İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/412 E. 2024/1067 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/412
Karar No
2024/1067
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/412 Esas - 2024/1067 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/412 Esas KARAR NO : 2024/1067 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : 3- 4- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2024 KARAR TARİHİ: 15/10/2024 K.YAZIM TARİHİ: 10/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; 04.09.2023 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki, ... Şirketinin sigortalısı, ... Şirketinin sahibi olan ve uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ... Şirketi tarafından işletilen ... plaka sayılı otomobilin, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... km istikametinde seyir halindeyken şeridinden çıkıp karşı şeride geçmesi sebebiyle, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Tic Ltd Şti adına kayıtlı olan ... plaka sayılı araca ön kısmından vurmak suretiyle yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, Jandarma tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile sabit olunduğu ve sigorta şirketleri arasında mutabakat sağlandığı üzere ... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda araçta bulunan müvekkili ...'ın ve diğer şahısların ağır yaralandığını, sağ el ile sol kalçada meydana gelen kırıkların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmayıp kalıcı hasara sebebiyet veren ciddi yaralanmalar olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden beri defalarca operasyon geçirmiş ve hala kazadan önceki sağlığına kavuşamamış olduğunu, olay tarihinden sonra takribi 3 ay süre ile çalışamamanın getirmiş olduğu maddi sıkıntılar yanında, neredeyse ölümden dönmenin getirmiş olduğu korku ve vücudunda geçmek bilmeyen ağrılarla birlikte devamlı suretle engel içerisinde olduğunu, ayrıca beden işçisi olarak çalışması sebebiyle vücudunda meydana gelen kırıkların çalışma gücünün azalmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin içerisinde bulunduğu aracın trafik kurallarına uygun hareket ettiği ve herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, kural ihlalinin davalı araç sürücüsünün eylemlerinden kaynaklandığını, davalı araç sürücüsünün, araç maliki, araç işleteni ve sigorta şirketi trafik kazası sonucunda meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ilgili taraflar ve sigorta şirketi ile zorunlu arabuluculuk toplantısı yapılmış olmasına rağmen zararın tespiti ve tazmin edilmesi yönünde gereği yapılmadığını, yine aynı yasanın 1429. maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazminle yükümlü olduklarını beyan ederek, davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu cismani/bedensel zararlar sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve çalışma gücünün (meslekte kazanma gücü) azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıpların tazmini için her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı 300,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; mezkur kazanın oluşumunda müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, mezkur kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün asli kusuru olduğunu, bu hususun bir yansıması olarak müvekkilinin davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, poliçenin varlığının maktu tazminat ödemesi anlamında olmadığını, poliçedeki teminat miktarlarının hasar halinde ödenecek maktu tazminat olmayıp; meydana gelen gerçek zarar miktarı yönünden teminat dahilinde olması halinde ödenebilecek azami limitleri bildirdiğini, davacının emniyet kemerinin araştırılması ve varsa müterafik kusurunun hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıp zararına yönelik taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının, müvekkili şirket yönünden, kaza tarihi olan 04.09.2023 tarihinden itibaren faiz taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira varsa müvekkili şirket yönünden sorumluluk temerrüt tarihinden itibaren olacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili; zaman aşımı ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek, müvekkilinin kazaya karışan aracı 05.05.2023 tarihli kiralama sözleşme ile 36 ay süreyle ... A.Ş'ye kiralanmış olup, kazanın bu kiralama süresi içerisinde 04.09.2023 tarihinde ve aracın ...A.Ş. tarafından işletilirken meydana geldiğini, ayrıca diğer davalı araç sürücüsü ...'de müvekkilinin değil, aracı uzun süreli kiralayan ...A.Ş.'nin çalışanı olup, bu yönden de müvekkiline her hangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkili firmanın mülkiyetindeki aracı uzun süreli kiraya verdiğinden araç işleten sıfatını kaybettiğini, davacı tarafından talep edilen faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, talep edilen faiz türü ve oranlarını kabul etmediklerini beyan ederek, davanın husumet yokluğundan reddine, aksi halde haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. ve ... vekili; davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, ... plakalı aracın işleteni ve maliki ... Otomotiv olmakla müvekkili şirketten talepte bulunulmasında hukuki mesnet bulunmamakla husumet itirazında bulunduklarını, kaza tespit tutanağında belirlenen kusuru kabul etmemekle kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemekle ... Sigorta nezdinde akdedilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi uyarınca dava konusu talepler yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu, ZMSS poliçesini aşan tutarlar yönünden kasko poliçesi kapsamında yine ... Sigorta'nın sorumluluğu bulunmakla "... Sigorta Poliçesi" uyarınca teminat altına alınan klozlar yönünden müvekkillerine sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkili şirket ve müvekkili sürücünün yapılan arabuluculuk toplantısı neticesinde dosyaya sunulan tutanakta da görüldüğü üzere manevi tazminat üzerine edimini ifa etmiş olmakla herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve çalışma gücü kaybı) tazminatın ödenmesi talebine ilişkindir. 04/09/2023 tarihinde, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu, dava dışı ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile davalılardan ... Şirketi'nin maliki olduğu, ... Şirketi tarafından işletilen, ...'in sevk ve idaresindeki, ... A.Ş. tarafından sigortalı olan ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ... yaralanmıştır. Davalı ... Şirketi vekili ile ... Şirketi vekili zamanaşımı defi ile husumet itirazında bulunmuşlardır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda, o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre somut olayın yaralanmalı trafik kazası olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin 8 yıl olduğu ve kaza tarihi olan 04/09/2023 tarihinden dava tarihi olan 01/04/2024 tarihine kadar bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Husumet itirazları yönünden ise; dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden, sunulan faturalardan, araç teslim belgesinden, ... kayıtlarından ... plakalı aracın davalı ... Şirketi tarafından davalı ... Şirketi'ne 06/05/2023 tarihinden itibaren uzun süreli kiralama ile kiralandığı, böylelikle işleten sıfatının davalı kiralayan şirkete geçtiği, davalı ... Şirketi'nin bu sebeple husumet itirazının yerinde olduğu, ...Şirketi'nin işleten sıfatı bulunduğundan husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında alınan kusur raporundaki tespitlerden kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in asli düzeyde kusurlu olduğu, ...'ın kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan tedavi evraklarından davacının kaza neticesinde yaralandığı sabittir. ... plakalı aracın 02/05/2023 - 02/05/2024 tarih aralığında davalı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, davacının oluşan zararının poliçe kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yargılamaya devam edilirken davacı vekilinin 02/09/2024 tarihli dilekçesi ile; yargılamaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketi ile aralarında anlaştıklarını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olmakla taraflardan herhangi bir taleplerinin kalmadığını, davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davaya ilişkin olarak avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin bir talepleri bulunmadığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili duruşmada alınan beyanında davacı yanın müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını bildiği halde iş bu davayı açtığını, bu sebeple vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir. Davaya konu edilen alacak hakkında dava açıldıktan sonraki bir süreçte davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir. Davacının kaza neticesinde yaralandığı ve bir miktar tazminata hak kazandığı dosya kapsamından belirlidir. Bu sebeple davanın açılmasına her ne kadar davalılar sebebiyet vermişse de davacı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı dikkate alınarak dava konusuz kaldığından davalılar ..., ... Sigorta A.Ş., ... Şirketi aleyhine açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının talebi bulunmadığından lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunduğu ve arabuluculuk görüşmelerinde bu hususun müzakere edildiği halde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davacı aleyhine davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN DAVALILAR ..., ... SİGORTA A.Ş., ... ŞİRKETİ ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacı vekilinin talebi dikkate alınarak lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı ... Şirketi'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 3/2, 7/2 ve 13/2 uyarınca 900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/10/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/412, K. 2024/1067, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-412-e-2024-1067-k-048d4f2afd9f