İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/712 E. 2024/1450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/712
- Karar No
- 2024/1450
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/712 Esas - 2024/1450 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/712 Esas KARAR NO : 2024/1450 Karar HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2023 KARAR TARİHİ: 31/12/2024 K. YAZIM TARİHİ: 30/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca İtiraz ettiğini, itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olduğunu, Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu, taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını, bu hususun 08.06.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını, Borçlu yanın takibe konu cari alacağa ilişkin takip tarihinden sonra kısmi ödemelerde bulunduğunu, anaparanın tamamını ödediğini, ancak edimini ifada geciken borçlu yanın takip başlatıldıktan sonra ödeme yapmış olmasının kötü niyetli olduğunu, Müvekkilinin, davalı yan tarafından edimin ifa edilmemesi sebebi ile icra takibi başlatırken masraf yaptığını, ancak davalı borçlunun takip başlatılmasına sebebiyet vermesine karşın takibe ilişkin hiçbir ödeme yapmadığını, bu hususta edimini ifa etmeyen davalı borçlunun bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz etmekte olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğinin açıkça ortada olduğunu, işbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalı tarafça takip tarihinden sonra kısmi ödemeler yapıldığını belirterek; Davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının reddedilerek anapara alacağı takip açıldıktan sonra tahsil edildiğinden, yasal vekalet ücreti ve icra dosya masrafları toplamı olan 75.926,85 TL üzerinden takibin devamına ve takibin takip tarihi itibariyle üzerinden işleyecek faiz, dosyaya yapılan icra dosya masrafları ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında devamlılık arz eden distribütörlük ilişkisinin bulunmakta olduğunu, işbu daimi devam eden ticari alış veriş nedeniyle cari hesaplar kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ve oluşa gelen uygulama gereği sürekli ve düzenli olarak mal alımı ve toplu ödemelerin yapılmakta olduğunu, Ancak bu süreçte davacı vekili tarafından işbu düzenlilik ve süreklilik arz eden ödemelere ve üstelik muaccel olmuş bir borç bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak 19.04.2023 tarihinde İstanbul ... lcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile takip başlatıldığını, Söz konusu takip dosyasının tetkikiyle de anlaşılacağı üzere borcun konusu ve kaynağının dahi bildirilmediğini, hatta cari hesap olduğunun dahi bildirilmediğini, sadece asıl alacak denilerek talep edilen takibin yasaya uygunluğunun olmadığını, Taraflar arasında süre gelen cari ilişkide, cari hesaplar kapsamında hemen takip öncesi, daha 17.04.2023 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, düzenli ve güncel ödemeler yapıla geliyor oluşuna karşın, 19.04.2023 tarihinde haksız ve taraflar arasındaki sözleşmeye, uygulamaya, hukuka aykırı olarak icra takibi yapılmış oluşunun öncelikle iyi niyetten yoksun olduğunu, nitekim henüz yeni yapılan ödemenin hemen arkasından yapılan icra takibi nedeniyle kesinleşmiş ve muaccel olmuş bir borç olmadığından takibe tüm ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, zira iade ve iskonto faturalarının, prim faturalarının sisteme girip girmediği taraflarca kontrol edilip, alacak ve borç ilişkisinin hesaplanması için gerekli yasal süreçler tamamlanmadan borcun kabulü ve muacceliyetinin mümkün olmayacağını, Nitekim bu süreçte davalı müvekkili şirket ve davacı şirket görüşmeleri neticesinde hesaplanıp taraflarca kabul edilen davalı şirketin alacağı/asıl alacak meblağının; iki adet çek ve bakiye kalan meblağın havale yapılarak ödendiğini, cari hesap üzerinde yapılan hesaplamalar ile karşı tarafın talebi ve rızası ile tüm alacağın ödendiğini, hal böyle iken alacaklı şirket vekilinin başlatmış olduğu ilâmsız icra takibini dayanak göstererek, hatta sona ermiş olan asıl alacak miktarının faizi diye iddia ettiği meblağı da hesaba katarak vekâlet ücreti vs. fer'iler için huzurdaki davayı açtığını, Cari hesap alacaklarında hesap kat'ı yapılmadan alacağın muaccel hale gelmeyeceğini, dahası faiz işlemeyeceğini, taraflar arasında hesap kat'ının yapılmadığını, müvekkiline ihtarname de keşide edilmemiş olduğunu ileri sürerek; Davanın usul ve esastan reddine, davalı aleyhine ...'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, taraflara ait BA/BS formları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. Talimat yolu ile aldırılan bilirkişi 26/05/2024 tarihli raporunda özetle; 19.04.2023 Tarihinde başlatılan takipte; 501.851,74 TL asıl, 295,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 502.147,35 TL alacak talep edildiği, Taraflarca 2022-2023 yıllarında verilmiş olan Ba/Bs formlarında tam mutabakat olduğu, Usulüne uygun davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre; 17.04.2023 tarihi itibariye davalı şirket borcunun 501.851,74 TL olduğu, davalı tarafça 25.04.2023 tarihinde 498.000, TL, 12.05.2023 tarihinde 3.851,74 TL olmak üzere toplam 501.851,74 TL ödendiği, borç bakiyesinin kapatıldığı, TBK Md. 100 uyarınca hesaplama yapıldığında; dava tarihindeki davacı asıl alacağının 98.014,95 TL, işlemiş faiz alacağının 1.347,37 TL olacağı, şeklinde görüşünü bildirmiştir. Bilirkişi 08/11/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 19.04.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 501.851,74 TL asıl alacak ve 295,61 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 502.147,35 TL alacağını faizi ile talep ettiği, Dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, Dosya kapsamındaki taraflara ait BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu dava konusu alacağın dayanajlı faturaların taraflarca beyan edildiği, Davacı kayıtlarının incelendiği dosya kapsamındaki 26.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ile “17.04.2023 tarihi itibariyle davalı şirketin borcunun 501.851,74 TL olduğu, davalı tarafça 25.04.2023 tarihinde 498.000,00 TL, 12.05.2023 tarihinde 3.851,74 TL olmak üzere toplam 501.851,74 TL ödendiği, borç bakiyesinin kapandığı” tespitlerinin yapıldığı, Davalının kayıtları göre; icra takip tarthi itibariyle davalının davacıya 5S01,851,74 VE borçlu olduğu, icra takip tarihinden sonra davalının davacıya 25.04.2023 tarihinde 498.000,00 TL tutarlı çek ve 12.05.2023 tarihinde de 3.551,74 TL havale ile ödeme yaptığı, 12.05.2023 tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, Taraf kayıtları karşılaştırıldığında uyuşmazlığın bulunmadığı, birbirini teyit ettiği, Taraf kayıtlarınca teyit edildiği üzere 19.04.2023 takip tarihi tübari ile davacının davalıdan bakiye 501.851,74 TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden sonra davalının yaptığı (2 adet ödemenin) her ödemenin tarihi gözetilerek ayrı ayrı hesaplanarak ödeme tarihi itibari ile öncelikle TBK 100 gereği ferilerinden mahsubu ile davalı borcunun tespitinde alternatifli olarak; a) 17.04.2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi halinde yapılan hesaplama neticesinde son ödeme tarihi olan 12.05.2023 itibariyle bakiye anaparanın 98.014,94 TL olarak hesaplandığı, 12.05.2023 tarihinden 27.06.2023 dava tarihine kadar hesaplanan faizin ise 1.376,24 TL hesaplandığı, b) 19.04.2023 icra takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi halinde yapılan hesaplama neticesinde son ödeme tarihi olan 12.05.2023 itibariyle bakiye anaparanın 97.704,33 TL hesaplandığı, 12.05.2023 tarihinden 27.06.2023 dava tarihine kadar hesaplanan faizin ise 1.371,88 TL hesaplandığı sonuç ve kanaatini bildirmiştir. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı alacaktan bakiye kalan alacağın ferileri yönünden başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Uyuşmazlık, davalının itirazının feriler yönünden haksız olup olmadığı ve iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır. 19.04.2023 Tarihinde başlatılan takipte; 501.851,74 TL asıl, 295,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 502.147,35 TL alacak talep edildiği, Taraflarca 2022-2023 yıllarında verilmiş olan Ba/Bs formlarında tam mutabakat olduğu, Usulüne uygun davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre; 17.04.2023 tarihi itibariyle davalı şirket borcunun 501.851,74 TL olduğu, davalı tarafça 25.04.2023 tarihinde 498.000, TL, 12.05.2023 tarihinde 3.851,74 TL olmak üzere toplam 501.851,74 TL ödendiği borç bakiyesinin kapatıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Davalı yanın yapmış olduğu ödeme ile asıl alacağın varlığı ve muacceliyeti uyuşmazlık dışı kalmıştır. Bu itibarla davacı yanın takipte haklı olduğu, davalının itirazında haklı olmadığı, ödemenin takipten sonra yapılmış olması sebebiyle davacı yanın takip masrafları ile vekalet ücreti talebinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.Bu itibarla açıklanan gerekçeler ve alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ödemelerin infaz sırasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasının gerektiği, kısmi ödemelerin infazda nazara alınmaları gerektiği kanaatine varılarak ve Fer'i icra inkar tazminatının asıl alacak miktarına ilişkin olması ve feriler yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği (Emsal: Yargıtay 11. HD'nin 2020/5103 Esas 2021/6375 Karar sayılı kararı) anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE; 1-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazın iptali ile, 25/04/2023 tarihinde 498.000,00TL ve 12/05/2023 tarihinde 3.851,74TL yapılan ödemenin icra dairesince infazen değerlendirilerek takibin feriler yönünden devamına, 2-İcra inkar tazminat talebinin takibe itirazdan önce asıl alacağa yönelik ödeme yapıldığı gözetilerek reddine, 3-Alınması gereken 5.186,56 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 5.006,66TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 100,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.100,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.31/12/2024 Katip Hakim e-imza e-imza