısa mesafede kayaya oturtulmasından sonra idarenin geminin emniyete alınması ve yakıtı/yağının boşaltılması için süre tanıdığını, ancak mal sahibinin yapılan uyarıya duyarsız kalması ve bir işlem yapmaması, idarenin bu işlemi yaparken çevre koruma ile beraber mal ve can emniyetini düşündüğü gerekçeleri ile davalıların üzerlerine düşen yedeklemede ve yer seçiminde kusuru olmadıklarını beyan etmiştir. Taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (... Asliye Ticaret Mahkemesi) yeniden talimat yazılarak Uzak Yol Kaptanı ...'dan rapor alınmış, bilirkişiler ... tarihli raporlarında özetle; geminin bulunduğu yerden çekilme zorunluluğunun olduğunu, geminin batmayacak şekilde uygun bir yere çekilmediğini, batmayacak şekilde uygun çekme işleminin yapılmadığını, geminin bu işlemler nedeniyle battığını, geminin batmasında ise, davalıların müştereken kusurlu ve sorumlu olduklarını beyan etmişlerdir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ... USD arttırarak ... USD'ye ıslah ettiklerini beyan etmiş, ıslah harcını ikmal etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; " Dava tazminat davasıdır. Davacı mülkiyetinde olan geminin kazaya uğramasından sonra davalıların hukuka aykırı ve haksız surette hareket edilerek batmasına ve tam zayi olmasına sebebiyet verdiklerini, şayet geminin kurtarmaya yönelik bir bölgeye çekilmiş olsa idi batmayıp, tam zayi de olmayacağını ve zarara uğramayacağını, geminin tam zayi olmasına sebebiyet veren davalıların mahkemece tespit edilecek zararın tamamını tazmin etmeleri gerektiğini ileri sürmektedir. Davacıya ait geminin hacanın ağırlaşacağı bilgisi üzerine ... körfezine girerken kayalıklara çarpması sonucunda ,yara aldığı ve geminin su aldığı anlaşılmaktadır. Geminin ... yarı batık halde bekletilmesi nedeniyle ,gerek bu Körfezin tarihi değeri ve çevre kirliliğinin oluşmaması için Antalya Valiliğinde kriz masası oluşturularak ,geminin bulunduğu yerden çekilmesine karar verildiği ve bu çekme işleminden sonra da çekildiği yerde battığı anlaşılmıştır. Davacının gemisinin yarı batık halde bulunduğu yerden çekilmesine karar veren idaredir. İdare bu kararını uygulamak üzere harekete geçmiş ve diğer davalı şirketin römorkörünü kullanmaya karar vermiştir. Davacı kullanılan römorkörün hatalı çekme işlemi uyguladığını iddia etse de ,davlı şirketin gemi kurtarma gibi bir görevi bulunmamaktadır. Davalı şirket römorkörü davalı idarenin talebi ile orada bulunmuş ve işlemi yapmıştır. Bu durum davalı şirketin idare tarafından işlerin yaptırıldığı bir kamu ajanı olduğunu göstermektedir . Davacının gemisinin çekilmesi işlemi bir idari kararla yapılmıştır. Davacının karar ve kararın uygulanması sırasındaki hatalara dayanarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Dolaysıyla idarenin hatalı karar ve uygulamalarına karşı açılan davaların adli yargı yerinde değil idari yargı yerinde açılması gerekmektedir. Davalı ... işletmeleri şirketi özel hukuk tüzel kişisi ise de ,idarenin kamu ajanı olarak kullandığı ,özel şirketlere de bu sıfatla idari yargıda davaya açılması mümkündür.(T.C. Danıştay Esas No : ... Karar No : ... " Savunma dilekçesinde davacı hakkında onur kırıcı ve itibar zedeleyici ifadeler kullanan idarenin ajanı hakkında idare aleyhine idari yargıda tazminat davası açılabileceği " gerekçesi ile davacının davasının görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen görevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamı ile "... yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan ... Antalya Bölge Müdürlüğüne atfen ... ve Antalya ...’ na yönelik temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, davalılardan ... ... ... A.Ş özel hukuk tüzelkişisi olup aleyhine donatan sıfatıyla dava açılmıştır. Davacı, davalılardan ... A.Ş’ nin gemiyi çekerken ve geminin çıkarıldıktan sonra bırakıldığı yerin hatalı olması nedeniyle geminin hasar gördüğünü ve battığını iddia ederek iş bu davalının haksız fiiline dayalı tazmin talebinde bulunmuştur. Bu durumda, anılan davalı yönünden haksız fiil esaslarına göre davaya bakma görevinin adli yargı yeri olduğundan hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle işin esasının incelenmesi gerekirken bu davalı bakımından da görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş bozmayı" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerince Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuş ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin karar düzeltme talebinden feragat edilmesi nedeniyle reddine karar verilmiş ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmiş ve mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından davalı ... İşletmeleri tefrik edilmiş ve mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. Davalı vekili tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebinde bulunulmuş ve mahkememiz dosyası Danıştay Ankara Başsavcılığına gönderilmiştir. Danıştay Başsavcılık ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede 2247 sayılı Yasanın 10.maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı ... Esas ... Karar sayılı kararında davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu, Danıştay Başsavcısının başvurunun reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; Dava, davacının donatanı olduğu geminin kaza geçirmesi sonrası römorkör sahibi şirketin kurtarma amacıyla gemiyi bulunduğu yerden çıkartarak baştankara vaziyette karaya oturtmasından yaklaşık bir hafta süre içerisinde tamamen zayii olması nedeniyle geminin değeri ve uğramış olunan kar kaybına ilişkin açılmış tazminat davasıdır. Mahkememiz ... tarihli ara kararı ili gemi bedelinin tazmini için açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığından dava değerinin belirlenmesi ve eksik harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile geminin değeri ...,... USD olarak belirlenmiş ve bu miktara göre eksik harç aynı tarihte tamamlanmıştır. Dosyaya bozma ilamından önce alınan ... tarihli ilk bilirkişi heyeti raporunda; gemi inşaat ve makine mühendisi bilirkişi ile uzak yol kaptanı bilirkişinin, geminin bir daha kurtarılamayacak şekilde batarak ... olması hadisesinde davalıların müşterek kusur ve sorumluluklarının bulunduğu tespit edilmiş, yine geminin batma tarihindeki değerinin ...,... USD olduğu, geminin klas sertifikası ve inşa emniyet sertifikasının ... tarihine kadar geçerli olduğu ve bu tarihe kadar ticari faaliyetinin devam edeceğinin kabulü gerektiği, kayalıklara oturtulduğu tarih olan ... tarihinden bu tarihe kadar 26 aylık sürede oluşacak kazanç kaybının ise ... USD olduğu yönünde görüş beyan ettikleri, heyet üyesi olan uzak yol kapanı diğer bilirkişinin ise ayrık rapor düzenleyerek davalıların üzerlerine düşen yedekleme ve yer seçiminde kusuru olmadığı kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Tarafların rapora itiraz etmeleri üzerine ... tarihli ara kararı ile başka bir heyetten rapor alınması için yeniden İstanbul Nöb.Deniz Ticareti Mahkemesi'ne talimat yazılmış; 1 kaptan, 1 uzak yol kaptanı ve 1 gemi inşaat ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyet düzenledikleri raporda; geminin bulunduğu yerden çekilme zorunluluğunun olduğu, geminin batmayacak şekilde uygun bir yere çekilmediği, batmayacak şekilde uygun çekme işleminin yapılmadığı, geminin bu işlemler nedeniyle battığı, geminin batmasında davalıların müştereken kusurlu ve sorumlu olduğu, geminin değerinin ...,... USD ve uğranılan kazanç kaybının ... USD olduğu belirlenmiştir. Dosyaya ilk alınan ve çoğunluk görüşünü yansıtan bilirkişi raporu ve son heyet raporu ile tüm dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde: geminin kaza sonrası yarı yüzer vaziyette olduğu, ... tarihi ve turistik önemine binaen geminin bu yerden çekilmesinin zorunluluk arz ettiği, Valilik bünyesinde oluşan kriz masasında 2006 tarihinden beri ... limanını işleten ve limanda römorkör hizmeti veren davalı ... A.Ş'ye ait ... römorkörünün çekme işlemi için görevlendirildiği, Bölge Müdürlüğü tarafından ne şekilde nereye çekileceği ve nereye oturtulacağı kararlaştırılarak römorkör kaptanına bildirildiği, geminin ... adasının güneyindeki kayalıklara çekilerek, sahipsiz bırakıldığı, bu bölümün açık deniz etkilerine ve yüksek dalgalar açık bir alan olduğu, hiçbir engelle karşılaşmayan dalgaların kayalıklara vurduğu, Kasım ayında yarı yüzer vaziyette yüklü nehir tipi bu geminin baştan kayalıklara oturtulduğu, bu şekilde kıçı uzun süre yüzer vaziyette kalmasının fiziken mümkün olmadığı, bu tip gemilerin draftlarının ( geminin tabanı ile su seviyesi arasında kalan mesafe-deniz aracının su altında kalan veya batma mesafesi) düşük olması nedeniyle daha kırılgan bir yapıya sahip oldukları, nitekim geminin pruvası karaya oturmuş, kıçı yüzer vaziyetteyken normal salınımlarını yapamadığı ve bir hafta içerisinde parçalanarak olduğu yerde battığı, Geminin yarı batık durumda yüzer vaziyette bulunduğu yerden alınıp bir başka yere götürülürken, sadece tarihi değeri olan koyun kurtarılması değil geminin de kurtarılmasının amaçlanması gerektiği, bu haldeki nehir tipi gemi için en uygun çekme yerinin deniz etkilerine tamamen kapalı bir liman içi ya da bu nitelikteki bir koy ya da geminin tabanının tamamen oturabileceği kumsal olduğu, kaza yerinden 7 mil uzakta olan ... bu şartlara haiz bir kumsal olduğu, kaza yerinden bu kumsala gidiş rotasının yarısının ... ile ana kara arasında kalan korunaklı bir alan olduğu, korunaklı bu alandan çıkıldıktan sonra kalan 3.5 millik mesafenin batma riskinin göze alınabileceği bir mesafe olduğu, çekme işleminin yapıldığı gün ... civarında havanın; açık, güneşli, rüzgarsız ve dalgasız olduğu, dosyada mevcut cd görüntülerinde kaza anında gemiye dolan suyun belirli bir seviyeye yükseldikten sonra bileşik kap teorisi gereği su girişinin durduğu, çeki anında da gemide su alma ve batma eğilimi gözlenmediği, bu haliyle geminin ... kumsalına engel teşkil eden bir durum bulunmadığı, kurtarma işleminin yapılış anını kaydeden görüntülerin davacı tarafından cd halinde dosyaya sunulduğu, kayıt işlemini yapan kişilerin kendi aralarında yaptıkları konuşmalardan geminin zinciri kesildikten sonra römorkör tarafından saatler süren bir süreçte koy dışında gezdirilmiş, halatla sert şekilde ters tarafa çekilmiş ve görüntülere göre geminin çeki sırasında açık denizde batması için uğraşıldığı, çekme işleminin usulüne uygun yapılmadığının ilk heyette ayrık rapor düzenleyen bilirkişi tarafından da kabul edildiği, operasyonun kurtarma değil batma ile sonuçlanmış olması karşısında gerek bu römorkörün gerekse gerekse haklarında açılan davanın usulden reddine karar verilen diğer davalıların çeki sırasında römorkörde bulunarak operasyonu yöneten ... uzmanlarının böyle bir kurtarma operasyonu için gereken yeterliliği ve donanıma sahip olmadıkları, geminin batmasında tüm davalıların müşterek kusur ve sorumluluklarının bulunduğu, haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı tazminatlarda TBK 61.maddesi uyarınca haksız fiile iştirak eden tüm tarafların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmış, geminin zayi ve kazanç kaybı nedeniyle açılan iş bu davada ... tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, ...,... USD geminin zayi nedeniyle oluşan zarar ve ... TL kazanç kaybı olmak üzere toplam ... USD için açılan davanın kabulüne, haksız fiil tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa hükümlerince faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İle; ... USD'nin ... tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a Maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD cinsi dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı ile ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat, müzekkere, talimat gideri ve ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 06/10/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır