Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/2255 E. 2024/1977 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2255
Karar No
2024/1977
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2255 - 2024/1977 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2255 KARAR NO : 2024/1977 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2023/581 E. İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN : VEKİLİ : KARŞI TARAF : TALEP KONUSU : Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/09/2024 Tarih ve 2023/581 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı taraf adına tescilli 2021/168848 sayılı ve "..." ibareli markanın, müvekkili adına tescilli 2020/165272 sayılı ve " "..." ibareli marka ile iltibas oluşturduğunu, karşı tarafın dava konusu markaya ilişkin tanıtım ve reklamlarının müvekkilinin markası için yaptığı tanıtım ve reklamlarla aynı olduğunu, karşı tarafın "..." ibareli kullanımlarının müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli davada, karşı taraf adına tescilli "..." markasının satışının ve reklamının yapıldığı "..." isimli sitelere erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı tarafın sosyal medyadaki kullanımına konu olan "... ..." ve "... ..." şeklindeki sloganın, ihtiyati tedbir isteyenin kullanımına konu olan sloganla benzer olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile karşı tarafa ait "https://....com", "...:" isimli sitelere 20.000,00.-TL teminat mukabilinde erişimin engellenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, tedbir kararı verilen internet sitesinde ihlal oluşturduğu iddia edilen görsellerin bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, buna rağmen tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca tedbir kararı verilen internet sitesinde sadece ürün satışı yapılmayıp mali müşavirler için fatura aktarım hizmetinin de verildiğini, bu nedenle tedbir kararının dava dışı 3. kişilerin de mağduriyetine sebep olduğunu, tedbir kararı verilen sosyal medya hesabındaki görsellerin gerçek kişiler olmayıp bilgisayar programı ile oluşturulan kişiler ve sloganlar olduğunu, ayrıca kullanılan sloganların anonim bir içeriğe sahip bulunduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 341/1-b maddesi uyarınca, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Aynı Yasanın 394/1. maddesi gereğince, karşı taraf dinlenilmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca, mahkeme itiraz üzerine ilgilileri dinlemek için davet eder, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Yine aynı maddenin 5. fıkrasına göre, itiraz hakkında verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca, yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Yukarıda anılan yasa maddeleri birlikte incelendiğinde, karşı tarafça ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilmesi için, bu kararların mutlaka karşı tarafın "yüzüne karşı" verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu anılan hükümlerde, duruşma açılıp açılmadığına veya karşı tarafın bu duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilip edilmediğine ilişkin ayrık bir düzenleme öngörmemiştir. Diğer bir deyişle duruşma yapılsa ve usulüne uygun şekilde davet edilse de, karşı taraf dinlenilmeden verilmiş ihtiyati tedbir kararlarına karşı, sadece itiraz edilebilir, bu kararlara karşı doğrudan istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir. Uyuşmazlık konusu olayda ise mahkemece 19/09/2024 tarihli duruşmada ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak bu duruşmaya karşı taraf katılmamıştır. Bu durumda anılan karara karşı ancak itiraz yoluna başvurulabilir. O halde mahkemece karşı tarafın, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebine dair 11/10/2024 tarihli dilekçesinin, itiraz dilekçesi olarak kabul edilmesi ve yukarıdaki yasa hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak duruşma açılıp, inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, karşı tarafın dilekçesinin istinaf talebi olarak değerlendirilip, dosyanın Dairemize gönderilmesi doğru bulunmadığından, alınan dilekçenin HMK'nın 352. maddesi uyarınca ön inceleme aşamasında başkaca bir inceleme yapılmadan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK 352. maddesi uyarınca ön inceleme aşamasında, başkaca bir inceleme yapılmadan USULDEN REDDİNE, 2-Karşı taraftan peşin olarak alınan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde karşı tarafa iadesine 3-İstinaf aşamasında karşı taraf tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2255, K. 2024/1977, T. 06.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-2255-e-2024-1977-k-106e1f894184