İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/125 E. 2021/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/125
- Karar No
- 2021/464
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/125 Esas KARAR NO : 2021/464 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2016 KARAR TARİHİ : 06/07/2021 Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiş olmakla dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... ... A.Ş. firmasının birçok kamu kurum ve kuruluşlarına, çeşitli belediyelere birçok özel sektör firmalara ve özelliklede ... Genel Müdürlüğüne ait birçok bölge müdürlüklerine ve işletme müdürlüklerinin, ihtiyaç duydukları promosyon malzemeleri, logo ve yönlendirme levhaları üretmekte ve bu firmalara satttığını, davacı firmanın tüm Türkiye çapında tanınan, üretim satış ve pazarlamasını yaptıkları malların kaliteli ve uygun fiyat anlayışıyla hizmet veren köklü ve itibarlı bir firma olduğunu, davalı vakıf ve vakfa ait işletme müessesesiyle bir müddet çalıştığını, yaklaşık iki sene boyunca bu vakfın ve işletme müessesinin siparişlerini karşıladığını, daha sonra vakfın ve işletme müessesesinin birlikte kullandığı internet sitesi üzerinden sözleşmeleri feshettiklerini beyan ettiklerini, firmanın kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, şeref ve itibarlarını sarstığını,hakaret içeren asılsız ve yalan beyanlarda bulunduğunu, hukuka aykırı ve haksız fiil oluşturan web sitesindeki yayınlarından dolayı davacı firmanın kişilik haklarına hakaretin saldırı niteliği taşıdığını, ... ve ... tarihlerindeki her iki yayın nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi-manevi tazminat talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde özetle;davacının, müvekkillerinin kullanımında olan sitede yapılan duyuru ile kendilerine hakaret edildiğini, ticari itibarlarının zedelendiği iddiasıyla maddi ve manevi zarara uğradığı beyanında bulunarak tazminat davası açtığını, sitede yapılan duyurunun hakaret niteliğini taşımadığını, başka bir suçta teşkil emediğini, bu nedenle davacının maddi ya da manevi zararı doğmadığını,dava konusu olan internet sitesindeki duyurular, davacının iddiasının aksine suç teşkil etmediğini, haksız fiil ve haksız rekabet teşkil etmediğini, bu nedenle söz konusu maddi ve manevi tazminat taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının uğradığını iddia ettiği maddi kayıp var ise bunun ürünlerin davacıdan alınmama kararından kaynaklanan kar kaybı olarak nitelendirildiğini, kar kaybından doğan zarar ise bu davanın konusu olmadığını, bu nedenle davalılar aleyhinde açılan haksız davanın reddine verilmesini talep ettiği görüldü. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ... ile davalı ... - İşletme Müessesesi arasında ... tarihinde ... Genel Müdürlüğü kurumsal kitabında belirlenen standartlarda ürettiği logo, tabela ve yönlendirme levhaları, promosyon malzemelerinin ... tarafından satın alınmasına İlişkin sekiz(8) maddeden oluşan sözleşme tanzim edildiği, •Taraflar arasındaki ticari alışverişin 2016/Mart ayı itibari ile son la nd irildiği, •Davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre, davacı firmanın gelirlerinde yaklaşık % 60 azalma olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edilmesinden dolayı davacı firmanın maddi zarar gördüğünün anlaşıldığı, •Davalı taraf haklı sebeplerle sözleşmenin feshedildiğini, açılan davanın TMK.2 md.de yer alan iyiniyet kuralına aykırı olduğunu iddia etmiştir. Bu hususun hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olup davacı firmanın kazanç kaybına ilişkin talebi Mahkemece kabul edildiği takdirde; •Davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre ,yılhk Ortalama Satışların ... TL olduğu % 30 kar marjına göre ... TL kazanç kaybı olacağı, •Davacı, elinde kalan ürünler için de maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de talep olunan dönemde stok sayımı ve tespitine ilişkin bir veri sunulmadığından ve o tarih aralığına İlişkin olarak şu anda bir stok sayımı yapmak mümkün olmadığından, davacının mizanında görünen ... TL lik stok ürün bedeline itibar edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ..., bilişim uzmanı bilirkişi ..., hukukçu ... tarafından düzenlenen 08/07/2020 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: "1) Davalı tarafın, internet sayfasında davacı hakkında şirket ismi açık açık verilerek yapılan "hukuksuz ve etik dışı davranışlarda bulunduğu" ve "kalitesiz ürünleri ucuz fiyat vererek elinden çıkarmaya başladığı" açıklamalarının TTK mad.54 ve 55/1 uyarınca ve zarar verici beyan olarak kabul edileceği TTK hükümleri açısından ve Yargıtay kararlan doğrultusunda haksız rekabet sayılacağı, 2)Davacının ibraz edilen 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 3)Davacı firmanın 2014 yılında işe başladığı, işe başladığı ilk yıl olan 2014 yılı ve sonrasında net satışlarının ve faaliyet karlılığın aşağıda gösterildiği gibi olduğu, >2014 yılında ... net satış yapıp ...-TL faaliyet karı elde ettiği, >2015 yılında ... net satış yapıp -...-TL faaliyet zararı elde ettiği, >2016 yılında ... TL net satış yapıp ...-TL faaliyet karı elde ettiği, >2017 yılında ... TL net saüş yapıp -...-TL faaliyet zararı elde ettiği, 4) Davacının davalı ... kurulduğu 2014 yılı ile 2017 yılları arasında yapmış olduğu KDV dahil satışların aşağıdaki gibi olduğu, SATIŞ YAPILAN FİRMALAR 2014 2015 2016 2017 ... ... TL ... TL ... 0,00 TL KDV DAHİL YIL BAZINDA SATIŞ TOPLAMLARI ... TL ... TL ... TL 0,00 TL 5)Davacı firmanın 2015 yılındaki satışlarının tamamına yakının davalı firmaya olduğu, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında ise orman işletme müdürlükleri ile birkaç başka firmaya satış yaptığı, 2017 yılında bu satışların %25 oranında azaldığı, bu azalma miktarının dolaylı zarar olarak davaya özgülenebileceği ve bu çerçevede takdiri ve hukuksal değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere haksız rekabet tazminatının ...-TL olabileceği, 6)Manevi tazminat takdirinin Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 11/05/2021 tarihli ek raporunda özetle: "1- Bir Önceki Bilirkişi Raporunun Değerlendirilmesi : Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından ... alan adlı web sayfasında ... tarihinde yayınlanan açıklamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil ediyorsa buna ilişkin tazminat hesabıdır. Dosya kapsamında alınan 30.01.2018 tarihli mali bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edilmesinden dolayı davacı firmanın maddi zarar gördüğünün anlaşıldığı, davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre yıllık ortalama satışlarının ...-TL olduğu %30 kar marjına göre ...-TL kazanç kaybı olacağı rapor edilmiştir. İş bu mali rapor, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinden dolayı ortaya çıkan zararlarla ilgilidir. Oysa davanın konusu, davalının haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen ilan ve açıklamalarından kaynaklanan haksız rekabet tazminatıdır. Yani burada dava ile istenen, davalının internet sitesinde yaptığı açıklamalardan kaynaklanan bir tazminattır ve bu tazminatın hesaplaması farklı yöntemle yapılmaktadır. O nedenle kök raporumuzdaki hesaplamamızı tekrar ederiz. Ancak sayın mahkemece davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin feshinin ve sonrasında da davalının haksız açıklamalarının (zaten tek alıcısı davalı olan ticari bir ilişkide bütün müşteri çevresini de kapsadığından) davacının iş yapmasına imkan kalmayacak bir şekilde birlikte yorumlanması halinde ilk raporda hesaplanan ortalama karın tamamının tazminat olarak alınabilmesi mümkündür. Bu husus sayın mahkemenin takdirindedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile haksız rekabet yaratan davalı fiilleri iki ayrı durum olarak tarafımızdan değerlendirilmiştir. Zira davacı, davalı tarafından sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle (tek alıcısının davalı referansıyla çalışan 3.kişi işletmeler olması) iş yapamamıştır. Burada sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı durumu söz konusudur. Haksız rekabet değerlendirmesinde ise davalının internet sitesinde yayınladığı açıklamalarının, davacının ticari faaliyetine etkisidir. Bu nedenle ilk raporla tarafımızdan hazırlanan rapor arasında tazminat farklılık arz etmektedir. 2- Tazminatın Eksik Hesaplandığı İtirazı : Yukarıdaki paragrafta da belirttiğimiz üzere davacının internette yayınlanan ve rekabet kapsamına girmeyen incitici ve kötüleyici açıklamalarının haksız rekabet açısından tazmin değeri hesaplanmıştır. Kök raporumuzda davacı satışlarında ...-TL net bir azalma olduğu, davalı eyleminin dolaylı zarara yol açtığı, davacı firmanın 2017 yılında diğer firmalarla ilişkilerinde uğradığı ...-TL’lik kazanç kaybının ancak %50’lik bir oranının haksız fiili nedeniyle uğranılan dolaylı zarar olarak kabul edilebileceği görüşünde olduğumuz bildirilmiştir. 1.maddede de belirttiğimiz üzere haksız rekabetin sözleşmenin feshinden knaklanan zarardan ziyade bir kalem olarak değerlendirilmesi halinde ...-TL haksız rekabet tazminatı ortaya çıkmaktadır. 3- Eylemin haksız Rekabet Olmadığı İtirazı : Davalı tarafın, internet sayfasında davacı hakkında şirket ismi açık açık verilerek “hukuksuz ve etik dışı davranışlarda bulunduğu” ve “kalitesiz ürünleri ucuz fiyat vererek elinden çıkarmaya başladığı” açıklamalarının TTK mad.54 ve 55/1 uyarınca incitici, yanıltıcı ve zarar verici beyan olarak kabul edileceği TTK hükümleri açısından ve Yargıtay kararları doğrultusunda haksız rekabet sayılacağı hususunu tekrar ederiz. Zira bir işletmenin birlikte çalıştığı bir ticari işletme hakkında ve özellikle alıcılarının aynı çevrede ve sınırlı bir alanda olduğu gözetilecek olursa bu şekilde bir açıklama yapması haksız rekabet sayılmaktadır" sonucuna varılmıştır. Davacı ... A.Ş. vekili 24/09/2018 tarihli dilekçesinde özetle: Bilirkişice tespit edilen değer doğrultusunda müddeabihin hmk madde 107 gereğince ....- TL arttırılarak toplam ....-TL alacağın dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınıp müvekkile ödenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava TTK 55/1 uyarınca açılmış maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Öncelikle usuli dava şartları yönünden inceleme yapılmış ve davalılardan ... İşletme Müessesesi yönünden iktisadi işletmenin vakıftan ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı, bu nedenle taraf ehliyeti de olmadığı değerlendirilerek bağlı olduğu vakıf tüzel kişiliği tarafından temsil edileceği kabulüne göre bu davalı yönünden usulden ret kararı verilmesi gerekmiştir. Davacı yan ... ("Bölge Müdürlüklerinin ve İşletme Müdürlüklerinin Dikkatine- ... ... A.Ş nin ve ...'ın Kurum ve Şahıs olarak yaptığı hukuksuz ve etik dışı davranışları nedeniyle başlattığımız hukuk süreci gereğince vakfımızla tüm çalışmaları durdurulmuştur.Ayrıca ... geçmişte olduğu gibi şu anda da vakfımızla hiç bir ilişiği yoktur." şekilnde) ve ... ("Bölge Müdürlüklerinin ve İşletme Müdürlüklerinin Dikkatine- ... ... A.Ş nin ve ...'ın Kurum ve Şahıs olarak yaptığı hukuksuz ve etik dışı davranışları nedeniyle başlattığımız hukuk sürecinden sonra kalitesiz ürünleri ucuz fiyat vererek elinden çıkarmaya başlamıştır.Birimlerimizin özellikle bu konuda dikkatli olmalarını öneriyoruz " şeklinde ) tarihlerindeki yayınlar ile hakaret içeren asılsız ve yalan beyanlarda bulunulduğunu iddia etmektedir. Aldırılan bilirkişi kök raporunda ... tarihli web sitesi yayını arşiv kayıtlarından ekran görüntüsü alınarak tespit edilmiş, yine ... ve ... tarihlerindeki yayınların noter tespit tutanağı ile de tespit edildiği anlaşılmıştır. İlgili yayınlarda davacının ismi zikredilerek hukuksuz ve etik dışı davranışlar sergilendiği ve kalitesiz ürünleri ucuz fiyat vererek elinden çıkarttığı belirtilmiştir. Bu ifadelere ilişkin yargı kararı veya ifadeleri destekleyen tespit bulunmadığı dosya kapsamına göre kabul edilmekle, yayının bilgilendirmeden ziyade davacı şirketi incitme ve kötüleme amacı taşıdığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Zira davalının bu yönde şikayetleri var ise bu hususu ilgili mercilere başvurarak şikayet ve dava yolu ile ileri sürmesi gerekir. Bu yola başvurmayarak salt bu yönde yayın yapılması şeklindeki davranışın kötüleme ve incitme kastı taşıdığının kabulü gerekmiştir. Bu nedenle anılan yayınların TTK 55/1 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği vicdani kanaatine varılmakla oluşa mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun şekilde hesaplanan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin rapora itirazları 11.05.2021 tarihli raporda ayrıntısı ile açıklandığı üzere talebin ilan ve açıklamalardan kaynaklanan haksız rekabet tazminatına ilişkin olması, sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararın eldeki davaya konu olmadığı dikkate alınarak yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin rapora itirazları ise, itirazında belirttiği Ankara Asliye ticaret mahkemesi kararında sözleşmenin haklı fesih gerekçeleri ile yapılan yayın içeriğinin uyumlu olmaması, yine cezai anlamda hakaret teşkil etmeyen eylemlerin TTK uyarınca incitici ve kötüleyici beyan olarak nitelendirilmesinin mümkün olması, eldeki davanın sözleşmeden kaynaklı alacağa ilişkin olmayıp salt haksız rekabet eylemine dayalı açılmış olması nazara alınarak yerinde görülmemiştir. Anlatılan nedenlerle 08.07.2020 tarihli rapor uyarınca hesaplanan maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. Ayrıca davacı yanca sunulan makbuzlar uyarınca haksız rekabet içeren yayınlara ait noter tespit işlemleri nedeniyle yapılan masraf yönünden de talep haklı ve yerinde görülmekle bu maddi tazminat kalemi de hüküm altına alınmıştır. ( Davacı her ne kadar iki farklı tarihte yapılan internet sitesi yayını nedeniyle ayrı ayrı miktarlarda maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; yayınların 3 gün ara ile yapılmış olması maddi zararın iki ayrı yayın için ayrı ayrı belirlenmesini mümkün kılmadığından maddi tazminat talebi tek kalemde belirlenmiştir.) Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede TTK 56/1/e uyarınca, koşulları varsa TBK m. 58'e göre manevi tazminat da talep edilebilir. Manevi tazminatın koşulları hukuka aykırı bir fiil, kusur, manevi bir zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağıdır. Dava konusu olayda, hukuka aykırı fiil ve kusur unsurları, incitici ve kötüleyici beyan içeren yayın yolu ile gerçekleşmiş olmakla ve kişilik haklarına müdahale niteliği taşıyan davranıştan zarar gördüğü kabul edilen davacı yararına eylemin ağırlığı, tarafların kusur durumu, paranın alım gücü vs. hususlar nazara alınarak hakkaniyetli olduğu düşünülen tutarda manevi tazminata hükmedilmiştir. ( Davacının her bir yayın için talep ettiği manevi zarar yayın içeriğine göre ayrı ayrı belirlenmiştir.) Anlatılanlara göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... aleyhine; a)Haksız rekabet nedeniyle açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; ... TL maddi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İki adet noter tespit masrafı nedeniyle açılan maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; ... TL 'nin ... TL'lik kısmına ... tarihinden itibaren, ... TL'lik kısmına ... tarihinden itibaren işleyen yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c)Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; ... tarihli eylem nedeniyle ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte, ... tarihli eylem nedeniyle ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d)Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-Davalı ... İşletme Müessesesi aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının USULDEN REDDİNE, 3-Maddi tazminat davası için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL ve ıslah ile alınan ... TL olmak üzere toplam ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Manevi tazminat için alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ... tahsiline Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı, maddi tazminat için peşin ve ıslah ile yatırılan ... TL manevi tazminat için yatırılan ... TL olmak üzere toplam ... TL 'nin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti ... TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL'sinin davalı ... 'ndan alınarak davacıya verilmesine, ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 27,00 TL yargılama giderinden ... TL'sinin davalı ... 'nın üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davacıdan alınarak ... 'na verilmesine, 8-Maddi tazminat için A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ... 'ndan alınarak davacıya verilmesine, 9-Reddedilen maddi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi uyarınca davacı lehine takdir edilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden ... TL. Vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ... verilmesine, 10- Kabul edilen Manevi Tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL. Vekalet ücretinin davalı ... 'ndan alınarak davacıya verilmesine, 11-Reddedilen manevi tazminat davası için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. Maddesi uyarınca uyarınca hesaplanan ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'na verilmesine, 12-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.06/07/2021 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı