İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/839 E. 2024/1197 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/839
- Karar No
- 2024/1197
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/839 Esas - 2024/1197 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/839 Esas KARAR NO : 2024/1197 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2024 KARAR TARİHİ: 07/11/2024 K.YAZIM TARİHİ: 27/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili kooperatif yönetim kurulu tarafından 10/06/2017 tarihli genel kuruldan alınan yetkiye istinaden davalı yüklenici şirket yetkilisi ... ile Ankara ... Noterliği'nin 14/11/2017 tarih ve ... yevmiye no'lu düzenleme şeklinde bedel ve taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, daha sonra 09/04/2019 tarihli ek sözleşme akdedildiğini, Kooperatif işlerinin ilerlememesi, paydaşlara yönelik yapılan haksız işlemler ve kooperatif eski yönetim kurulu tarafından bilgi verilmemesi, yönetim kurulunun haksız kazanç elde ettiği, kooperatifin zarara uğratıldığını, kooperatifin fazladan ödemeler yaptığı ve kooperatifin borcu olmadığı halde yüklenici firma ... Şirketi ve yetkilisi ... ile muvazaalı borç ilişkisine girildiğine dair şüpheler nedeniyle kooperatifin 09.04.2022 tarihli genel kurulunda kooperatif yönetim ve denetim kurulu değişikliğine gidildiğini, 02.07.2022 tarihli olağanüstü genel kurulda davalı kooperatif eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine, davalılar hakkında dava açılmasına ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini, kooperatif eski yönetim kurulu ile davalı şirket ve şirket yetkilisi ... arasında muvazaalı işlemler gerçekleştiği tespiti yapıldığını, davalı şirket yetkilisi ...'ın şahsına muvazaalı olarak borçlanılarak senet düzenlenip verildiğini, kooperatifin 09.04.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden hazırlanan Hesap Tetkik Komisyonu raporunun 77. ve 78. sayfasında Kooperatifin ... Bankasında bulunan hesap hareketleri incelenerek, kooperatif ile davalı şirket ve yetkilisi ... arasındaki para transferlerinin incelenmesi sonucu muvazalı işlemler yapıldığının saptandığını, müvekkilinin davalı yükleniciye ödemeleri zamanında ve eksiksiz yaptığını, kooperatif yönetim kurulunun karar defteri incelendiğinde, kooperatifi borçlandırıcı kararların sonradan alındığının saptandığını, kooperatifin herhangi bir borcu olmadığı halde, yüklenici şirket yetkilisi ...'ın şahsına senetler düzenleyerek verildiğini ve Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasıyla yapılan takip sonucu müvekkili kooperatifin borcu ödemek zorunda kaldığını, kooperatif işlerinde harcanması ya da kooperatife iadesi gereken KDV iadelerinin, davalının uhdesinde kalması nedeniyle kooperatiften haksız kazanç elde edildiğini, Hesap Tetkik Komisyonu Raporu ile davalı şirkete fazladan ve haksız ödeme yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağının olduğunun, banka kayıtları, faturalar ve hesap tetkik komisyonu raporu ile sabit olup, davalı şirket yetkilisi ... ile kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri arasındaki muvazaalı ilişkilerin davalı şirketin mal kaçırma kastı ile hareket edebileceğini ortaya koyduğunu, davalının mal kaçırmasını ve müvekkilinin alacağını temin etmek adına davalının banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulmasını, gerekli araştırmalar yapılarak, davacı kooperatifi zarara uğratan davalı ...Şirketi'nin müvekkili kooperatife karşı muvazaalı işlemleri, haksız eylemleri, sözleşmeye aykırılık, sebepsiz zenginleşmeden doğan ve fazladan yapılan ödemeler nedeniyle 6100 sayılı HMK' nun 107/2.maddesi gereğince arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00TL alacağın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafın iddialarının tamamı gerçek dışı ve asılsız olduğunu, bilakis müvekkili şirketin, davacı kooperatiften alacaklı olup, müvekkili şirketin kooperatiften olan alacağına ilişkin davanın mahkemenizce görülmekte olan ... E. sayılı dosya ile derdest durumda olduğunu, davacı kooperatife ait proje, ... Projesi olup, müvekkilinin burada gerçekleştirmiş olduğu başarılı ve kaliteli imalatlar sayesinde, halihazırda bu projenin her bir dairesinin piyasa değeri 15-17.000.000 TL bedellere ulaştığını, bu fiyatların, o bölge için en değerli konutlara sahip bir proje yapıldığının en önemli göstergesi olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki; davacı kooperatifte müvekkili şirketin veya yetkililerinin, herhangi bir yöneticilik, denetçilik sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirket ile kooperatif arasında yapılmış olan tüm sözleşme ve işlemler kooperatif genel kurulunda ve yönetim kurulunda alınan kararlara dayalı, tamamen hukuka uygun işlemler olduğunu, bu nedenle bu işlemlerle ilgili hususlar bir yana kooperatif içinde alınan kararlarla ilgili ihtilaflar, yönetici ve denetçilerin sorumluluğuna dair iddiaların, müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, müvekkili şirket tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde imalatlar tamamlanmış, çok lüks ve değerli bir konut projesi layıkıyla bitirilmiş ve yapı kullanma izinleri alınarak daire teslimleri yapılmış bulunduğunu, bu sözleşmelere göre, mezkur arsada kooperatif tarafından yapılmak istenilen yapıların, malzeme ve işçilik dahil tüm gider ve masrafları arsa sahibi kooperatif tarafından karşılanmak ve alt işveren/yükleniciye ödenmek suretiyle, yüklenici tarafından inşa edilmesi ve bu yapım hizmeti karşılığında, tüm gider ve masraflara ek olarak, sözleşme ile yükleniciye vaadedilen bağımsız bölümlerin yüklenici şirkete devredilmesi kararlaştırıldığını, inşaatın yapım süreci, özellikle kooperatif tarafından müvekkili şirkete yapım işi bedellerinin ödenmesi açısından çok meşakkatli ve zorlu olduğunu, gerek kooperatif yönetiminin, bazı kooperatif üyelerinin ekonomik yönden sıkıntılı olduğunu ve bazı üyelerden aidatların toplanması açısından zorluk yaşadıklarını ifade etmesi ve gerekse piyasa koşulları nedeniyle inşaat maliyetlerinin süreç içerisinde ciddi şekilde artması gibi nedenlerle inşaatın devamı güçleşmiş ve bu süreçte sık sık nakdi ve maddi sıkıntılar yaşandığını, yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle, taşeronlarla anlaşmaların yapılması güçleşmiş, iş karşılığı daire talep eden taşeronlarla barter sözleşmelerinin yapılmasında sorunlar yaşanmış, malzeme ve nakliye bedelleri ile yapımda çalıştırılan personelin maliyetleri vs. sürekli artmış, bu artışlar, sözleşmeye göre yapım maliyetinin tamamını yükleniciye ödeme yükümlülüğü bulunan davacı kooperatifin nakit sıkıntısını artırmış ve bir noktadan sonra durumun, olumsuz bir kısır döngüye dönüştüğünü, zaman zaman yapım işi bedellerinin müvekkili şirkete ödenebilmesi ve inşaatın sözleşmeye göre devamı için, müvekkili şirket ve yetkilisi tarafından şahsi nakit varlıklarından kooperatife faizsiz borç verilmiş ve karşılığında bono alınmış, zaman zaman da barter sözleşmeleri ile daire vaat edilen taşeronlara müvekkili şirket yetkilisinin şahsi dairelerinden veya şahsi üyelik hisselerinden veya ek sözleşme ile şirkete ait olması kararlaştırılan bağımsız bölümlerden bir kısmı taahhüt edildiğini, bu şekilde kooperatifin, müvekkili şirket ve yetkilisi tarafından faizsiz kullandırılan kaynaklarla maddi kaynak sıkıntısı giderilmiş ve inşaatın devamının sağlandığını, huzurdaki davaya konu borçlanma işlemleri bu şekilde gerçekleştiğini, işte davacı kooperatifin huzurdaki asılsız iddia ve ithamlarını ilk ileri sürmen nedeni de müvekkili şirketin ve yetkilisinin itibarını zedeleyerek ve yıldırmaya çalışarak, Ankara ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibindeki alacağından vazgeçmeye zorlama gayesinde olduğunu, inşaatın devamı sırasında müvekkili şirketin finansman kaynaklarını kooperatif lehinde kullanma konusunda sürekli olarak müvekkili şirketten taleplerde bulunan davacı kooperatif yönetimi ve üyeleri, inşaat bitirilip üyeler muhteşem dairelerine kavuştuktan sonra, müvekkili şirketçe kooperatife sağlanan faizsiz maddi kaynakları geri ödememek için her türlü yola başvurulduğunu, müvekkili şirket ve yetkilisi ... tarafından yapılan tüm işlemler, kooperatif tüzel kişiliğinin en üst karar organı olan genel kurul kararlarına bağlı kalınarak ve kooperatifi idareye yetkili kurulun aldığı kararlar çerçevesinde yapılmış, taraflar arasındaki sözleşmeye de uygun işlemler olduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin tamamen bilgisi dışında hazırlanmış soyut, dayanaksız, içeriği soru işaretleri ile dolu bir rapora dayanarak yine içeriği belirsiz bir alacak talebinde bulunduğunu, "Ya tutarsa" mantığı ile açılmış bu davanın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, yapılan inşaat, düzenlenen faturalar ve yapılan işlemler yönünden gerek genel kurul gerekse yönetim kurulu tarafından ibra edilen ve halen davacı kooperatiften alacaklı durumda olup, alacak davası devam eden müvekkili şirketin davacı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davacı kooperatifi zarara uğrattığı iddiasına dayalı davalı şirket tarafından muvazaalı yapılan işlemler nedeniyle oluşan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmüne yer verilmiş, 4. fıkrasında ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin 2024/501 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının iş bu dosyanın davalısı, davalısının da iş bu dosyanın davacısı olduğu, uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan fatura ve KDV alacağı olduğu, delillerin usul ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu ve 2024/501 esas sayılı dosyasının daha önce açıldığı anlaşılmıştır. Bu durum karşısında dava dosyasının 6100 Sayılı HMK'nun 166/1 maddesi gereğince Mahkememizin 2024/501 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının mahkememizin 2024/501 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mütakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen mahkememizin 2024/501 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına, 2-Harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının 2024/501 Esas sayılı dosyasında takdir edilmesine, 3-Birleştirme kararının taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı