Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2024/2090 E. 2026/704 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2090
Karar No
2026/704
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2090 - 2026/704 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2090 KARAR NO : 2026/704 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2024/185 Esas, 2024/446 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat - Hukuka Aykırılığın Tespiti ve Saldırıya Son Verme

Taraflar arasındaki hukuka aykırılığın tespiti ve saldırıya son verme ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, hukuka aykırılığın tespiti ve saldırıya son verme ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan haberin görünür gerçekliği dahi yansıtmadığını, sadece uydurma bilgiler ile müvekkili üzerinden kar etme amacı gütmekte olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesinde diğer davalı ... tarafından hazırlanan ve müvekkil şirketin itibarını hedef alan birçok yayın sebebiyle müvekkil şirketin kişilik haklarının alenen ihlal edildiğini, söz konusu yazıların içeriğinde müvekkil şirketi itibarsızlaştırmak maksadıyla yazıldığı açık olan ve kişilik haklarını zedeleyen asılsız ve kötü niyetli iddialarda bulunulduğunu, taleplerine konu içeriklerin müvekkilinin kamuoyundaki itibarını zedelediğini ve kişilik haklarını ağır bir surette ihlal ettiğini, bahsi geçen yazıların altına üçüncü kişiler tarafından asılsız iddia ve nefret içeren yorumlar yapılmak suretiyle müvekkilinin kişilik haklarına saldırılmaya devam edildiğini ve davalıların bahsi geçen yorumları yayınlamakta herhangi bir sakınca görmediğini, davalıların üçüncü kişilerin yorumlarına müdahale ve denetim yetkisinin olduğunu,, bahse konu yazıların bir çok internet sitesinde aynen veya benzer içerikle yayınlandığını, habercilik adı altında işbu haberlerin doğruluğunun araştırılmadığını, kaynağının gösterilmediğini, davalının müvekkil şirketin kamuoyundaki bilinirliğinden faydalanmak suretiyle sistematik bir şekilde sosyal medya vb her koldan karalama ve iftira atma davranışlarını sürdürdüğü ve kişilik haklarına saldırmaya devam ettiğinin ortada olduğunu, yayınlarda hukuken olması gereken ilke ve kuralların gözetilmediğini, ilgili haberlerin görünür gerçekliği bile yansıtmadığını, sistematik bir karalama kampanyası yapıldığını, bu haliyle yapılan yayınların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığını ve hukuka aykırı olduğunu ve bu suretle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğramış olduğunun şüphesiz olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 01/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2024/2090, K. 2026/704, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-25-hukuk-dairesi-2024-2090-e-2026-704-k-07f441cbf93a