İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/22 E. 2020/526 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/22
- Karar No
- 2020/526
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/22 Esas KARAR NO : 2020/526 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2019 KARAR TARİHİ : 28/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile davacı arasında davalıya ait ... adlı otele ait tekstillerin yıkanması amacıyla ... tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin ...-... tarihini kapsayacak şekilde akdedildiğini, bu sözleşme çerçevesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafın sözleşmedeki edimlerini ifa etmemesi nedeniyle taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, aynı zamanda takip tarihinden sonra ... tarihinde davacı şirkete ... bedelin banka üzerinden haricen ödendiğini, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamede ... TL'nin 2 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini aksi takdirde cari hesap borcuna ayrıca sözleşme kapsamında aylık %2 gecikme cezası işletileceğinin ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın 2 günlük sürede ihlali gidermediğini ve temerrüde düştüğünü, davalı tarafın bu ihtarnameye cevap olarak gönderdiği ihtarnamede kur farkından kaynaklı faturanın taraflarınca kabul edilmediğini, cari hesapta mutabık kalınmadığı için ödeme yapılmadığını beyan ettiklerini, bunun üzerinde davalıya ihtilafsız olan ... gecikmiş cari hesap borcunun dahi ödenmediği, ihlalin giderilmediği için ... tarihli sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği ve ... cezai şart bedeli için de yasal işlem başlatılacağının beyan edildiğini, Türk parasının kıymetini koruma hakkmdaki 32 sayılı karara ilişkin tebliğde ise ... tarihinde değişikliğe gidildiğini, ... tarihinde resmi gazetede yayınlanan ... nolu tebliğ m.8/8'e göre "Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür' davacı şirketin iş bu eser sözleşmesine konu ürün ve enerji maliyetinin tamamının döviz cinsinden maliyet içerdiğini, personel gideri dışında sözleşmeye konu hizmetin gerektirdiği doğalgaz, kimyasal temizleme ürünleri, endüstriyel temizlik malzemeleri ile makinelerin servis ve bakım ücreti dahil tüm maliyet kalemlerinin davacı şirket tarafından tedarikçilere dövize endeksli ya da doğrudan döviz üzerinden ödendiğini, bu nedenlerle sözleşmedeki dövize endeksli fiyatlandırmanın Türk lirasına çevrilmesi gerektiğine dair davalı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, yapılan değişiklik uyarınca bu konuda yasal bir zorunluluğun da bulunmadığını, ayrıca davalı tarafın faturaya esas aldığı fiyat farkı hesabının ise tamamen tek taraflı ve hatalı hesaplanmış olduğunu, itirazın iptali ile icra takibinin aynen devamına, haksız itiraza konu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında döviz cinsinden belirlenen sözleşme bedelinin Türk parasını koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğ gereği sözleşme bedelinin TÜFE aylık değişim oranlarında göre hesaplandığını yapılan bu hesaplama gereği ödenecek bedelin KDV dahil ... fazla olduğunun anlaşıldığını, yasal düzenleme gereği yapılan bu hesaplamaya ilişkin olarak taraflar arasındaki cari deki bu fazlalık için ... bedelli ... tarihli iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini, ancak davacı tarafın faturayı kabul etmediğini sonrasında faturanın noter aracılığıyla davacı yana tebliğ edildiğini, faturanın karşı tarafa tebliğinden son kalan cari hesap bakiyesinin davacıya ödendiğini, davalı tarafın bir temerrüdünün söz konusu olmadığını, zira yasal düzenlemeye aykırı davranan ve tebliğ gereği yapılan yeni hesaplama ile ortaya çıkan cari borcu kabul etmeyen tarafın davacı olduğunu, davalı yanın ödemeyi icra tebligatının kendisine tebliğinden önce yaptığını, bu nedenle vekalet masrafı gibi icra dosyasının ferilerinden de sorumlu olmadığını, davanın reddine, lehlerine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya arasına alınmıştır. İncelenmesinde; Davacı tarafından cari hesap alacağına ve sözleşme cezai şart bedeli alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde toplam ... TL toplam alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi talep ettiği, davalı tarafın ... tarihinde borca takibe, cezai şarta ve ferilerine itiraz ettiği, davacının ... tarihinde ... alacak tutarı üzerinden huzurdaki davayı açtığı anlaşılmıştır. Dosyanın mali müşavir bilirkişi ... ya tevdi ile, söz konusu türk parasının kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ, somut olaya uygulanacak olduğu takdirde davacının davalıdan ne kadar alacak talep edebileceği, uygulanmadığı taktirde davacının davalıdan en kadar alacak talep edebileceğine ilişkin seçenekli rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... 08/08/2019 tarihli raporunda sonuç olarak; Davacı tarafından cari hesap alacağına ve sözleşme cezai şart bedeli alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ... TL asıl alacak, ... TL sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağı olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olduğu, Davacının ibraz edilen 2018 yılı e-defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davalının ibraz edilen 2018 yılı e-defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davalıdan ... alacaklı olduğu takibe de cari hesap alacağı olan bu tutarı ve sözleşmedeki ... Euro cezai şart bedelinin konu ettiği, davalının icra takibini tebliğ aldığı ... tarihinde ... tutarında ödeme yaptığı ve ... tarihi itibari ile davacının davalıdan ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davacıya ... borçlu olduğunun kayıtlı, davalının icra takibini tebliğ aldığı ... ... tutarında ödeme yaptığı ve ... tarihi itibari ile davacıya herhangi bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki kayıtlar arasındaki farklardan, bir tanesinin davalının düzenlediği ... fiyat farkı faturası ile davacının düzenlediği ... vade farkı faturası olduğu TARAFLAR ARASINDAKİ CARİ HESABIN DÖVİZ CİNSİNDEN TAKİP EDİLMEMİŞ OLMASI VE SADECE SÖZLEŞMEDEKİ BİRİM EURO BEDELİN FATURA KESİLDİĞİ TARİHTEKİ TL DEĞERİ ESAS ALINARAK FATURALARIN DÜZENLENMİŞ OLMASI VE CARİ HESABA KUR FARKI UYGULANMAMIŞ olmasından ötürü hukuki değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere türk parasının kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ'in dava konusu sözleşme ve cari hesaba uygulanmasının doğru olmadığının tarafımızdan değerlendirildiğini, Mahkememizce 'Türk Parasının Kıymetinin Korunmasına İlişkin Tebliğ'in somut olaya uygulanacak olduğu takdirde davalının düzenlediği fiyat farkı faturasının alacak bakiyesinden düşüleceği ancak davalının bu hesaplamayı nasıl yaptığı belli olmadığından talep edilebilecek faturaların bedelleri tespit edilemediğinden davacının talep edebileceği vade farkı hesaplanamamış olup Türk Parasının Kıymetinin Korunmasına İlişkin Tebliğ'in somut olaya uygulanmasının kabul edilmesi halinde davacının belirlenecek yeni fiyatlara göre vade farkı talep edebileceği, diğer bakiyeyi ise icra takibinin kendisine tebliği ile ödenmesi nedeniyle sadece hesaplanacak vade farkını talep edebileceği, aynı zamanda sayın mahkemenizin davacının haklı fesih yaptığı kanaatine varılması durumunda 1da ek olarak ... Euro (...) cezai şart bedelini talep edebileceğini, Mahkemece 'Türk Parasının Kıymetinin Korunmasına İlişkin Tebliğ'in somut olaya uygulanamayacağı kanaatine varılacak olursa davacının davalıdan ... alacaklı olacağı, aynı zamanda sayın mahkemenizin davacının haklı fesih yaptığı kanaatine varılması durumunda da ek olarak ... Euro (...) cezai şart bedelini talep edebileceğini, davacı yan icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmamış olup, icra takibinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz etmiş olduğundan sayın mahkemenizce davacının belirlenen alacağına takip tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceği kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda mali müşavir bilirkişi ...'dan ek rapor alınmıştır. Alınan ... tarihli ek raporunda sonuç olarak;Muhasebe kayıt sisteminde Döviz cinsinden takip edilen cari hesap bakiyelerinin, geçici vergi dönemlerinde kur değerlemesi yapılması gerektiğini, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nm ... tarihli ve ... sayılı ... aşağıdaki açıklamalara yer verildiğini, “... Buna göre, yabancı para ve yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacak ve borçların, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değerlemeye tabi tutulması zorunlu bulunduğundan, bir teslim veya hizmetin karşılığı olmayan bu değerleme işlemi sonucu oluşan kur farkları için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığını." Kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere davacı yan ile davalı yan arasındaki sözleşmede fiyatlar Euro olarak belirlenmiş ve faturanın düzenlendiği günkü kur esas alınarak TL cinsinden faturaların her iki tarafında ticari defterlerine kaydı yapılmış olduğu ancak fatura bedelleri ile ilgili her iki taraf kayıtlarında herhangi bir kur farkı kaydı yapılmadığı tespit edilmişti. Bu nedenlede kök raporumuzda belirttiğimiz üzere takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere 'türk parasının kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ'in dava konusu sözleşme ve cari hesaba uygulanmasının doğru olmadığı değerlendirilmemiz aynen devam etmektedir. Bunun nedenini bir daha belirtmek gerekirse TARAFLAR ARASINDAKİ CARİ HESABIN DÖVİZ CİNSİNDEN TAKİP EDİLMEMİŞ OLMASI VE SADECE SÖZLEŞMEDEKİ BİRİM EURO BEDELİN FATURA KESİLDİĞİ TARİHTEKİ TL DEĞERİ ESAS ALINARAK FATURALARIN DÜZENLENMİŞ OLMASI VE CARİ HESABA KUR FARKI UYGULANMAMIŞ OLMASIDIR. Davalı yanın itirazları kök raporda ve yukarıda açıkça belirttiğimiz nedenlerle yerinde görülmemiş olup davalının düzenlediği fark faturasının da bu durumda kabul edilmesi tarafımızca uygun görülmediğinden fark hesabının yapılmasına da tarafımızca gerek duyulmadığını, sonuç olarak, kök raporundaa tespit ettiği hususların aynen devam ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda mali müşavir bilirkişi ...'dan 2.EK rapor alınmıştır. Alınan ... tarihli 2. EK raporunda sonuç olarak; Muhasebe kayıt sisteminde Döviz cinsinden takip edilen cari hesap bakiyelerinin, geçici vergi dönemlerinde kur değerlemesi yapılması gerektiğini, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nm ... tarihli ve ... sayılı ... aşağıdaki açıklamalara yer verildiğini,“... Buna göre, yabancı para ve yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacak ve borçların, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değerlemeye tabi tutulması zorunlu bulunduğundan, bir teslim veya hizmetin karşılığı olmayan bu değerleme işlemi sonucu oluşan kur farkları için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığını." Kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere davacı yan ile davalı yan arasındaki sözleşmede fiyatlar Euro olarak belirlenmiş ve faturanın düzenlendiği günkü kur esas alınarak TL cinsinden faturaların her iki tarafında ticari defterlerine kaydı yapılmış olduğu ancak fatura bedelleri ile ilgili her iki taraf kayıtlarında herhangi bir kur farkı kaydı yapılmadığı tespit edilmişti. Bu nedenlede kök raporumuzda belirttiğimiz üzere takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere 'türk parasının kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ'in dava konusu sözleşme ve cari hesaba uygulanmasının doğru olmadığı değerlendirilmemiz aynen devam etmektedir. Bunun nedenini bir daha belirtmek gerekirse TARAFLAR ARASINDAKİ CARİ HESABIN DÖVİZ CİNSİNDEN TAKİP EDİLMEMİŞ OLMASI VE SADECE SÖZLEŞMEDEKİ BİRİM EURO BEDELİN FATURA KESİLDİĞİ TARİHTEKİ TL DEĞERİ ESAS ALINARAK FATURALARIN DÜZENLENMİŞ OLMASI VE CARİ HESABA KUR FARKI UYGULANMAMIŞ OLMASIDIR. Davalı yanın itirazları kök raporda ve yukarıda açıkça belirttiğimiz nedenlerle yerinde görülmemiş olup davalının düzenlediği fark faturasının da bu durumda kabul edilmesi tarafımızca uygun görülmediğinden fark hesabının yapılmasına da tarafımızca gerek duyulmadığını, Sonuç olarak, kök raporumuzda tespit ettiğimiz hususların aynen devam ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE; Eldeki dava cari hesap alacağı ve sözleşme feshi nedeniyle cezai şart istemi çerçevesinde yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili taraflar arasında tekstil yıkama işine ilişkin bir sözleşme yapıldığı ve alacak borç ilişkisinin cari hesap üzerinden yürütüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme gereği yerine getirilmediği takdirde sözleşmenin feshedilip cezai şart alacağının muaccel olacağının kararlaştırıldığını, davalının borcu ödemediği ve sözleşmenin feshine neden olduğunu bildirmiş takibe koydukları alacak için yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise kur farkı talebinin haksız olduğunu, iade faturası düzenlediklerini hesap mutabakatı sağlanamadığı için ödemenin yapılmadığını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık iki noktada toplanmaktadır; bunlardan birincisi vade farkının talep edilip edilemeyeceği, Türk Lirası'nın Korunması Hakkında Kanun'un somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı diğeri ise feshin haklı olup olmadığıdır. Hükme esas almaya elverişli görülen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki cari hesap döviz cinsinden takip edilmemiş olup vade tarihindeki Türk Lirası karşılından hesap görüldüğü, sözleşmenin tarihi ve davacının maliyet kalemleri de dikkate alındığında Türk Lirasının Korunması Hakkındaki Kanun'un eldeki olaya uyarlığı yoktur. Bu kapsamda davacının kur farkı uygulamasının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davacı sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini öne sürmüştür. Gerçekten de davacının da kabulü olduğu üzere sözleşme çerçevesinde hesaplanan cari borç davalı tarafından ödenmemiştir. Davalı hesapta mutabık kalınmadığını ileri sürmüştür. Buna rağmen mutabık kalınan kısım ise ancak icra takibinden sonra ödenmiştir. Bu durum dahi davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğunu göstermekle birlikte yukarıda açıklandığı üzere davacı kur farkı talebinde de haklıdır. Bu sebeple davacının sözleşme kapsamında cezai şart isteminde bulunması hukuka uygun görülmüştür. Anılan açıklamalar dikkate alındığında davalının itirazının haksız olduğu itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği; diğer yandan kur farkı alacağının cari hesap ile belirli ve bilinebilir olması cezai şartın ise sözleşmede açıkça düzenlenmiş ve miktar ve şartlarının belirlenebilir olduğu göz önüne alındığında icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine takip tutarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 2-Alınması gerekli ... harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... Tl harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi, ... TL posta-tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan ... TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı.28/10/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır