Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/717 E. 2024/1062 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2024/1062
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/717 - 2024/1062 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/717 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2024/1062 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2022/10 E - 2022/704 K DAVACI VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tenfiz KARAR TARİHİ : 30/09/2024 YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Abay Tedarik Sözleşmesi ile 29/08/2016 tarihli Taahhütname akdedildiğini, davalının sözleşme ve taahhütname hükümlerini ihlal etmesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, taahhütnameye göre anlaşmazlık halinde uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku, tahkim yerinin Londra, tahkim dilinin İngilizce ve 1996 tarihli Tahkim Yasası hükümlerinin geçerli olduğunu, müvekkili tarafından 18/10/2018 tarihinde tahkim davası açıldığını, hakem kararında davalının sözleşmeyi ihlal ettiği belirtilerek müvekkiline 767.598.000 INR ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek 11/10/2021 tarihli kesinleşmiş Hakem Kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili Av. ... beyan dilekçesinde özetle, dava açılırken maktu yerine nisbi harç alınması gerektiğini, davacı şirketin Hindistan merkezli şirket olduğunu, 5718 Sayılı Kanunun 48.maddesi hükmü uyarınca teminat alınması gerektiğini, tahkim şartının dayanağı 29/08/2016 tarihli taahhütnamede davacı şirketin imzasının bulunmadığını, müvekkili adına atılan imzanın ise tek başına müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan ...'nin imzası taklit edilmek suretiyle oluşturulduğunu, tahkim sözleşmesinin tarafların ehliyetsizliği, savunma hakkının ihlal edilmesi, tahkim yargılamasında görevli hakemin yetkisini aşmış olması, hakem kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı vekili Av. ... beyan dilekçesinde, davacı şirketle reteplase isimli ürünün Ortadoğu'ya tedariki konusunda anlaşma yapıldığını, ilk iki taksit ödendikten sonra davacının ürünlerin İran'a dağıtımını kısıtlamak istediğini, bu yönde müvekkiline baskı yaptığını, baskılara dayanamayan müvekkili şirket müdürü ... tarafından tedarik sözleşmesinin imzalandığını, imzanın baskı ve tehditle alınması ve ayrıca müvekkili şirketin çift imza ile temsil edilmesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin İran'da ürün satışı yapmadığını, İran'da yaşanan savaş ve politik sıkıntılar nedeniyle ürünleri İran'da mecburen depoladığını, aynı dönemde davacı ürünlerinin İran'da başka gerekçelerle satışının hükümet kararı ile durdurulması ve ürünlerin toplatılması sonucunda oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, tahkim yargılamasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin itirazların tahkim yargılamasında dile getirildiğini ancak hakem tarafından soyut gerekçelerle itirazın reddedildiğini, pandemi nedeniyle İngiltere'ye uçuşların kapanmış olması nedeniyle müvekkilinin dilekçe ve delil sunarken ciddi sorunlarla karşılaştığını, savunma hakkının kısıtlandığını, karşı tarafın bilirkişi görüşlerinin dikkate alındığını, müvekkili tarafından gösterilen bilirkişilerin görüşlerinin alınmadığını, tahkim yargılamasının usulüne uygun yapılmadığını, hakem kararına konu alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda tenfizi talep edilen hakem kararının 29/08/2016 tarihli taahhütnameye ilişkin olduğu, hakem kararı New York Sözleşmesine taraf olan İngiltere'de verilmiş olduğundan uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği, New York Konvansiyonunun IV/1 maddesine göre davacının hakem kararı ile tercümelerini ibraz ettiği, taraflar arasında ticari nitelikte satım sözleşmesi bulunduğu, hakem kararının da bu uyuşmazlığa ilişkin olması nedeniyle Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, 29/08/2016 tarihli tedarik taahhütnamesinde yer alan tahkim klozunun New York Konvansiyonu kapsamında geçerli olduğu, davalının ehliyetsizlik iddialarının tahkim yargılamasında ileri sürdüğü ancak 1996 tarihli Tahkim Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca bu konudaki itirazın en geç yargılamaya ilk adımı attığı anda ileri sürmesi gerektiği gerekçe gösterilerek kabul edilmediği, Yargıtay uygulamasının bu noktada geçersizlik iddialarının tahkim sürecinde hiç ileri sürülmeden tenfiz aşamasında ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirdiği, yine davalının inkar etmediği sözleşmenin sonradan yetkisiz kişi tarafından imzalandığını, şirketi bağlamayacağını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davalının tahkim yargılamasının tüm aşamalarına katıldığı, hakem atamasının birlikte gerçekleştirildiği, tarafların yargılamayı vekilleri vasıtası ile yürüttükleri, yine davalı yanın kişisel mazeretlerinin nazara alındığı, dinletmek istediği tanığın simültane tercüme ile dinlendiği, tahkim yargılamasında hakemin tarafların tüm savunmalarını ele aldığı ve kabul edilen ve edilmeyenleri nedenleri ile açıkladığı, savunma hakkının sınırlandırıldığı itirazlarının yerinde olmadığı, hakem kararının Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediği, zamanaşımı itirazının hakem kararlarının tenfizi davasında revizyon yasağı sebebiyle esasa ilişkin inceleme yapılamayacağından yerinde olmadığı gerekesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik inceleme dayalı karar verildiğini, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, taraflar arasında akdedilen tahkim düzenlemesinin bulunduğu tedarik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, taahhütnamedeki ... imzasının taklit suretiyle oluşturulduğunu, imza incelemesi yapılmadığını, ayrıca ...'nin münferiden müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçerli tahkim sözleşmesinin bulunmadığını, tüm tahkim dosyasının tercüme ettirilerek dosyaya kazandırılmadığını, hakem kararının tercümesi ile karar verildiğini, sözleşmenin ihlal edilmediğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin itirazın hakem tarafından soyut gerekçelerle reddedildiğini, pandemi süreci nedeniyle uçuşların kapatılmasından dolayı dilekçe ve delil sunmada ciddi sorunlarla yaşandığını, savunma hakkının kısıtlandığını, kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, tahkim yargılamasında davacının gösterdiği bilirkişi görüşlerinin dikkate alındığını, müvekkilinin gösterdiği bilirkişilerden görüş alınmadığını, tahkim yargılamasının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiş, davalının diğer vekili Av. ... tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davanın nisbi harca tabi olduğunu, MÖHUK 48.maddesinde belirtilen teminatın çok altında teminata karar verildiğini, tahkim şartını içeren taahhütnamedeki imzanın temsil ve ilzama yetkili olmayan kişi tarafından imzalandığını, tahkim yargılaması sırasında delil sunulması ve dilekçeler aşamasında savunma hakkının ihlal edildiğini, dosyaya sunulan uzman görüşünün tartışılmadığını, hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, yabancı hakem kararının tenfizi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih 2017/19-930 Esas 2019/812 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davaların maktu harca tabi olmasına, mahkemece takdir edilen teminatın davacı tarafından depo edilmesine, süresinde cevap dilekçesi sunulmamasına, tenfiz şartlarının gerçekleşmiş olmasına göre davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."