İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/651 E. 2024/1229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/651
Karar No
2024/1229
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/651 Esas - 2024/1229 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/651 KARAR NO : 2024/1229 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/06/2023 KARAR TARİHİ: 13/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket ortaklık payına isabet etmesi gereken meblağ ile ... adet daire satışından elde edilen ve hileli muhasebe işlemleri ile şirkete intikal ettirilmeyen gelirin tespiti ile tespit edilecek bu bedelin müvekkiline ödenmesine veya şirket hesabına yatırılmasını yönünde, fazlaya ilişkin tüm dava ve taleplerini saklı tutarak, Şirketin yaptığı işlerden kaynaklı müvekkilinin payına isabet etmesi gereken meblağdan şimdilik 5.000,00 TL, 15 adet daire satışından elde edilen ve şirkete intikal etmeyen gelirden şimdilik 5.000.00 TL'nin şirket hesabına intikal etmesi gerektiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; basiretli bir tacir olan davacının, varsı hatalı yapılan işlemleri bir veya iki defa fark etmediği, yaklaşık otuz yıl boyunca yapılan hiçbir işlemi fark etmemesinin açıkça hayatın olağan akışına ve basiretli tacir sıfatına aykırılık teşkil ettiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tarafların ortağı olduğu şirketin gelirin tespiti ile bu gelirden ve taşınmaz satışlarından davacıya isabet eden bedelin ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce davacının, davalı şirketten alacağının olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır. Bu raporlara göre; ... İli, ... İlçesi, ... mahallesinde imarın ... numarasında kayıtlı olan gayrimenkul üzerine toplam ... bağımsız bölüm inşa edilmiş olduğu, bunun ... dükkan ... mesken vasfındaki bağımsız bölüm ki toplam ...'sinin arsa sahibine, geli kalan tüm bağımsız bölümler ... adet mesken vasfındaki bağımsız bölümler ise müteahhide ait olacağı şeklinde düzenlenmiş olduğu, Şirket defterinden Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile satışı gerçekleştirilmiş olan konutların kayıt edilmiş olduğu, ... Yurtiçi Satışlar hesabın: yapılmış olduğu, 2015 ve 2016 yılı defter kayıtlarından, satış bedelleri toplamının 2015 ve 2016 yılında gerçekleşen tüm bağımsız bölüm hasılatının, 3.000.000,00TL + 1.230.000,00TL = 4,230.000,00TL şeklinde olduğu, şirketin defterinden gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile, satışı gerçekleştirilmiş olan konutların maliyetlerinin kayıt edilmiş olduğu, 173.Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri hesabının, “... Şantiyesi" alt hesabının incelenmesi ile, 2013-2014 ve 2015 yılları itibari ile kümülatif halde inşaat maliyetlerinin toplam 6.777.632,80TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi satılan taşınmazlardan elde edilen gelir, giderlerden mahsup edildikten sonra kalmamış olup aksine şirketin borçlu olduğu görülmektedir. Davacı taraf her ne kadar taşınmaz bedellerinin gerçek fiyatlarının altında olduğu söylenmişse de bu rakamların tapu sicil müdürlüklerinde gösterilen miktarlar olması, davacı tarafın 2015 yılında yapılan bu taşınmaz satışlarına ilişkin hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeyip yaklaşık 8 yıl sonra bu davayı açması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan vicdanen TMK'nun 2.maddesi anlamında bu davranışın korunamayacağı değerlendirilmiş ve Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleşince davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/11/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/651, K. 2024/1229, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-651-e-2024-1229-k-53648555c0d9