Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2022/173 E. 2024/237 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/173
- Karar No
- 2024/237
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/173 - 2024/237 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/173 KARAR NO : 2024/237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2021 NUMARASI : 2019/670 Esas 2021/527 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16/02/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/02/2024 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.05.2018 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacı lehine şimdilik 100,00 TL sürekli ve geçici işgöremezlik, 100,00 TL tedavi ve bakım giderleri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihindeki sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini sürekli işgöremezlik tazminatı için 128.474,18-TL, tedavi ve bakım gideri için 3.644,25 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada CMK madde 253 kapsamı gereğince uzlaşma olup davanın reddini, davalı şirket hakkında açılan davanın başvuru şartının yerine getirilmemesi (eksik belge) nedeniyle reddi gerektiğini, esas yönünden ise davalı şirketin azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporuna göre davacıda %3 oranında daimi maluliyet belirlendiği, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davacının %25, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının işgöremezlik zararı ile tedavi ve bakım giderinin belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, soruşturma aşamasındaki uzlaşmada davacının sigortadan alacakları konusunda ihtirazi kayıt koyduğu, davalının bu hususa yönelik savunmasının yerinde olmadığı, davacının yaşı itibariyle küçük olup gelir getiren bir işte çalışmaması nedeniyle geçici işgöremezlik tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, geçici iş gücü kaybı zararına ilişkin talebin reddine, tedavi giderine ilişkin 3.644,25 TL tazminatın, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan 41.443,29 TL tazminatın, temerrüt tarihi olan 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; soruşturma aşamasındaki uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz uygulanmamasının hatalı olduğunu, hesaplamada askerlik süresinin dikkate alınmadığını, tedavi giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek davalıdan işgöremezlik tazminatı ile tedavi ve bakım gideri talep etmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, dava açılmadan önce davacı tarafın talebi üzerine Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen ve dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 14.10.2019 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda %3 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin mütalaa edildiği görülmüş, mahkemece, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi yönünden yine Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; bu raporda ise, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanarak davacıda %9,3 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan üniversite raporunu hükme esas alarak karar vermişse de, kaza tarihinden itibaren tüm tedavi evrakları getirtilmeden düzenlenmiş dava öncesi alınan rapora dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, kaza tarihi olan 14.05.2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmakta olduğu gözetilerek davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip bu yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile; HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 6-Konya 2. İcra Dairesinin 2021/5825 sayılı dosyasına yatırılan 76.974,25 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, 7-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.