Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2023/1830 E. 2025/1266 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1830
Karar No
2025/1266
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1830 - 2025/1266 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1830 KARAR NO : 2025/1266 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 NUMARASI : 2020/552 E.- 2023/476 K. DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : DAVALILAR VEKİLİ KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/06/2025 Mahkemece verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket yetkilileri tarafından 18/10/2019 tarihinde davalılara ait inşaatta yapılan denetimde kaçak su kullanımının tespit edildiğini, suyun davalı şirketin yetkilisi ...'i sorumluluğunda olan adreste izinsiz şekilde hortumla şebekeye bağlanarak kullandığını, davalılar tarafından borcun süresinde ödenmemesi üzerine Ankara 12. İcra Dairesinin 2019/16855 sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki haksız itirazın iptali ile davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalının abonelik işleminin gerçekleşmemesinin nedeninin davacıdan kaynaklandığını, davalının ... Belediyesinden inşaat ruhsatı alabilmek için davacı kuruma başvurduğunu, davacının üzerine düşen görevi yerine getirmediğini ve aradan uzun bir süre geçtikten sonra inşaata gelerek kaçak su kullanım tutanağını tuttuğunu, davalının milyarlarca liraya mal olacak bir yatırım üstlendiğini, davalının inşaat sözleşmesi uyarınca belli süre içerisinde sorumluluğunu yerine getirmek zorunda olduğunu, hukukta hiç kimse kendi kusurundan dolayı başkalarına sorumlu tutamaz ilkesi gereği davacının kendi ihmal ve kusurundan kaynaklanan bu durumdan kendi lehine bir hukuki sonuç yaratamayacağını, talep edilen su bedelinin hakkaniyete uygun olmayıp fahiş olduğunu, buna rağmen davalının davacı ile anlaşmaya vardığını ve davacıya 36.517,22 TL ödendiğini ve herhangi bir borcunun kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 12. İcra Dairesinin 2019/16855 takip sayılı dosyasında yaptıkları itirazların iptaline, icra takibinin aynı koşullarda devamına, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf talebinde, ...'nin su aboneliği işlemlerini zamanında yapmaması nedeniyle davalı firmanın mağdur edildiğini, gerekli başvurular yapılmasına rağmen ...'nin keyfi ve geciktirici tutum sergilediğini, bu durumun davacı kurumun kusurundan kaynaklandığını, davalı firma, inşaat ruhsatını aldıktan sonra 13/06/2019 tarihinde su aboneliği için ...'ye başvurduğunu, ertesi gün keşif yapılmasına rağmen ... görevlilerinin su bağlantısını gerçekleştirmediğini, inşaat sürecinde su kullanımı zorunlu olduğundan dolayı su kullanıldığını, ancak bu suyun kaçak su olmadığını, inşaata ilişkin mecburi tüketim olduğunu, ... tarafından yapılan ölçümle kullanılan su miktarının 3.992 m3 olarak belirlendiğini ve bunun karşılığı olan 36.517,22 TL bedelin 04/11/2020 tarihinde davacı şirkete ödendiğini, davacı şirketin bu ödemeye rağmen yeniden talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hazır beton gibi uygulamalarda kullanılan suyun ayrı değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek fazla bedel tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin ...'nin tüm keyfi ve geciktirme işlemlerine rağmen yükümlülüklerine yerine getirmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalılara ....inşaatta kaçak su kullanımından kaynaklanan kaçak su bedeline ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalıların kaçak su tüketiminden kaynaklanan borcunun olup olmadığı ve var ise borcun miktarına ilişkindir. İncelenen dosya kapsamı itibariyle mahkemece, inşaat mühendisi tarafından düzenlenen rapora itibar edilmeyerek, davacının, su aboneliği konusunda tekel hakkına haiz olduğu, başka bir ifadeyle tek satıcı gibi olduğu, koşulları mevcut ise, davacının davalı şirketin başvurusunu kabul etmek zorunda bulunduğu, ancak bununla birlikte şartları mevcut olmasına ve başvuru da yapılmış olmasına rağmen aboneliğin yapılmaması halinde, davalının mahkemeye başvurarak çekişmenin önlenmesi ve aboneliğin mahkeme kararı ile tesis edilmesi yönünde talepte bulunması gerektiği, davalı şirketin başvurusuna rağmen davacının hareketsiz kalması veya koşulları olmasına rağmen aboneliğinin tesis edilmemesinin, davalı şirkete kaçak su kullanma hakkı vermeyeceği, somut olayda davalı şirketin kaçak su kullanımının sabit olması karşısında, tarifeye uygun olarak hesaplanmış, bilirkişice doğruluğu teyit edilmiş ve takibe konulmuş kaçak su bedelinden ve işlemiş faizinden davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında aynı yere ilişkin farklı bir kaçak kullanım tutanağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2020/518 E. 2022/206 K. sayılı dosyanın istinaf incelemesi Dairemiz tarafından yapılmış olup, Dairemizin 01/11/2023 tarihli ve 2022/815 E. 2023/1581 K. sayılı kararı eldeki davaya emsal nitelikte olup, söz konusu karar göz önünde bulundurulduğunda mahkemece yazılı gerekçe ile davanın esas yönünden kabul kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.171,90 TL harçtan peşin alınan 545,00 TL harcın mahsubu ile 1.626,90 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362/1-a.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/1830, K. 2025/1266, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-24-hukuk-dairesi-2023-1830-e-2025-1266-k-606fed050f44