İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/338 E. 2024/888 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/338
- Karar No
- 2024/888
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/338 Esas - 2024/888 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/338 KARAR NO : 2024/888 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : : 3- VEKİLİ : : 4- VEKİLİ : : 5- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ: 04/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 22.12.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde ağır bedensel yaralanma (iki bacağının ampüte edilmesi neticesinde uzuv kaybı, sağ göz görme ve fonksiyon kaybı, sağ omuz ve kolda kırıklar, karaciğer ve böbreklerin hasar görmesi ve kafatası, burun ve elmacık kemiğinde kırıklar meydana gelmesi) nedeniyle; TBK. Madde 54 gereği, kazazede ... için; yaşadığı elem ve ıstırap, beden gücü kaybı, e-imza e-imza e-imza e-imza geçici ve kalıcı iş göremezlik ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 1.000.000TL manevi tazminat, Bilirkişi raporundan sonra talep artırmak üzere şimdilik; yaşam boyu kullanılacak protezler için 100.00TL, tedavi ve iyileşme giderleri için 100.00TL, yaşam boyu bakıma muhtaçlık nedeniyle kalıcı bakıcı giderleri için 100.00TL, sürekli iş görmemezlik nedeniyle 100.00TL, beden gücü kaybı nedeniyle 100.00TL, estetik zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle 100.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek (avans faizi) ile birlikte ( sigorta şirketinin sağlık gideri kişi başına teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) şimdilik 1.000.600.00TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsili ile, Ağır cismani zarar nedeniyle TBK. Md. 56/2 gereği diğer davacılar olan; Baba ... için 500.000.00 TL manevi tazminat, Anne ... için 500.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek (Avans faizi) diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunu, dava konusu kazanın meydana geldiği yerin şehir içi meskûn mahal olmasından dolayı araçların uyması gereken hız sınırı 40 ile 50 km/ saat olduğunu, 50 km/saat hızla seyreden bir aracın kazaya sebebiyet vermesinin beklenemeyeceğini, ... plaka sayılı otobüs sürücüsü ... 2918 sayılı kanunun 52/1 a ve 52/1 b bendi gereği hava ve yol şartlarını göz önünde bulundurmadığı dikkatsiz ve tedbirsiz gitmesi sonucu tamamen kusurlu olacağının düşünüldüğünü, idarenin aleyhine açılan davanın hiçbir hukuki dayanağı bulunmayıp, davacının öncelikle ( husumet) usul yönünden olmak üzere tüm yönleriyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 22.12.2021 tarihinde müvekkili ...'in hâkimiyetinde olan otobüs ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken ... İlçesi çevre yolunda ...na ait üst geçitte geldiği esnada dava konusu kaza meydana geldiğini, gerçekleşen bu kaza sonucunda araçta yolcu konumunda olan ...'ın otobüs içeresinde sıkışarak yaralandığını, davacının gerçekleşen bu trafik kazasına ilişkin olarak 2.200.000.00TL manevi tazminat 600,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, işbu tazminat taleplerinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacının, dilekçesinde kazanın meydana geliş sebebi olarak müvekkil ...in iki elini aracın direksiyonundan çekerek mesajlaşması olarak gösterildiğini, ancak söz konusu kusur değerlendirilmesinin hatalı ve taraflı olduğunu, zira müvekkilinin kaza esnasında aracın hâkimiyetini kaybetmesinin söz konusu olmaksızın tek eli ile ... nun telefon uygulamasından sefer saatlerine baktığını, ilgili durumun anlık çok kısa bir süre için gerçekleşip aracın hâkimiyetini kaybetmesine sebebiyet vermediğini, bu bakımdan ilgili trafik tutanağının hukuki dayanaktan yoksun olup, yeniden kusur değerlendirilmesi için bilirkişi atanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada müvekkili şirkete, diğer davalı ...'in işvereni olduğu için adam çalıştıran sıfatıyla husumet yöneltildiğinin anlaşıldığını, ne var ki müvekkili şirketin, davalı ...'in üzerindeki objektif özen yükümlülüğünü yerine getiremediğinden adam çalıştıran olarak kazanın sonuçlarından sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin, işçisi olan davalı ...in üzerindeki somut durumun gerektirdiği her türlü objektif dikkat ve özeni göstermiş olduğundan davalının eylemlerinden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda gerekli özeni gösterdiğini ispat eden müvekkili şirketin, adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. e-imza e-imza e-imza e-imza Davacının, davalı ...’ya ait otobüste biletli yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da; "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında veya tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Bu kapsamda Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/09/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza