İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/215 E. 2024/919 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/215
Karar No
2024/919
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/215 Esas - 2024/919 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/215 Esas KARAR NO : 2024/919 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/02/2023 KARAR TARİHİ: 17/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdindeki vadesiz mevduat ve yatırım hesabına davalı bankaca 07.12.2022 tarihinde 35.000,00 TL tutarında bloke konulduğunu, bloke nedeniyle hesaplarından işlem gerçekleştiremediğini, bloke konulması akabinde müvekkilinin hesabından 16.12.2022 tarihinde 1.462,07 TL, 29.12.2022 tarihinde 1.484,49 TL kesinti yapıldığını, söz konusu kesintilerin daha önce müvekkilinin sorumlu müdürü olduğu ... Şti. ile akdedilen kredi kartı sözleşmesi hükümlerine göre yapıldığının bildirildiğini, kesinti ve bloke tarihinde müvekkili ile ... Şti. arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, müvekkilinin şirketteki hisselerini Şubat-2022'de devrettiğini, anılan tarih itibarıyla kredi kartı sözleşmesinin sona erdiğini, sözleşmede geçerli kefalet bulunmadığını, yapılan kesintilerin haksız olduğunu, müvekkilinin hesabına davalı bankaca 29.12.2022 tarihinde 15.175,50 TL, 29.12.2022 tarihinde 1.462,07 TL, 29.12.2022 tarihinde 1.484,49 TL iade edildiğini, öte yandan iade edilmesi gereken 19.824,50 TL'nin henüz iade edilmediğini beyan ederek 19.824,50 TL'nin ve 5.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın 07.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesine, yargılama giderleri ile arabuluculuk ve ilam vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Kredi kartı sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, 07/07/2023, 01/03/2024 ve 29/05/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, davalı banka tarafından kefalet sözleşmesine dayanılarak banka hesabından kesilen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 01/03/2024 tarihli rapor ve 29/05/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmış ve banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan bu raporlar hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak ... card üyelik sözleşmesi ile genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacaktır. Davacı her iki sözleşmeyi de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış ve kefalet limitleri de sırasıyla 25.000,00 ve 35.000,00 TL'dir. Dava konusu alacağın tahsil edilmesi amacıyla konulan blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 35.000 TL kefalet limiti nedeniyle konulduğu anlaşılmıştır. İhtilaf davalının hesabından bloke konularak tahsil edilen fazla veya mükerrer bir alacak olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı bunun yanı sıra asıl borçlu dava dışı şirketten ortaklık yoluyla çıktığını, ortaklık sona erdikten sonra borcun kefil sıfatıyla tahsil edildiğini ve asıl borçluya gidilmeden kendisinden tahsilat yapıldığını iddia etmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinde müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapılmış olup adı geçen maddenin 1. fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." düzenlemesini içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar sayılı emsal içtihadında da; "...borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Bu nedenle davacının asıl borçluya gidilmeden kendisinden borcun tahsil edildiği yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 598. maddesinde; kefaletin sona ermesine ilişkin düzenleme yapılmıştır, hangi sebeple olursa olsun asıl borcun sona ermesi halinde kefilin de borcundan kurtulacağı, kefaletin sözleşmenin durmasından başlayarak 10 yılın geçmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı belirtilmiştir. Ayrıca aynı yasanın 599. maddesinde; kefaletten dönmeye ilişkin düzenleme yapılmış olup, gelecekte doğacak bir borca kefalette borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulması veya mali durumunun kefalet sırasında kefilin iyi niyetli varsayıldığında çok daha kötü olduğu ortaya çıkması durumunda kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak borçlu olmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği, aynı yasanın 600. maddesinde; kefilin süreli kefalette sürenin sonunda borcundan kurtulacağı düzenlemeleri yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 598. maddesinde kefaletin hangi sebeple olursa olsun asıl borcun sona ermesi halinde kefilin de borcundan kurtulacağı veya kefaletin sözleşmenin durmasından başlayarak 10 yılın geçmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlemesi ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dava dışı şirketin davacının şirket hissesini devrettiği Şubat 2022 tarihinden önce yani 13/08/2021 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi kapsamında toplamda 60.000,00 TL kefalet altına girdiği, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı bu hale göre asıl borç sona ermediğinden kefil olan davalının da kefaletten ötürü borcunun sona ermesi mümkün olmadığından davacının asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrıldığı ve kefaletin sona erdiğine ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir. (Aynı yönde emsal Ankara BAM 21.HD 2021/1065 esas, 2023/1653 karar sayılı ilamı) Yine alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek ticari bir kredi olması nedeniyle kefalette eşin rızası şartı bulunmadığı ve kefalet sözleşmelerinin şekil şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında davacının kefalet limitiyle uyumlu olarak davalı bankaca davacının hesabına 35.000,00 TL tutarında bloke konulduğu, blokeli tutarın 15.175,50 TL'lik kısmının iade edildiği, iade edilmeyen 19.824,50 TL'lik kısmın ihtilaflı hâle geldiği, ihtilaflı olan ve iade edilmeyen 19.824,50 TL'lik blokeli meblağın 10.964,02 TL'lik kısmının ek hesap borcunun tahsilinde ve 8.312,07 TL'lik kısmının kredi kartı borcunun tahsilinde kullanıldığı, ödeme neticesinde blokeli meblağdan artan kısmın 548,41 TL olduğu, Mevcut belge ve kayıtlara göre davacının ve dava dışı kredi müşterisi şirketin başkaca bir borcuna rastlanmadığından, blokeli meblağdan artan kısmın kullanılmasını gerektirecek bir durum olmadığı, buna bağlı olarak artan 548,41 TL'nin 21.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. Manevi tazminat, haksız fiil neticesinde zarar görenin kişilik değerlerinde oluşan eksilmenin giderilmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun sistematiği göz önüne alındığında, manevi tazminatın yalnızca haksız fiil sorumluluğunda geçerli olacağı düşünülse de, mezkûr Kanunun 114. maddesinin 2. fıkrasında yapılan atıf gereği, manevi tazminat hükümleri sözleşmeye aykırılık halinde de kıyasen uygulanır (TBK m. 114/2). Kişilik hakları Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde koruma altına alınmış ve bu doğrultuda Türk Borçlar Kanunu’nda koruyucu düzenlemelere yer verilmiştir. Bunun yanında Türk Medeni Kanunu’nda da manevi tazminat davası açılabilecek haller belirtilmiştir. Bu düzenlemelerden TBK m. 58 hükmü genel bir düzenleme iken, TBK m. 56, TMK. 24, 26, 121, 158/2, 174/2 hükümleri özel düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu m.70 hükmünde olduğunda gibi farklı kanunlarda manevi tazminat davasının açılabileceği halleri de görmek mümkündür. TBK’nun 56. ve 58. maddelerinde ayrı ayrı manevi tazminat halleri düzenlenmiştir. TBK m. 56’da maddi kişisel değerlerinin, TBK m. 58’de ise diğer kişilik değerlerinin ihlalinden doğan manevi tazminat davaları hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalının herhangi bir haksız fiil, kişisel değerlere saldırı veyahut sözleşmeye aykırılığı bulunmadığı gibi davacının da özel kanunlarda da düzenlenen bir manevi tazminat istem hakkı bulunmamaktadır. Nitekim davacı da dava dilekçesinde manevi tazminat isteminin yasal dayanağını açıklamamıştır. Bu nedenle şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 548,41 TL nin 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının manevi tazminat isteminin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 423,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,65 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin, 51,98 TL sinin davalıdan, 2,301,24 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 423,95 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 629,45 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 249,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.849,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 40,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 548,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, maddi tazminat istemi yönünden kesin, manevi tazminat istemi yönünden kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/215, K. 2024/919, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-215-e-2024-919-k-e3a20dc4aba1