İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/525 E. 2024/242 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/525
Karar No
2024/242
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/525 Esas - 2024/242 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/525 Esas KARAR NO : 2024/242 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/09/2022 KARAR TARİHİ: 07/03/2024 K. YAZIM TARİHİ: 21/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işçisi olan dava dışı ...'ün 04.05.2017 tarihinde geçildiği iş kazası nedeniyle Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasıyla müvekkiline karşı maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını ve yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı ilamı ile zarar gören işçiye 89.631,69 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini, zarar gören işçi tarafından müvekkili aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla ilama dayalı icra takibi başlatıldığını ve müvekkilince icra dosyasına 169.563,53 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin müvekkilinin iş yerindeki iş kazalarından doğan riski ... poliçe nolu işveren sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını, bahse konu iş kazasının davalı şirkete ihbar edildiğini ve hasar dosyası açıldığını, taraflarınca icra dosyasına yapılan ödeme üzerine davalıya ödenen miktarın müvekkilinin hesabına ödenmesi için ihtarname gönderilmişse de ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca davalı aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanca yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, ayrıca yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu ifade etmiş, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ... numaralı ve 31.03.2017 - 31.03.2018 tarihleri arasında geçerli "Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, poliçede işveren mali mesuliyet teminatının bedeni zararlarda şahıs başına 1.000.000,00-TL limit ile teminat altına alındığını, dava konusu icra takibinde poliçe kapsamında olmayan alacak kalemlerinin talep edildiğini, sigorta ettirenin, hasarı en kısa süre içerisinde bildirmeyerek ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Davacı şirket çalışanlarından ...'ün 04.05.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası dolayısıyla kazazede tarafından davacı şirket aleyhine 30.05.2017 tarihinde dava ikame edildiğini, ancak davacı şirket, bahse konu iş kazası meydana geldikten sonra ve dava yolu ile tazminat talebi karşısında kaldığında derhal sigortacıyı haberdar etmesi gerekirken, dava açıldıktan yaklaşık 2 yıl sonra 10.05.2019 tarihli yazılı başvuru dilekçesi ile ihbar ettiğini, söz konusu başvurunun 15.05.2019 tarihinde Müvekkili Sigorta Şirketi'ne tebliğ edilerek haberdar edildiğini, her ne kadar davacı taraf dilekçesinde 15.05.2017 günü davayı ihbar ettiğini iddia etse de hasar evraklarını müvekkili sigorta şirketine teslim etmediğini, dava açıldıktan yaklaşık 2 yıl sonra 15.05.2019 tarihinde haberdar olunduğunu, gerekli bilgi ve belgeler teslim edilmediğinden ihbar şartının gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla uygulanacak faizin de ancak yasal faiz olabileceğini beyan ederek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası, Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, 04/12/2023 ve 10/02/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, işçiye iş kazası nedeniyle yapılan ödemenin İşveren Mali Mesuliyet Sigortası gereğince rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizin 2022/933 esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 09/09/2022 tarih 2022/933-731 E-K. Sayılı ilamı ile uyuşmazlık temelinin iş kazası olduğu, görevli mahkemenin Ankara Batı İş mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 26/04/2023 tarih 2022/2118 esas 2023/743 karar sayılı ilamı ile, "...Somut olayda davacı davalı sigortacı ile işveren mali sorumluluk sigorta sözleşmesi akdetmiştir. Bir diğer ifade ile davacı ile davalı arasında Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş bir sigorta ilişkisi bulunmaktadır ve eldeki dava mutlak ticari dava olup yargılama görevi asliye ticaret mahkemesine aittir. Eldeki davada davacı, işletmesinde gerçekleşen kaza nedeniyle işçisine ödeme yapmış ve bu tutarın tahsili için sigortacısına başvurmuştur. İşveren davacının bu tutumu ödeme suretiyle elde ettiği rücu hakkına (halefiyete) dayalı olmayıp doğrudan sigorta sözleşmesine dayalıdır. Bu nedenle artık davayı görmekle görevli mahkeme iş mahkemesi değil, asliye ticaret mahkemesidir. İlk derece mahkemesi kararında emsal olarak dayanılan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 09.11.2022/4686-3856 E.K sayılı kararında, eldeki dosyadan farklı olarak zarar gören işçi, davasını iş hukukuna dayalı olarak doğru biçimde iş mahkemesinde açmıştır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalara göre anılan dosya, eldeki dosya için emsal teşkil etmemektedir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir (HMK m.353/1-a.3)..." denilerek mahkememiz kararı kaldırılmış, dava dosyası mahkememizin 2023/525 esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) sigorta şirketi aleyhine 23/04/2022 tarihli ödeme emri ile toplam 195.606,75TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 23/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 24/05/2022 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 05/09/2022 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 10/02/2024 tarihli raporda özetle; "...Takip miktarı sigorta teminat miktarının altına kaldığından, davacı şirketin takip konusu alacağı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına (Yenisi: Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası) yapılan itirazın iptaline karar verilip verilmeyeceğini hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, İcra inkar tazminatına hükmedilecek olması halinde takip çıkışı üzerinden icra inkar tazminatının (195.606,75-TL x 20 / 100 — 39.121,35-TL) 39.121,35-TL olarak hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı işçisine iş kazası nedeniyle iş mahkemesince hükmedilen tazminat sonrası yapılan ödemenin İşveren Mali Mesuliyet Sigortası gereğince davalıdan rücuen tahsilini talep etmekte, davalı ise söz konusu kazanın poliçe kapsamında olmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmaktadır. Rücuya konu Ankara Batı ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ve 31.10.2019 tarihli kararının incelenmesinde, davacısının ..., davalısının ... A.Ş. olduğu, davanın davacının davalıya ait iş yerinde çalışırken 04.05.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 89.631,69-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, Mahkeme kararında 1.256,23-TL yargılama giderinin, 477,12-TL harcın ve 9.920,54-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine hükmedilmesine, ayrıca manevi tazminat yönünden 2.725,00-TL vekalet ücretine, davanın reddi nedeniyle 3.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine hükmedildiği, hükmün Yargıtayca onanması üzerine davacı tarafından icra dosyasına 169.563,53 TL ödendiği anlaşılmıştır. Davacı ... A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. arasında 31.03.2017-31.03.2018 dönemini kapsayan ... poliçe numaralı “Yeni Tüm İş Yeri Sigorta Poliçesi'nin düzenlendiği, sigorta poliçesinde riziko adresinin ..., ... ..., ... ... Mah. ... Bulvarı No:... olarak gösterildiği, Sigorta Poliçesi'nin “Ek teminatlar" bölümünde, işveren sorumluluk sigortası yönünden işveren sorumluluk (bedeni zararlarda kaza başına limit)in 2.000.000,00-TL, şahıs başına limitin 1.000.000,00-TL olarak gösterildiği, manevi tazminatların teminata dahil olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, oluşan rizikonun sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı sabit olduğu ve hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama sonucu yapılan ödemenin mahkeme kararına uygun olduğu, talep edilen faiz türünün tarafların tacir olması ve mahkeme masraflarının teminat dahili rizikonun ferileri olduğu gözetilerek uygun olduğu anlaşılmış, her ne kadar davalı tarafça poliçede belirtilen "sigortalının poliçede yazılı faaliyet konusu ve sigortacıya bildirilen adresler dışındaki faaliyetleri sonucu oluşabilecek hasarlar teminattan hariçtir." maddesi uyarınca kazanın teminat harici olabileceğini beyan etmişse de, hem dosya kapsamına bu hususta bir delil sunmamış olması hem de iş mahkemesi dosyasında bu hususta bir bilginin bulunmaması gözetilerek bu iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmıtşır. Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/713 Esas 2020/30076 Karar sayılı ve 24.12.2020 tarihli kararı ile hüküm altına alınan alacak kalemlerine uygun olarak başlatılmış olup, ilaveten Yargıtay onama kararı harcı takibe dahil edilmiştir. Takip miktarı sigorta teminat miktarının altına kaldığından, davacı şirketin takip konusu alacağı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak itirazın haksız olduğu anlaşılmış, rücuya konu ödeme mahkeme ilamına dayandığından ve bu nedenle hesaplamayı gerektirmeyip likit olduğundan davanın kabulüne, davalının, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... (Ankara ... Genel İcra Dairesi ...) esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve 88.847,67TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... (Ankara ... Genel İcra Dairesi ...) esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-188.847,67TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 13.361,90TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.340,48TL harcın mahsubu ile bakiye 10.021,42TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 80,70TL başvurma harcı, 11,50TL vekalet harcı, 3.340,48TL peşin harç olmak üzere toplam 3.432,68TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 340,00TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.340,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, -Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 31.297,08 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/525, K. 2024/242, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-525-e-2024-242-k-da67ac627ecc