İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/309 E. 2020/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/309
- Karar No
- 2020/501
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/309 Esas KARAR NO : 2020/501 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı banka ile ...Aş arasında ... tarihinde ... TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, ... .. Aş'nin o zaman ki yetkilisinin müvekkili olduğunu, genel kredi sözleşmesi için gösterdiği teminatlar dışında boş bir senedin teminat olarak bırakıldığını, bankaların kural olarak kredi verirken bu kredi için kredi müşterisine genel kredi sözleşmesi olarak isimlendirilen bir belge imzalandığını, belge imzalandıktan sonra kredi müşterisinin bankadan kredi çekmesi mümkün olmadığını, kredi sözleşmesinin teminatı olarak bankalar, kredi müşterisinden şahsi kefalet, gayrimenkul ipoteği, bono gibi çeşitli teminatların alındığını, asıl borç ilişkisini belirleyen belgenin genel kredi sözleşmesi olduğunu, diğer belgelerin borcu sebebi olmadığını, sadece teminat olduğunu, müvekkilinin bu şekilde borçlu duruma düşürülmeye çalıştığını, müvekkilinin ... Aş'nin yetkilisi iken tüm kredi ve ödemelerin zamanında yapıldığını ve eksiksiz tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, diğer müvekkil ...'un tüm hak ve borçları devir aldığını, müvekkili ..., 'un ... tarihinde yeniden bir sözleşme imzaladığını, limitinin ... TL olarak güncellendiğini ve diğer müvekkilinin şahsi kefaleti olmaksızın ... Aş adına ... TL'lik yine bir teminat senedi alındığını, genel kredi sözleşmesinde ...'ın imza ve kefaletinin bulunmadığını, alınan tüm teminatların ... Aş için alındığını, kredi limiti, alınan ... TL senetler kadar olmadığını, son yetkiliden alınan teminat senedi ile yani ... TL ile sınırlı kaldığını, müvekkili ...'ın şirketin devrini ve kendi kefaletinin kalmadığını bankaya takip açmadan önce ... tarihinde Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı bankanın müvekkili ...'dan risklerini yenilemesine rağmen müvekkiline karşı bedelsiz kalan senedi Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine koyulduğunu, teminat olarak verilen senedin başka teminatları olmasına ve genel kredi sözleşmeside müvekkili ...'ın imza ve kefaleti olmamasına rağmen kullandığını, müvekkili ...'un borçlu olmadığını, bu nedenlerle davalı banka ile yapılan genel kredi sözleşmesi dolayısıyla verilen teminat senetlerinden ... yönünden şirket devrinden sonra yeni yetkiliden yeniden alınan teminatlar sonunda bir hüküm ve bağlayıcı kalmaması ve senet üzerinden yapılan tahribatlar sonrasında müvekkili ... yönünden ise borçlu sıfatı veya kefil sıfatı ile senette imzası bulunmadığından herhangi bir borcu olmadığının tespitini, dava konusu senetlerin tahsili halinde müvekkillerinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının muhtemel olduğundan dava konusu senetlerin için açılan Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın senette unvanı, adresi ve vergi numarası yazıl olan dava dışı ... Aş firmasının keşide ettiği ... vade tarihli ve toplam ... TL bedelli 2 adet senet ile adı geçen borçludan alacaklı olduğunu, hakkında takip başlatılan ... ve ...'in senetten aval veren sıfatıyla sorumlu olduklarını, müvekkili banka alacaığının tahsilini teminen senet üzerinde isim ve imzaları bulunan davacılar hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı alındığını, karara davacılar tarafından itiraz edildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının da infaz edildiğini, senedin üzerinde takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarede bulunmadığını, şirket kaşesi dışındaki imzanın imzalayanın borçtan şahsi sorumluluğunun doğurduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... A.Ş vekili tarafından borçlular ..., ... A.Ş , ... aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine dayalı haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... A.Ş ve ... tarfından imzalı ... TL bedelli bono ile yine aynı şirket ve ... tarafından imzalı ... TL bedelli bono olduğu, takibin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı bankanın dava dışı asıl borçlu ... Şirketine Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullandırdığı kredilere munzam teminat olarak alınan iki adet senetten, -... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bononun borçlusu ... A.Ş. olup, davacı ...'in kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefalet sözleşmesinin ... tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582 ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği, ancak senet üzerine atılan her imzanın aval hükmünde olduğu, -... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bononun borçlusu ... A.Ş. olup, diğer davacı ...'in senet üzerinde aval imzasının bulunduğu, aval olduğu kaydı taşımasa dahi şirket kaşesi dışına atılan her imzanın aval hükmünde olduğu, Bu sebeple yukarıda hesapladığımız banka alacağının tamamından her iki davacının da, bono bedelleri içinde kalması sebebiyle sorumlu tutulması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişinin 02/03/2020 tarihli ek raporunda özetle: ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere ... TL bulunmaktadır. Talep sınırları; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere ... TL olmaktadır sonucuna varıldığı bildirilmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacılar ... ve ... tarafından İİK 72/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasında; Mahkememizce verilen ... tarihli ara kararı ile davacı ... tarafından açılan davanın tefrikine karar verilerek, davacı ... tarafından açılan yargılamaya devam edilmiştir. Davacı vekili ... tarihli açıklama dilekçesi ile ... açısından hem bono nedeniyle hem de bonoya dayanarak yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıkların tespitini istemiş, eksik harcı ikmal etmiştir. Davacı hakkında takibe konu edilen ... TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığını, bononun davalı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak imzalandığını, şirketin kredi ödemelerini eksiksiz ve tam olarak yaptığını, davacının şirket yetkilisi olarak hiç bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığını, daha sonra şirketin tüm hak ve borçları ile diğer davalıya devredildiğini, yeni şirket yetkilisinin ... tarihinde banka ile ... TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme için de ...'dan ayrı bir teminat senedi alındığını, dolayısı ile bu bono nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmektedir. Davaya konu bononun düzenleme tarihinin ... vade tarihinin ... olduğu, bononun üzerinde teminata ilişkin bir yazı veye şerhin bulunmadığı, bononun teminat bonosu olduğunun kesin delil ile kanıtlanamadığı belirlenmiş, davacının iddiası nedeniyle banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile de, dava dışı şirketin bankaya ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... BSMV olmak üzere toplam ... TL borcunun olduğu, dolayısı ile bononun teminat bonosu olduğu kabul edilse dahi, bankanın takip talebinde istenen miktarın üzerinde, bono bedelinin limiti dahilinde alacaklı olduğu belirlenmiş olmakla, menfi tespit davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ... için açılan davanın REDDİNE, 2-Davacının tedbir talebi Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile reddedilmiş olmakla, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.16/10/2020 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı