İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/721 E. 2019/732 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/721
- Karar No
- 2019/732
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/721 KARAR NO : 2019/732 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2018 KARAR TARİHİ : 25/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... yılından itibaren kullanmış olduğu tarım kredilerinden dosya masrafı expenrtiz ücreti ipotek tesis ücreti, erken kapama komisyonu adları altnda kesintiler yapıldığını, davalı banka tarafından tarım kredisinin olduğunu beyan etmesinen dolayı aldığı ücretleri iade etmediğini, ticari kredilerden KKDF oranı %0 olduğundan müvekkilinin kullanmış olduğu tüm kredilerden alınan %15 KKDF ücretinin bilirkişi incelemesi yapılarak müvekkiline iadesinin gerektiğini, bu nedenlerle şimdilik ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans ile iadesini talep ve dava ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde hangi tarihlerde ne miktarda kredi kullandığını, bu kredilerden ne tutarlarda kesintiler yapıldığının belirtilmediğini, hangi delilin iddia edilen hangi vakıayı hangi surette ispat edeyeceği hususunun açıkça belirtilmediğini, dava konusu ile aynı Demre Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davanın HMK 114/1-ı maddesi gereğince usulden reddinin gerektiğini, KKDF, ihtiyaç kredisi ve taşıt kredisinin faiz ve anapara kur farkı üzerinden %15 oranında tahsil edilen ve maliyeye ödenen bir vergi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ... tarihinde ... TL limitli genel kredi sözleşmesi, ... tarihinde ... TL kredi limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, ... tarihinde genel kredi sözleşmesi ile ... tarihli ... TL kredi limitli cari hesap kredisi, ... tarihli ... TL kredi limitli cari hesap kredi sözleşmesi, ... tarihinde genel kredi sözleşmesi ile ... tarihli ... TL kredi limitli cari hesap kredi sözleşmesi, ... tarihinde ticari kart sözleşmesi, ... tarihinde ticari kart sözleşmesi imzalandığını, davacının tüketici sıfatına haiz olduğunu, davacının çiftçilik yaptığını, çiftçiliğinin yanında beyaz eşya ticareti de yaptığını, davacıdan tahsil edilen masrafların yasal dayanak ve gerekçesinin mevcut olduğunu, tahsil edilen tutarların davacının bilgisi dahilinde olduğunu, davacının imzalayarak kabul ettiği sözleşme hükümlerine göre tahsil edilen yasal ve aykırı olmayan masraflar olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın anılan yasa ve sözleşme hükümlerine göre çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle usule ilişkin itirazların kabulü ile KKDF talebi bakımından husumet itirazlarının kabulü ile davanın sıfat yokluğundan reddini, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görüldü. Bankacı bilirkişi ... 28/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1-Davacının iddiasına konu tarımsal kredi işlemlerinden alınan ücretlerin incelenmesinde; davacının banka nezdindeki mevduat hesabı hareketinin incelenmesiyle, işlemin doğurduğu % 5 gider vergisi dahil olmak üzere kredi işleminden tahsil edilen komisyon ve ücretlerin; Tarihi Kredi Kredi Krediden alınan ücret-komisyon hesabı Tutarı ... ... ... ... TL.dosya masrafı,..., kredi kullanım ücreti. ... ... ... ... TL.dosya masrafı ... ... ... TL.dosya masrafı ... ... .. ... TL.kredi kullandırım komisyonu ... ... ... ... TL, kredi tahsis ücreti Davacının kullandığı belirtilen ... tarihinde ... TL. tarımsal spot rotatif kredisiyle ilgili olarak mevduat hesabı hareketlerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Diğer kredilerin kullandırılmalarını takiben dosya masrafı, kredi kullanım ücreti, kredi kullandınm komisyonu, kredi tahsis ücreti adlan altında açılan kredinin %2 nispetinde faiz dışı gelir komisyon tahsilatının davacının mevduat hesabı üzerinden alındığı kayıtlarda görüldüğünü, Taraflar arasında imzalanan ... tarihli genel kredi sözleşmesinin Faiz, komisyon, vergi ve masraflar başlıklı 8.maddesinde, bankanın bu sözleşme gereğince açılacak kredi hesaplannda bankanın tayin edeceği oralarda faiz, komisyon, gider vergisi ve fon kesintisinin uygulanacağı, müşterinin ileride bu yönde itiraz ve şikâyet hakkı olmayacağı yazılı bulunmakta olduğunu, Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesini takiben taraflar arasında bağıtlanan genel kredi sözleşmelerinin Komisyon ve Ücretler başlıklı 2.08 maddesinde de bankanın bu sözleşme gereğince açılacak kredi hesaplannda bankanın tayin edeceği oralarda faiz, komisyon, gider vergisi ve fon kesintisinin uygulanacağı, müşterinin ileride bu yönde itiraz ve şikâyet hakkı olmayacağı yazılı olup, 2.09 maddesinde ise kredilerin erken ödenmesi halinde ceza uygulaması yapılacağı hususları yer almakta olduğunu, Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesini takiben mevcut genel kredi sözleşmelerinin bankanın belirleyeceği oranlarda komisyon alınacağına dair 2.08 ve 2.09 maddeleri genel işlem koşulu niteliğindedir. Sözleşmenin genel işlem koşulu her türlü kredinin açılışında komisyon, ücret, vergi ve yapılan masraflar karşılığının kredi lehtanndan alınacağını tarife vermeksizin belirtmiş olup, Bankalar Kanunun 144.maddesi kapsamında görevlendirilen TC Merkez Bankasınca 2006/1 tebliğiyle kredi lehtarlarından alınacak komisyon, ücret ve masraf karşılıklarının TC Merkez Bankasına bildirilmek ve ilan edilmek suretiyle belirlenmesinde bankaların serbestlik tanınmıştır. Bankalar her türlü kredi ve bankacılık işlemlerinden alınabilecek komisyon, ücret ve masrafları nispi ve/veya maktu oranda azami ve/veya asgari tutarda ayrıntılı olarak belirledikleri tarifeyi şube lokallerinde ve resmi web sitelerinde güncel haliyle ilan etmekte olduğunu, Davalı bankanın resmi web sitesinde ilan edilen güncel ücret ve komisyon tarifesi incelendiğinde tarımsal kredilerden minimum %3, üretici kart kredilerinden minimum 75,00 TL. ve maksimum 750,00 TL. dosya masrafı, tarımsal kredi limit tahsisinde ise maksimum ... TL. ücret-komisyon alınacağı, ilan edilmekte olduğunu, Buna göre yukarıda tabloda gösterildiği üzere davacının kullandığı tarımsal kredilerden alınan ücret-komisyon tutarlarının sözleşme ve banka tarifesine uygun makul oranda alındığı, genel işlem koşullan dikkate alındığında davacının durumunu ağırlaştıncı bir yönü olmadığı anlaşılmakta olup, davacıya iade gerektirecek bir tutar bulunmamakta olduğunu, 2- Kaynak kullanımını destekleme kesintileri yönüyle incelenmesinde; Davacıya kullandırılan tarımsal kredilere tahakkuk eden faizler üzerinden % 15 oranında kaynak kullanımı destekleme fonu kesintisi yapıldığı hesap hareketlerinden anlaşılmakla birlikte, davalı bankanın taksitli kredilerin geri ödeme planları ve diğer kredilerin tahakkuk eden faiz tahsilatlarım gösterir ekstrelerin tamamının ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan kesintilerin sağlıklı bir şekilde tespiti mümkün olamamaktadır. Ancak davalı banka fon kesintisi yönüyle vergi yükümlüsü olup, fon kesintisinin kredi lehtanna yansıtılması sözleşme hükümlerine dayanmaktadır. Nitekim taraflar arasındaki sözleşmede fon ve gider vergisinin müşteri tarafından ödeneceği hususu yazılı bulunmaktadır. Bankaların kredi faizlerinden tahakkuk ettirdikleri fon ve gider vergisi elbette ki banka gelirlerine aktanlmayıp, süresinde vergi dairesine yatırılmaktadır. Ancak verginin asıl yükümlüsünün banka olması nedeniyle KKDF talebi yönünden davalı bankanın husumet iddiası yerinde değildir. 01.01.2002 tarihinden itibaren KKDF kesintisi oranlarım belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiş olup, KKDF kesintisi, sağlanan finansman türüne göre farklı oranlarda uygulanmaktadır. Bankalarca kullandırılan tüketici kredilerine tahakkuk eden faizler üzerinden KKDF %15 ve diğer kredilerde %0'dır. Bankalar ve fınans kuruluşları haricindeki şirketlerin yurtdışından sağladıkları kredilerde KKDF %3 olarak uygulanagelmektedir. Bu durumda, bankalarca kullandırılan kredilerde kredi lehtarlarınm, tüketici sıfatı altında veya tüketici dışında ticari, zirai ve mesleki faaliyet kapsamında finansmana tabi tutulmaları fon kesinti oranı tespiti yönüyle önem göstermektedir Mülga 4077 sayılı tüketici yasasımn lO.maddesi ve Yüksek Mahkeme 13.hukuk Dairesinin emsal kararlarında, gerçek kişi tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek almacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredi olduğu, mesleki amaçla ticari, eser ve tarımsal kredi sözleşmelerinin tüketici 4077 sayılı yasanın 10. maddesi kapsamında tüketici kredisi olarak kabul edilemeyeceği, sabittir. Diğer taraftan tacir sıfatına haiz olarak faaliyet gösteren gerçek kişinin ticari işletmesi dışında, tüketici sıfatıyla mal ve hizmet alımlannın tüketici kredisi kapsamında finanse edilmesine de, yasal bir engel de bulunmamaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun tüketici kredi sözleşmeleri kapsamını genişletirken, tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlamış olduğunu, Maliye Bakanlığı Gelir idaresi Başkanlığı Gelir İdaresi Grup Başkanınca yapılan mütalaalarda ... sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredilerinde KKDF kesinti oranının %15, diğer kredilerde ise % 0 olduğu belirtilerek, uygulamada ticari, zirai veya mesleki faaliyetin tevsik edilerek ticari araç, dükkân, işyeri vb kıymetlerin alımından sonra işletme aktifine kaydedilmesi kaydıyla kredi kullanım aşamasında bu faaliyetlerde bulunmayan gerçek kişilerin söz konusu faaliyetlerde kullanmayı taahhüt ettikleri ticari kıymetleri edinmek amacıyla kullanacakları kredilerin diğer krediler kapsamında değerlendirileceği, bu hususların tevsik edilememesi durumunda ise gerçek kişilerin ticari araç ve işyeri vb nitelikteki taşınmazlan edinmek amacıyla kullandırılan kredilerin tüketici kredisi olarak değerlendirilerek tahakkuk eden faizlerin % 15 oranında KKDF kesintisine tabi tutulması gerektiği, açıklatmakta olduğunu, Mahkemenin müzekkeresi üzerine ... Bankası Genel Müdürlüğünce dosyaya gönderilen ... tarihli yazıda ticari, zirai veya mesleki faaliyet çerçevesinde %0 KKDF uygulanacak müşterilerin ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunduklarını vergi levhası, meslek odası veya meslek birliği kayıt belgeleri ile belgelendirmeleri, ayrıca satın alınan iktisadi kıymetin işletme aktifine kaydedildiğinin Vergi Usul kanuna göre defter tutarı mükellefler acısından amortisman kayıtlarıyla tevsik edilmesi halinde KKDF oranının sıfır uygulanması, ayrıca ... tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca çiftçilik faaliyeti tevsik olunan çiftçilere azami ... TL’ye kadar olan kredilerde KKDF kesintisi oranının %0 olarak belirlendiği hususları açıklanmakta olduğunu, Bu durumda, vergi sorumlusu olan ve kesinti yapmaması halinde cezai yaptırımla karşı karşıya kalabilecek olan davalı bankanın ... tarihinde kullandırılan kredinin azami ... TL. limiti aşması, ayrıca davacının gerçek usulde vergilendirilen tarımsal işletme faaliyetinin olmaması nedeniyle satın aldığı iktisadi kıymetin işletme aktifine kayıtlı olup olmadığının tevsik edilememesi nedenleriyle davacıya kullandırdığı tarımsal kredilere tahakkuk eden faizler üzerinden fon kesinti yapmakta haklı olabileceği, ayrıca fon kesintisi yapılan kredi işlemlerinin davacının kabulünde gerçekleştiği, hususlarının dikkate alınması gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığını bildirmiştir. Davacı vekilinin itirazları ve talebi doğrultusunda aldırılan Bankacı bilirkişi ...'in 21/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bankaların faiz dışı gelirleri doğrudan açılan kredi üzerinden alınan maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği gibi kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla sağlanabilmekte olduğunu, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin salt iş ve hizmet alımından kaynaklanması gerekli olmadığını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20. maddesinde genel işlem koşulları tanımlanmış, buna göre Genel işlem koşullan, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğunu, bu kalıp sözleşmeler uygulamada tip, norm ve benzeri adlar altında ifade edilmektedir. 21. maddesinde ise Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğunu, aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. İfadesiyle düzenleyici önlem alındığını, yine 23. maddesinde GeneI işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Hükümleri yer almakta olduğunu, Dava konusu sözleşmede masraf alınacağı yazılı bulunsa da tutarı ya da oranı hakkında bir miktar kararlaştırılmadığını, 4721 Türk Medeni Kanununun 2. maddesine göre, sözleşmede açık olmayan veya duraksamaya neden olan noktalar, düzenleyen aleyhine yorumlanacağını, Yargıtay 11. HD.'nin 2014/1118 Esas, 2014/1821 Karar numaralı 24.11.2014 tarihli kararında; "Diğer bankaların o tarihte aynı tür kredilere uyguladıkları masraf oranlan araştırılıp, somut olaydaki kesintiyle karşılaştırılması ve davalının uyguladığı kesintilerin emsallerine göre fazla bulunması halinde bunun TMK'nm 2. maddesine aykırı olup olmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."denildiğini, Bankalarda tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği, Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği, alınan faiz dışı gelirlerin komisyon niteliği gösterdiği ve genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu hususları göz önüne alındığında; - Banka sistem ve kayıtları ile sözleşmelerin incelenmesi neticesinde, müşterinin ve kullandırılan kredilerin ticari nitelikte kredi olduğunu, - Davalı bankanın ticari nitelikteki kredilere %15 oranında KKDF uygulayarak tahsil etmişse de burada sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği, zira bankanın tahsil ettiği tutarı doğrudan vergi dairesine yatırdığı ve vergi alacaklarında 5 yıllık zaman aşımı süresi olduğu, dosya içeriğinde yeterli hesap özeti/ödeme planı vs. bulunmadığından raporumuzda bankanın hangi krediden ne kadar KKDF tahsili yaptığının tespit edilemediğini, - Davacının diğer ücret ve masraflara ilgili iade taleplerinin yerinde olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığını bildirmiştir. Dava, davacının davalı bankadan kullandığı kredilerden dolayı haksız alındığını belirttiği KKDF ücreti, erken kapama komisyonu, dosya masrafı, ipotek tesis ve ekspertiz ücretlerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce dava konusu kredi sözleşmeleri dosyaya celp edilmiş ve tarafların bildirdikleri bankalara emsal uygulamalara ilişkin müzekkereler yazılmış, cevapları dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş ve yerinde inceleme yetkisi de verilmiş olup dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna itiraz üzerine başka bilirkişiden rapor aldırılmış olup bilirkişiler raporlarında özetle; davacının önceki Borçlar Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu zamanında çektiği farklı krediler bulunduğunu, davacının iadesini talep ettiği ücretlerin emsal ücretlerle uyumlu, makul sınırlar içerisinde olduğunu, davalı bankanın bu ücretleri ilan ettiğini böylece iadesi talep edilen ücretlerin iadesine ilişkin taleplerin yerinde olmadığını belirtmiş olması sebebiyle davacı vekilinin itirazlarına itibar edilmeyerek birbirini teyit eden bilimsel verilere uygun, tarafsız ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporlarına göre davacının iadesini talep edebileceği bir ücretin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/11/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır