İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/878 E. 2025/391 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/878
- Karar No
- 2025/391
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/878 Esas - 2025/391 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/878 Esas KARAR NO : 2025/391 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2024 KARAR TARİHİ: 15/04/2025 K.YAZIM TARİHİ: 13/05/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile personel taşıma hususunda anlaşma yaptığını, bunun karşılığında davalı adına 31.01.2024 tarihli 187.000,00TL bedelli fatura düzenlediğini, davalının bu miktarın tamamını değil, 12.03.2024 tarihinde 162.030,00TL'sini ödeyerek eksik ödeme yaptığını, bakiye 24.970,00TL'nin tahsili ile davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının itirazının iptaline, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayısı ile başlatılan icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/03/2025 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve talebini 24.970,00TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı vekili; davacının hizmeti fatura bedeli kadar sağlamamasına rağmen fatura düzenlediğini, düzenlenen faturaya müvekkili tarafından itiraz edilerek iade faturası düzenlediğini, alacağı bulunmayan davacının açmış olduğu davanın hukuka aykırı olarak açıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait BA BS formları, davacının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında, 31.01.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 24.970,00TL bakiye alacağı ile 480,24TL işlemiş faiz toplamından oluşan 25.450,24TL alacağını faizi ile talep ettiği, davacının davalıyı temerrüte düşücü bir belgesinin dosya kapsamına sunulmadığı, dosya kapsamındaki taraflara ait BA-BS formlarının birbiri ile uyuştuğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 24.970,00TL alacaklı olduğu, davalının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın, 31.03.2024-... nolu 24.970,00TL tutarlı davalının iade faturasının taraflarca BA-BS formları ile beyan edilmesine rağmen, ilgili iade faturasının davalı kayıtlarında yer almasından ancak davacının kayıtlarında ise yer almamasından kaynaklandığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki taşımacılık hizmeti kapsamında faturalara dayalı bakiye alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki taşımacılık hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 25.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 26.04.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan, davalıya personel taşıma hizmeti verdiğini, karşılığında fatura tanzim ettiğini, faturadan bakiye kalan tutar yönünden alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki haksız itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise görev itirazında bulunarak, düzenlenen faturaya karşı bakiye kalan tutarla ilgili kısmi iade faturası tanzim ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı yan görev itirazında bulunmuşsa da uyuşmazlığa konu alacağın taşıma hizmeti kapsamında düzenlenen fatura alacağı olduğu, taşıma hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların mutlak ticari dava kapsamında kaldığı ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yerinde olmayan itiraza itibar edilmemiştir. Uyuşmazlık, davacının 31/01/2024 tarihli KDV hariç 170.000,00TL, KDV dahil 187.000,00TL tutarlı faturadan bakiye kalan 24.970,00TL kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 170.000,00TL tutarında mal/hizmet satışı, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 22.700,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 170.000,00TL tutarında mal/hizmet alışı, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 22.700,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında bildirilen deliller toplanarak davacı yanın ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 16/12/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu faturanın ve davalı tarafça yapılan ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafça tanzim edilen iade faturasının kayıtlı olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.970,00TL alacaklı olduğu, uyuşmazlık konusu faturanın ve davalı tarafça yapılan ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davalı tarafça tanzim edilen iade faturasının da davalı defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalı defterinde davacının bakiye alacağının bulunmadığı rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davacı itirazları yerinde görülmeyerek ek rapor talebinin reddi ile rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraf defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere personel taşıma hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının 31/01/2024 tarihli KDV hariç 170.000,00TL, KDV dahil 187.000,00TL tutarlı faturayı tanzim ettiği, her iki tarafın işbu faturayı defterlerine işlediği ve vergi dairesine bildirimini yaptığı, davalının faturaya ilişkin 162.030,00TL kısmi ödemede bulunduğu, yine bu ödemenin de taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 31/03/2024 tarihli KDV hariç 22.700,00TL, KDV dahil 24.970,00TL tutarlı iade faturasını tanzim ettiği, davalının bu faturayı vergi dairesine bildirdiği ve defterine işlediği, davacının da vergi dairesine bildirim yaptığı ancak defterine işlemediği, davacının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davacının iade faturasına süresi içerisinde itiraz etmesi ve vergi dairesine bildirmemesi gerekirken basiretli bir tacir gibi davranmadığı, bu sebeple bakiye alacak için davasını ispat edemediği, yemin deliline açıkça dayanmadığından bu delilin de hatırlatılamadığı, neticeten bakiye alacak iddiasının ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60TL harç ile 420,00TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 232,20TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 24.970,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 15/04/2025 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı