Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2023/1808 E. 2025/1207 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1808
- Karar No
- 2025/1207
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1808 KARAR NO : 2025/1207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2023 NUMARASI : 2019/806 E.- 2023/545 K. DAVANIN KONUSU : ALACAK İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : TARAF VEKİLLERİ KARAR TARİHİ : 20/06/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 20/06/2025 Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin otel işletmeciliği yaptığını, davalı iletişim şirketine ait hatları çalışanları tarafından kullanıldığını, davalı şirket ile yaptıkları anlaşma neticesinde tarifeye ek olarak yapılacak ödemeler karşılığında toplam 44 cihaz ve adedi 100,00-TL değerinde olan 67 adet ... çekinin davacı şirkete teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak cihazlar ve ... çeklerinin davacıya teslim edilmediğini belirterek tarifelere ek olarak ödemeleri yapılan ve teslimi kararlaştırılan cihazların ve ... çeklerinin davacıya teslim edilmesini, teslimi mümkün olmadığı takdirde ise cihazlar ve çekler için yapılan ödemelerin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin ilgili evrak ve kayıtları incelendiğinde hiçbir çalışanı yada yetkilisine mal teslim alma gibi bir yetki vermediğini, davacının bu yönde ki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı şirket tarafından davacı şirkete iddia edildiği üzere herhangi bir taahhütte bulunulmadığını ve davacının da iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delili dosyaya sunamadığını belirterek davacı şirket tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme her ne kadar ödemelere ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de davalı tarafın 21/05/2021 tarihli müzekkere cevap yazısında fatura numaraları, fatura tarihi, fatura tutarı, ödeme statüsü ve ödeme tarihleri tek tek belirtildiğini, davalı taraf ödemelerini tahsil etmiş olduğu cihazları ve ... çeklerinin davacı şirkete teslim etmediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı verilen red kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf talebinde, davaya cevap dilekçesinde harç tamamlamaya ilişkin beyanda bulunduklarını ancak mahkeme dikkate alınmadığını, davacının ilk talebinde belirttiği teslimini istediği malların değeri üzerinden harç yatırılması ve tamamlanması gerektiğini ve dava değeri üzerinden de nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Hesap bilirkişisi 09/12/2021 tarihli raporda; "Davalının cihazları ve ... çeklerini teslim edip etmediği hususunda dosyada veri bulunmadığını, cihazların ve ... çeklerinin bedelinin tespiti hususunda, cihaz bedel tespitini bilirkişi uzmanlık alanının dışında kalması nedeniyle hesabın mümkün olmadığını, ... çeklerinin bedelinin tespiti hususunda dosyada sadece davacı beyanı olması sebebiyle mahkemenin bu iddiayı kabulü halinde 67.000,00 TL, iddianın kabul edilmemesi halinde bu konuda bir alacağın doğmadığını, cihazların ve ... çeklerinin davacıya tesliminin mümkün olup olmadığı hususunda dosyada veri olmaması nedeniyle tespit yapmanın mümkün olmadığını, davacının cihazların teslimi talep hakkı olup olmadığı hususunda takdirin ve değerlendirmenin mahkemede olduğunu, davacının cihaz teslimi mümkün değilse bedel talep hakkı olup olmadığı hususunda takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğu"bildirilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. HMK'nın ispat yükünü düzenleyen 190.maddesine göre ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu durumda, mahkemece; dava konusu edilen cihazlara ilişkin davalı şirkette herhangi bir taahhütname bulunmadığı, davacıya ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmesi için kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen belgelerin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan- e-imzalıdır Üye- e-imzalıdır Üye- e-imzalıdır Katip- e-imzalıdır